T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/716 Esas
KARAR NO:2024/1028
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:24/11/2024
KARAR TARİHİ:19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: davacılar ... TC Kimlik numaralı, muris ...'un mirasçıları olarak, ... Şirketi (Mersis No: ...)' ni davalı göstererek; ....İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, 10.11.2024 tarihinde Hizmet Tespit Davası açıldığını, dava açılış sürecinde ... Şirketi'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini tespit ettiklerinden, taraf teşkilinin sağlanması için mahkemeden şirketin ihyası için davacıya süre verilmesini talep ettiklerini, .... İş Mahkemesi, 21.11.2024 tarihli ara karar zaptıyla söz konusu şirketin ihyasının sağlanması adına iş bu dava için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiğini, iş bu davada ihyasını istedikleri şirket, ... Şirketi (İstanbul Ticaret Sicil no: ... ) ' i olduğunu, bu şirketin ticaret sicilinden 31.07.2013 tarihinde re'sen silindiğini, İhyasını istedikleri şirket ticaret sicilinde re'sen terkin edildiğinden ötürü bu davalarının husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunmakta olduklarını, iş bu davanın açılması, 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi tutulması kısmı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden süresinde açılmış davanın kabulü gerektiğini, bu nedenlerle İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün siciline kayıtlI ... Şirketi (Mersis No: ... ) ’in tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: davalı, Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, davalı şirketin re' sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, davalı ... Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; davalı tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, buna göre de, mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, davalı Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiği açık olduğunu, buna göre de, ilanın bulunması karşısında, davalının eksik bir işleminden bahis dahi olmayacağını dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle davalı ... sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmeyeceğini, neticeten dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça bu yönde bir iddianın ileri sürülemeyeceğini, öte yandan da, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması, davalı müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da mümkün olmayacağını, iddia ve talep, dava konusu şirketin tarafı olduğu dava dosyasının sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, işbu nedenle davalı müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, bu kapsamda belirtmek gerekir ki, re'sen terkin prosedürü diğer bir ifadeyle, ttk geçici 7. maddede kapsam dâhilindeki şirketlerin tasfiye edilmemiş olması, malvarlığının/borçlarının bulunması durumlarında ticaret sicilinden terkin edilmeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenlerle, davanın reddini, mahkememizce davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, anılan dava dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın şirket ihya davası olduğu görüldü.
Taraflar arasındaki ihtilaf; adı geçen şirketin ihyasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davanın, sicilden geçici 7. Madde uyarınca resen terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... ŞİRKETİ'nin, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için ihya davasıdır.
İhya davalarında husumet eğer şirket tasfiye olmuş ise tasfiye memuruna ve sicile karşı, resen terkin olmuş ise sadece sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden ve davacı tarafça resen terkin edilen şirketin ihyası istenilip, davanın sicil müdürlüğüne karşı açılmış olduğu, buna göre de husumetin doğru yöneltildiğine kanaat getirilmiştir.
İhya davasının dinlenebilmesi için yasa koyucunun aradığı şart olan hukuki menfaatinin bulunması şartının dosyamız davacısı yönünden gerçekleşmiş olduğu, zira davacı tarafça istenilen hususlarda davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına karar verilmiştir. talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Tasfiye memuru olarak (yapılan uyap sorgulamalarında şirket sicil kaydına göre ortak olan ...'nun vefat etmiş olduklarının tespit edilmiş olması sebebi ile) bilirkişi listesinde kayıtlı SMMM ...'un atanmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... ŞİRKETİ'nin, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için İHYASINA,
2-Tasfiye memuru olarak (yapılan uyap sorgulamalarında şirket sicil kaydına göre ortak olan ...'nun vefat etmiş olduklarının tespit edilmiş olması sebebi ile) bilirkişi listesinde kayıtlı SMMM ...'un atanmasına,
3-Tasfiye memuruna 12.000,00 TL ücret takdiri ile, ileride ihya gerekçesi olan mahkeme dosyasında haksız olan tarafa yüklenilmek üzere şimdilik davacı tarafından mahkememiz veznesine yatırılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, tasfiye memurunun ücretinin ödenerek görevinin başlatılmasına,
5-Alınması gerekli harç peşin alındığından ve yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı taraf yasal hasım olduğundan davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.