T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/412 Esas
KARAR NO : 2025/1011
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı taraf aleyhine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından süresi içesinde borca itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, ticari davalarda dava şartı haline gelen zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde uzlaşma sağlanamadığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı tarafından davalı taraf adına dava konusu icra takibine konu faturalar düzenlendiğini, ...
No'lu, 20.01.2023 tarihli, 2.880,00 TL bedelli E-ARŞİV fatura, -... no'lu,09.12.2022 tarihli, 15.120,00 TTL bedelli E-ARŞİV fatura, -...
no'lu,18.11.2022 tarihli, 167.220,00 TL bedelli E-ARŞİV fatura, -... no'lu, 29.03.2023 tarihli, 150.000,00 -TL bedelli E-ARŞİV fatura, davacı fatura içeriğinde ki malları eksiksiz bir şekilde davalı tarafa teslim edildiğini, davalı taraf 100.000 TL takip sonrası ödeme yapıldığını, borçlu olduğunu kabul ettiğini, davalı taraf, dava konusu itiraz etmiş olduğu malların hepsini teslim aldığını, ancak ödemesini davacıya yapılmadığını, davanın tarafları arasında işbu dava konusu fatura dışında bir alım satım ilişkisi gerçekleşmediğini, talep ettikleri avans faiz olup itiraz edilecek bir durumun olmadığını, birlikte avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletme ile ilgili olmasının yeterli olduğunu, her iki tarafta tacir olduğu için, takipde ki asıl alacak için avans faiz istendiğini, davalı tarafından malların teslimatı kendisine yapılmasına rağmen faturaya hiç bir itirazda bulunmamasına rağmen ödemediğini, davalı taraf hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı üzerine icra takibi durdurulduğunu, bu nedenlerle; haklı davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça davalı tarafından 100.000 TL haricen ödeme yapıldığı belirtilmişse de söz konusu ödeme alacaklı vekili ve çalışanları tarafından müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak hileli ve aldatıcı davranışlarla haciz ve muhafaza tehdidiyle ödettirildiğini, alacaklı vekilinin çalışanları tarafından 27.10.2023 cuma günü mesai saatlerinin bitimine yakın müvekkil şirket çalışanları aranarak dosyanın kesinleştiği, talimatla dosyasıyla haciz aracının bekletildiği ödeme yapılmaması halinde başa bir haciz ve muhafaza için yerine hacze geleceği şeklindeki yanıltıcı ve kötü niyetli beyanlarda bulunulduğunu, müvekkilinin alacaklı tarafa kendilerine bu yönde bir tebligat gelmediğini, alacaklı vekili ve çalışanları tarafından tebligatın TK 35. maddeye göre yapıldığını dosyanın bu şekilde kesinleştiğini beyan ettiklerini, fakat daha sonra dosya incelendiğinde belgenin sahte olduğu ve takibin kesinleşmediğini, belgeyi gönderen numara aranmasına ve mesaj gönderilmesine rağmen cevap verilmediğini, söz konusu ödeme sahte belgelerle, yalan yanlış beyan ve davranışlarla haciz ve muhafaza baskısı altında olmayan bir borç haksız ve kötü niyetli olarak alındığını, davalının ödeme emrinde belirtilen borcu bulunmadığını, yapılan ödeme borçlu olduğundan değil şirketin mallarının haczi için yapılmış bir ödeme olduğunu, bu hususla ilgili ceza soruşturması söz konusu olacağını, dosyaya sunulan fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edilmediğini, bu malların teslim ve irsaliye belgesinin bulunmadığını, faturaların davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğini, ayrıca davalı şirket tarafından davacı şirkete 27-10-2023 tarihli 136.156,08 TL'lik iade faturası kesildiğini, bu faturadaki malların teslim edildiğini, davacı vekiliyle yapılan whatsapp konuşmasında malların kendilerine teslim edildiğini de ikrar ettiklerini, dava konusu yapılan faturalardaki mallar müvekkile teslim edilmemesine ve 136.156,08 TL'lik iade faturası kesilmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde mezkur dava açıldığını, bu nedenlerle; davanın esastan reddini, davacının haksız ve kötü niyetli nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ücreti vekaletin ve yargılama harç ve giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 11/07/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 174.220,00-TL asıl alacak ve 3.082,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.302,26-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...' dan alınan 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda:"Sonuç Ve Kanaat: Sayın MAHKEMENİN kararı doğrultusunda, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen
sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ve davalı yasal defter ve belgeleri ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığının
değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, doğrultusundaki görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Tarafların defterlerinin incelenmemesinin davayı uzatmaya yönelik olmadığı anlaşılmış, yeniden inceleme günü belirlenmiştir.
Bilirkişi ...' dan alınan 12/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda:" Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda, davacı yasal defterleri, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;1-) Davacı’ ya ait 2022 ve 2023 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 2-)Davalı vekilinin 11.07.2025 inceleme günü sayın Mahkemeye verdiği dilekçede "bilirkişi
incelemesine esas teşkil edecek evraklar müvekkil şirket yetkililerince tarafımıza iletilmediğinden dolayı inceleme için gerekli evrakların tarafımızca hazır edilememesi" yazılı olduğu, dolayısıyla davalı şirket tarafından yasal defter ve belgeler inceleme için ibraz edilmediği,3-)Davacı şirketin davalıdan 27.10.2023 takip tarihi itibariyle 219.220,00-TL alacaklı, takip talebinin de asıl alacak olarak 174.220,00 TL olduğu, davacı firma tarafından alınan 45.000 TL tutarlı üç adet ödemenin (219.220-45.000=174.220-TL) genel muhasebeye bildirilmemesi sonucu bu farkın oluştuğu, davacının davalıdan 174.220,00-TL alacaklı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği,4-)Sayın Mahkeme tarafından talebe bağlılık gereği takip tarihi 27.10.2023 itibariyle 174.220,00 TL asıl alacak, 3.030,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.250,95 TL alacak hesaplandığı, Takip Talebinin de 174.220,00 TL asıl alacak, 3.082,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.302,26 TL olarak talep edildiği, aradaki fark olan (177.302,26-177.250,95=51,31) 51,31 TL' nin işlemiş faizden kaynaklandığı, davacının davalıdan 27.10.2023 takip tarihi itibariyle 177.250,95 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği,
5-) Dava dosyasında var olan ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 17.07.2024 tarih 951587 nolu yazı ekinde var olan BA (Alış) bildiriminde 2023 yılında 1 adet 134.880,00 TL alış bildirildiği, bununda 29.03.2023 tarihli fatura (134.880,00+KDV 15.120=150.000) olduğunun anlaşıldığı, 6-) İcra takibinin davalıya tebliğinin 08.11.2023 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 15.11.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, Doğrultusundaki görüş ve kanaatimi bildirir raporumu saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Tarafların tacir olması ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanılması sonucunda defter inceleme günün tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın inceleme günü mahkemede bulunmadığı ve kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacı taraf, her ne kadar inceleme gününde defterlerini hazır etmemişse de yerinde inceleme talep ettiği, bilirkişi ile yaşanan iletişimsizlik sonucu inceleme yapılamadığı, sonrasında davacının defterlerinin incelenmesi için yenden gün belirlendiği ve davacının defterleini ibraz ettiği, davacının davayı sürüncemede bırakmadığı, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222 maddelerine göre kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı ... Gıda İnş Teks Ltd Şti’ ne ait 2022 ve 2023 yılları yevmiye defterinde davalı ... İnşaat İthalat İhracat Ltd Şti 120 017 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 27.10.2023 TAKİP tarihi itibariyle 219.220,00 TL alacaklı olduğu, davacı firma tarafından alınan 45.000 TL tutarlı ödemenin (219.220-45.000=174.220 TL) genel muhasebeye bildirilmemesi sonucu bu farkın oluştuğu, davacının davalıdan 174.220,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı her ne kadar faturaya konu malların kendisine teslim edilmediğini ve iade faturası düzenlendiğini beyan etmişse de defterlerini ibraz etmediğinden bu hususun ispatlanamadığı ve tanık dinletme talebinden feragat ettiğinden malların davacıya iade edildiği hususunun ispatlanmadığı anlaşılmış olup davacının davaya konu icra takibinde asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğu, temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacak likit olduğundan lehine icra inkar tazminatı hükmedilebileceği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 174.220,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında 34.844,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 11.900,96-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.088,74-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.812,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.088,74-TL peşin harç ve 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.603,84-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.919,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.919,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır