T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/33 Esas
KARAR NO:2025/753
DAVA:Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/04/2018
KARAR TARİHİ :21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine konu sözleşmede müvekkilinin sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin sözleşmedeki kefaletinin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin eşi ...''ın kefaletin zaruri unsurlarından olan muvafakate dair imzasının kendisine ait olmadığını, sahte olduğunu, müvekkilinin eşi ...'ın imzanın kesinlikle kendisine ait olmadığını bankaya hiç gitmediğini beyan ettiğini, davalı tarafın bu hali ile kefalete, muvafakate dair eş imzasını her nasılsa huzurunda atılmasını sağlamamakla basiretli tacir kavramına aykırı davrandığını, her şeye rağmen müvekkilinin kefaletinin bir an için geçerli olduğu varsayılsa bile müvekkilin sözleşmedeki kefaletinin 40.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, her halukarda 40.000 TL'nin üzerindeki miktar müvekkilini ilzam etmediğini, oysa davalı icra takibinde kredi bedeli olarak 63.576,52 TL'lik bedel üzerinden işlem başlattığını, davalı, müvekkili aleyhine 63.576,52 (-) 40.000,00 = 23.576,52 TL fazla icra takibi yaptığını, açıklanan nedenlerle; sözleşmedeki kefalete muvafakata dair eş imzasının müvekkilinin eşine ait olmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlenerek kefaletin geçersizliğinin ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine davalı tarafın %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili banka asıl borçlusu ... lehine kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili hesabın kat edilerek nakdi borcun ödenmesi için ilgili borçluya ve müteselsil kefil olan davacı ...'a ihtarat yapıldığını, .... Noterliğinin ... yevmiye ve 07.12.2017 tarihli ihtarnamesinin 09/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ihtarnameye itiraz edilmediğini ve ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu ve müteselsil kefili hakkında ise taraflar aleyhine icra takibine girişildiğini, taraflar arasında imzalanan 18/11/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, 6098 Sayılı BK 583 ve 584. Maddelerinde belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yazılı şekilde, kefilin sorumlu olacağı miktar ve kefalet tarihi belirtilerek, eşin el yazısıyla rızasının alınması suretiyle sözleşmenin akdedildiğini, müvekkil banka tarafından kefilin sorumlu olacağı miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olması dolayısıyla eş rızası hususlarının eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, eş ...'ın imzasının sahte olduğunun ileri sürülmesinin her türlü hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddia olduğunu, yapılan takipte usule ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi, yapılan hesaplama ve faizlerin doğru olduğunu bu nedenle yargılama sonucunda 65.758,01-TL müddeabihli iş bu menfi tespit davasında davacı yanın takip dosyasındaki miktardan sorumlu olduğunu ve kefaletin geçerli olduğunu, açıklanan nedenlerle; davacı yanın haksız ve mesnetsiz davasının tümden reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafından davalı banka tarafından başlatılan icra takibine ilişkin olarak, davalı banka ile imzalanan kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığını, kefaleten hükümsüz olduğu, kefaletin zorunlu unsurlarından olan eş rızasına ait imzanın sahte olduğu iddiası ile kefaletin geçersizliğini tespiti ile icra dosyasından borlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 31/01/2019 tarihli ara kararı gereğince Tarafların iddia ve itirazlarının denetlenmesi bakımından kasada bulunan Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın ...'ın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi için kasada bulunan evrak asılları ve mahkememizce aldırılan imza örnekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, karar verildiği, dosyanın incelemek üzere bilirkişiye tevdi olunduğu, Bilirkişilerin 01/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tüm dosya kapsamının sunulan bilgi ve belgeler incelenerek; mukayeseye esas alman imzalan ile aralarında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından inceleme konusu, “... .... ... Şubesi" ile müşteri “...”, müteselsil kefiller “...”, eş muvafakati “...” adlarına düzenlendiğini, 18/11/2013 tarih vc 40.000/Kırkbin TL. meblağlı Genel Kredi Sözleşmesi aslında ... adına atfen atılmış olan imzanın, ...’ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığını, rapor etmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce, tüm dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler eşliğinde davacınn GKS 'de yer alan kefaletinin geçerli olup olmadığı, davalının bu kefalete ilişkin olarak talepte bulunup bulunamayacağı hususlarında rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği. Bilirkişilerin 05/07/2019 tarihli raporlarında özetle; tüm dosya kapsamı ile yapılan araştırma sonucundan Kefalette yer alan imzanın, EGM Grafoloji ve Sahtecilik Em. Uzmanı ... marifetiyle düzenlenen 01.04.2019 tarihli raporun sonuç bölümünde, eş ...'ın eli ürünü olmadığının belirlendiğini, Bu aşamadan sonra davalı bankanın asıl borçlu ve kefilin hayvancılık yapan esnaf olduklarından bunlar arasında yapılan kefalet sözleşmesinin geçerliği için eş rızasının aranmadığını beyan ettiğini, davacı müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ın ve dava dışı kredi borçlusu ...'nün çiftçilikle uğraştıklarından 5362 sayılı Kanunun m. 3 hükmü gereği esnaf statüsünde olduğu kanaatine varıldığını, Davacı vekilinin ise davalının bu yöndeki beyanlarının iddia ve savunmayı genişletme yasağı kapsamında olduğunu ve yasal süre içerisinde verildiğinden kabul etmediklerini beyan ettiklerini, bu hususun Mahkemenin takdirinde olup, Davacının TBK m. 584/III hükmü kapsamında zirai unsurunun belirlenmesi bakımından ilgili kuramlardan müvekkilinin [Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı bulunup bulunmadığının) sorulmasına karar verilmesi talebinde bulunduğunu, Davacı borçlunun, davalı/alacaklı bankaya Takip tarihi 17.01.2018 itibariyle 40.000,00,-TL asıl borç (Kefalet limiti), 1.361,11,-TL temerrüt faizi, faizin %5'i 68,06,-TL Bsmv ve 325,14,-TL İhtarname masrafı olmak Üzere toplam 41.754,31,-TL borçlu bulunduğunu, Davalı alacaklı bankanın tespitleri üzerinde talep ettiği 65.758,01,-TL'lik talebinin yerinde olmadığı, sonuç ve kanaatini bildirmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 30/12/2019 tarih, ... sayılı ilamı ile davanın HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca görev şartı dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, talep halinde nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacaklı vekilinin İstinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 20/06/2020 tarih, 2020/672 esas, 2020/589 karar sayılı ilamı ile;
"Alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ve 18/12/2019 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... esasına kaydı yapılan dosyada, yargılamanın kaldığı yerden bu dosya üzerinden yürütüldüğü görülmüştür.
Mahkememizce, Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliğine müzekkere yazılarak, davacının esnaf kaydının mevcut olup olmadığı sorulmuş, 14/12/2020 tarih ve ... sayılı yazı ile kaydının bulunmadığı bildirilmiş, yine mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılara vergi kaydı sorulmuş, 19/01/2021 tarih ve ...-622.03-E... sayılı yazı ile davacının kurum ve kuruluşlarda işlem yaparken vergi kimlik numarası kullanmak zorunda olanlar için öngörülen mükellefiyet türüne ait vergi numarası olduğu, herhangi bir şirkette ortaklık ve yöneticiliğinin bulunmadığı bildirilmiştir.
TBK 584.maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde uyarınca, "Eş Rızası" aranmayacaklar kişiler arasında Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletlerin sayılmıştır.
Mahkememiz ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2021/1696 Dosya numarası 2023/1928 Karar sayılı karar ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkememize gönderilmiş, mahkememiz 2024/33 Esasına kaydı yapılmıştır.
BAM karar ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda:
Davalı vekili tarafından ... A.Ş'ye Devir olunan tahsili gecikmiş alacaklar için devir beyanına ilişkin dilekçe ve eklerini dosyaya sunmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince hazırlanan adli tıp raporunda:" İnceleme konusu kredi sözleşmesinin 18. sayfasında ... adına atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde raporlarını sunulmuştur.
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 04/09/2025 tarihli raporda: "Davacının esnaf ve sanatkar kaydının bulunmadığı, herhangi bir şirket ortak ve yöneticisi olmadığının anlaşılması, TBK 584.madde uyarınca verilecek kefalet sözleşmesinde eş rızasının mevcut olması gerektiği, ancak sözleşme üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 05/03/2025 tarih ve 40.000,00/Kırkbin TL meblağlı Genel Kredi Sözleşmesi aslında davacının eşi ... adına atfen atılmış olan imzanın, ...'ın eli ürünü olmadığı, geçerli bir eş rızasının da mevcut olmadığı tespit edildiğinden, kefaletin kanun koyucunun aradığı şartları taşımamasından dolayı kredi sözleşmesindeki - davacı kefaletinin geçerli olmaması sonucu, davaya konu icra takip dosyasından davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmaktadır." şeklinde raporunu sunmuştur.
Davaya konu genel kredi sözleşmesindeki kefalet tarihi olan 18/11/2013 tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken TBK'nın "Eşin rızası" başlıklı 584/1. maddesi"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." ve üçüncü fıkrası "(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükümlerini haizdir.
Davacı, davaya konu borcun kaynağını teşkil eden kefil olduğu genel kredi sözleşmesinde kefalet için gerekli olan eşinin rızasına ilişkin imzanın sahte olduğunu ve bu nedenle kefaletin geçerli olmadığını ileri sürdüğü, mahkemece, söz konusu 18/11/2013 tarihli imzanın davacının eşine ait olup olmadığı hususunda grafolog bilirkişiden rapor alındığı, raporda imzanın davacının eşine ait olmadığı tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu, yeterli incelemeyi içermediği gibi yerleşik yargı kararlarına göre denetime de elverişli olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırıldığı, kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline ıslak imzalı belgelerin bulunduğu yerleri bildirmek üzere süre verildiği ve resmi kurumlara müzekkere yazılarak davacı eşine ait ıslak imzalı belgelerin toplandığı, dosyanın imza incelemesi için ATK'ya gönderildiği ve ATK raporuna göre söz konusu imzanın davacı eşi eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu kapsamda TBK 584.madde uyarınca verilecek kefalet sözleşmesinde eş rızasının mevcut olması gerektiği, ancak sözleşme üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 05/03/2025 tarih ve 40.000,00 TL meblağlı Genel Kredi Sözleşmesi aslında davacının eşi ... adına atfen atılmış olan imzanın, ...'ın eli ürünü olmadığı, geçerli bir eş rızasının da mevcut olmadığı tespit edildiğinden, kefaletin kanun koyucunun aradığı şartları taşımamasından dolayı kredi sözleşmesindeki davacı kefaletinin geçerli olmaması sonucu, davaya konu icra takip dosyasından davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, şartları oluşmadığından davacının tazminat talebini reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile davacının kefaletinin geçersiz olduğunun tespiti ile ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasından davalıya davacının borçlu olmadığının tespitine,
2-Şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.491,93 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.122,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.368,94 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.122,90 TL peşin harç ve 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.164,09 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 491,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.900,00 TL adli tıp rapor ücreti, 5.900,00 TL bilirkişi rapor ücretleri olmak üzere toplam 13.291,00 TL yargılama giderinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Mahkememiz 1474 kasa numaralı ve 1874 kasa numaralı kasada saklanılan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır