T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/160 Esas
KARAR NO:2025/386
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/03/2024
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesaba dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca cari hesaptan kaynaklı icra takibine karşı itirazın kaldırılması amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunularak .../... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk sürecinin taraflarınca işletildiğini, bu süreçte karşı taraf ile anlaşılamadığını, bu hususun 15.12.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının kaldırılması amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, işbu davaya ve icra takibine konu alacağın likit olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı şirketin yurt çapında, akaryakıt ticareti yapan ve alanında haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalının da davacı şirketten yakıt aldığını ancak verilen hizmet karşılığında davacı şirketçe herhangi bir ödeme alınamadığını, edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz etmekte olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının alacağının haklılığı ortaya çıkacağını, davacı şirketin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağı, davalı borçlu ile arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanmakta olduğunu, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle davacının alacağına kavuşmasını engellediğinin açıkça ortada olduğunu, işbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, işbu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiklerini, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup davacının haklı alacağına kavuşmasının engellendiğini, bunlara ek olarak; davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemeye ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğunu, bu durumda davacı şirketin haklı alacağına kavuşması daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale geleceğini, tüm bu sebeplerle öncelikle davalı borçluya ait BA BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesini talep ettiklerini, davalı borçlunun itirazının yerinde olmadığını, yargılama sırasında gösterecekleri deliller ile haklılıklarının ortaya çıkacak olup borçlunun itirazı, kötü niyetli ve haksız olarak davacının alacağına kavuşmasını engelleme amacından ibaret olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Şahsım hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan takibe haklı olarak 16.08.2023 tarihinde itiraz edildiğini, icra takibinin şahsı ile davacı alacaklı arasında yapılan cari hesap sözleşmesine dayandığını, sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme konusunun “... A.Ş. tarafından ihale edilen hasılat paylaşımına dayalı hat kiralama işini yürüten / işleten özel ve tüzel kişilere ait ... 17.09.2020 tarihli 906 sayılı ... Belediyesi meclis kararının ekinde listede kod numaraları yazılı hak ediş modeline dahil özel toplu taşıma işletmecilerinde çalıştırılan araçlara akaryakıt temin edilmesidir. Sözleşmenin ilgili 5.1. maddesinde müşteri doğacak borçlarına karşılık olarak ... nezdinde doğmuş doğacak alacaklarından (hak edişlerinden) temin edilen akaryakıt tutarı kadar kısmını davacı firmaya devir ve temlik ettiğini, alacak temliki işleminin davacı şirket tarafından şahsıma hak ediş ödemesi yapacak olan yukarıda unvanı yazılı .......A.Ş.nin bildirilmiş olup sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren dava dışı ... A.Ş. tarafından şahsının hak edişlerinden akaryakıt temin tutarı kadarı kesilerek davacı firmaya düzenli ödemeler yapıldığını, gerek davacı şirket gerekse dava dışı ... A.Ş. tarafından hak ediş kesintilerinin ödenmeyeceği ve ödenmediğine ilişkin olarak şahsının 03.10.2022 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihe kadar bilgilendirilmediğini, dava dosyasına ibraz edilen cari hesap ekstresi incelendiğinde en son 15.10.2021 tarihinde borç kaydı işlendiği dikkate alındığında bir yıl süre ile ödeme alınmadığı halde davacı şirketin şahsını bilgilendirmemesine anlam verilemediğini, cari hesap ekstresine geçen faturaların tarafına teslim edilmediğinden tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, yapılan açıklamaya göre davacı şirketinde dava dilekçesindeki açıklamalarına geçen taraf defter ve kayıtları yanında ... kuruluşu olan ... ... A.Ş. defter ve kayıtlarının yerinde bilirkişi aracılığıyla incelenerek ve varsa ödenecek borç tutarının ve temerrüde esas alınacak tarihin yasal faizin oranı ve miktarının belirlenmesine ihtiyaç olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 298.951,11-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 15/01/2025 tarihli raporunda özetle;
"-Davacı şirketin davalı ...'dan icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 273.264,27 TL alacaklı olduğu, 273.264,27 TL alacak bakiyesinin davacı şirketin ticari defterleri ile uyumlu olduğu,
-Dava esas değerinin 298.951,11 TL olduğu,
-İşbu davaya konu ödeme emrinde takip öncesi işlemiş faiz talep edildiği,
-Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalar üzerinde 30 gün vade yazılı olduğu, 07.08.2023 tarih itibariyle alacağa sebep olan faturaların vadelerinin geçmiş olduğu,
-Davacı şirket tarafından davalı şirketten 273.264,27 TL tutarın T.C. .... Noterliği tarafından düzenlenen 03.10.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile talep edildiği,
-Sunulan tebliğ mazbatasına göre davalı tarafından 11.10.2022 tarihinde tebliğ alındığı,
-Davacının işbu ihtarnamenin tebliğ tarihini temerrüt tarihi kabul ederek icra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunduğu,
İcra Ödeme Emrindeki Talep:
273.264,27 TL (06.01.2021-15.10.2021 tarihleri arasında cari hesap alacağı istenen TTK 1530 madde temerrüt faizi) +25.686.84 TL (11.10.2022 tebliğ tarihli ihtarnameye dayanan işlemiş faiz) =298.951,11 TL şeklinde olup 25.686,84 TL faiz denetlendiğinde; 11.10.2022-31.12.2022 tarih aralığındaki gün sayısı 82 gündür.
01.01.2023-07.08.2023 tarih aralığındaki gün sayısı 218 gündür.
01.01.2022-31,12.2022 tarih aralığı temerrüt faiz oranı %17,25
01.01.2023-07.08.2023 tarih aralığı temerrüt faiz oranı %11,75
273.264,27 TL X 82 X 17,25 / 36500 = 10.589,93 TL
273.264,27 TL X 218 X 11,75 / 36500 = 19.177,16 TL
10.589,93 TL + 19.177,16 TL =29.767,09 TL olduğundan hesap edilen takip öncesi işlemiş faiz talep edilen 25.686,84 TL tutardan daha az olduğundan kabul edilebilir olduğu," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre; davacının ticari defter ve kayıtlarının delil olma vasfına haiz olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu olup, takibe dayanak cari hesaba konu fatura ve fatura bedellerinin alacak bakiyesi olarak kayıtlı olduğu, cari hesap ve faturalar ile defter ve kayıtların örtüştüğü, mahkememizce davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için HMK.'un 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların inceleme günü ve saatinde ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının sonuçlarına göre değerlendirme yapılacağı hususunun ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemiş olduğu, davalı tarafça davaya konu borcun ödendiğini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile lehine delil olma vasfına haiz olduğu gözetildiğinde, HMK 222. vd maddeleri uyarınca davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması ve mevcut duruma göre borçlunun itirazında haksız olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 59.790,25-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 20.421,35-TL karar ve ilam harcından 3.610,58-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 16.810,77-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 4.098,98-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 7.539,00-TL masraf olmak üzere toplam 11.637,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 47.832,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır