T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/45 Esas
KARAR NO :2025/308
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/01/2024
KARAR TARİHİ:30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket; ... Sigorta A.Ş.'ye KASKO sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracının 03/08/2020 tarihinde yaşanan kaza sonucunda hasar görmesi sonucunda uğranılan zararın tazmini, çekici bedeli ve ikame araç bedellerinin ödenmesi için sigortacıya başvurmuş ancak davalı sigorta şirketi tarafından borcu olduğu sigorta tazminatı riziko gerçekleşmesinden sonra süresinde ödenmediği, müvekkil şirket, davalı sigortacının borcunu ödememesi üzerine 31/12/2020 tarihinde 2020.E... sayılı dosya kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti 22/03/2021 tarihli K-2021/... sayılı kararıyla davalı şirketin sigorta tazminatı bedeli ödemesine karar vermiştir.Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararı Yargıtay'ın hukuka uygun bulması ile kesinleştiği, bu kapsamda, davalı sigorta şirketinin sigorta tazminatı ödeme borcunu yerine getirmediği ve KASKO sigorta poliçesindeki borcuna aykırı davrandığı mahkeme ilamıyla tespit edildiği, mahkeme ilamı doğrultusunda müvekkil şirket icra takibi başlattığı, bu kapsamda, Müvekkilin faiz alacağı ve munzam zarara ilişkin TTK madde 5/A kapsamında zorunlu arabuluculuğa başvuruda bulunmasından sonra; davalı şirket, .... İcra Dairesi ... sayılı Dosya kapsamında sigorta tazminatı bedeline (asıl alacağa) ilişkin olarak müvekkil şirkete ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin borçlu olduğu, borcunun miktarı ve temerrüde düştüğü yukarıda belirtilen Yargıtay ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararıyla kesin olarak tespit edildiği, bu kapsamda müvekkil şirket; davalı sigorta şirketine mahkeme kararı sonrasında sigorta tazminatının asıl alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesinde açılan ... Dosya kapsamında son Yargıtay Karar İlamına göre ödeme emri gönderdiği, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih her ne kadar TTK 1427 uyarınca 03/08/2020 tarihli kazanın ihbarından itibaren 45 gün geçmesi sonucunda sigorta tazminatı ödeme borcunun muaccel hale geldiği an olsa da, belirsizlikleri gidermek adına işbu dava kapsamında talep ettiğimiz ticari temerrüt faizi hesaplanırken davalı idarenin temerrüde düştüğü tarih olarak 31/12/2020 tarihi yani müvekkilin sigorta tahkim komisyonu'na başvuru tarihini esas alarak TTK 1530 Ticari Temerrüt faizi miktarı belirlenmiştir.Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce resen belirlenecek sebeplerle; davanın kabulüne, sigorta tazminatı bedeline işlemiş ticari temerrüt faizi alacağı 67.838,20-TL'nin tarafımıza ödenmesine, Munzam zararın tazmini amacıyla açılan Belirsiz alacak davamızın kabulü ile munzam zararın şimdilik 100-TL'sinin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri genel şartlar uyarınca teminat dışı olduğu, müvekkil şirketin sorumluluğu Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile sınırlı olduğu, munzam zarar, ilgili madde hükmünde tanımı yapıldığı üzere "zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talebi" niteliğinde olduğundan ve yine teminat kapsamında yer alan doğrudan bir zarar olmadığın başvuru sahibini munzam zarara dair taleplerinin reddi gerekmektedir. davacı taraf munzam zararını somut bir şekilde ispat edemediği, munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğu, somut olayda her iki durum arasında fark olmadığı ve davacının zarara uğramadığı açık olmakla birlikte bu zarar miktarının hesaplanabilmesi için iki yöntem bulunduğu, yöntemlerden birincisi somut yöntem, ikincisi ise soyut yöntem olduğu, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı taraf munzam zararını soyut yöntem ile ispat etme gayreti içerisinde olduğu, oysa, taraflar arasında bir sigorta sözleşmesi bulunduğundan yerleşik kararlar ve doktrindeki görüşler uyarınca davacı tarafından somut yöntem ile iddia edilen munzam zararın ispat edilmesi gerektiği, ispat yükü üzerinde olan davacının şahsen ve somut olarak uğradığı zararı ispat etmesi zaruri olduğu, ayrıca başvurucu taraf her ne kadar müvekkil şirketin, tazminat ifasında geciktiğini ve bu sebeple zarara uğradığını iddia etse de iddia edilen gecikme ile talep edilen zarar arasındaki illiyet bağını gösteren herhangi bir delil sunmadığından HMK m. 190 gereğince ispat yükü üzerinde bulunan iddiasını ispatlayamadığı, davacı taraf munzam zarara uğradığını somut veriler ile ispat edememekte; munzam zarar talebine dayanak olarak yüksek enflasyonu gösterdiği, oysaki yargıtay'ın istikrarlı kararları munzam zararın objektif değil sübjektif bir zarar olduğu ve enflasyon, kur artışı vb. genel durumların munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği yönünde olduğu, ikrar anlamına gelmemekle birlikte munzam zarar talep edilmesinin şartlarından biri de borçlunun kusurlu olmasını, müvekkil şirketin kusuru bulunmadığı, müvekkil şirket tarafından davacıyı zarar uğratmak maksadı ile ödeme yapılmadığı hususu gerçeği yansıtmadığı, müvekkil şirket, hasar aşamasında 187.476,38 tl tutarında hasar tazminatı ödemesi yaptığı, dava dışı ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 247146998 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı, yukarıda izah olunan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddini, işin esasına girilmesi halinde esastan reddini, aksi taktirde sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasıını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sigorta tazminatı ödemesinde temerrüde düşülmüş olması sebebiyle temerrüt faizi ile faiz ile karşılanmayan munzam zarar tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 235.887,55-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/03/2025 tarihli raporda özetle;
"...Asıl alacağa uygulanacak zamanaşımı süresinin 2 yıl, 45 gün olacağı, huzurdaki davanın
açıldığı tarihin 19.01.2024 olduğu, geriye dogru 2 yıl 45 gün gidildiğinde davacının davacının 19.01.2024
tarihi ile 19.01.2022 tarihi arasında faiz talep edebileceği değerlendirilmektedir.
Dava konusu asıl borç sona ermeden önce davacının faiz alacağına ilişkin başvuru yaptığı dikkate
alındığında davacının faiz alacağını talep hakkı bulunacağı kanaat olunmaktadır.
Yerleşik Yargı kararlarında; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan ihtilaflarda avans faize hükmedilmesi
gerektiğinin belirtildiği; avans faiz yönünden hesaplama yapıldığında;
STK kararında 187.476,38-TL asıl alacak yönünden hüküm tesis edildiği; 19.01.2022 tarihi ile 19.01.2024
tarihi arasında işlemiş faiz tutarının;
187.476,38-TL. X %15,75 x 346 gün = 28.379,24.- TL.
187.476,38-TL. X %10,75 x 175 gün = 9.796,95.- TL.
187.476,38-TL. X %16,75 x 67 gün = 5.844,32.- TL.
187.476,38-TL. X %26,75 x 27 gün = 3.671,24.- TL
187.476,38-TL. X %31,75 x 33 gün = 5.456,34.- TL
187.476,38-TL. X %36,75 x 30gün = 5.741,46.- TL
187.476,38-TL. X %41,75 x 22 gün = 4.783,25.- TL
187.476,38-TL. X %42,25 x 27 gün = 5.940,65.- TL
TOPLAM = 69.613,45.- TL. Tutarında davacının talep edebileceği faiz olarak
hesaplanmıştır.
Davacı tarafından 67.838,20-TL. Faiz talep edilmiştir.
1.Davalı Sigorta Şirketinin vaki kaza sonucu Davalı sigortalısına ait araçta meydana gelen hasarın Kasko poliçesi teminatları kapsamında olması ve değerlendirilmesinin mümkün olduğu ve hasar ödemesini süresinde ödemediği, ödeme yapılmaması nedeni ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olması, “Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları maddeleri;
A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.
a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar
c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
d) Aracın yanması,
e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir.
3.3.4. Tazminatın Ödenmesi 3.3.4.1.Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur.”
2.T.B.K., Anayasa Mahkemesi Kararı ile Yargıtay Kararları çerçevesinde davacının yasal faiz ile karşılanmayan aşkın zararının bulunduğu,
3. Davacının faiz talep tutarının 67.838,20-TL. olarak hesaplandığı,
4.Yargıtay 11. H.D. 2018/1512 E. 2019/3201 K. 29.04.2019 Tarihli kararındaki ilamında bulunan kriterler dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre; 458.750,89 TL munzam zarar hesaplandığı,
5.Munzam zarar tazminatı toplamından davacının talep ettiği faiz bedeli olan 67.838,20-TL. nın mahsubu akabinde talep edilebilecek munzam zarar tutarının 458.750,89 TL – 67.838,20 TL= 390.912,69 TL olacağı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davanın sigorta tazminatı ödemesinde temerrüde düşülmüş olması sebebiyle temerrüt faizi ile faiz ile karşılanmayan munzam zarar tahsili istemine ilişkin olduğu, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının Hakem Heyeti kararı ile belirlenen tazminat alacağına temerrüt tarihinden işbu dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olarak toplam 69.613,45.- TL. hesap edildiği davacının talebinin ise 67.838,20-TL. olduğu dolayısı ile işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, anlaşılmakla 67.838,20 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Munzam zarar talebi bakımından ise, davanın dayanağı davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın tespitinde enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, bankaların mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve altın, gümüş vb diğer yatırım araçları ile ilgili bilgiler üzerinden tahsiline karar verilen alacakların temerrüt tarihleri itibariyle bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması halinde tahsil tarihlerinde ulaşabileceği miktar ile bulunacak bu miktardan davada kabul edilen alacakların temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği miktarın hesaplanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Mahkememizce de bu doğrultuda rapor alınmış ve rapor denetime elverişli bulunmuştur. Rapor ile 458.750,89 TL munzam zarar hesaplandığı, munzam zarar tazminatı toplamından davacının talep ettiği faiz bedeli olan 67.838,20-TL'nın mahsubu ile talep edilebilecek munzam zarar tutarının 458.750,89 TL – 67.838,20 TL= 390.912,69 TL olduğu anlaşılmış olup munzam zarar bakımından taleple bağlı kalınarak 100,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-67.838,20 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-100,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.640,85-TL karar ve ilam harcından 1.160,22-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.480,63-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.648,62-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 12.267,00-TL masraf olmak üzere toplam 13.915,62-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025
Katip ... Hakim ...