T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/718 Esas
KARAR NO : 2025/1014
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin sahibi olduğu aracın KASKO poliçesini yaptırmak ve sigorta şirketlerinden teklif almak üzere acentesiyle görüştüğü fakat sigorta şirketlerinden hiçbirinin KASKO poliçesi kesmek üzere teklif vermediği bilgisini aldığı, Kasko poliçesinin kesilmemesinin gerekçesi olarak; davalı şirket tarafından bildirilen ve Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (...) adlı merkezi veri tabanında yer alan kayıt gösterildiği, kaydın silinmesi amacıyla sigorta alanında düzenleyici ve denetleyici kurum olan "Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK)" nezdinde yapılan başvuru (... sayılı başvuru) neticesinde; Müvekkile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin SEDDK'ya vermiş olduğu cevabi yazı sunulduğu, yazıda; Müvekkil adına 1 adet ... kaydının bulunduğu belirtildiği gerekçe olarak da Müvekkilin eksper olarak fahiş fiyatlı ekspertiz raporları düzenlediği gösterildiği, söz konusu kayıtlar müvekkilimin maddi ve manevi olarak zarar görmesine neden olduğu sigorta şirketinin keyfi uygulamasına dayanan, hiçbir gerekçeye dayanmayan haksız ... kayıtlarının kaldırılması gerektiği tüm bu nedenlerle Müvekkil hakkında ... Sigorta A.Ş. tarafından bildirilen ... kaydının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilince; davacı ile davacı vekili Av. ... ve iş ortağı Av. ...'un "iştirak" halinde haksız bedel tahsil etmeye çalıştığı iddiasının soyut olduğu, işbu yargılamanın söz konusu avukatlar tarafından müvekkil şirkete yapılan başvurular ile ilgili olmadığı, bu avukatlara ilişkin bilgilerin davacı ile ilgisinin bulunmadığı ve bu bilgilerin, ... kaydının bir gerekçesi olamayacağı iddia edildiği, gerek Av. ...'ün gerekse de iş ortağı Av. ...'un müvekkil şirkete sigorta tazminatı tahsil etmek amacıyla yapmış olduğu sayısız başvuruda; öncelikli olarak araçların onarımı gerçekleştirilmiş olup onarım servislerine oldukça cüzi miktarda ödeme yapıldığı tespit edildiği, nitekim onarım servislerine yapılan bu ödemeler, bizzat Av. ... ve Av. ... tarafından veyahut Av. ...'un ortağı olduğu ... Filo Kiralama isimli firma tarafından gerçekleştirildiği akabinde ise, söz konusu avukatların talebi üzerine davacı ... tarafından adeta ısmarlama rapor niteliğinde olduğu tarafımızca değerlendirilen, gerçeğe aykırı ve fahiş tutarlı ekspertiz raporu tanzim edildiği, üstelik davacı vekilince, davacı ...'ın sigortalılar tarafından kendisine iletilen fotoğraflar ve kaza tutanakları üzerinde inceleme ve değerlendirme yapmak suretiyle "uzaktan ekspertiz" raporu hazırlandığı ve bu suretle "gerçek tutarı" hesapladığı iddia edilmiş olduğu halde; sigortacılık uygulamaları gereğince sigorta şirketinin rizikonun yalnızca gerçekleşen kısmı ile sorumlu olduğu sabit olup sigortacılık hizmetlerinin sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde sigorta tazminatı ödemeyi amaçlamadığı tartışmadan olduğu tüm bu nedenlerle Davacının 18.11.2022 tarihli dilekçesine ilişkin beyanlarımızın sunulması ile, huzurdaki yargılamanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine aksi kanaatte olunması halinde; müvekkil şirket tarafından alınan ekspertiz raporları ve ekte sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda davacının eksper olarak görev yaptığı dosyalarda suistimal şüphesine ulaşıldığı, suiistimal şüphesinin ... kaydı için gerekli ve yeterli olduğu ve dahası, müvekkil şirketin söz konusu kayıt sırasında gerekçe göstermek yükümlülüğü dahi bulunmadığı ve bu çerçevede, müvekkil şirketçe tüm usuli gereklililerin karşılandığı gözetilerek; davacının hukuki mesnetten yoksun iddia ve taleplerinin esastan reddine, aksi kanaatte olunması halinde huzurdaki yargılamanın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne ihbar edilmesine, ... hakkında müvekkil şirket tarafından yapılan ... kaydı aleyhine ikame edilen.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbine, Davalı müvekkil şirkete müzekkere yazılarak davacı ... ile ilgili tüm şirket kayıtlarının celbine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 07/10/2025 tarihli raporunda özetle;
"- Davacı ... tarafından ekspertiz olarak düzenlenen raporlarında; araçlar görülmeden, sadece tarafına sunulan belgeler ve fotoğraflar üzerinden çalışma yaptığı, araçların hasar aldığı bölgelerdeki parçaların onarımından çok değiştirilmesi gerektiği yönünde değerlendirmede bulunduğu, bu nedenle raporlarındaki yedek parça sayısının faza olduğu, bu durumunda hasar miktarını arttırdığı,
- Yukarıda 3.sırada incelenen araç için, orijinal parçası temin edilemeyecek durumda olunmasına rağmen, orijinal parça ile raporun düzenlendiğinin belirtildiği, piyasada bulunmayan orijinal parçaların bedellerinin nasıl tespit edildiğinin de anlaşılamadığı, eş değer parça olarak fiyatlar belirtilmiş ise de kaza tarihindeki rayiçlerinden yüksek olarak fiyat belirttiği,
- Diğer araçlar için düzenlenen ekspertiz raporlarındaki orijinal parça bedellerinin, kaza tarihindeki rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu ancak hasar gören parçaların onarım ve değişim yönündeki tespitleri ile araçların onarımlarında yapılan işlemlerde farklılık bulunduğu,
- Ekspertizler hasar değerlendirmelerinde, aracın fotoğrafı üzerinden ve/veya aracı görmesine rağmen, ekspertizden ekspertize göre değişim ve onarım yönünde değerlendirmelerde zaman zaman farklılıklar gösteren takdiri durumlarda karşılaşıldığı, örnek verilecek olursa; kasko sigortası üzerinden yapılan onarımlarda genellikle ekspertizlerin yedek parçalarda değişim yolunu tercih ettikleri, trafik sigortası üzerinden yapılan onarımlarında ise genellikle onarım yolunu tercih ettikleri bilinmektedir. Bu nedenlerde davacının değişim yönündeki değerlendirmelerinde yanlış bir durumun görülmediği, ekspertizin takdiri olarak değerlendirildiği,
- Hasar dosyalarında tarafımca tespit edilen toplam hasar bedelleri ile davacının ekspertiz raporlarında belirttiği toplam hasar bedelleri arasında farklar olduğu, bu durumunda parçaların onarım ve değişim yönündeki değerlendirmelerden ve bu değerlendirmeler sonucu işçilik bedellerine yansıyan fiyat değişimlerinden dolayı kaynaklandığı,
- Araç sahipleri tarafından vekil olarak atanan avukatlık bürosunun, onarımı yapan firmaların belirttiği bedelleri, bu firmalara ödemesine ve zarar gören olan araç sahiplerinin dosyadaki yazılı beyanlarına göre başkaca talepleri olmamasına rağmen, araçların onarımı yaptırılmasına rağmen, davacı ekspertizden aracın fotoğrafları üzerinden ekspertiz raporları düzenlettirerek, tespit edilen bu yeni bedelleri sigorta şirketinden hasar miktarı olarak talep ettiklerinin anlaşıldığı,
- Davacı ekspertizin yukarıda 3.sırada incelenen araç hasarı haricinde, diğer araç hasarlarına ilişkin, yetkili firmalarca araçların onarıldığı ve onarımda yapılan işlemlerinin ne olduğu yönünde bilgisinin bulunup bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmadığı, kasti olarak hasar miktarını yüksek çıkaracak şekildeki değerlendirmeler yaptığına yönelik tarafımca kesin olarak bir kanaate varılmadığı,
- Davacının 3.sıradaki araç için düzenlediği ekspertiz raporunda, piyasa orijinal parça bulunmamasına, üretiminin yapılmamasına rağmen orijinal parça olarak belirtip yüksek fiyatlandırması, bu raporun gerçeğe aykırı olduğu yönünde değerlendirilmesi gerektiği,
- Diğer araç hasarlarına yönelik belirtilen fiyat bedellerinin kaza rayici ile uygun olduğu, gerçeğe aykırı olmadığı ancak bilgi ve tecrübesi doğrultusunda ya da kasten hasar miktarını arttıracak şekilde, onarım yerine bir çok parçada değişim değerlendirmesi ile hasar miktarının artmasına sebebiyet verdiği,
- Fiyatlara eklediği KDV ve iskonto uygulamamasının Yargıtay uygulamaları gereği uygun bulunduğu,
- Davacının, birden fazla ekspertiz raporunda, gerçeğe aykırı ve rayiç bedeller dışında değerlendirme yapıp yapmadığı yönünde kesin ve net olarak bir kanaate varılamamıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın davalı tarafça oluşturulan ... kaydının(Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi) usule aykırı olduğu gerekçesi ile kaldırılması talebine ilişkin olduğu, davacının Sigorta Poliçelerinin düzenlenmesine aracılık faaliyeti yürüttüğü, davacının bu faaliyetleri yürüttüğü sırada diğer sigorta şirketlerinin sigorta poliçesi düzenleme talebinin(aracılık) sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurulu nezdinde davalı sigorta şirketince olumsuz ... kaydının oluşturduğu gerekçesiyle red yanıtının alındığı, davacının bu hususta ayrıca sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurumuna başvuruda bulunduğu ve başvuru numarasının ... sırasını aldığı, davalının verdiği cevap dilekçesinde davacının dava dışı 3.kişilerin araçlarının kaza sonrası eksper değerlendirmesi sonucunda hukuka aykırı yapılmayan işlemlerin yapılmış gibi gösterilmesi, sigorta suistimali veren maddi hasarlı trafik kazası sonucu değerlendirmesi yapmasının tespiti nedeniyle olumsuz kaydının işlendiğinin ileri sürüldüğü, davalının cevap dilekçesinde belirttiği araçlara ilişkin ilgili değerlendirme raporları, belge- bilgiler ve kurum nezdindeki davacıya ilişkin kayıtlar temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, makine mühendisi bilirkişi ... sunmuş olduğu raporunda; araçların hasar aldığı bölgelerdeki parçaların onarımından çok değiştirilmesi gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunduğu, bu nedenle raporlardaki yedek parça sayısının fazla olduğu, bu durumun da hasar durumunu arttırdığı, ... plakalı araç ile ilgili diğer araç hasarlarına ilişkin, yetkili firmalarca araçların onarıldığı ve onarımda yapılan işlemlerinin ne olduğu yönünde bilgisinin bulunup bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmadığı, eş değer parça olarak fiyatlar belirtmiş ise de kaza tarihindeki rayiçlerden yüksek olarak fiyat belirttiği, diğer araçlar için düzenlenen ekspertiz raporlarındaki orijinal parça bedellerinin kaza tarihindeki rayiç bedelleri ile uyumlu olduğu ancak hasar gören parçaların onarım ve değişim yönündeki tespitleri ile araçların onarımlarında yapılan işlemlerde farklılıklar bulunduğu, bu raporlar ve tespitler dikkate alındığında davacının kaza geçiren araçlar ile ilgili yaptığı ekspertiz değerlendirmesinde gerçeğe aykırı değerlendirmeler yaptığı, hukuka aykırı bir yol izlediği, suistimal gösterdiği, kaza geçiren araçlar ile ilgili yaptığı ekspertiz değerlendirmelerde gerçeğe aykırı suistimal göstermesi nedeniyle sigorta şirketinin yapmış olduğu bildirimin yerinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 534,70-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır