T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/502 Esas
KARAR NO:2025/356
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :26/08/2024
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ile borçlular ... ve ... arasında 12.11.2019 tarihinde elektrik kullanım bedelinden kaynaklanan borcun ödenmesi için karşılıklı Taksitlendirme Protokolü imzalandığını, bu protokol kapsamında 10.12.2019 ödeme günlü senet ile borçlular hakkında toplamda 83.766,09 TL tutarında senet tanzim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle muaccel halde bulunan borcun ödenmemesi ile alacaklı müvekkilin hakları tehlikeye düşmüştür. Bu kapsamda borçlular tarafından bilinen ve kötüniyetle ödenmeyen alacak rehinle de temin edilemediğinden, davalıların malları üzerine borca yetecek kadar ihtiyati haciz konulması" talebi ile ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş ve ... Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, borçluların ödeme yapmaması sebebiyle ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından vekilleri aracılığı ile süresinde itiraz dilekçesi sunulduğunu, taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşılamadığına dair tutanak kullanıldığını, 05.07.2019 son ödeme tarihli 63.945,30 TL bedelli ve 08.07.2019 son ödeme tarihli 6.826,71 TL bedelli fatura bedelini ödenmediğini, bu sebeple borçlu vekilleri aracılığı ile süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçeleri ile takip durdurulduğunu, borçluların vekilleri aracılığı ile vermiş olduğu dilekçe ile, herhangi bir ödeme olmadığı gibi hakkında açılan icra takibine anapara, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz etiğini, faiz ve KDV açısından, davalı-borçlunun icra takibinde talep edilen borcun ferilerine ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu, değişen oranlarda gecikme zammı taleplerinin olduğunu, sözleşme ile elektrik abonesi olan müşteriler, elektrik bedeline ilaveten KDV de ödediğini, bu halde kaçak elektrik kullananların KDV ödememesi kaçak kullanımı teşvik edeceği gibi abone olanlara karşı da onları daha avantajlı duruma getirdiğini, hukuk düzeni ise kaçak elektrik kullanımı destekleyici tutumlarda bulunamayacağını, KDV taleplerinin hukuka uygun olduğunu, 7346 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile KDV bedellerinde artış kararı verildiğini, gecikme faizi/gecikme zammına dair uygulanan %18 KDV 'nin %20 KDV şeklinde hesaplanmasının gerektiğini, icra inkar tazminatı taleplerinin bulunduğunu, takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan elektrik faturalarından kaynaklanan senet borcunu ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlular aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların takibe itiraz etmeleri ve kuruma ödeme yapmalarının tahsilat sürecini uzatmak amacıyla yürüttüğü bir strateji olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, borçlunun 2019 ve 2020 tarihleri arasında toplamda 54.872,66 TL ödeme yapmış olduğunu, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ait olmak üzere, öncelikle faiz, vergi ve masraftan düşüldüğünü, kalan güncel bakiye üzerinden yapılacak hesaplama sonucunda itirazın iptali ile, borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişen oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV ile birlikte takibin devamını, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini, mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, dava Asliye Hukuk Mahkemesi yerine görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davacı tarafça sunulan bononun vade tarihinin üzerinden 3 yıldan daha uzun süre geçtiğini, bu sebeple bono vasfı kaybolduğunu, bonoya dayanarak açılan dava bakımından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığının açık olduğunu, dava bakımından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için TTK Madde 4 gereğince tarafların tacir olmaları ve davanın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirmesinin gerektiğini, somut olay bakımında değerlendirme yapıldığında ise davalı ... her ne kadar haricen öğrendiğimiz kadarıyla dosyaya sunulan faturalarda tüketici olarak gözüken Tasfiye Halinde ... İnş. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olsa da, tacir olmadığını, davalı ...'de ilgili tarihlerde veya dava tarihinde tacir olmadığını, TTK Madde 4'de yer alan tarafların ticari işletmesini ilgilendirme hususunun ancak ilgili faturada tüketici olarak gözüken Tasfiye Halinde ... İnş. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. için gerçeklemiş olabileceği ve dolayısıyla Tasfiye Halinde ... İnş. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin Davalı olarak yer almadığı bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılamayacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bonoda da taraf olarak gözüken davalılar da tacir olmadıklarını, yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin de dava bakımından yetkisiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını, bono sebebiyle de avalistin sorumluluğu doğmayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağın gecikme zammı ve KDV ile birlikte tahsili talebinin de reddi gerektiğini, davacı tarafın gecikme zammı talep edebilmesinin mümkün olmadığını, KDV bakımından ise, tahsil edilecek elektrik bedellerinin KDV ile birlikte tahsili sadece kaçak elektrik kullanımlarında söz konusu olduğunu, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde tahakkuk ettirilen toplam tutarların içerisinde KDV'nin de yer aldığı görüldüğünü, davacı tarafın iddiasının kabulü faturalar üzerinden 2 kez KDV tahsil edilmesi sonucunu doğuracağını, icra takibi ile talep edilen alacak likit olmadığını, icra-inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 303.966,15 TL üzerinden icra takibi başlatılmış, dava ise icra takibi ile talep edilen alacağın fahiş miktarda olduğunu gösterir biçimde 94.833,52 TL üzerinden açıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde 2019 ve 2020 tarihleri arasında toplamda 54.872,66 TL ödeme yapıldığı açıkça ikrar ettiğini, bu tutarın da talep edilen alacaktan düşülmesinin gerektiğini, davacı tarafça talep edilen asıl alacağa herhangi bir faiz işletilmesinin de mümkün olmadığını, icra takibinde talep edilen ve taraflarınca itiraz olunan 303.966,15 TL'lik alacak talebinin likit olmadığını, dosya kapsamında alacak miktarının belirlenebilmesi için yargılama yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi, tensip tutanağı e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş, davalı taraça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizdeki dava 26/08/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... vekilince sunulan itiraz dilekçesinde: takibe, faize, borca ve fer'ilerine itirazlarımızı sunar, takibin durdurulmasına ve işbu icra takibi ihtiyati haciz kararının uygulanması mahiyetinde olduğundan İİK Madde 264/2 gereğince işbu itirazımızın Alacaklı tarafa tebliğine karar verilmesini talep ettiği, ... vekilince sunulan itiraz dilekçesinde: Müvekkili aleyhine yapılan ve hukuka yasaya açıkça aykırı olan haksız icra takibine itiraz ettiğimiz, müvekkilin takip alacaklısı olduğunu bildiren yana hiçbir borcu bulunmadığından dava açılması halinde diğer itiraz ve beyanda bulunma haklarımızı saklı tutarak takibe, borcun tamamına, ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, vekalet ücretine, icra giderlerine yasal süresinde itiraz ettiklerini bildirdikleri görülmüştür.
Yapılan yargılama sonucunda, icra takibine konu senedin taraflar arasında 12.11.2019 tarihli taksitlendirme protokolü kapsamında davalılar tarafından düzenlenerek davacıya verildiği, protokolün 10. Maddesinde 'İş bu PROTOKOL uygulama safhasından doğacak her türlü anlaşmazlığı çözmeye BAKIRKÖY MAHKEME ve İCRADAİRELERİ YETKİLİDİR.' maddesi bulunduğu, davalı ...'in cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, yetkili mahkemenin yetki sözleşmesi gereğince Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunun bildirildiği görülmüş olup mahkememizin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın HMK madde 17 uyarınca YETKİSİZLİK nedeniyle usulden REDDİ ile yetkili mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda yetkili mahkemece karar verilmesine,
3-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır