T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/473 Esas
KARAR NO:2025/297
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/08/2024
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasında mal alım-satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki neticesinde müvekkili şirketin 02.05.2024 tarihi itibari ile 135.096,03 TL alacaklı hale geldiğini, davalı ... ... ve Ticaret A.Ş. ve ... ... A.Ş. açıkça müvekkili firmaya borçlu olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair tüm fatura ve kayıtlar müvekkili defterlerinde mevcut olduğunu, taraflar arasındaki faturalarda bahsi geçen mallara ilişkin borçlu firmaca ödemelerin yapılmaması müvekkili firmayı büyük zarara uğrattığını, borç bakiyesi hakkında borçlu firma defalarca bilgilendirildiğini, bu bildirimlere karşı, borçlu davalı firmaca hiçbir geri dönüş sağlanamadığını, borçlu firmaya ulaşmak mümkün olmadığını, müvekkili ve karşı tarafın BA-BS bildirimlerinin vergi dairelerinden celbini talep ettiklerini, müvekkilinin alacağının mevcudiyeti ve haklılığı ortada olup taraflarınca .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibi söz konusu haklı alacağın tahsili amacıyla başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, davalı-borçlu hakkında yapmış oldukları cari hesap ekstresine dayanan icra takibi, usul ve yasaya uygun olduğu gibi temelinde geçerli bir borç ilişkisi mevcut olduğunu, borçlu tamamen müvekkilinin haklı alacağını sürüncemede bırakma saiki ile hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak itirazda bulunduğunu, borçlunun soyut iddialarından ileri gidemeyen itirazlarının iptali gerektiğini, borçlunun itiraz sebeplerinin değiştirilmesine ve genişletilmesine muvafakat etmediklerini, taraflarınca arabuluculuğa başvurduklarını, arabulucu toplantısında bir anlaşma sağlanamamış, 18.07.2024 tarihli anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, borçlu taraf ile müvekkili firma arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı-borçlunun, müvekkile borcunun olduğunun sabit olduğunu, alacaklı olarak taraflarınca borcun ödenmesi için yapılan yazılı ve sözlü tüm taleplerin neticesiz kalması, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içerisinde olması dikkate alındığında, davalı/borçlunun ödemeye ilişkin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinin açıkça ortada olduğunu, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın icra takibini durdurmak ve müvekkili şirketin haklı alacağının tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu, müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması için ve müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimali de dikkate alınarak, davalı/borçlu ile ilgili ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra takip dosyası sayılı dosyasında icra takip dosyasında, borçlunun yapmış bulunduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamını, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle haksız davalı- borçlu aleyhine dava ve takip değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: Davacı taraf cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olduğunu, reddinin gerektiğini, müvekkilİ şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın cari hesap olduğu yönündeki iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde sunulan faturalara ilişkin mallar müvekkili tarafından teslim alınmadığını, irsaliyeleri teslim alan sıfatıyla imzalayan Alihan Şan isimli kişi müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, alacaklının düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200.maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğunu, öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, davalı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturaları gönderildiğini, davalı müvekkili tarafça güvene dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, faturalarda belirtilen mallar müvekkiline teslim edilmediğini, haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı taraf, ticari satım ilişkisinden kaynaklı 135.096,03 TL alacaklı olduğunu beyan etmişse de müvekkili şirketin davacı yana borcu bulunmadığını, icraya konu edilen alacak müvekkili şirket ... ... ve Ticaret A.Ş.'ye ait bir borç olmadığını, ... A.Ş. ve ... A.Ş. Adi Ortaklığına ait olduğunu, bu durum müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Anonim Şirket vekili cevap dilekçesinde: Davacının itirazın iptaline davasına konu yaptığı ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ne davacı ne de davalı şirketler taraf olmadığını, davalılarında borçlu olmadığı icra dosyasına ilişkin olarak itirazın iptalini talep etmesinin mümkün olmadığını, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmamaları nedeniyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, ortada geçerli bir takibin bulunmadığını, müvekkili şirket konkordato talebinde bulunduğunu, takip tarihi ise mahkemece verilen geçici mühlet kararından sonra olması, takibin konkordato geçici mühlet süresi içinde başlatılması, takip alacağının İİK 206. Maddesinde düzenlenen alacak türlerinden olmaması nedeniyle takibin İİK 294 md hükmüne aykırı ve hukuken geçersiz bir takip olduğunu, geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamayacağını, bu hususun dava ön şartı olduğunu, mahkemece resen gözetilmesinin gerektiğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket ... ... A.Ş. tarafından yapılan konkordato başvurusu kapsamında ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının 17/04/2024 tarihli Geçici Mühlet ve İhtiyati Tedbir Kararı marifetiyle müvekkili şirkete 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, söz konusu kararın 3 nolu ara kararında 7101 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nun 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına karar verildiğini, tüm takip ve muhafaza işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu durdurulmasına karar verilmesini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının 17/07/2024 tarihli duruşmasında, "geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 17/07/2024 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına," karar verildiğini, İİK’nın 288/1. maddesinin atfıyla 294. madde uyarınca, alacaklıların borçlu aleyhine başlatmış olduğu icra takipleri durur ve borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağını, somut olayda geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamayacağını, bu hususun dava ön şartı olduğunu, mahkemece re'sen gözetilmesinin gerektiğini, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini belirttiğini, söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın cari hesap olduğu yönündeki iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde sunulan faturalara ilişkin malların müvekkili tarafından teslim alınmadığını, irsaliyeleri teslim alan sıfatıyla imzalayan Alihan Şan isimli kişi müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, alacaklının düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesinin gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmadığını, ifasına ilişkin olduğunu, öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, faturalarda belirtilen mallar müvekkiline teslim edilmediğini, haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı taraf, ticari satım ilişkisinden kaynaklı 135.096,03 TL alacaklı olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin davacı yana borcunun bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmamaları nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, somut olayda geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması nedeniyle itirazın iptali davası dava ön şartından yoksun olmasından kaynaklı davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, esasa girilmesi durumunda, haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizdeki dava 12/08/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından 135.096,03 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... ... ve Ticaret Anonim Şirket vekili tarafından icra takibine, takip talebine, takibin sebebine, ödeme emrine, ana paraya faize, borca, faiz oranlarına ve borcun tüm ferileri ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını talep ettiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi İrfan Demirci tarafından hazırlanan 17.03.2025 tarihli raporda: Davacı şirketin 2024 yılına ait e-ticari defter ve dökümlerinin usulüne uygunluğunun tetkik edilmesi; Davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab'da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. Gereğince ve mevcut haliyle davacının 2024 yıllına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davacının incelenen 2024 yıllarına ait ticari defterlerinde dava dışı ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ort. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, davacı şirketin, dava dışı ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ort. ile olan cari münasebetini ... no.lu Alıcılar hesabının alt hesap kodunda takip ettiği, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi 02.05.2024 tarihi itibariyle dava dışı ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ortaklığından 135.096,03 TL bakiye alacaklı olduğu, 17.05.2024 tarihi itibariyle ise 239.141,03 bakiye alacaklı olduğu müşahede edilmiştir. .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası ile; Alacaklı ... Yapı Ve End. Malz. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'in vekili tarafından, borçlu ... Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ve diğer borçlu ... Yapı ve Enerji San. Tic. A.Ş. aleyhine 02.05.2024 takip talebi tarihinde başlatılan 7 no.lu örnek ödeme Emirli icra takibinde, 135.096,03 TL Asıl Alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans faizi) 135.096,03 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100'e göre yapılmasını talep etmiştir. Borçluların itirazı üzerine durmuş ve alacaklı vekili tarafından eldeki İtirazın İptali davasının açıldığı görülmüştür. Mali netice olarak ; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde ve ihtilafa vuku 2 adet faturanın davalılar adına düzenlenmediği, Adi ortaklık adına düzenlendiği görüldüğünden, davacının takip tarihi olan 02.05.2024 tarihi itibariyle dava dışı adi ortaklık olan ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ortaklığından 135.096,03 TL bakiye alacaklı olduğu, 17.05.2024 tarihi itibariyle ise 239.141,03 bakiye alacaklı olduğu, 2 adet faturanın düzenlendiği adi ortaklığın davalılarla aynı olup olmadığı hususunun tüm takdir ve kararı tamamen mahkemeye ait olmak üzere huzurdki davada 2 farklı sonuca ulaşıldığı bunların; 1. Sonuç olarak; Davacının alacağını oluşturan 2 adet faturanın ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ortaklığına düzenlenmiş olduğundan, bu noktada davacının davalılardan alacağı olamayacağı, 2. Sonuç olarak; Davacının alacağını oluşturan 2 adet faturanın ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ortaklığına ait olsa bile, davalılardan bunun talep edilebileceğinin kabulü halinde ise Davacının Davalılardan takip tarihi olan 02.05.2024 tarihi itibariyle dava dışı adi ortaklık olan ... A.Ş ve ... A.Ş. Adi Ortaklığından 135.096,03 TL bakiye alacaklı olabileceği şeklinde raporunu sunmuştur.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
... .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 02/05/2024 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine cari hesaba dayalı olarak 135.096,03 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu ... Yapı..'nın süresinde lehlerine konkordato geçici mühlet kararı verildiği gerekçesiyle takibe ve borca itiraz ettikleri, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... Yapı... hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... esas sayılı dosyasında davalı ... hakkında 17/04/2024 tarihinde geçici mühlet, devamında mühlet uzatımları, kesin mühlet süreleri verildiği ve yapılan yargılama sonucu konkordato projesinin tasdikine karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın konkordatonun hükümleri başlıklı 308/c maddesinde:
"Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.
Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
(Değişik birinci cümle:9/6/2021-7327/7 md.) Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir." hüküm bulunmaktadır.
Bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiği, davacı tarafın, icra takibine konu 04/04/2024 tarihli ve 25/03/2024 tarihli faturaları düzenleyerek defterlerine işlediği, davalıların defterlerini ibraz etmediği, davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının bu sebeple incelenemediği, davacının davalılardan 135.096,03 TL alacaklı olduğu, bu alacakların konkordato mühlet tarihi olan 17/04/2024 tarihinden önce olduğu anlaşılmıştır.
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12-574 E 2003/564 K. Sayılı içtihadı) Bir diğer anlatımla, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki takibin bütün ortaklar hakkında başlatılması zorunludur. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık hakkında yapılan takibin ve çıkarılan ödeme emrinin hukuken geçerliliği bulunmamakta olup takibin ortaklğı oluşturanlar hakkında yapılması gerekmektedir.
Zira, davalı ... yapı...hakkında İİK. 286. ve 287. maddeleri gereğince 17/04/2024 tarihinde geçici mühlet, devamında mühlet uzatımları, kesin mühlet süreleri verildiği ve yapılan yargılama sonucu konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, takibin ise 02/05/2024 tarihinde geçici mühlet süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
İİK 294/1 maddesinde "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. " hükmü gereği davalı İz-taş İnşaat Metal Mermer Madencilik Tarım Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında mühlet süresi içerisinde takip yapılamaz kuralının ihlal edilmesi sebebiyle bu borçlu hakkında yapılan takibin usulsüz olduğu anlaşıldığından bu borçlu bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İş ortaklığı, esas itibariyle Borçlar Kanunu'nun 620 ve müteakip maddelerindeki hükümlere tabi bir adi ortaklık olup, tüzel kişilikleri olmadığından taraf ehliyetleri yoktur. TBK'nın 638/3. maddesine göre; "Ortaklar birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar". Adi ortaklığın borcu, adi ortaklığı oluşturan kişilerden, takipte taraf gösterilmek sureti ile tahsil edilir. HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaların dava şartlarından olduğu, HMK'nın 115. maddesine göre mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı hükmü nazara alınarak, temyiz aşamasında da dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
HMK’nın 60/1. maddesine göre; mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. İş ortaklığı yönünden taraflar arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunuyor ise de ortaklardan biri hakkında verilen kesin mühlet kararı diğeri yönünden sonuç doğurmayacağından .... takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira taraflar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı sadece iş ortaklığını ilgilendiren hukuki ilişkiler yönünden mümkündür.
Somut olayda davacının davalılardan alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalıların gerek kendi ticari defterlerini gerek ortaklığa ait ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının düzenlemiş olduğu faturaya itiraz etmedikleri gibi malların teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyesinin aksini ispatlar belge ve delil de sunmadıkları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalılardan alacaklı olduğu, davalı ... Yapı için başlatılan takibin usulsüz olduğu, davalı ...'ın takibe itirazının haksız olduğu anlaşılmış davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın davalı ... Yapı ve Enerji San. Tic. A.Ş. Bakımından reddine,
2-Davanın davalı ... Grup İnşaat San. Tic. A.Ş. Bakımından kabulü ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın davalı ... Grup İnşaat San. Tic. A.Ş. Bakımından iptali ile takibin bu davalı bakımından aynen devamına,
3-Davacının icra inkar tazminatı talebini kabulü ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Grup İnşaat San. Tic. A.Ş. 'den tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Karar harcı 9.228,41 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.269,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.959,26 TL harcın davalı ... ... ve Ticaret A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.269,15 TL peşin nispi harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.757,55 TL'nin davalı ... ... ve Ticaret A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 165,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.165,00 TL yargılama giderinin davalı ... ... ve Ticaret A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ... ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Anonim Şirket verilmesine,
10-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL'sinin davalı ... ... ve Ticaret A.Ş'den taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilleri ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2025
Katip ..
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır