T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/512 Esas
KARAR NO:2025/894
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/09/2024
KARAR TARİHİ:02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin, maliki olduğu ... plaka sayılı, davalı kurumun üretimi olan ... marka, 2023 model araca ilişkin kullanıcı hatası olmaksızın, dış müdahale ile meydana gelen arızanın giderilmesi adına yine davalı kuruma ait servis onarımı için 82.602,64 TL ödeme yapmaya zorlandığını, davaya konu olan ... plaka sayılı aracı davalıdan 2023 yılı Ekim ayında teslim aldığını ve dava tarihine kadar söz konusu aracın yalnızca müvekkili şirket ortağı ve tek yetkili müdürü ... tarafından kati suretle arazi yollarına girilmeksizin, sadece şehir içinde veya şehirlerarası otoyollarda kullanıldığını, yaklaşık 26.000 Km yol yaptığını, geçtiği aylarda, aracın "soğutucu düşük - sürüş için uygun - servis planlayın" hatası vermesi nedeniyle müvekkili şirketin aracı kullanan yetkili müdürü ... tarafından davalı kurumun servisinin arandığını, bu arama üzerinde davalının servis birimi arızanın aracın elektronik dizaynından kaynaklanabileceğini, araç ile ilgili yazılım güncellemelerinin mevcut olduğunu ve bu güncellemelerin yapılması gerektiği belirtildiğini, güncellemelerinin yapılmasına rağmen arızanın düzelmemesi halinde uygulama üzerinden servis randevusu oluşturarak aracın servise götürülmesi gerektiği müvekkile iletildiğini, güncellemelerin tamamlanmasına rağmen arızanın devam etmesi nedeniyle müvekkii tarafından en yakın servis tarihine, Temmuz ayına servis randevusu alındığını, akabinde muhatabın servisi tarihlerde güncellemelerde bulunduğunu ve servis tarihi 06/06/2024 olarak belirlendiğini, servis randevusunda belirtilen arıza koduna ilişkin "Sürüşe Uygun'' ibaresinin bulunması nedeniyle davacı müvekkili şirketin yetkili müdürü servis randevu tarihine kadar aracını kullanmaya devam ettiğini, bu süre içinde 24/05/2024 tarihinde, Başakşehir'deki işyerinden bankaya doğru aracı ile giderken "güç azaldı max hız 108 km/h" şeklinde bir uyarı almış, bankada işlemlerinin bitmesinin ardından her ne kadar randevusuna yaklaşık iki hafta bulunsa da servise doğrudan gitme planı yaptığını, ancak, davacı müvekkili müdürü ..., bankadan ayrıldıktan sonra aracın gücünün tamamen kesildiğini ve akıllı ekranın açılamaz şekilde kapandığı görmüş ve aracın altından tanımlayamadığı seslerin geldiğini fark ettiğini, bu hususun üzerinde davacı müvekkilin yetkili müdürü ..., davalı kurumun ilgili araç servisini iki kez aradığını ve mobil ekibin bulunduğu yere gelmesini sağlahdığını, ilgili servisten gelen yetkili personel araç üzerindeki kontrollerini yaptığını, aracın güç kablolarını dahi çıkardığını ve akabinde servis merkezini arayarak araçta herhangi bir darbe olmadığını ilettiğini, ardından, yetkili personel aracın çekici ile servise gitmesi gerektiğini davacı müvekkili müdürüne ilettiğini, aracın çekici organizasyonu ile muhatabın yetkili servisine götürülmesi davalı kuruma ait mobil servis personelleri tarafından hızlıca sağlandığını, ardından müvekkili aracın kullanım kartını ilgili personellere teslim ettikten sonra arızanın meydana geldiği mahalden ayrıldığını, arızanın meydana geldiği günün akşamında davalı kurumun servis personeli tarafından müvekkili şirket yetkili müdürü ... cep telefonu yolu ile arandğını ve arıza ile ilgili kendisine bilgilendirme yapıldığını, yapılan bilgilendirmede aracın altına taş gelmesi nedeniyle radyatörün parçalandığı iddia edildiğini ve işbu hasarın garanti kapsamında olmadığı iletilerek araçta onarım yapılması için müvekkilden onay talep edildiğini, bu talebin üzerine, davacı müvekkili müdürü ..., hasarın dış etken ile ilgili olsa bile kullanıcı hatası olmadığını, taş geldiği için darbe aldığı iddia edilen araç içi alanın muhafaza altına alınmadığını ve kapatılmadığını bir alan olduğunu, işbu alanın açık bırakılmasının davalı muhatap ... ... LTD. ŞTÎ'nin araç üretim sürecinde öngörmesi gereken fakat öngörmemesinden kaynaklandığını, aracı dış müdahalelere açık tasarlanmasının ve imal edilmesinin teknik mahiyette gizli ayıp niteliğinde olduğunu kendilerine iletildiğini, aynı tarihte muhatabın teknik servis yetkili personeli tarafından müvekkili şirketin yetkili müdürü ... tekrar cep telefonu yolu ile arandığını ve onarımın garanti kapsamında olmayacağını, yaklaşık olarak 80.000 TL civarında masrafının olacağını, bu masrafın 67.000 TL'lik kısmının süper manifolt değişimi olabileceği iletildiğini, bu hususun üzerinde, ... tarafından ilgili onarımın yukarıda belirtilen nedenlerle garanti kapsamında olması gerektiği kendilerine tekrar iletilmiş ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, tüm bu iletişim süreçlerinde müvekkili arızalı araçta radyatör haricinde belirtilen bedelin önemli bir kısmının karşılığı olduğu belirtilen süper manifolt isimli parçanın neden değişmesi gerektiğine ilişkin ısrarla bilgilendirme talep etmiş ancak bu bilgilendirme kendisine yapılmadığını, tüm bu iletişim süreçleri içinde anlaşmaya varılamadığından, müvekkili şirketin yetkili müdürü ..., arızanın meydana geldiği tarihten iki gün sonra, 27/05/2024 tarihinde yüz yüze görüşmek adına davalının yetkili servisine gittiğini, tüm yaşananlar kendisi tarafından tek tek izah edilmesine rağmen yine bir sonuç alınamadığını, müvekkili daha fazla mağdur olmamak ve aracını kullanabilmek adına, aracın özel üretim bir araç olması sebebiyle yetkili servisi dışında onarım imkanı da olmadığından, ihtirazi çekincesini tekrar belirterek arızanın ücretli giderimi ve radyatör değişimi için onay vermek mecburiyetinde kaldığını, onarım sürecinde belirtilen radyatör değişiminin yapılmasının ardından, onarılan parçaların müvekkile iadesi gerçekleştiğini, müvekkili şirketin yetkili müdürü ..., gelen parçaları incelediğinde onarım sürecinin başında, hasar tespit sürecinde kendisine "hasarlı" olarak gönderilen parça fotoğrafları ile değiştirildikten sonra kendisine iade edilen parçaların aynı olmadığını, hasar tespit sürecinde hasarlı olarak işaretlenmiş parçaların gelen parçalarda hasarsız olduğunu fark ettiğini, davanın kabulünü, gizli ayıplı üründen kaynaklanan arızanın onarım bedeli olan ... numaralı 4.6.2024 tarihli faturanın 82.602,64 TL tutarındaki bedelinin, ödeme tarihi olan 5.6.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya iadesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Aracın her türlü ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, kullanıcı hatası sebebiyle arızalanan aracın onarımı ücretli olarak gerçekleştirildiğini, davacının iddialarının aksine, uyuşmazlığa konu araç ayıptan ari bir biçimde davacıya teslim edildiğini, aracın teslim anında davacı tarafından kontrol edildiğini ve iddialarının aksine herhangi bir eksiklik, bir ayıp bulunmadığı anlaşılarak teslim alındığını, müvekkili şirket bütün araçlarını çok aşamalı kalite-güvenlik kontrol prosedürlerinden geçirmekte ve gerekli kurum ve kuruluşlardan onaylar aldığını, dolayısıyla, davacı tarafça iddia edilen ayıbın araç’ın üretiminden kaynaklanması mümkün dolmadığını, müşteri memnuniyetini her zaman en üst düzeyde tutan müvekkili şirket tarafından, araç’ta yapılan test ve kontroller sonucunda, yetkili servis tarafından düzenlenen servis teklifi kapsamında, araç’taki arıza tespit edildiğini, onarım için supermanifolt ve radyatör değişimi sağlandığını, gerekli değişimin garanti kapsamında yapılmayacağı zira kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve katlanılması gereken masraflar konusunda davacı her aşamada bilgilendirildiğini ve davacı’nın onayı neticesinde ücretli onarım sağlandığını binek araçlardan ağır iş makinelerine kadar her tür motorlu araçta soğutma radyatörleri bulunduklarını, içten yanmalı motorlu araçlarda birden fazla radyatör bulunurken, müvekkili şirket araçlarında da, araçların farklı bileşenleri ve klima çalışması gibi soğutma ihtiyaçlarını karşılaması adına radyatör bulunduğunu, bu radyatörlerin araçların ön taraflarına yerleştirilmesi gerektiğini, böylece hesaplanan miktarda hava içeri akabilir ve soğutma gereksinimlerini sağlayarak ısı alışverişini gerçekleştirebileceğini, bütün araçlarda olduğu gibi müvekkili şirket araçlarında da radyatörler aracın ön tarafında bulunmakta olduğunu, radyatörlerin ön tarafta bulunması tüm otomotiv sektöründe yer alan firmalarca genel göze alınan bir risk faktörü ortaya çıkardığını, özellikle ülkemizde yolların yüzeylerinde çok sayıda çakıl, mıcır vb. küçük taş bulunmakta olduğunu, bu küçük taşlar, seyir halindeki her araç için bir risk faktörü teşkil ettiklerini, şöyle ki, aynı bu küçük taşlardan birinin ön cama çarpıp çatlak oluşturması, fara çarpıp camı kırması, boyalı bir yüzeye çarpıp boya hasarına neden olması gibi bu taşlardan birinin havalandırma deliğinden ön radyatöre çarpıp aracın arızalanmasına neden olması da olası olduğunu, bu şekilde gerçekleşen bir arızanın, seyir halindeki herhangi bir araçta meydana gelme olasılığı ile müvekkili şirket araçlarında meydana gelme olasılığı aynı olduğunu, bu kapsamda, radyatörsüz araç üretimini mümkün kılan yeni nesil bir soğutma teknolojisi geliştirilene veya taşsız yollar yapılmaya başlanana kadar, bu risk faktörü kabul edilmek zorunda olduğunu, davacı araç’ı yaklaşık 26.000 kilometre boyunca ayıptan ari bir biçimde, hatasız ve sorunsuz olarak kullanıldığını, söz konusu radyatör arızasının, servis teklifi’nden, araç radyatörü görsellerinden ve hayatın olağan akışından anlaşılacağı üzere, kullanıcı hatasından ileri geldiği ve araç’ta herhangi bir ayıp bulunmadığı sabit olduğunu, araç yetkili servise radyatördeki hasardan kaynaklanan yetersiz soğutma sıvısı seviyesi ile geldiğini, araçın bu koşullar altında çalıştırılmasından kaynaklı olarak ek bileşenler hasar gördüğü için, radyatörle birlikte supermanifolt’un da değiştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket kayıtları kapsamında, davacının ilk olarak 24.05.2024 tarihinde servis ile iletişime geçtiği sabit olduğunu, araç kayıtları kapsamında, bu tarihten daha önce dahi aracın yetersiz soğutma sıvısı seviyesiyle ilgili birden fazla hata verdiği görüldüğü, bu hata kodu, sürücüye “Servis planlaması gerekli” mesajıyla bilgilendirildiğini, davacı, aracında meydana gelen arıza hakkında, kendi ihmali kapsamında, müvekkili şirket ile iletişime geçmekte geç kaldığını, bu doğrultuda, uyarının çıkmasından makul bir süre sonra aracın servise getirilmemesinden meydana gelen ihmal, araçtaki arızanın daha kötü bir hal almasını ve masrafın artmasına yol açtığını, arıza durumu daha kritik bir hal aldığında, araç sürücüye daha fazla ve çeşitli hata kodları sunmaya devam eder ve son aşamada davaya konu araç’ta olduğu gibi sürücü sistemleri aşırı ısındıkça otopilot, araç bilgisayarı, dokunmatik ekran gibi işlevler daha fazla ısı oluşumunu önlemek için güvenlik amacıyla kapatıldığını, aracın kapanmasından önce sürücüye gönderilen tüm arıza uyarıları ve hata kodları davacı tarafından göz ardı edildiğini, araç yol yardım ekibi tarafından ... Servisine çekildığıni, yetkili servis teknisyenleri tarafından gerçekleştirilen inceleme sonucu arızanın temel nedeninin, taş gibi bir dış müdahalenin aracın ön tarafında bulunan soğutma radyatöründe kritik bir hasara yol açtığı tespit edildiğini, aracın uzun süre düşük soğutma sıvısı seviyesi ile çalışılması nedeniyle daha fazla bileşenin hasar gördüğü tespit edildiğini ve araç soğutma fonksiyon testini geçemediğni, davacı, arıza tespitinin ve onarımın her safhasında, hem maliyetler hakkında müvekkili şirket uygulaması üzerinden hem de onarımın garanti kapsamında olmayacağı hakkında bilgilendirildiğini, onarım davacı tarafından onaylandığını, bileşenler değiştirilmiş ve araç 04.06.2024 tarihinde davacı’ya tekrardan teslim edildiğini, davacı’nın, değişimi sağlanan parçaların kendisine iadesini özellikle talep etmesi üzerine, parçaların davacı’nın evine kadar gönderimi müvekkili şirket tarafından özel mobil servis aracıyla sağlandığını, davacı’ya gönderimi sağlanan parçalar, davaya konu araç’tan değişimi sağlanmış olan parçalar olduğunu, hasar tespit amaçlı görselleri gönderilen parçalar ile iade edilen parçaların farklı olduğuna ilişkin bir iddia abesle iştigal olduğunu, radyatörde meydana gelen bu arızanın, teknik bilgiye sahip olmayan bir kişi tarafından tespit edilmesinin mümkün olmaması muhtemel olduğunu, arızanın niteliği, uzmanlık gerektiren bir değerlendirme ve inceleme sürecini zorunlu kıldığını, davacı tarafından, parçaların aynı olmadığına ilişkin ileri sürülen iddialar tamamen kötü niyetli ve asılsız olduğunu somut delillere dayanmadığını, bu iddialar, davanın esasını saptırmaya yönelik olduğunu, hukuki bir dayanağı bulunmadığını, araç’ta meydana gelen arızanın dış etkenli olduğunu, üretici veya satıcı kaynaklı herhangi bir kusurun bulunmadığı durumları açık olduğunu, müvekkili şirket’in araca ilişkin olarak ücretli onarım teklifi hukuka uygun olduğunu, araç’ta herhangi bir ayıp bulunmadığından ve somut olaydaki unsurlar, kullanıcılara sağlanan ... Garanti Kitapçığı’nda garanti kapsamı dışında bırakıldığından aracın ücretsiz onarılması talebi hiçbir hukuki temele dayanmadığını, ... Garanti Kitapçığı’nda araca çarpan ve giren nesneler garanti kapsamı dışında tutulduğunu, davacı tarafın haksız davasının reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıdan satın alınan davacıya ait araçta meydana gelen arızanın kullanım-üretici hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, aracın gizli ayıplı olup olmadığının tespiti ile davacının arıza sebebiyle ödemiş olduğu bedelin davalıdan iadesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 01/09/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosya makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 16.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davaya konu olan arızanın (radyatör kırılması ve soğutma sisteminin devre dışı kalması) aracın radyatör kısmının yetersiz korumasından kaynaklandığına, Dava konusu aracın ekranında "sürüş için uygun" mesajının bulunmasının araç kullanıcısına, aracın kısıtlı bir performansla kontrollü şekilde kullanılabileceğini bildirdiği, aracın arızasının İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/512 E. BİLİRKİŞİ HEYETİ RAPORU Sayfa6/7 kritik durumda olması durumundan aracın durdurulması, çalıştırılmaması gibi uyarlılar vermesi gerektiğine, Dava konusu aracın ekranından "sürüş için uygun" mesajı olması nedeniyle dava konusu aracı kontrollü şekilde kullanmaya devam etmesinin kullanıcı ihmali olmayacağına, Dava konusu araçta meydana gelen arızanın öngörülebilir dış etkiler karşısında kullanıcı tarafından önlenmesi mümkün olmayan, araç koruma eksikliğinden kaynaklı bir zafiyet olup gizli ayıp niteliğinde olduğu bu sebeple söz konusu hasar gizli ayıp niteliği taşıdığına Bu nedenle; dava konusu araçta meydana gelen arıza ve onarım bedelinin garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığına, Satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olduğunun teknik değerlendirmede tespit edildiği nazara alınarak; davacının süresi için bildirim külfetini yerine getirmiş olduğu ve ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğu, davacının ödemiş olduğu onarım ücretinin davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile iadesinin gerektiği, ödeme tarihi olan 5.6.2024 tarihinden dava tarihi olan 1.9.2024'e kadar 82.602,64 TL için 10.306,09 TL işlemiş avans faiz hesaplandığı" şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçeleri sunmuşlardır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; somut olayda mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği şekilde, dava konusu aracın ekranından "sürüş için uygun" mesajı olması nedeniyle dava konusu aracın kontrollü şekilde kullanılmaya devam edilmesinin kullanıcı ihmali olmayacağı, dava konusu araçta meydana gelen arızanın öngörülebilir dış etkiler karşısında kullanıcı tarafından önlenmesi mümkün olmayan, araç koruma eksikliğinden kaynaklı bir zafiyet olduğu, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu bu sebeple söz konusu hasarın gizli ayıp niteliği taşıdığı, dava konusu araçta meydana gelen arıza ve onarım bedelinin garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, teknik incelemede aracın ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, olayın oluş şeklinden ve taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşıldığı üzere ayıbın Mayıs ayının sonunda ortaya çıktığı, davacının aynı ay içinde aracı servise götürmüş olduğu, Haziran ayı içinde taraflar arasındaki yazışmaların devam ettiği, onarım faturasının tarihinin 4.6.2024 olduğu, davacının ödeme tarihinin 5.6.2024 olduğu, bu tarihler nazara alındığında davacının bildirim süresine uymuş olduğu, davacı taraf ayıba bağlı olarak ücretsiz onarım hakkını kullanmış olmasına rağmen, onarım ücreti ödemek zorunda kalmış olduğundan, söz konusu onarım ücretinin davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşmeye vücut verdiği ve iadesinin gerektiği anlaşılmış davacı tarafından yapılan 82.602,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 82.602,64 TL'nin 05.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 5.642,72 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.410,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.232,03 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.410,69 TL peşin nispi harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.899,09 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 516,00 TL tebligat gideri ve müzekkere gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.516,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır