T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/535 Esas
KARAR NO :2025/129
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:12/09/2024
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan “..." adresinde kain iş yerinde 26.11.2023 tarihinde davalı ... tarafından yapılan kazı çalışmasının ardından sigortalıya ait depoda su baskını meydana gelmiş ve depoda bulunan emtialar hasar gördüğü, olay sonrası meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden ve rücu muhattabı bakımından tespitler yapıldığı, müvekkil şirket, 80.000,00 TL tutarında hasar tazminatı bedelini ödemek zorunda kaldığı, yapılan ödeme müvekkil şirket Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olmuş, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, ancak davalı haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğu, yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerden dolayı; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf gerekse dava dışı sigortalı tazmin için müvekkil şirkete süresi içerisinde müracaat etmediği, davacı tarafın halefiyet ilkesi gereği tazmini talebinde bulunduğu zararların giderilmesi ve tazminine ilişkin olarak özel bir başvuru usulü ve süresi öngörüldüğü dava konusu olaya müvekkil şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmadığı, bu hususta illiyet bağının ispat yükü davacı tarafa ait olduğu, öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkil şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacı, müvekkil şirketin yaptığı çalışma esnasında emtialarının zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığı, öte yandan hasarın meydana geldiği tarihte müvekkil şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edildiği, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil şirketin yaptığı altyapı kazı çalışmaları sebebiyle söz konusu hasarın meydana geldiği belirtilmiş ise de belirtilen tarihlerde anılan mahalde müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen herhangi bir kazı çalışması bulunmadığı, davacı tarafından iddia olunan hasar müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığı, meydana gelen hasarda müvekkil şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığı, yukarıda izah edilen ve Mahkemenizce re'sen nazara alınacak olan nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hasar sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirtilen.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 81.913,42-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında ve 1944 tarihi İBK'da, sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamayacağı, bu davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu, sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu olacağı şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davanın sigorta poliçesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; HMK.114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2025
Katip ...
Hakim ...