T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/420 Esas
KARAR NO :2025/937
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/07/2024
KARAR TARİHİ:09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından müvekkili aleyhine 01.06.2012 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyası müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı olarak 30.06.2007 vade tarihli 7.500,00 TL bedelli senet gösterildiğini, müvekkile örnek no:7 ödeme emri tebliğ edildiğini ve takip kesinleştiğini, alacaklı daha sonra icra takibini yenilendiğini ve dosya ... esas sayılı dosya numarasını alındığını, takip dayanağında yer alan bonoda her ne kadar müvekkilin bilgileri yeralmaktaysa da, bonodaki imzalar müvekkile ait olmadığını, icra dosyasından müvekkili sigortalı olarak çalıştığı ... Limited Şirketi'ne maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini, kurum tarafından müvekkilin maaşından kesinti yapılarak dosyaya, 11.06.2024 tarihinde 4.252,50 TL, 11.07.2024 tarihinde 4.252,94 TL olmak üzere iki defa ödeme gerçekleştirildiğini, davalı taraf müvekkilden haksız yere şuana kadar toplam 8.505,44 TL ödeme aldığını, müvekkili .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı davalıya borçlu olmadığının tespitini, müvekkilin davalıya borçlu olmadığı halde, maaş haczi kesintisi nedeniyle şuana kadar ödenen 8.505,44 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek aksi kanaat durumunda sayın mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilerek müvekkili hakkında icra işlemlerinin gerçekleştirilmesinin engellenmesini ve dosya kapsamında yapılan tüm hacizlerin fekkini, takibe konu alacağın '%20'sinden aşağı olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı borçlu hakkında, dava ve icra takibi konusu senedin protesto edilmesini müteakip ödenmemesi üzerine, dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri borçluya 11.06.2012 tarihinde ...'a tebliğ edildiğini, davacı borçlu ne senedin protesto edilmesinden sonra ne de ödeme emrinin tebliğinden sonra, borca ya da imzaya bir itirazda bulunulmadığını, bu hususta savcılık nezdinde herhangi bir şikayette de bulunulmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davacı taraf senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia edildiğini, oysa takip konusu senet incelendiğinde senetteki imzanın borçluya ait olduğu açıkça görüldüğünü, davacının iddaları hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı tarafa ödeme emri 11.06.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafın 12 yıl sonra sentteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile dava açması açması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi tamamen kötü niyetli hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, dava konusu senette davacının kardeşi ...'un da imzası mevcut olduğunu, ancak isim yazılı olmadığı için icra takibi başlatan meslektaşımız tarafından takibe dahil edilmediğini, ...'un borçlu olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasından takibe konulan ...'a ait senetteki imza ile huzurdaki dava konusu senetteki ...'a ait imza aynı olduğunu, davacı taraf huzurdaki dava konusu senetteki imzasını inkar ediyorsa senetteki imza, davacının kardeşi ... tarafından atılmış olma ihtimali ortaya çıkmakta olduğunu, bu durum suç teşkil etmekte olduğunu bu konuda suç duyurusunda bulunma hakkı sakla kalmak kaydıyla haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddi ile masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına mahkeme masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalıya ödenen 8.505,44 TL'nin istirdatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 17/07/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 29/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "alacaklı "...", borçlu "..." adlarına düzenlenmiş, "05/01/2007" düzenleme tarihli senet aslında borçlu ... adına atılmış -kendi aralarında genel şekil ve imza yolu yönünden iki ayrı grup oluşturan- dört adet imza bulunduğu gözlemlenmiş; Davacı ...'un referans imzaları ile aralarında genel şekil bakımından benzerlik bulunmamakla birlikte karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla önemli seviyede uyum unsurları saptandığından inceleme konusu, alacaklı "...", borçlu "..." adlarına düzenlenmiş, "05/01/2007" düzenleme tarih ve "30/06/2007" ödeme günlü, "7500 / Yedibinbeşyüz USD" meblağlı senet aslında borçlu ... adına atılmış imzalardan alt kısımda atılı bulunan iki adedinin davacı ...'un eli ürünü olduğu , Davacı ...'un referans alınan imzaları ile aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden "ilk bakışta" benzerlik olduğu izlenimi edinilmekle birlikte bu benzerlikler, karşılaştırmalı analizlerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla desteklenmediği gibi aralarında belirgin farklılıklar da saptandığından inceleme konusu senet aslında borçlu ... adına atılmış imzalardan üst tarafta atılı bulunanların, davacı ...'un eli ürünü olmadığı, kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflar tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Somut olayda, inceleme konusu, alacaklı '“...”, borçlu “...” adlarına düzenlenmiş, “05/01/2007” düzenleme tarihli senet aslında borçlu ... adına atılmış -kendi aralarında genel şekil ve imza yolu yönünden iki ayrı grup oluşturan- dört adet imza bulunduğu gözlemlenmiş; itiraz edilen bu imzalar ile davacı ...’un referans imzalarının (özellikle tetkike konu imzaların bulunduğu senetten önce ve yakın tarihlerde düzenlenmiş asıl belgelerde bulunanlardan başlanarak) fizik laboratuvarında ..., diğer optik aletler ve bilgisayar programları yardımıyla karşılıklı, detaylı grafolojik analizleri yapıldığında; İtiraza konu imzalardan alt tarafta atılı bulunanlar ile referans imzaların aralarında genel şekil ve imza yolu yönünden benzerlik bulunmamakla birlikte itiraz edilen imzalar ile 21/02/2006 tarihli Yoklama Fişi aslındaki referans imzanın başlangıç şekillerinin, itiraz edilen imzalar ile referans alınan imzalarda istiflenen unsurların yapılandırılma tarzı, eğim ve genel istikamet durumu, işleklik derecesi açısından uyum unsurları saptandığından davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, diğer iki imzanın ise davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği...' bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 778/1. maddesinin atfıyla bonolarda uygulanması gereken TTK'nın 701. maddesi; ''(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.'' şeklinde düzenlenmiş olup bononun geçerli olması için tek imzanın bulunması yeterli görülmüş ve bononun ön yüzüne keşideci dışında atılan ikinci imzalar aval şerhi sayılmıştır. Bono üzerinde davacı düzenleyen adına atılmış imzaların yer alması ilkesel olarak bu imzanın davacı borçlu adına, düzenleyen dışında atılmış ikinci bir imza olması halinde bu imza aval veren sıfatıyla sorumluluğu gerektirmekte, avalistin adının senette yazılı olup olmamasının ise sonuca bir etkisi olmamaktadır.
Yukarıda belirtilen kanuni düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu bononun üzerinde 4 (dört) adet imzanın bulunduğu, bu imzalardan 2 (iki) tanesinin davacının eli ürünü olduğu ve düzenleyen borçlu olarak kendi adına atıldığının kabul edildiği, diğer ikisinin davacı adına ve benzer imza ile isimsiz olarak atılması aval hükmünde olduğunu gösterdiği, böylece davacının düzenleyen sıfatı ile bono bedelinden sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili her ne kadar rapora itiraz etmiş ve ATK'dan rapor alınmasını talep etmişse de dava konusu senet tarihine en yakın ıslak imzalı belgelerin toplandığı, davacı tarafından itiraz dilekçesinde başkaca delil sunulmadığı, grofolog bilirkişi tarafından emsal alınan imzaların tek tek belirtilerek, fizik laboratuvarında ..., diğer optik aletler ve bilgisayar programları yardımıyla karşılıklı, detaylı grafolojik analizlerinin yapıldığını belirttiği dikkate alındığında, mahkemece yapılan incelemenin yeterli ve denetime elverişli olduğu, davacının dava konusu senet üzerindeki imzalardan iki tanesinin eli ürünü olduğu, davalıya borçlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, davalının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdkai şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 492,11 TL harcın mahsubu eksik 123,29 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 28.816,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır