T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/282 Esas
KARAR NO:2025/354
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :09/05/2024
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı/borçlu tarafından 12.09.2022 tarihinde müvekkili şirket ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ... Sokak, No:1 önü .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 7.570,21 TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 7.570,21 TL hasar bedeli i1e işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 9.563,36 TL'nin tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı hazırlandığını, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü, müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermdiğini, zararı henüz tazmin etmediğini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, arabuluculuk vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Yargı yolu yönünden davanın güncel uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre İdare Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, müvekkili idare ... Belediyesinin görev alanı içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulduğunu, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluş olduğunu, müvekkili idare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğunu, görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, tazminat isteminin dayandırıldığı eylem, müvekkili ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunduğunu, hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu olmadığını, açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, öncelikle yargı yolu yönünden inceleme yapılmasını, yargı yolunun İdari yargı yolu olduğunun tespitini, yargı yolunun hatalı olduğunun tespiti halinde görevsizlik kararı verilmesini, davacının davasının yargı yolu usulüne uygun olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili idareye hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, dava konusu yerde, müvekkili idare elemanlarınca değil dava dışı ... İnş. Hafriyat Taah. Akaryakıt Mad. Gıda San. Tic. A. Ş. - ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı" tarafından yapılan şube yenileme çalışması sırada hasar meydana geldiğini, idareleri ile yüklenici firma arasında bağıtlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan "eser sözleşmesi ile İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım işleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özle Teknik Şartnamesi " 4 sinin ilgili hükümleri uyarınca; müteahhit firma, yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü yer aldığını, davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu hasar, müteahhit firma tarafından verilen zararlardan idarelerinin sorumlu olmayacağı muhtelif mahkeme ilamları ile de teyit edildiğini, davanın ihbarını talep ettiklerini, dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğunu, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, bildirdiklerini, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili idareleri olmadığını, idarelerinin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu da bulunmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesinin gerektiğini, davacı söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, davacı tarafından gerçekleştirilen elektrik kablosu döşeme işinin elektrik kuvvetli akım tesislerinin kurulmasının, işletilmesinin ve bakımının can (insan hayatı) ve mal emniyeti bakımından güvenlikle yapılmasına ilişkin olarak 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin “Kablolar” başlıklı 58. maddesinin (e) bendi uygulaması emredici yasa hükmü niteliğinde olduğunu, tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olmasının gerektiğini, davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını, davacıya ait elektrik kablolarının döşeme işinin durumu da gözden kaçmaması gereken noktalardan biri olduğunu, söz konusu elektrik hattı, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği hükümlerine tamamen aykırı olarak döşendiğini, idaremiz aleyhine davacı şirket tarafından açılan bazı davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulundukları görüldüğünü, davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, mevzuatına aykırı uygulama yapılmış olması sebebiyle, olayın gerçekleşme şekli ve davacının kusurları birlikte değerlendirildiğinde müvekkili idareye herhangi bir kusur atfı mümkün olmadığını, Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca tazminat isteminin reddine karar verilmesini, davacı şirketten söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini, keşif ve bilirkişi incelemesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz istemi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin davacıya kesinleştiğini, borcunun olmadığını, müvekkili idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından dava haksız fiile dayalı olarak açıldığından yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davada talep edilen hasarın bedelinin fahiş olduğunu, tespit edilmesini, davacının talep ettiği icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, davanın görev yönünden reddini, yersiz ve mesnetsiz usul ve esastan davanın esastan reddini, ... İnş. Hafriyat Taah. Akaryakıt Mad. Gıda San. Tic. A. Ş. - ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığına davanın ihbarını, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava davalıların talebi doğrultusunda ihbar edilmiştir.
İhbar olunan vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde: Dava, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın taraflarına yöneltilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davanın ihbarı müvekkili şirket iş ortaklığına yapıldığını, iş ortaklığının hukuken ve iktisaden birbirinden bağımsız bulunan birden fazla şirketin aralarında akdettikleri bir sözleşme çerçevesinde, belirli bir işi, kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını ayırmaksızın işin tamamını birlikte yapmak üzere bir araya gelmeleriyle oluştuğunu, iş ortaklığının basit ve sade yapısı sebebiyle hukuken nitelendirilmesinde tartışma bulunmadığını, söz konusu ortaklık sözleşmesinin Borçlar Kanunu Md. 620 anlamında bir adi ortaklık sözleşmesi olduğu ve ortaya çıkan ilişkinin de bir adi ortaklık teşkil ettiği hususu tartışmasız olduğunu, iş ortaklığı, adi ortaklığın tüm unsurlarını taşıdığını, iş ortaklığı'nın tüzel kişiliği bulunmayan bir adi ortaklık ilişkisi teşkil ettiğinde kuşku olmadığını, doktrinde ve yargı kararlarında tam bir birlik mevcut olduğunu, adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığını, ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmadığını, müvekkili şirketlerin dava konusu olayla ilgili hiçbir kusuru olmadığını, hasarın da muhatabı müvekkili şirketler olmadığını, müvekkili şirketlerin davaya konu olay ile ilgili sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketlerin işinden kaynaklanan bir sorun ve hasar söz konusu olmadığını, müvekkili şirketler ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, ihbar olunan müvekkili şirketler yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 12.09.2022 tarihinde davacı Şirket ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ... Sokak, No:1 önü .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata verilen hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizdeki dava 09/05/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 9.563,36 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ... vekilince yetkiye, takibe, borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını talep ettiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi Mustafa Kürşat Tezcan tarafından hazırlanan 23.09.2024 bilirkişi raporunda: Dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabittir. Hasar onarımı için 4x16 mm2 kesitli 1 adet ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, hasar alan kablo için kullanılan kablo EK mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. Hasar için talep edilen yukarıda çizelge halinde detayı verilen malzeme bedelinin kadri maruf değer olduğu. Hasar tutarı belirlenirken Tedaş Birim Fiyatlarının dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler kapsamında, davacı tarafça 237,25 TL (malzeme) + KDV = 279,96 TL. bedel talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. davacı ... tarafından arızanın KENDİ ELEMANLARI DIŞINDA özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik - montaj - araç - personel giderlerinin davacı kurumca TALEP EDİLEMEYECEĞİ kanaatine varılmıştır, hasar adresindeki çalışma davalı ...'nin yüklenicisi tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E.2007/16515 ve K.2007/17740 sayılı 22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek), sunulan fotoğraflardan, davacı şirkete ait hasarlanan kablonun Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usûl Ve Esasları hükümlerine UYGUN OLDUĞU anlaşılmaktadır. Bu nedenle müterafik kusur şartları oluşmamıştır. .... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nce kazı ruhsatının verildiği belirtilmiştir. Ruhsat "uyarı" bölümünde çalışma yapılan güzergahta altyapı tesislerine zarar verilmemesi kaydı ile ruhsatın verildiği belirtilmiştir. Davalı ... tarafından altyapı kazı ruhsatı alınmışsa da, altyapı tesislerine zarar verilmesinin önüne geçecek davacı kuruma müracaat edildiğine dair belgeye rastlanmamış olup, bu durum davalı tarafa kusur atfı gerektirmiştir. Davalının tam kusuru bakımından yukarıdaki değerlendirmeler dikkate alınarak, Takibin 237,25 TL. (malzeme) + KDV = 279,96 TL (asıl alacak) + 73,71 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 353,67 TL. üzerinden davalı ... Genel Müdürlüğü adına devam edebileceği şeklinde raporunu sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın dava konusu hasarlara ilişkin olarak yalnızca karşılığında ödeme yaptığını ve ücret ödemek zorunda kaldığını kanıtladığı zararlarını talep edebileceği, dosyada buna ilişkin herhangi bir ödeme makbuzu vb. belge sunulmadığı için mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının oluşan hasarlara ilişkin yalnızca 237,25 TL. (malzeme) + KDV = 279,96 TL (asıl alacak) + 73,71 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 353,67 TL. üzerinden malzeme bedelini talep edebileceği anlaşılmış olup itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, dava konusu likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 279,96 TL asıl alacak, 73,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 353,67 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 850,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.852,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 179,44 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından ve ihbar olunanlar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve kabul edilen miktarı geçmemek üzere 353,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 9.209,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3,466,87 TL'sinin davacı taraftan, 133,13 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili, davalı vekili ile İhbar olunanlar vekilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır