T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/30 Esas
KARAR NO:2024/34
DAVA:İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/01/2024
KARAR TARİHİ:18/01/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu şirket ve diğer borçlular arasında iş ilişkisi olmakla birlikte işbu inançla müvekkil tarafından dava konu meblağı borç olarak verdiğini . Davalılar borçlu firma üzerinden ... firması olan beyoğlu ve... istanbulda faaliyet gösteren ... işletmesi için kullanacaklarını bu sayade müvekkile sonrasında ödeme yapacaklarını ilettiklerini. Taraflar arasındaki şifahi ilişkilere güvenerek müvekkil takibe ve davaya konu parayı geri alacağı inancıyla borç olarak vermiş olduğu bu noktada takip dayanağında taraflar arasında yapılan wp yazışmları mevcut olduğunu .Takibe konu borç paranın tahsili acıyla taraflarınca Davacı aleyhine ... - İstanbul ... Dairesi - İcra Dosyası ile icra takibi ikame edildiğini . İşbu takibe dayanak olarak taraflar arasındaki konuşmalar icra dosyasında mübrez olduğunu .Söz konusu ödeme emrinin tebliğini takiben 12/12/2023 tarihinde borçlu şirket ve diğer borçlularca itiraz edilmiş olduğunu ve söz konusu takip durdurulduğunu. Borca itirazda maktu bir itiraz dilekçesi sunulduğu görülmekle birlikte aleyhe hiç bir hususu kabul etmediklerini Taraflar arasındaki borç ilişkisi yabancı para birimiyle gerçekleşmiş olduğunu işbu sebeple taraflarınca dolar üzerinden başlatılan takip usule uygun şekilde takip açıldığını tarih kuru üzerinden harca esas değer yapılarak dosyaya ilgili harç yatırıldığı gibi takip talebinde de açıkça belirttiklerini Hal böyle iken takibin TL karşılığının gösterilmediği mesnetsiz bir iddia olduğunu .Maddi hukuk bakımından gerçek yabancı para borcu ancak aynen talep edilebilmekle beraber, alacağın Türk Lirası karşılığının icra takibinde gösterilmesinin zorunlu kılınması sebebiyle, gerçek olmayan yabancı para borcu icra takibine konu edildiğinde takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı icra takibinde gösterilmesini ve harç ve masraflar bu tutar üzerinden hesaplanılmasını . Nitekim tarafımızca takip işbu usul ve yasaya uygun açılmış olduğunu .Banka mevduat faizlerinin güncel tarihlerdeki artışı sayın mahkemenin de malumu olduğu yüzde dokuz yasal faize oranla davalının aleyhine bir oran barındırdığını , Ancak ne var ki karşı yan itiraz edebilmek için kötü niyetli olarak işbu hususu dile getirdiklerini . Hukuk düzenimizde kötü niyetin korunmayacağı aşikar olup yerinde olmayan itirazın sayın mahkemece dikkate alınmamasını talep ettiklerini Davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını,Borca bağlı tüm feriler yönünden haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin asıl alacağa işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve icra yargılama giderleri kalemleri yönünden devamına, %20’den az olmamak şartıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesini ,Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Buna göre, davacının, davalı ile daha öncesinde iş ilişkisi olması sebebiyle güvenerek kendisine borç verdiğini, davalının borcunu ödemediğini beyan etmiştir. Dosyada tarafların tacir olduğuna yahut alacağın tarafların ticari işletmesinden kaynaklı olduğuna ilişkin herhangi bir belge ve delil bulunmamaktadır. Bu aliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK'da düzenlenen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olduğu, davalının ticari işletme kurmak amacıyla davacıdan aldığı borç davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyeceği, taraflar tacir olmadığı gibi ticari işletmelerini de ilgilendiren bir iş olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın mahkememizin görevli olmaması geremçesi ile göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Harç, yargılama giderleri ile yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
4-Tarafların 2 haftalık hak düşürücü süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için müracaat etmemeleri halinde yargılama giderleri ile yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi..21/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır