T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/641 Esas
KARAR NO:2025/357
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/12/2019
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil firma çalışanın, 15/08/2019 tarihinde saat 09:52 de, VİP turist taşımacılığı yapılan ... plakalı araca yakıt almak üzere davalıya ait akaryakıt istasyonuna geldiğini, Müvekkil firma çalışanının, davalıdan 444,71 TL lik motorin aldığını, davalı firmada çalışan pompacıların, araca yakıt doldurdukları sırada müvekkil firma çalışanına, ellerinde gösterdikleri gri bir kutu içerisindeki sıvı maddenin tasarruf sağlayıcı katkı maddesini olduğunu iddia ederek bu maddenin reklamını yapmaya başladıklarını,pompacıların ellerinde gösterdikleri sıvının yakıta eklenmesi halinde aracın yakıt tasarrufu sağlayacağını iddia ederek, müvekkil firma çalışanına sıvıyı alması konusunda ısrar ve baskı yaptıklarını,müvekkil firma çalışanının, yapılan ısrarlara dayanamayarak kendisine yakıt tasarruf sağlayıcı olarak tanıtılan ürünü satın aldığını,pompacılar tarafından aracının yakıt deposuna boşaltıldığını çalışanın akaryakıt istasyonundan ayrılmak için aracı çalıştırmaya çalıştığında aracın çalışmadığını, müvekkilin yakıt deposuna konulan sıvı nedeniyle arızalanan aracının çekici ile akaryakıt istasyonundan aldırarak ... Oto adlı servise götürüldüğünü, aracın çalışanlar tarafından kontrol edilmesiyle yakıt deposunda bulunan zararlı ve yabancı madde nedeniyle çalışmayacağının, aracın yakıt sisteminin zarar gördüğü bu nedenle yakıt sistemine ait tüm akşamların değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini,ayrıca yapılan incelemelerde; davalıya ait akaryakıt istasyonunda tasarruf sağlayıcı katkı maddesi olarak satılan sıvının, radyatör temizleme sıvısı olduğunun tespit edildiğini, Müvekkil, ... plakalı ... marka aracının arızalanan yakıt sistemi içini parçaların 5.508,89 Euro ya Almanya’dan temin ettiğini, Müvekkil firmanın, ... plakalı ... ... marka 2013 model ticari aracı ile VİP turist taşımacılığı yapmakta olup, aracının günlük kira bedelinin yaklaşık 400,00 TL civarında olduğunu,Almanya'dan sipariş edîİen parçalarının Türkiye'ye ulaşması nedenleriyle, müvekkilin ticari aracından bir ay boyunca mahrum kaldığını, (30 gün x 400,00 TL= 12.000,00 TL hesabıyla) 12.000,00 TL de kazanç kaybına uğramıştır.tüm bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile; müvekkilin ... plakalı aracının yakıt deposuna, davalıya ait akaryakıt istasyonunda eklenen sıvı nedeniyle; müvekkilin arızalanan aracım tamir ettirmek için yapmış olduğu masraf ve ticari aracını bir ay boyunca kullanamaması nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybı zararı olan; 5.508,89 Euro tutan parça bedeli karşılığı olan 35.477,25 TL ( Euro 11/12/2019 döviz kuru olan 6,44 TL üzerinden hesaplanmıştır.) 3.540,00 TL onarım ücreti, 444,71 TL boşa giden yakıt ücreti,günlük 400,00 TL kazanç elde eden aracın 30 gün boyunca kullanılması nedeniyle uğranılan 12.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere,toplam 51.461,96 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine,yargılama harç ve giderleri ite vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacı şirket çalışanının dava konusu aracı akaryakıt pompasının yanına park eder etmez markete doğru yöneldiğini, ilgili ürünü bizzat kendisinin seçerek ve yine tutarını kasada ödeyerek, ön saha görevlisine ilgili ürünü aracının deposuna koyması talimatıyla teslim ettiğini, bu durumun kamera görüntüleriyle sabit olduğunu, bu nedenle akaryakıt istasyonu personelinin davacı çalışanına herhangi bir reklam ya da tanıtım yapmadığını, istasyon personelinin davacı çalışanına söz konusu ürünün radyatör temizleyicisi olduğunu, yakıta konulamayacağını ifade ettiğini, davacı şirket çalışanının ise uzun yola gideceği için arcın iyi performans göstermesi gerektiğini ilgili ürünü daha evvel de aynı şekilde kullanmış olduğunu ifade ederek söz konusu ürünün işe yaradığını belirttiğini, müvekkil firma çalışanının ürünü aracın deposuna boşalttığını, hal böyleyken müvekkil şirket çalışanının davacı tarafı aldatmaya çalışması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu durumda ortaya çıkan zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava konusu aracın çalışır hale gelebilmesi için ödemek zorunda kaldığı iddia ettiği fatura ve bu tutarların ödendiğine ilişkin bir belgeyi sunmadığını, 2013 yılında üretilen ... marka davacı konusu aracın, 2020 Türkiye şartlarında 1 ay boyunca parça beklemesinin de mümkün olmadığını, davaya konu aracın yakıt deposunun 57 litre olduğunu, aracın söz konusu ürünün depoya konulmadan evvel yakıt deposunun tamamen doldurulmuş olduğu, ilgili ürünün ise 200 ml olduğu göz önüne alındığında söz konusu katlı maddesi sebebiyle araçta 35-40 bin tL civarında zarar olmayacağını, bir an için meydana gelen zarardan müvekkilin sorumlu olduğu düşünüldüğünde dahi, davaya konu aracın 30 gün tamir edilmemiş olmasından müvekkilin sorumlu olmayacağını, davaya konu aracın davacı tarafından ilgili servisi götürüldüğünü ancak aracın tamir ettirilmediğini, davacının kendi çalışanının bilgisi ve açık talimatı ile doldurulan ürün sebebiyle depodaki akaryakıtın zayi olduğu düşünüldüğünde, bu zarardan müvekkilin sorumlu olmayacağını, davada ortaya çıkabilecek zararları bakımından kendisine rücu etme ihtimali bulunan sigorta şirketine davanın ihbarı gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini, müvekkilinin sigorta şirketine davanın ihbarını, mahkemenin aksi kanaate olması halinde davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; Tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Araca konulan sıvı nedeniyle davalının sorumlu olup olmayacağı, davacının gerçek zarar miktarı, kazanç kaybı olup olmadığı, varsa miktarı ile davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 12/12/2019 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Kaldırma ilamı öncesinde ve mahkememizin 22/09/2021 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile '1-Davanın reddine,' şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih ,2022/477 Esas, 2024/1369 Karar sayılı ilamı ile ' Dosya kapsamında bulunan kamera kayıtları, davacı tanığının beyanı ve dava konusu sıvının fotoğrafı dikkate alındığında, davacı çalışanının isteği üzere aracın yakıt deposuna konulan sıvının ambalajında ürünün radyatör temizleyici madde olduğunun açıkça yazılı olduğu, buna rağmen basiretli bir tacir olarak hareket etmekle yükümlü olan, yolcu nakliye işi ile iştigal eden davacı şirketin ve şirketin bütün işlerini ve bunun yanında şoförlük yapan davacı çalışanının radyatör temizleyici maddenin yakıt deposuna konulmaması gereken bir madde olduğunu bilmesi gerekmesine rağmen yakıt deposuna kendi isteği ile koydurduğu veya konulmasına izin verdiği dikkate alındığında, aracın arızalanmasında davacı çalışanın kusurlu olduğu açıktır. Ancak davalı şirket ve çalışanlarının yaptığı işin niteliği gereği davacı tarafından bu şekilde talepte bulunulmuş olsa bile olayın meydana gelmesinde davalı çalışanlarının ve TBK'nın 66. maddesi uyarınca davalının sorumluluğunun ve kusurunun Mahkemece tartışılmaması ve davalının kusur oranına göre davacının zararının tespit edilmemesi isabetli olmamış, davacı vekillinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2024/641 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bilirkişi ...'dan alınan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusu kazaya dâhil olan ... plakalı ... ... Minibüs 2013 model gri renk aracın şasi numarasının ... adına kayıtlı olduğu; Yapılan araştırma neticesinde dava konusu aracın yakıt deposuna ... Temizleyici eklediği, eklenen ürünün sadece radyatör temizleme amaçlı kullanılması gerektiği, yanlış kullanım neticesinde motor aksamına zarar vereceğinin aşikâr olduğu; Davalıya ait araca eklenen sıvı nedeniyle aşağıda sunulduğu üzere hasarın giderilebilmesi için KDV ve işçilik dahil toplam 35.477,25 TL ( Euro 11/12/2019 döviz kuru olan 6,44 TL üzerinden hesaplanmıştır.) 3.540,00 TL onarım ücreti, 444,71 TL boşa giden yakıt ücreti, günlük 400,00 TL kazanç elde eden aracın 30 gün boyunca kullanılması nedeniyle uğranılan 12.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere, toplam 51.461,96 TL hasar giderilme kazanç bedelinin kadri maruf sayılmasının uygun olacağı;" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; Dava konusu ürünün hata ve hile ile davacı çalışanına satılmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu ürünün yakıt performansını artıran bir ürün olarak davalı tarafından satıldığı ve radyatör temizleme sıvısı olduğunun serviste anlaşıldığı, söz konusu ürünün davalı çalışanları tarafından araca konulduğu, davacı yanlış bir ürün satın almış olsa bile davalı şirket çalışanlarının bu ürünün nasıl kullanılacağını bilmesi ve aracın yakıt deposuna koymamaları gerekirken yakıt deposuna koyarak aracın arızalanmasına sebebiyet verdikleri ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamında bulunan kamera kayıtları, davacı tanığının beyanı ve dava konusu sıvının fotoğrafı dikkate alındığında, davacı çalışanının isteği üzere aracın yakıt deposuna konulan sıvının ambalajında ürünün radyatör temizleyici madde olduğunun açıkça yazılı olduğu, buna rağmen basiretli bir tacir olarak hareket etmekle yükümlü olan, yolcu nakliye işi ile iştigal eden davacı şirketin ve şirketin bütün işlerini ve bunun yanında şoförlük yapan davacı çalışanının radyatör temizleyici maddenin yakıt deposuna konulmaması gereken bir madde olduğunu bilmesi gerekmesine rağmen yakıt deposuna kendi isteği ile koydurduğu veya konulmasına izin verdiği dikkate alındığında, aracın arızalanmasında davacı çalışanın kusurlu olduğunun açık olduğu, ancak davalı şirket ve çalışanlarının yaptığı işin niteliği gereği davacı tarafından bu şekilde talepte bulunulmuş olsa bile olayın meydana gelmesinde davalı çalışanlarının ve TBK'nın 66. maddesi uyarınca davalının da sorumluluğunun bulunduğu, tarafların kusur durumunun mahkemece %50-%50 olarak takdir edilmesinin hakkaniyete uygun düşeceğine kanaat getirildiği, davacının talep ettiği zarar miktarının kadri maruf olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği birlikte değerlendirildiğinde, davacının toplam zararının %50'sine tekabül eden 25.730,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 25.730,98 TL'nin 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
4-Karar harcı 1.757,68 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 878,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 878,83 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 44,40 TL başvuru, 878,85 TL peşin nispi harç, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 929,65 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 305 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.305,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.652,50 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 25.730,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 25.730,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 660 TL'sinin davacı taraftan, 660 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır