nde kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı aksi ispatlanana gerek resmi belge statüsünde sayıldığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretininin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizdeki dava 01/04/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda: tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri (aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu tespit edilmiştir. Üstelik bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt etmediği tespit edilmiştir. Tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b doğrultusunda kaçak elektrik tüketimidir. Yukarıda "GÜÇ" başlık altında yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, özellikle davacının sayacının doğru tüketim kayıt ettiği tutanak sonrası ihtilafsız dönem ortalama tüketimi ve faturalarda tespit edilen Tüketmiş Olduğu En Yüksek Güç Tespitleri gerekçeli olarak, davacının davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200 watt güç çekmiş olamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Hesaplamalarda davacı tarafça çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir. Zaten sözleşme gücü de 5000 watt'dır. Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir. Yukarıda tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku+54.558,78 TL kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın 207.577,79 TL - 57.108,77 TL. = 150.469,02 TL menfi tespit talebinin olabileceği şeklinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde: Davalarının kabulü ile, davacı müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli 9.506,32 TL ve 18.03.2024 tarihli 198.071,47 TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 207.577,79 TL'nın 150.469,02TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, HMK'nın madde 397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, asıl dava dosyasının eki olan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderlerde dahil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesine ilişkin talep sunmuştur.
Davalı vekili tarafından rapora yönelik ve ıslah dilekçesine yönelik beyan dilekçesi sunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda, tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük
tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri
(aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunduğu, Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük
tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre
tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu, bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan
dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt
etmediği, açıklanan gerekçelerle tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin, kaçak
elektrik tüketimi olarak kabul edilebileceğinin değerlendirildiği, Taraflar arasında 5,00 KW güç üzerinden abonelik sözleşmesi imza edildiği, tutanak esnasında sayaç üzerinden 5,4 kw güç tespit edildiği, sayaç komple devre dışı bırakıldığından (kısmen müdahale olmadığından), sayaç üzerinde tespit edilen güç değerinin işletmede tüketilen güç değeri olarak kabul edilebileceği, davacının tutanak sonrasında sayaç bağlantılarının düzeltilmiş olduğu
ihtilafsız dönem tüketimleri incelenmiş, davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200
watt güç çekmiş olamayacağı, davacı tarafça
çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate
alınabileceği, Mevzuat madde 45-1-ç hükmü kapsamında, davacının tutanak
tarihinden geriye 12 ay önceki tüketim değerleri de düşük olması
gerekçeli, 365 gün – 10 gün = 355 gün süre üzerinden kaçak ek
tahakkuku (eksik tüketim) hesaplaması yapılabileceği,
Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği, davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer
almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu
tutulabileceği,
sunulan hesap bülten kayıtlarında davacının dava konusu tutanak
öncesinde kaçak elektrik kullandığı belgelenemediğinden, Yönetmelik
Madde-46-(2) hükmü gereği; fonsuz tarifenin 1,5 katı kadar faturaya ceza
enerji bedeli yansıtılabileceği, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası
Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu
tutanak için tek tek uyarlandığında, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku
+ 54.558,78 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL.
kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış, davalı itirazlarının bilirkişi raporunda açıklanarak giderildiği anlaşıldığından yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamış, denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davacının 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının 6.956,33 TL'lik kısmından ve 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturasının 143.512,69 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine,
2-Karar harcı 10.278,54 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 2.561,09 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.988,69 TL harçtan mahsubu ile 7.289,85 bakiye TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,600 TL peşin harç, 2.561,09 TL ıslah harcı ve vekalet harcı 60,80 TL olmak üzere toplam 3.477,09 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 105,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.105,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy