T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/576 Esas
KARAR NO :2025/12
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/09/2024
KARAR TARİHİ:10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında imzalanmış olan sözleşmelerden kaynaklı acentelik ilişkisinin davalı şirketler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ve beklenmedik şekilde tek taraflı yazılı ihtar ile 31.05.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmesi sonucunda, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirket'e ödenmeyen/ kesilen primlerin tahsili talebiyle işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olmuş ve bu kapsamda, fazlaya ilişkin her türlü dava ve (fer'ileriyle birlikte) alacak hakları saklı kalmak üzere davalı şirketler'in sözleşme hükümlerine aykırı olarak, müvekkili şirketin 31.05.2024 tarihinden önccki faaliyetleri nedeniyle hak etmiş olduğu ve müvekkili şirkete ödenmesi gereken Entegre Satış Noktaları ("...") ve ... Başvuru Noktaları ("...") (hepsi Satış Noktası (...) olarak isimlendirilmektedir.) primlerinin müvekkili şirkete ödenmemiş olması sebebiyle, davalı şirketlerden ... A.Ş. ("...") aleyhine müvekkili şirket'e ödenmeyen ve (Sözleşmenin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Nisan Ayı" isimli (ve Mayıs ayında müvekkil şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 01.06.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil)-, ödenmeyen ve [Sözleşmenin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Mayıs Ayı" isimli (ve Haziran ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 06.07.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Haziran Ayı" isimli [ve Temmuz ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 06.08.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil), davalı şirketler'den ... A.Ş. ("...") aleyhine; Müvekkil Şirket'e ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Nisan Ayı" isimli (ve Mayıs ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 01.06.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Mayıs Ayı" isimli (ve Haziran ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 02.07.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Haziran Ayı" isimli (ve Temmuz ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 06.08.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil), davalı Şirketler'den ... İletişim Hizmetleri A.Ş. ("...") aleyhine; müvekkili şirket'e ödenmeyen ve [Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Nisan Ayı" İsimli (ve Mayıs ayında müvekkili şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 01.06.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Mayıs Ayı" isimli (ve Haziran ayında Müvekkil Şirket'e iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 02.07.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Haziran Ayı" isimli (ve Temmuz ayında müvekkili şirkete iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 06.08.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil); ödenmeyen ve (Sözleşme'nin yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ve) "2024 Temmuz Ayı" isimli (ve Ağustos ayında müvekkili şirkete iletilen) dosyada yer alması gereken ... primleri için 29.08.2024 tarihi itibariyle (bu tarih dahil) işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketler tarafından müvekkili şirkete ödemesi yapılmamış olan tüm satış noktası primlerinin (... primleri + ... primlerinin) müvekkili şirket'e ödenmesini, davalı şirketler tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve hukuki olarak acentelik sözleşmesi niteliğinde olan sözleşmelerin ve (prim sistemi, duyurular vb.) eklerinin hükümlerinin özellikle (i) primlerde tek taraflı olarak istenilen şekilde ve zamanda davalı şirketler tarafından duyuru yöntemiyle açıklanan Prim Sistemi ve değişiklikleri ile TTK m. 114'teki emredici hükümlere aykırı olarak müvekkili şirket'in aracılık ettiği satışlarının hesaplamaya dahil edilmemesi ve bunun sonucunda primlerde kesinti yapılmasına olanak sağlayan hükümlerin ve (ii) müvekkili şirketin maliyetlerini amorti edeceği süre gözetilmeksizin tek taraflı olarak belirlenen sözleşme süresine ilişkin hükümlerin ve 5 ay gibi kabul edilemez bir süre içeren son Uzatma Protokolü'nün süresine ilişkin hükmün - dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkili şirket'in aleyhine/ müvekkili şirket'in durumunu ağırlaştırıcı nitelikte genel işlem şartı niteliğinde olduğuna ve bu bağlamda, TBK m. 25 hükmünün ihlal edildiğine, ayrıca TTK m.55/l/f hükmünün ihlal edilmek suretiyle haksız rekabet eyleminde bulunulduğuna, bu durumların tespitini, yukarıda [2) numaralı kısımda belirttiğimiz Sözleşme ve eklerindeki maddelerinin TBK m. 25 hükmüne açıkça aykırı olmaları gerekçesiyle geçersizliğine hükmedilmesine, davalı şirketler'den ... tarafından müvekkili şirket tarafından sözleşmelere uygun olarak aracılık faaliyeti yerine getirilmiş olan, davalı şirketler tarafından hizmet verilmeye başlanan ve sözleşmenin karşı tarafı olan müşteri tarafından ücretin ödenmeye başlandığı aboneliklerde ve müşterinin ... tarafından verilen hizmet kalitesini beğenmediği için, bir başka deyişle, ... tarafından ayıplı hizmet sunulması nedeniyle ücret ödemeyerek sözleşmeyi feshettiği ve/veya ... tarafından ödenmeyen ücretin tahsili için icra takibi başlatıldığı/ dava açıldığı durumlarda, TTK m. 114'teki emredici hükümlere aykırı olarak, davalı şirket tarafından belirlenen sürede (1 ay, 2 ay 3 ay gibi) abone tarafından aboneliğin sonlandırılması/ feshedilmesi durumunda, müvekkili şirket'in aracılık yaptığı bu satışların prim hesaplamasına dahil edilmemesi ve bunun sonucunda ilgili ayda hak ettiği primde kesinti yapılmasına yönelik uygulama kapsamında, acentelik ilişkisinin başladığı 01.01.2002 tarihinden başlamak üzere acentelik ilişkisinin sona erdiği 31.05.2024 tarihine kadar gerek "... Bayisi" gerek ".../..." gerekse "Kurumsal Bayi" olarak isimlendirilen faaliyetlerinden doğan ve {sözleşmeden doğan ve ödemesi/raporlaması 31.05.2024 tarihinden sonra gerçekleştirilecek olanlar da dahil olmak üzere) ödenmeyen/ kesilen tüm primlerin, eksik ödemenin/kesintinin yapıldığı aydan itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, bu bağlamda, geriye yönelik 10 yıllık süre içerisinde ulaşılabilen verilere göre hesaplama yapılmasına, 10 yılı aşkın ilan süre açısından ve 10 yıllık sürede ulaşılamayan aylar ve lokasyonlar için ise kıyas yöntemiyle eksik prim tutarlarının hesaplanmasına ve ödenmesine, müvekkili şirket'in 10 yılı aşkm süredir ... Marmara Bölgesi'nde tek ... olarak faaliyet göstermesi ve davalı şirketler uygulamasında hiçbir zaman aynı bölgeye iki ... atanmamış olması sebebiyle; Sözleşme'nin feshedildiği tarih olan 31.05.2024 tarihine kadar müvekkili şirket'in sorumlu olduğu 6 ilde [Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Bilecik, Kütahya, Yalova) [TTK m. 113. (2) ve (3) hükümleri uyarınca] (i) Müvekkil Şirket'in katkısıyla veya katkısı olmadan gerçekleşen ve (müvekkili şirket'in sözleşmesi feshedilip sorumlu olunan illere davalı şirketler tarafından atanmış olan) yeni ...'ye (ve bağlı olan ...'lere) ulaşan ve (Davalı Şirketler'den kaynaklı bir sebeple abone tarafından iptal edilen ya da abonelerin sözleşmeyi feshi sonucunda davalı şirketlerin icra takibi başlattığı/başlatacağı, dava açtığı/açacağı işlemler de dahil olmak üzere) kurulan tüm işlemlerden kaynaklı prim alacaklarının ve (ii) müvekkili şirket'in 31.05.2024 tarihinden önce aracılık ettiği ve acentelik ilişkisinin bittiği 31.05.2024 tarihinden sonra uygun bir süre içerisinde kurulan işlemlerden kaynaklanan primler ile prime hak kazandırıcı olarak üçüncü kişinin icabının acentelik ilişkisinin sona ermesinden önce yeni ...'ye ulaştığı tüm işlemlerden doğan primlerin, işlemin gerçekleştiği tarih itibariyle hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkili şirket'e ödenmesine, davalı şirketler'in tek taraflı olarak hazırladıkları ve genel işlem şartı niteliğindeki son Uzatma Protokolü kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olarak ve müvekkili şirket aleyhine/ müvekkili şirket'in durumunu ağırlaştırıcı nitelikte belirledikleri S aylık sözleşme süresinin uygulanamaz olması, Yargıtay'ın belirli süreli sözleşmelere müdahale ederek belirsiz süreli sözleşme olduğunu tespit eden emsal kararları ve emsal kanun maddeleri ve acentelik ilişkisinin davalı şirketler'den ... için 22 yıl 6 ay; davalı şirketlerden ... ve ... içinse 6 yıl 9 ay kesintisiz şekilde devam etmesi ve sürekli birbirinin devamı olan zincirleme sözleşmeler şeklinde akdedilmesi hususları gözetilerek, taraflar arasındaki acentelik ve sözleşme ilişkisinin belirsiz süreli olduğunun/haline geldiğinin tespit edilmesine ve sözleşme'nin, TTK m. 121/1 hükmüne aykırı olarak 3 ay öncesinden feshedilmesi yükümlülüğü ihlal edilerek sürenin bitiminden 1 ay önce tebliğ edilen ihtarla feshedilmesi nedeniyle, söz konusu haksız ve hukuka aykırı fesihten dolayı müvekkili şirket'e ödenmesi gereken ilave 2 aylık tüm primlerin [hem Dağıtım Merkezi hem Satış Noktası primlerinin (... primlerinin + ... primlerini)] ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası zımnında şimdilik; ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'den 1.585.000,00 TL.'nin, ... A.Ş.'den 10.000,00 TL'nin, ... A.Ş.'den 10.000.00 TL'nin tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde: Davacı ... A.Ş. müvekkili şirketler aleyhine dava haricinde 2 dava daha açtığını, davaların tamamı içerik olarak aynı olduğunu, davacı taraf itirazın iptali davası ve alacak davasını ayrı olarak açmışsa da içerik olarak aynı bayilik sözleşmesinden kaynaklı, aynı talepleri havi dosyalar oluştuğunu, talep edilen tutarlarda farklılıklar olmakla birlikte dosya mahkemeleri tarafından aynı talepler üzerinde inceleme yapılacak, aynı konuda hüküm kurulacağından eldeki dosyada derdestlik itirazlarının bulunduğunu, derdestlik itirazına konu diğer 2 dosya bilgisi İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaları olduğunu, öncelikle iddia edilen gibi beklenmedik bir fesih söz konusu olmayıp sözleşme tarafların akdettikleri süre sonunda kendiliğinden sonra erdiğini, taraflar arasında imzalı Dağıtım Merkezi Sözleşmesi’nin 4. maddesinde sözleşmenin süresinin 2 yıl olduğu ve bu süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, 2 yılın sonunda işe devam edilmek istenir ise yeni bir sözleşme akdedilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, sözleşmede herhangi bir uzama hükmünün yer almadığını, sözleşme süresinin sonunda tarafların karşılıklı mutabık kalması üzerine süre uzatım Protokol’ü akdedildiğini, sözleşme aynı hüküm ve şartlarla 5 ay daha uzatıldığı belirtildiğini, davacının 5 ay süreli sözleşme olamayacağı, masrafları amorti edemeyeceği yönündeki iddiası kabul edilemeyeceğini, devam etmekte olan bir sözleşme, aynı şekilde 5 ay süreyle uzatılmış, bu dönemde yeni bir yatırım, maliyet vb. masraf davacı tarafından yapılmadığını, 5 aylık sözleşme yapılmasından ziyade 24 ay + 5 ay olmak üzere 29 aylık bir sözleşme söz konusu olduğunu, ilave olarak basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının, 5 aylık süre sonunda sözleşmenin uzayacağı varsayımı ile Protokol’ü imzalamış olduğu düşünülemeyeceğini, ticari hayatın olağan akışında basiretli bir tacirin tüm riskleri değerlendirmesi, imzası bulunan bir evraktaki hususların hüküm ve sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu, ilgili protokolde ise sözleşmenin söz konusu 5 ay sonunda kendiliğinden sona ereceği açıkça düzenlendiğini, davacı bayinin iddia ettiğinin aksine beklenmedik bir fesih söz konusu olmadığını, davacının da imzasının bulunduğu protokol kapsamında sözleşmenin 31.05.2024 tarihine kadar devam edeceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla davacı, bu süre sonunda sözleşme ilişkisinin sona ereceğini bilebilecek durumda olduğunu, müvekkili şirketlerin davacı ile tekrar yeni bir sözleşme ilişkisi kurulacağına dair herhangi taahhüdü mevcut olmadığını, davacı tarafın sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu oluşturduğuna ilişkin iddiaları yerinde olmadığını, haksız şartlarla hazırlandığı iddia edilen sözleşmenin süreceği beklentisiyle tazminat talep edilmesi dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, Basiretli Tacir İlkesi Gereği Sözleşmenin her iki tarafının da tacir olması nedeniyle sözleşme hükümleri genel işlem koşullarına tabi olmadığını, davacı şirketin, sözleşmenin genel işlem koşullarına tabi olduğu iddiası da hukuka aykırı olduğunu, ticari ilişkilerde tarafların TTK madde 18 gereği basiretli tacir gibi davranma yükümlülükleri bulunduğunu, genel işlem koşullarının bu türden işlemlere uygulanması sınırlıdır ve somut olayda olayın özelliğine göre değerlendirilmesinin gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2017 tarihli 2016/9737 E. ve 2017/5110 K. sayılı ilamı ile açıkça bayilik sözleşmesine ilişkin açılan davanın genel işlem koşulları nedeniyle reddine dair verilen yerel mahkeme kararı, tarafların tacir olması nedeniyle bozulmuştur, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki ilişki bayilik sözleşmesini konu eden ticari bir ilişki olduğunu, her bayinin bulunduğu konum ve işin kapsamı gereği farklı tür ve koşullarda bayilik sözleşmeleri imzalanmakta ve her bir bayi için farklı yükümlülükler öngörüldüğünü, sözleşmenin hükümlerinin gelen işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün olmasa da bir an için davacının iddiaları dikkate alındığında dahi, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına uygun olmadığı görüleceğini, davacı, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğu iddiasını, müvekkili şirketler karşısındaki konumuna dayandırdığını, genel işlem şartlarının oluştuğunun kabulü için bu iddialar yeterli olmadığını, sözleşmenin hükümlerinin genel işlem koşulu olup olmadığına karar verilebilmesi için 3 aşamalı bir denetimden geçmesi gerektiğini, sözleşmenin süreceğine dair güvenle hareket ettiğini belirtip diğer taraftan sözleşmenin haksız şartlarla hazırlandığı ve genel işlem koşulu olduğu iddiası ile geçersizliğini istemesi dahi davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı davrandığı ve davayı açmada hukuki yararının olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki sözleşmenin niteliği bakımından denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının müvekkili şirketlerin portföyünü kullanıyor olduğu iddiası abesle iştigal olduğunu, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki sözleşme tekel hakkı veren bir sözleşme olmadığından denkleştirme tazminatına ilişkin hükümler uygulamayacağını, sözleşme’nin 5.1. maddesinde davacıya tekel hakkı verilmediği açıkça düzenlendiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 122/5. maddesine göre; “Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.” denilerek, tek satıcılık gibi tekel hakkı doğuran sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmede de koşullar oluşmuş ise denkleştirme tazminatının kabul edilebileceği hüküm altına alındığını, kanunda önemli bir sınırlama getirilmiş ve sözleşmenin tekel hakkı vermesi arandığını, Kanunun aradığı tekel hakkının ise üretici/dağıtıcı tarafından tanınan tekel hakkı olduğu düşünüldüğünde, davaya konu sözleşmenin davacıya bu yönde bir tekel hakkı tanımadığı görüldüğünü, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için kanunen aranan şartlar bulunduğunu, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde edilmesi, ücret kaybına uğranılması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerektiğini, bu şartlar kümülatif olduğunu, tamamının sağlanıyor olması arandığını, yeni müşteri çevresi edindiğinin ve kazandırılan müşteriler nedeniyle önemli menfaat sağlandığının ispat yükü davacı şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketler, faaliyet gösterdiği telekomünikasyon sektöründeki öncü, köklü şirketlerden biri olduğunu, Türkiye’de milyonlarca aboneye sahip tanınmış marka niteliğine sahip bir şirket olduğunu, davacı şirketin faaliyet gösterdiği lokasyondaki müşteri portföyü esas itibariyle müvekkili şirketlerin müşteri portföyü olup, bölgede abonelerin davacı şirketi tercihinin yegâne sebebi, davacı şirketin müvekkili şirketlerin ürün ve hizmetlerinin satışını yapıyor olmasının gerektiğini, bu hususta müvekkili şirket tarafından her yıl yüksek miktarlarda yatırım yapılarak reklam faaliyetleri sürdürüldüğünü, davacı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesi akabinde, müvekkili şirketlerin davacı şirketin portföyünü kullanıyor olduğu iddiası abesle iştigal olduğunu, gerçekte davacı şirketin müvekkili şirketin ticari itibari ve imajı ile faaliyetlerini sürdürdüğü izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketlerin tanınmışlığından yararlanarak işlem yapabildiğini, müvekkili şirketlere yeni müşteri portföyü kazandırmayan davacı, denkleştirme tazminatı talep edemeyeceğini, davacı tarafın müvekkili şirketlerden alacağı prim ve hakedişi bulunmadığını, davacı tarafın diğer bir iddiası olan alt bayi prim ve hak edişlerine yönelik ise hem kendisinin hem alt bayilerinin tüm prim ve hak edişleri ödendiğini, davacıya bağlı olan alt bayilerin davacı dönemindeki eylem ve işlemlerinden dolayı kesintilerin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, 8 günlük yasal sürede itiraz edilmeyen faturaların artık kabul edilmiş olduğunu, TTG nezdinde mutabakat tamamlandığını, davacı şirkete ödeme yapıldığını, teminat mektubu iade edilmiştir. bu kapsamda davanın konusuz kaldığını, taraflar arasında mutabakat süreçleri devam ettiğini, müvekkili şirketler tüm bayilerle en geç sözleşmenin sona ermesinden sonra 6 ay içinde mutabakatları tamamlandığını, TTG nezdinde mutabakat tamamlanmış, davacıya ödeme yapılmış ve teminat mektubu iade edildiğini, ilgili ödeme ve mutabakatın tamamlandığı dikkate alınarak dava konusuz kaldığını, davacı bayiye ait olan teminat mektuplarından fiziki olanı, ilgili banka şubesine gönderilmek üzere 07.11.2024 tarihinde kargoya teslim edildiğini, elektronik teminat mektubu için ibranameler bankaya iletildiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasına dayanan alacak davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Taraf dilekçelerinde taraflar arasında başka dosyalar da olduğu bildirilmiş olmakla, bu dosyalar mahkemelerinden istenilerek incelenmiştir.
... ATM'nin ... esas sayılı dosyasının, mahkememiz dosyasından önce açılmış olduğu, tarafların aynı olduğu, dava dilekçesi ile mahkememiz dosyasına da konu edilen taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayanıldığı ve haksız fesih iddiasına bağlı olarak 31.05.2024 tarihinden önceki satışlarından dolayı hak ettiği (Davalı Şirketler tarafından doğrudan ödenen ve distribütör üzerinden ödediği, ödemesini yapmadığı ve henüz vadesi gelmemiş) son 5 (beş) yıllık tüm hakedişlerin (vergi vs. herhangi bir. kalem kapsam dışında bırakılmaksızın) ortalaması üzerinden denkleştirme bedelinin hesaplanmasına sözleşmelerden kaynaklı denkleştirme isteminin tahsili talebiyle açılan icra takiplerine yönelik itirazların iptalinin talep edildiği görülmüştür.
HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır."
Mahkememiz...Esas sayılı dosyasının taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiası kapsamında alacak davası olduğu, ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının da taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayanılarak denkleştirme tazminatı istemine ilişkin olduğu, her iki dosyanın taraflarının aynı olduğu, yine her iki dosyada da taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedilip feshedilmediği iddialarının incelenmesi ve bunun sonucuna göre davacı taleplerinin yerinde olup olmayacağının belirleneceği, bu bağlamda bu iki dava arasında HMK 166/1 maddesinde belirtilen fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu anlaşılmakla, bu nedenle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 166 ve devamı maddeleri uyarınca, Mahkememizde görülen iş bu 2024/576 esas sayılı dosyanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3-Davaların birleşen dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
4-HMK 331. Maddesi uyarınca, Harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte karar altına alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 168/(1) maddesi uyarınca nihai kararla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır