T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/547 Esas
KARAR NO :2025/708
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/09/2024
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca posta tekeline ve TTK md. 54/2 ile md. 55/1-e maddelerine aykırı faaliyette bulunulduğu iddiasıyla dava tarihinden geriye dönük 3 yıl için oluştuğu ileri sürülerek; hazırlanan, kabul edilen, taşınan, taşıttırılan, dağıtılan vs. gönderilerin/mektupların gerçek adedinin tespiti ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için davacı nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsili, murazanın men'i, haksız rekabetin/müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil banka'ya husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği, davacı tarafın tekel yetkisi bulunmadığı, kaldı ki huzurdaki dava tekel yetkisi kapsamındaki taşınırlara ilişkin olmadığı, bir an için tekel yetkisi kabul edilse dahi müvekkil banka, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bir banka olduğundan ve kanuni yükümlülüğünü yine kanun uyarınca yetki almış kurumlar aracılığı ile yerine getirdiğinden davacı yanın haksız rekabet iddiasının hukuki geçerliliği bulunmadığı, bankaların banka ve/veya kredi kartı hamiline yapması gereken bilgilendirme kanuna ve yönetmeliğe dayalı olup, oldukça kapsamlı olduğu, bu nedenle, davacı tarafın iddialarının aksine söz konusu bilgilendirici metinlerin mektup olarak yorumlanması ve değerlendirilmesi yerinde olmadığı, zira, müvekkil Banka müşteriyle haberleşme gayesinden ziyade kart teslimi sırasında bankacılık düzenlemelerinin zorunlu kılmış bulunduğu bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirdiği, müvekkil bankanın tasarruf yetkisinin bulunmadığı bu hususa ilişkin sorumluluğun doğması kabul edilemez. Kaldı ki söz konusu kart tesliminin hangi yolla yapılacağına dair kanuni herhangi bir sınırlama ve yasak bulunmadığından "özgürlük asil, sınırlama istisna" prensibi doğrultusunda Müvekkil Banka'nın sorumluluğuna başvurmak usul ve yasaya aykırı nitelikte olacağı, ayrıca gönderimin kanun kapsamında ilgili Bakanlıktan yetki belgesi almış firmalar aracılığı ile yapıldığı da unutulmamasını, bu nedenle davacı yanın Türk Ticaret Kanunu madde 55/e düzenlemesine dayalı haksız rekabet iddiasının hukuki temeli bulunmadığı, zira haksız rekabetin varlığı için, haksız ve hukuka aykırı bir fiil ile iktisadi rekabetin kötüye kullanımı yoluyla bir zarar veya zarar tehlikesinin yaratılmış olması gerektiği, TTK m. 54/ f. 2’de yer alan tanımdan yola çıkarak, haksız rekabeti oluşturan fiiller, “aldatıcı veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı davranışlar ile normal rekabet düzeninin bozulmasına sebep olan fiiller” şeklinde tanımlanabilir. Dava konusu somut olay incelendiğinde; hukuka aykırı bir fiil bulunmadığı gibi kanuni yükümlülüğün yerine getirilmesi söz konusudur. Ayrıca kanuna dayalı olarak ilgili Bakanlık tarafından yetki belgesi verilmiş bir firma aracılığı ile kanuni yükümlülük yerine getirilmektedir. Dolayısıyla davacı tarafın iddialarının aksine müvekkil bankanın hiç bir eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği açıktır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, öncelikle Müvekkil Banka'ya husumet yöneltilemeyeceğinden haksız davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise davaya cevaplarımız doğrultusunda haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde ve talimat cevabı da değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 04/06/2025 tarihli raporunda özetle;
"1. 6475 s. Posta Hizmetleri Kanununa göre “kullanıcı” tanımına giren davalının, 6475 s. Posta Hizmetleri Kanunu m.6 f.1’deki faaliyetleri yaptığına dair bir tespitin, görülebildiği kadarıyla, dosya içerisinde yer almadığı;
2. Buna göre 6475 s. Posta Hizmetleri Kanunu m.6 f.3’teki müeyyidenin uygulama alanı bulmayacağı, Yönündeki inceleme ve tespitler," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın 6475 sayılı posta hizmetleri kanunu uyarınca posta tekeline ve TTK gereğince rekabet yasağına aykırı hareket nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, mahkememizce Bilgi Teknolojileri İletişim Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı, verilen cevabi yazıda davalıya 6475 sayılı yasa uyarınca posta hizmetleri kanunu kapsamında yetkilendirmenin yapılmadığının bilgilendirildiği, mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetince rapor düzenlettirildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının 6475 sayılı posta hizmetleri kanunu kapsamında tekel hakkının bulunduğunun ancak somut olarak davalının hangi tür eylemleri ile davacının bu hakkının ihlal edildiğinin ortaya konulduğunun tespit edilmediğinin rapor edildiği, davacı tarafça davalının tekel hakkına zarar verici herhangi bir eylemini ispat etmediği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/10/2025
Katip ...
Hakim ...