T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/699 Esas
KARAR NO:2025/324
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/11/2024
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Azerbaycan'dan eski arkadaşı olan davalı ... SAN, VE TİC. LTD. ŞTİ. nin ortağı ve müdürü olan ...'un İstanbul da ... Mahallesi, ... Sokak No:28 de ... ..., İle yine ... 'te ...'inin bulunduğunu bildirerek müvekkilini arayarak İstanbul da bulunan otellerinde çalışması için kendisini Azerbaycan 'dan İslanbul'a davet etmesi üzerine davacı müvekkilinin davalının bu davetinin üzerine 06.09.2010 tarihinde Azerbaycan'dan İstanbul'a geldiğinde davalının müvekkiline her iki otelin başında durmasını, kendisinin Azerbaycan'a gideceğini bu nedenle her iki otelin Banka İşlemleri hariç olmak üzere geri kalan düm yetkileri müvekkiline vererek otelde çalışmasın teklif ettiğini, müvekkiline tadilatta olan otel açılıncaya kadar Aylık 4.000, EURO. Diğet otelde açıldıktan sonra ise yeniden anlaşıp uygun bir fiyat belirleneceğini söylemesi üzerine davacı müvekkilinin davalının bu teklifini kabul ederek her iki otelde de Otel Müdürü olarak 15.09.2012 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin davalıya ait olan yukarda adı azılı bulunan ... SAN, VE TİC, LTD ŞTİ. den 2010 tarihinde %0,5 oranında Hisseyi satın alarak bu şirketin ortağı olduğunu, ancak müvekkilinin bu şirkeli satın aldığı tarihten hugüne kadar şirketteki Kar Payını tüm islek ve taleplerine rağmen Kâr Payı alacağından kaynaklanan Payın kendisine Ödenmek istemediğinden, kâr payını alamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın ticari bir dava olup, Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A- "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü gereği dava öncesi arabulucuya başvurulmasının şart olduğunu, davacı tarafın huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk başvurması yapmadığını, Bu sebeple 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A 2. Fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
6100 sayılı HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış, yine HMK 115.maddesinde ise dava şartlarının incelemesinin nasıl gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Buna göre "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
6102 sayılı kanun 5/A.maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş olup, menfi tespit davaları da dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gereken davalardan olmuştur.
HMK 118/1 madde gereğince "Davanın dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış " sayılacağının belirtildiği, 7445 sayılı kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK.5/A maddesinde yapılan düzenleme ile "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarada, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmünün getirildiği ve yine 7445 sayılı kanun ilgili maddesinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girer hükmü yer bulunduğu, söz konusu yasa değişikliği ile arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın kar payı alacağından kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, davacının her ne kadar ... ortağı olduğunu, kar payının kendisine ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ise de dava açılış tarihi itibarıyla dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, davacının arabuluculuğa başvurmadan işbu davayı açtığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 2.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır