T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/423 Esas
KARAR NO:2025/283
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:17/07/2024
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı/borçlu tarafından 14.07.2020 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. ... Sokak İçi .../İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkilİ şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil- toplam 20.311,31 TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 746,23 TL amacıyla .... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etttiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durduğunu, itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borcunun bulunmadığını bahisle borca itiraz ettiğini, icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü, müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu, zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlu, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmediğini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davanın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacağını, borçluların itirazlarının iptalini, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde taraflarına avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini, davalının .... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, arabuluculuk, vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde zamanaşımı süresinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, zarar olay tarihinde öğrenildiğini, bu sebeple zamanaşımı süresi kaza tarihinde başladığını, dava konusu sözde kaza, 14.07.2020 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 17.07.2024 tarihinde müvekkili şirkete karşı ikame edildiğini, dava konusu hak mahrumiyeti talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın müvekkili açısından zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ... plakalı aracın müvekkiline ait olmadığını, bu hususun Türkiye Noterler Birliği'ne Trafik Tescil Hizmetleri Müdürlüğü'ne yazılacak müzekkere ile ortaya çıkacağını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine kadar verilmesini, davaya konu kazaya sebep olduğu iddia edilen plaka bilgileri verilen araç müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple huzurdaki dava husumet yokluğu nedeniyle esasa girilmeden reddedilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinin ekine bakıldığında sadece bir takım direk parçalarının eklendiğinin görüleceğini, bu direklerin bir kaza sonucu hasar aldığı, sözde kazaya müvekkilinin neden olduğu, dosyada bahsi geçen aracın müvekkiline ait olduğuna dair delil sunulamadığını, bu denli hafif bir kazada 20.311,31 TL kurum zararı oluştuğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, zarar bedeli hangi veriler kullanılarak elde edildiğinin belirtilmediğini, zarara ulaşıldı ise bu bedelin miktarına nasıl ulaşıldığı açıkça yazılmasının gerektiğini, dava konusu kazaya ne müvekkilinin herhangi bir aracı ne de herhangi bir çalışanı karıştığını, dava konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket gerek personel seçerken gerekse de çalıştırırken kanundan kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili şirkete ait araçlar, kullananların gerek KTK hükümlerine gerekse de İSG hükümlerine uygun olarak kullanıldığının denetlenmesi amacıyla online araç takip sistemi ile sürekli olarak gözetim altında tutulduğunu, sundukları borca itirazının haklı olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere alacak limit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, itirazlarının haklı olduğunu, icra inkar tazminatı 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde düzenlendiği üzere yalnızca itirazın haksız olması durumunda gündeme geleceğini, İİK. Madde 67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yapılan itiraz haksız ve alacak likit olmasının gerektiğini, itirazın haklı olduğunu, icra inkar tazminatı için gereken şartlar oluşmadığını, Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.10.2001 tarih 2001/ 10-915 Esas ve 2001 / 739 Karar numaralı kararında da bu husus açıkça düzenlendiğini, itirazın haklı olması ve alacağın likit olmaması nedenleriyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın müvekkili şirket açısından reddini talep ettiklerini, davanın süresinde açılmadığını, esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın davanın zamanaşımı hak düşürücü süre ve husumet yokluğu nedeniyle reddini, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ... plakalı araca ait kayıtların istenmesi için Türkiye Noterler Birliği'ne ve Trafik Tescil Hizmetleri Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Dairesi'nin...esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 17/07/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; ... A.Ş vekili tarafından 20.311,31 TL hasar bedeli, 746,23 TL faiz bedeli olmak üzere toplam 21.057,54 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... Tic. AŞ vekili tarafından müvekkilinin dosyanız alacaklısına herhangi bir nam altında herhangi bir borcu bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirket hakkında başlatılan icra takibine, takibe konu borca, faize ve tüm fer'ilerine, anılan takip kapsamında gönderilen ödeme emrine itiraz ettiklerini, itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili dava dilekçesinde, davalı/borçlu tarafından 14.07.2020 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. ... Sokak İçi .../İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkilİ şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini ve bu hasarın tazmini için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini beyan etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekine iddiasını ispatlar herhangi bir delil ibraz etmediği gibi hasara sebep olduğu iddia edilen aracın haksız fiil tarihinde ... ... ... Hazır ... A.Ş. Adına tescil edildiği, davalı şirketin ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu gözetildiğinde davanın iş bu davada pasif husumeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 21.057,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır