T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/171 Esas
KARAR NO :2025/401
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/01/2021
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davaya konu yapılan çalışma /kazı esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle, davalı Borçlu tarafından; 07.10.2019 tarihinde, ... - ... mah - ... cad. No : 20 adresi önünde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 5.717,40 TL, 15.11.2019 tarihinde, ... - Bahçelievler mah - ... caddesinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 2.331,61 TL, 27.11.2019 tarihinde, ... - İ ... sok. No : 25 adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 7.774,34 TL, 28.11.2019 tarihinde, ... - ... mah - G10 & ... sokak kesişiminde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 22.993,79 TL, 12.11.2019 tarihinde, ... - ... mah - ... sok. No : 51 önünde yapılan çalışma sırasında, 2.317,96 TL, 04.01.2020 tarihinde, ... - ... mah - 75 / 2 sok. No : 52 adresinde yapılan çalışma sırasında, Müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 3.290,13 TL tutarında hasar ver söz konusu hasarların müvekkil Şirketin, yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, söz konusu hasarların; malzeme + montaj +işçilik + hasardan kaynaklanan diğer hasarlardan ( enerji kesintisi ) ibaret olduğunu, anılan hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil olmak üzere, davalı borçlu aleyhine, toplam 36.783,20 TL' nin tahsili amacıyla, ilamsız takibe geçilerek borçluya ödeme emri gönderildiği, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun; takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine külliyen itirazla takibi durdurduğunu, borçlu tarafınca takipler durdurulmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığı nedeniyle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu alacağın davalının kusuru nedeniyle oluştuğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ...; .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ...; .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ...; .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ... ve .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ... sayılı dosyalara yapmış bulunduğu haksız ve yersiz itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini, davalı - borçlu aleyhine hükmolunacak meblağların, %20 sinden az olmamak kaydıyla, davalı borçlunun; icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava ve davada talep edilen tüm hususların, haksız ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla davanın, hem usulden ve hem de esastan reddi gerektiğini, dava konusu hasarların, müvekkil İdare çalışmaları sonucu meydana geldikleri hususlarının ıspata muhtaç bulunduğunu, İBB ve ilgili Belediyelerden gelecek cevaplar neticesinde, dava konusu çalışmaların kimler tarafından ve hangi Kurum adına yapıldığı hususunun ortaya çıkacağını, İdareleri ile firmalar arasında imzalanan sözleşmelerin, 17. maddesinde; İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesi -m.3.4- 10.1 - 10.2; Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesi - m.9 - 25 - 26 ve son olarak kanal birim fiyat tariflerine göre; her türlü kaza, hasar, şikayet, zarar ve ziyandan dolayı meydana gelecek hukuki ve cezai sorumluluğun; yüklenici firmalara ait olduğunun belirtildiğini, .... İcra Müdürlüğü - 2020 / 11494 sayılı dosya kapsamında ve 07.10.2019 tarihinde, ... - ... mah - ... cad. No : 20 adresinde yer alan binada, sadece rabit (Atıksu kanalı) tıkanıklığını giderme çalışması yapıldığını, bunun dışında her hangi bir kazı çalışmasının yapılmadığını, anılan çalışmanın yüklenicisinin ise ... San. Ve Tic. A.Ş. & Tesan İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. Adi Ortaklığı olduğunu, .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ... sayılı dosya kapsamında ve 15.11.2019 tarihinde, ... - Bahçelievler mah - ... caddesinde yapılan çalışma sırasında, davacı' ya ait alt yapı tesislerine verilen hasarın yüklenicisinin, ... & ... İş Ortaklığı olduğunu, .... İcra Müdürlüğü - 2020 1 ... sayılı dosya kapsamında ve 27.11.2019 tarihinde, ... - İstiklal mah - ... sok. No : 25 adresinde yapılan çalışma sırasında, davacı' ya ait alt yapı tesislerine verilen hasarın yüklenicisinin, ... İnşaat San. Tic. A.Ş. & ... San. ve Tic. İş Ortaklığı olduğunu, .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ... sayılı dosya kapsamında ve 28.11.2019 tarihinde, ... - ... mah - G10 sokak adresinde, müvekkil Idare - Atıksu İnşaat Daire Başkanlığı tarafından kanal çalışması yapıldığını, ancak ... Hasar Tutanağında belirtildiği gibi, ... & .... ve ... & ... sokak kesişimlerinde, müvekkil İdare tarafından her hangi bir çalışmanın ise yapılmadığını; .... İcra Müdürlüğü - 2020 / ... sayılı dosya kapsamında ve 12.11.2019 tarihinde, ... - ... mah - ... sok. No : 51 önünde yapılan çalışma sırasında, davacı' ya ait alt yapı tesislerine verilen hasarın yüklenicisinin, ... İnşaat San. Tic.A.Ş. & ... İnş. Asfalt Taah. Ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı olduğunu, .... İcra Müdürlüğü- 2020 / .... € sayılı dosya kapsamında ve 04.01.2020 tarihinde, ... - ... mah - 75 /2 sok. No : 52 adresinde yapılan çalışma sırasında, davacı' ya ait alt yapı tesislerine verilen hasarın yüklenicisinin, ... İnşaat San. Tic. A.Ş. & ... İnş. Asfalt Taah. Ve Tic.A.Ş. İş Ortaklığı olduğunu, davacının alt yapı tesislerinin, mevzuata uygun olup olmadığını, davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, hasar bedeli olarak talep edilen tutarların, gerçek zarar / hasar bedeli olup olmadıkları hususlarının araştırılması gerektiğini, talep edilen hasar bedellerinin, gerçeğe uygunluğu şaibeli olup, gerçek hasar bedellerinin belirlenmesi gerektiğini, «4 Yargıtay - 7. HD - 2010 / 4477K sayılı Kararı gereği, gerçek zarar ilkesi kapsamında, genel işletme giderlerinden olan; personel veya eleman bedeli adı altında, işçilik ücretleri ile araç bedellerinin hasar hesabına katılamayacağını, asli işleri kapsamında ...' ın söz konusu işleri, kendi eliyle veya hizmet alım sözleşmesi imza ederek taşeron vasıtasıyla yürütmesinin, neticeyi değiştirmeyeceğini, davacı şirketin, eşik kesinti süresi aşım bedeli ile dağıtılamayan enerji bedeli olarak adlandırdığı bedeli de talep edemeyeceğini, davacının, alt yapı tesislerinin, Tedaş Şartnamelerine uygun düşmediğini, bu kapsamda; ikaz - uyarı amaçlı yazılı ve inşaat ( özel tuğla, kum örtüsü, uyarı şeridi vs. ) tedbirleri almadığını, dolayısıyla davacının kendi kusurunun da araştırılması gerektiğini, müvekkil şirketin davacıya kesinleşmiş borcu bulunmadığı gibi, temerrüdü de söz konusu olmadığından, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ancak dava tarihi itibariyle faiz talep edilebileceğini, bu durumda talep edilen faiz ve faiz oranını kabul etmediklerini, gerek alacağın likit olmaması ve gerekse takibe yapılan itirazın haksız olmaması nedeniyle, icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini, alınacak nedenlerle, davanın; usul ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
(Bozma öncesi )İhbar Olunan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Vekilinin cevap dilekçesinden özetle : müvekkil şirketin davaya konu icra takibinde taraf olmadığı, dolayısı ile bu icra takibine yapılan itirazın iptali için açılan davadan da sorumlu tutulmasının, davalı tarafça sorumlu gösterilmeye çalışılmasının hukuki bir gerekçesi bulunmadığını, davanın kaybedilmesi halinde müvekkili şirkete rücu edilebilmesinin düşünülmesi imkansız olduğunu, tüm bu nedenlerle yasal unsurları taşımayan ihbar talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davalının ihbar talebinin reddi gerekmekteyse de -herhangi bir hak kaybına uğramamak adına- davacının tüm taleplerine itiraz ettiklerini, zamanaşımı ve ödeme def'imizi ileri sürdüklerini, müvekkile husumet yöneltilmesine itiraz ediyor, davacı tarafından meydana geldiği iddia edilen zararla müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığını, hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkile ihbar edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talebi likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini, davalının haksız davayı ihbar talebinin reddini, davanın müvekkil şirket yönünden reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
(Bozma öncesi ) İhbar olunan ... İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi , Ek. ... Ve Ticaret Limited Şirketi , ... İnşaat Sananyi Ve Ticaret Anonim Şirketi ... İnşaat Asfalt Taahaüt Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle : müvekkili şirkete ihbar edilmesinin hukuki bir dayanağı olmadığını, müvekkili şirketin davalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacı davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, ancak dosyada yer alan belge ve bilgiler bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davalı her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, bu zamana kadar davacıdan müvekkili şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapmış olduğumuz araştırmada, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmadığını davacı şirket dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığını ifade ettiğini. kabul anlamına gelmemekle birlikte davacını hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle tazmin yoluna gittiğini ve kamu ve tekel gücüne dayanarak müvekkili şirketlerin zararını arttırdığını, bu eylem ve işleminde kötüniyetli olduğunu, talep edilen miktar, fahiş tutarda bir bedel olduğunu, gerçekten öncelikle davacının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, oysa davacının delilleri hasar keşif formu, işletme zarar tablosu, günlük şantiye defteri gibi delillerin tamamı tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olması hasebiyle delil olma vasfında olmadığını, müvekkili şirketin bakım-onarım işleri kapsamında kamu hizmeti yürütmekte olan ... tarafından abonelerin arıza şikayetlerine istinaden (planlı yatırım çalışması olmaksızın) oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapılmakta olduğunu, nitekim bu çalışmalar 1593 sayılı umumi hıfzıssıhha kanunu ile de kanun altına alınmış olduğunu, bu çalışmaların aksatılması, toplum sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebebiyet vereceğinden, kazı çalışmalarının ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olamadığını, alt yapı konusunda gayri nizami ve gayri fenni altyapı sistemine sahip olan ... Elektrik Dağıtım A.ş.' nin hatları kazı çalışmalarının çoğunda hasara uğradığını, bu hasarlanmaların büyük çoğunluğu alt yapı hatlarının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, haksız ve hukuka aykırı davanın ... açısından esastan reddini, yargılama ve vekalet ücretlinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dosyanın mahkememizin ...esasına kaydının yapıldığı, mahkememiz 06/04/2022 tarihli celse ara karar ile .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyası yönünden davanın tefrikine karar verildiği ve işbu icra dosyası yönünden dava dosyasının tefrik edilerek bu esasa kaydedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/2931 Esas, 2024/871 Karar sayılı ilamı doğrultusunda kaldırılarak mahkememizin ... esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizde davanın, İİK'nın 67.maddesinde yer alan hükümlere dayalı olarak itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde yer alan ait takip dosyası celp edilerek incelenmiş, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde, davacı şirkete ait tesislerde; farklı adres ve farklı tarihlerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak her bir hasar için ayrı ayrı davalı idare aleyhine icra takibi yapıldığı, takiplere itiraz edildiği, takip dosyalarının bir araya getirilerek itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 26/01/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bozmadan önce Bilirkişi ... ve... alınan 20/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tarafların iddia - savunma ve talepleri ile dosyasına sunulu sair belgelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi sonucunda, Sayın Mahkemenin ara kararına uygun olarak icra dosyaları ayrı ayrı incelenerek, detayları rapor içinde verildiği şekliyle iki icra dosyası için takibi yapılabilir şekilde davacının zararının tarafımızdan tespit edilemediğinden, davacı tarafın bu icra dosyaları için zarar bedeli talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Aşağıda verilen tabloda görülen icra dosyaları bilgilerinde üzerleri çizili olanlar tarafımızdan toplam talep edebilecek bedele dahil edilmeyen icra dosyalarıdır.
Neticede, davacı tarafın davalı ... Genel Müdürlüğünden talep edebileceği toplam bedel takip tarihleri itibariyle 13.789,41 TL. hesaplanmıştır. İşbu Bilirkişi Kurulu Raporundaki tespit ve görüşlerimiz, saygıyla arz olunur. " şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Kaldırma ilamı öncesinde bilirkişi raporları alınmış ve mahkememizin 25/05/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile '1-Davanın yargı yolu (İdare Mahkemelerinin Görevli Olması Nedeniyle) dava şartı yokluğundan HMK.114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,' şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/2931 Esas, 2024/871 Karar sayılı ilamında 'Bu kapsamda ... Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları).
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2024/171 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma sonrası 01/10/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Bilirkişi ... ve... alınan 20/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Bir önceki sayfada G10, ... no'lu sokaklar ayrı ayrı ve son resimde ise aynı harita üzerinde verilmiştir. Davacı taraf 28.11.2019 tarihli Hasar Tespit Tutanağında anılan sokakların birleşiminde bulunan yeraltı kablosunun ... Genel Müdürlüğü tarafından hasarlandığı belirtilmiş ise de, fotoğraflar incelendiğinde anılan sokakların aralarında en az 10 sokak olduğu, sokakların birbiriyle irtibatlarının olmadığı görülmüştür. Ayrıca, söz konusu hasar için davacı ...'ın dosyaya sunduğu evraklarda eksik olup, olay yerini gösterir geniş açıdan çekilmiş net bir fotoğraf, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu gibi hasarı ve onarılma sürecini gösterecek evrakların olmadığı görülmüştür. Bu nedenle heyetimizin daha önceden hazırladığı 20.02.2020 tarihli raporda bu icra dosyası için varılan görüşün değişmediği, sunulan belgelerle hasarın tarafımızdan tespit edilemediğinden herhangi bir hesaplama yapılamayacağı ve davacı lehine görüş bildirilemeyeceği kanaatindeyiz. Bu nedenle davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün 2020 / ... sayılı dosyasının devamlılığı için itirazın iptalinde haklı olmadığı tespit ve görüşlerimiz, saygıyla arz olunur" şeklinde rapor sundukları görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; T.C. ....
İcra Dairesinin 2020/... E. Sayılı dosyasıyla ilgili olarak ... Genel Müdürlüğü’nün yazısında; ... İlçesi
... Mah. G-10 Sok. adresinde Atıksu İnşaat Daire Başkanlığı tarafından kanal çalışması yapıldığı, ancak ...’ın düzenlediği Hasar Tutanağında belirtilen G-10 Sok. ile G-... Sok. adreslerinde 28.11.2019 tarihinde
kendileri tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı belirtilmiştir. Davalı - ...’ nin, cevap dilekçesinde, ... - ... mah - G10 sokak adresinde, müvekkil İdare’ nin, ...Daire Başkanlığı tarafından kanal çalışması yapıldığı, ancak ... Hasar Tutanağında belirtilen G-10 & G-... sokak kesişiminde ise müvekkil İdare tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığı beyanlarında bulunduğu
görülmüştür. İBB tarafından gönderilen cevabi yazıda; ..., ... mah. G10 ila ... sokak kesişiminde, 28.11.2019 tarihinde yapılacak çalışma için, her hangi bir gerçek veya tüzel kişi adına Altyapı Kazı Ruhsatı düzenlenmediği
bilgilerinin verildiği görülmüştür. Davacı
taraf 28.11.2019 tarihli Hasar Tespit Tutanağında anılan sokakların birleşiminde bulunan yeraltı kablosunun ...
Genel Müdürlüğü tarafından hasarlandığı belirtilmiş ise de, fotoğraflar incelendiğinde anılan sokakların aralarında
en az 10 sokak olduğu, sokakların birbiriyle irtibatlarının olmadığı, söz konusu hasar için
davacı ...’ın dosyaya sunduğu evrakların eksik olduğu, olay yerini gösterir geniş açıdan çekilmiş net bir fotoğraf, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu gibi hasarı ve onarılma sürecini gösterecek evrakların olmadığı birlikte değerlendirildiğinde sunulan belgelerle hasarın davalı yada ihbar olunanlar tarafından gerçekleştirildiği ispat edilemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatıralan 80,70 TL harcın mahsubi ile eksik 534,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 22.993,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin ve İhbar olanan ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır