T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/105 Esas
KARAR NO:2025/30
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/02/2024
KARAR TARİHİ:15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı aralarında sağlamış olduğu anlaşma uyarınca; müvekkilin "..." adresindeki (180ada 14 parsel) taşınmazındaki prekast işi davalı tarafından üstlenilmiş, bu bağlamda müvekkil firmadan 14.11.2022 tarihinde 100.000-TL ve 16.12.2022 tarihinde 50.000-TL olmak üzere toplamda 150.000-TL ödeme banka kanalıyla davalıya gönderildiği, yapılan 150.000-TL'lik ön ödemeye rağmen davalının üstlenmiş olduğu imalat, montaj ve boya işlerinin gereği gibi yapmadığı, işin henüz başındayken bitirmeden bıraktığı tespit edildiği, aradan geçen süre zarfında müvekkilin iyi niyetli şifahi çabalarına rağmen ödenen tutar da iade edilmediği, buna istinaden davalıya ... Noterliği'nin 21 Kasım 2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiği, taraflar arasındaki sözleşmeden müvekkilin haklı sebeple döndüğü ve ödenen paranın iade edilmesi ihtar edilmiş, işbu ihtarname 22.11.2023 tarihinde muhataba tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen süre zarfında paranın iade edilmemesi üzerine alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası nezdinde icra takibi ikame edilmiş, ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş ancak davalının yasal süresi içerisinde borca yazılı olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olduğu müşahede edildiği, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış bulunduğu itirazının iptaliyle, takibin tüm ferileriyle devamına, haksız borca itiraz nedeniyle davalı aleyhine takibe konu alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı taraf her ne kadar tarafların .... Adresli taşınmazın prekast işi konusunda anlaştıklarını iddia etmekte ise de bu iddia yerinde olmadığı, taraflar arasında bahsi geçen adreste prekast işinin yapımı konusunda hiçbir anlaşma-sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça sözleşme çerçevesinde yapıldığı iddia edilen ödemeler tamamen borç ödemesinden ibaret olduğu, davalı-müvekkilin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığı, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yukarıda ifade edilen ve resen nazara alınacak tüm nedenlerle; davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinin ifası için ödendiği iddia edilen bedelin eserin ifa edilmediğinden bahisle iadesi amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 150.000,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, davalı ile aralarında eser sözleşmesi akdedildiği ve sözleşme uyarınca bedel ödeme ediminin ifası bakımından davalıya banka havalesi yolu ile toplam 150.000,00 TL ödeme yapıldığı ancak davalı tarafça eser sözleşmesinden kaynaklanan ifa yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bahisle ödenen bedelin iadesine yönelik yapılan takibe itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı, davalı tarafça ise davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının kendisine yaptığı ödemenin kendisine olan borcuna karşılık olarak yapıldığı savunması ile davanın reddi talep edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan talebe dayanak havale dekontlarının incelenmesinde; davacının hesabından davalının hesabına biri 50.000,00 TL diğeri 100.000,00 TL olmak üzere iki farklı havale yapıldığı her iki havale işlemde de "... Gıda- ... ödeme" açıklamasının bulunduğu görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 555 inci v.d maddelerinde düzenlenmiş olan havalenin, hukuksal niteliği bir ödeme vasıtası olup, eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine olarak kabul edilmektedir. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havalecinin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu açıktır. Buna göre, dava konusu somut olayda davacının, davalıya göndermiş olduğu dava konusu havalelerin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altında olduğu, dekontta yer alan, "... Gıda- ... ödeme" açıklamasının borca karşılık ödeme yapıldığı karinesine uygunluk teşkil ettiği aksini kanıtlar mahiyette olmadığı anlaşılmış olup, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması sebebiyle davacı vekiline yemin delil hatırlatması yapıldığı, davacı vekili tarafından buna yönelik ara karardan rücu edilmesi ve tanık dinletme talebinin kabulüne karar verilmesine yönelik talep dilekçesi sunulduğu, dilekçe ekinde taraflar arasında akdedildiği iddia edilen eser sözleşmesi sunulduğu, sözleşmenin incelenmesinde sözleşmede yalnızca davacı tarafın imzasının bulunduğu, davalının imzasının bulunmadığı görülmüştür. Sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı ve sözleşme ilişkisini davalının kabul etmediği gözetilerek davacı vekilinin yemin delil hatırlatmasına yönelik ara karardan rücu edilmesi ve tanıkların dinlenilmesine yönelik taleplerinin yerinde görülmeyip reddine karar verilmiş, aynı celsede davacı vekilinden yemin delil hakkının kullanılıp kullanılmayacağı sorulmuş, davacı vekili tarafından aynen;
"Biz yemin delil hakkını kullanmayacağız" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmış olup, somut olay bakımından ispat külfeti kendisine ait olan davacı tarafça yemin delil hakkının kullanılmamış olması ile birlikte ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.811,63 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.196,23-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
Hakim ...