T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/720 Esas
KARAR NO:2024/1029
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/08/2019
KARAR TARİHİ:19/12/2024
Mahkememizin ... numaralı dosyası İstanbul Bölge Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 2024/1736 esas 2024/1596 kara sayılı ilamı ile mahkememizin 2024/720 esas sayısına aldığı , Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ... İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davalı ... ile akdetmiş olduğu, Genel Kredi Sözleşmesi nezdinde kullanmış olduğu kredi borçlarını temine yönelik olarak şirket ortakları olan diğer müvekkilerin taşınmazlarını davalı bankaya ipotek verdiği yine aynı şekilde müvekkil ... İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin lehtar ve diğer müvekkillerin keşideci olduğu huzurdaki mezkur seneti de aynı kredi borcunun teminine yönelik olarak davalı bankaya ciro ve teslim ile teminat olarak verdiği, davalı bankanın, 05.01.2016 tarihinde genel kredi sözleşmesinden kaynaklı hesabı kat ederek müvekkiller aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe giriştiği yine iş bu krediye ilişik verilen 05.07.2012 tanzim, 25.01.2016 vade tarihli 1.200.000,00 TL bedelli keşidecileri ..., ..., ..., ...ve lehtarı ... inşaat Taah. San. Tic. Ltd. Şti olan mezkur senette davalı banka tarafından ayrıca .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine konu edildiği, kredi sözleşmesinden bağımsız olarak tek başına bir alacak-borç ilişkisine havi olmayan, diğer bir ifade ile müvekkillerin krediden bağımsız olarak münhasıran borçlu bulunmadıkları bu senete ilişkin, taraflarınca dar yetkili icra hukuk mahkemelerinde dava açıldığı "Alacağın hukuki temelinin tek bir işlemden kaynaklandığı, müvekkil ile alacaklı arasında Genel Kredi Sözleşmesi dışında başkaca bir ticari veya hukuki ilişkinin bulunmadığı, aynı Genel Kredi Sözleşmesinin tahsili kapsamında açılan ipotek takibinden tahsilatlar yapıldığı" izah edilmişse de davalı taraf "bu senete konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacagın temin ve tahsiline yönelik olduğunu" inkar ettiği senede konu alacak kredi sözleşmesinden ari başka bir hukuki ilişkinin ve bağımsız bir alacağın konusu olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği ve takibe devam ettiği tüm bu nedenlerle tüm müvekkillerin iş bu senetten ve senede dayalı takipten borçlu olmadıklarının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin iptaline, bu senetten kaynaklı 515.000,00 TL tahsilatın davalı bankadan ticari avans faizi ile istirdatına, tüm müvekkillerin her biri yönünden ayrı ayrı davalı banka aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, senede yönelik hukuki tasnifin teminat senedi olduğu kabul edilmesi halinde; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan tahsilatlar doğrultusunda tahsilat tarihinden itibaren senedin tahsilat olgusu kalktığı gözetilerek, müvekkillerin .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığını tespitine ve takibin iptaline, bu senetten kaynaklı 515.000,00 TL tahsilatın davalı bankadan ticari avans faizi ile istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların; müvekkil bankanın alacağını tahsil etmesine engel olmak amacıyla ve kötü niyetle bugüne kadar tüm imkânlarını kullandığı ve kullanmaya da devam ettiği, bugüne kadar davacılar tarafından müvekkil banka aleyhine aşağıda dökümü yapılan davaların ikame edildiği, Müvekkil bankanın söz konusu davalar nedeniyle alacağının bir kısmını zor tahsil edebildiği, Davacılardan ... İnş. Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkil bankaya devir ve temlik edilen bono vadesinde ödenmemesi üzerine protesto ettirildiği, protestoya rağmen bono bedelinin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ...-E sayılı dosyası ile ... dışındaki davacı/borçlular hakkında takibe geçildiği, Dosyanın derdest olup icra işlemleri devam ettiği, Müvekkil bankanın tüm alacağını tahsil etmesi halinde; bonoyu kendisinden önceki dava dışı son ciranta ... firmasına iade etmesi gerektiği, bu halde dahi söz konusu şirketin davacı asillere karşı takibe devam edip bonodan kaynaklanan alacağını tahsil etmeye hakkı bulunduğu, bu nedenle davacı asillerin sorumluluğunun bonodan kaynaklanan borç bitinceye kadar devam edeceği, tüm bu nedenlerle Davacı vekili tarafından açılan iş bu davanın reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, Davacı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit davası olup, taraflar arasındaki ihtilafın; İcra dosyasında takibe konu edilen senedin teminat senedi olup olmadığı ve bu nedenle müstakilen takibe konu olacak şekilde kambiyo senedi niteliğine haiz olup olmadığı, teminat senedi olması halinde davalı ...Ltd.Şti'nin GKS'den kaynaklanan borcunun daha önceki İst. ... İcra Müd. Dosyasında yapılan tahsilat ile dava dışı ...'nin yapmış olduğu 530.000,00 TL'lik ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan tahsilat miktarları da düşüldüğünde bu sebepten dolayı ayrıca davalıya, davacıların borcunun kalıp kalmadığı, davalı tarafın fazladan tahsilat yapıp yapmadığı ve istirdatı gerekip gerekmediği ve yine tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyada kök ve ek raporlar alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 16/06/2020 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalı banka ile diğer davacı kredi lehtarı ... İnş.Taah. Ve .Tic.Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeye istinaden davalı bono lehtarına nakit kredi kullandırılmış olduğu, takibin dayanağı bononun temlik cirosu ile davalı bankaya devir ve teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davalı bankanın takibin dayanağı bononun yetkili meşru hamili olduğu ve cirolar arasında herhangi bir kopukluk bulunmadığı ve tam bir teselsülün bulunduğu kanısına varıldığı, Takibin dayanağı bono üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin açık bir ibare yazılı olmadığı gibi, ayrıca GKS içeriğinde de tanımlı bir bone kaydına rastlanılamamış olması da dikkate alındığında, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere takibin dayanağı bononun bir teminat senedi olmadığı, bu durumda davacıların borçtan sorumlu olduklarına karar verilmesi halinde, haliyle aşağıda belirtilen nakdi ve gayrinakdi kredi borçları gündeme gelebileceği, Davacı Bankanın dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağı; Nakdi kredi yönünden ; Borçlu cari hesaptan doğan asıl alacak: 1,117.484,73 işlemiş faiz 520.406,00 %5 gider vergisi BSMV 26.020,00 toplam alacak 1.663.910,73 TL olduğu, dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.117,484,73 TL (bono bedeli 1.200.000,00) TL'dır) tamamen ödeninceye kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 m. hükmü uyarınca yıllık| %10,50 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek AVANS faizi ve bunun %5 gelir vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, Gayrinakdi Alacak Yönünden Halen mer'i olan 144.773,00 TL'lık teminat mektubu bedelini depo edilmesi gerektiği, neticeten, yukarıda belirtildiği gibi, davalı banka davacılardan fazladan herhangi bir tahsilat yapmamış olduğu gibi, hale davacılardan 1.663.910,73 TL NAKDİ ve 144.773,00 TL gayrinakdi olma üzere toplam 1.808.683,73 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Dolayısıyla davacılar dava tarihi itibariyle davalı bankaya toplam 1.808.683,73 TL borçlu oldukları kanatine varılmıştır.
Mahkememize sunulan 23/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Banka ve finans sektörü yönünden değerlendirme; 15.06.2020 tarihindeki kök rapordaki sonuçlardan farklı ve ilave edilecek bir husus olmadığı sonucuna ulaşıldığı, Hukuki yönden değerlendirme; Tüm dosya içeriği birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde, işbu menfi tespit davasının konusunu oluşturan icra takibinin dayanağı 04.05.2012 tanzim, 25.01.2016 vade tarihli ve 1.200.000,00-TL tutarlı bononun teminat amaçlı düzenlendiğine veya alacaklı ...'a temlikinin teminat cirosu ile olduğuna dair bir tespitte bulunulamadığı; Alacaklı ...'a temlik cirosu yolu ile devrinde, şirketin Genel Kredi Sözleşmeleri nedeniyle oluşan borcunu ifa yerine geçmek üzere düzenlendiğine dair TBK.m.113'te yer aldığı şekilde tarafların açık iradesini gösteren bir belge bulunmadığı, bu nedenle borcun yenilendiğinden söz edilemeyeceği; takip konusu bononun, Yargıtay kararlarında da ifade edildiği gibi, ifa uğruna düzenlenmiş ve temel ilişkiden kaynaklanan talep hakkı ile birlikte talep hakkı doğuran (tahsilde tekerrür olmamak kaydı nedeniyle) bir kambiyo senedi olarak kabul edilmesi gerektiği; .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ile ilgili masraf ve reddiyat makbuzlarının tam olarak bulunmaması nedeniyle yaklaşık bir hesaplama yapıldığı; gerçek ve tam hesaplamanının icra müdürlüğü tarafından kapak hesabı ile belirlenebileceği; Davacıların takipte borçlu olmadıkları iddiasını tespit edebilmek amacıyla taraflarınca icra dosyasında mevcut veriler üzerinden yapılan hesaplamada, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapak hesabı bakiye borcunun 23.02.2017 tarihi itibariyle 1.071.365,50-TL olarak belirlendiği; ayrıca takip talebinde yer alan gayri nakdi kredilerden 45.000,00-TL'lik teminat mektubu tutarının 02.01.2017 tarihinde tazmin edilerek, 84.727,00- TL'lik teminat mektubu tutarının 28.04.2018 tarihinde tazmin edilerek nakdi krediye dönüştüğünü ve teminat mektubu tutarı 129.727,00-TL ise iade edilmediği gibi, tazmin de edilmediğinden, gayrinakdi kredi olarak davacılar burcuna ilave edilmesi gerektiği; bu durumda bakiye asıl alacak tutarının: 1,071.365,50-TL + 45.000.00-TL + 84.727,00-TL +129.727,00-TL = 1.330.819,50-TL olarak belirlendiği; Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 20116/6110 E. sayılı dosyası üzerinden borçlulardan ... adına kayıtlı taşınmazın paraya çevrilmesi sonucu ödenen tutar (dosya masrafları tarafımızca tam olarak tespit edilememesine rağmen) kapak hesabından mahsup edildiğinde (1.634.446,69-TL - 527.616,09-TL =) 1.106.830,60-TL 08.01.2018 tarihi itibariyle bakiye dasya borcu belirlendiği; İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, davalı Bankanın Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacak miktarı talep edilmiş olduğundan, bu takip bakımından (teminat mektubu tazminleri nedeniyle oluşan kredi borcu ve bunun faizi ile gayrinakdi krediler hesaplamaya dahil edilmeden dahi) bakiye alacak 1.071.365,50-TL +344.106,45-TL (08.01.2018)'e kadar işlemiş faiz ve BSMV) = 1.415.471,95-TL olarak belirlendiği; ayrıca bu tutara yukarıda yer alan teminat mektuplarının tazmini nedeniyle belirlenen tutarlar ve bunların faizinin de ilave edilmesi gerektiği; Netice itibariyle, davacıların takip konusu senetten dolayı borçları bulunmadığı iddiasının doğruluğunun dosya kapsamında tespit edilemediği İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin borçlularından ...'nin yetkilisi ve temsilcisi bulunduğu ... İnş. ...Ltd. Şti. hesabında bulunan 530.000,00-TL tutarın, şirket yetkilisinin 17.02.2017 tarihli yazılı talimatına atfen davacı kredi lehtarı şirket hesabına havale edilmesi ve aynı gün ...'nin ... İnş. Ltd. Şti. adına yetkilisi olarak verdiği yazılı talimat neticesinde “Sehven” açıklaması ile davacı şirket hesabından ... İnş. Ltd. Şti. hesabına havale edilmesi işleminin bankacılık uygulama ve temammüllerine aykırı olduğu ve batıl olduğunun tespit edildiği; bu tutarın borçtan düşülmesi halinde, Banka aleyhinde sebepsiz zenginleşme oluşacağı, takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu; kanatine varılmıştır.
Mahkememize sunulan 20/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Dava dosyasına ek rapordan sonra celbedilen kapak hesapları ve diğer belgeler üzerinde Sayın Mahkemenizin ara kararları doğrultusundan dava ve icra dosyaları yeniden incelenerek kök ve 1.ek rapor sonucu aşağıdaki gibi revize edilmiştir. .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasının 20.08.2019 dava tarihi itibariyle 2.075.878,67 TL TL olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasının 20.08.2019 dava tarihi itibariyle 1.401.904,44-TL olduğu, GKS sözleşmesi kapsamında davacı tarafların kullandığı kredilere karşılık açılan her iki dosyada yapılan tahsilatlar (satışlar) birlikte tek bir dosya gibi değerlendirilmesi halinde 20.08.2019 Tarihi itibariyle bakiye borcun 1.560.062,43 TL bulunduğu,(Heyetin görüşü bu yönderir) Ara kararı gereği Alternatif olarak Davacı Yanın iddiasına göre 530.000,00 TL nin de mahsup edilerek yapılan hesap sonucunda 565.550,01 TL Dava tarihi itibariyle bakiye borcun bulunduğu sonucuna varılmış olup (Heyetin görüşü bu tutarın borçtan mahsup edilemeyeceği) Dava tarihinden sonra 23.12.2021 tarihinde 370.000,00 TL miktarlı bir tahsilat daha mevcut olup hesaplamaya dâhil edilmediği, Hukuki yönden değerlendirmeler kök ve 1.ek rapordaki gibi olduğu, aynen korunduğu kanatine varılmıştır.
Mahkememizin 05/04/2023 tarihli ara kararı gereğince mahkememiz dosyasının yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmesine ilişkin ara karar kurulduğu görüldü.
Mahkememize sunulan 05/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davacının, ayni alacak (kredi alacağı) için yapılan bono ile ilgili takip tutarının dikkate alınmaması ve iptal edilen havale tutarının (530.000 TL) tahsilat olarak dikkate alınması halinde, davacının davalı bankadan dava tarihi itibariyle 127.191,90 TL asıl alacak, 116.303,50 TL faiz olmak üzere toplam 243.455,40 TL alacaklı konumda bulunduğu, Ancak, 530.000 TL tutarlı havale işleminin tahsilat olarak kabul edilmemesi halinde, davalı bankanın davacılardan kredi işlemlerinden kaynaklı olmak üzere dava tarihi itibariyle 610.228,84 TL asıl alacak, 311.538,10 TL faiz olmak üzere, toplam 921.766,94 TL alacaklı olacağı, Bu durumda; İptal edilen havale tutarının hesaplamada dikkate alınması halinde, davacının davalı bankadan alacaklı olacağı cihetle, senede bağlı icra takibinin dayanaksız kalacağı, Ancak, iptal edilen havale tutarının hesaplamada dikkate alınmaması halinde, bu defa davalı bankanın davacılardan dava tarihi itibariyle 921.766,94 TL alacaklı olacağından, bonoya dayalı takip tutarının da dava tarihi itibariyle 921.766,94 TL üzerinden dikkate alınmasının gerekeceği, Dava tarihinden (20.08.2019) sonra 23.12.2021 tarihinde yapılan 370.000 TL tutarındaki tahsilatın ancak icra kapak hesabında dikkate alınabileceği, Tarafların hukuki değerlendirme gerektiren iddia, savunma ve delillerinin takdirinin Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğine istinaden Muhterem Mahkemeye ait bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 25/12/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince ek rapor alınmak üzere mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememize sunulan 14/03/2024 tarihli ek raporundan özetle; Davalı Bankanın Kök Bilirkişi Raporuna yönelik beyan ve itirazlarının, anılan raporda yapılan inceleme, tespit ve varılan sonucu değiştirecek nitelik taşımadığı, Davalı Bankanın hukuki değerlendirme gerektiren iddia, savunma ve delillerinin takdirinin Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğine istinaden Muhterem Mahkemeye ait bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Netice olarak mahkememizce ... esas sayılı dosyada yapılan değerledirmeye göre;
Davalı banka ile diğer davacı kredi lehtarı ... İnş.Taah. Ve .Tic.Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeye istinaden davalı tarafından bono lehtarına nakit kredi kullandırılmış olduğu, takibin dayanağı bononun temlik cirosu ile davalı bankaya devir ve teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davalı bankanın takibin dayanağı bononun yetkili meşru hamili olduğu ve cirolar arasında herhangi bir kopukluk bulunmadığı ve tam bir teselsülün bulunduğu belirlenmiştir.
....İcra Dairesinin ... e. sayılı takip dosyasına konu olan 1.200.000 TL bedelli senedin incelenmesinde, takip dayanağı
kambiyo senedinin tanzim tarihinin 04.05.2012; lehtar/alacaklısının ... İnş. Ltd. Şirketi; vadesinin 25.01.2016; tutarının 1.200.000 TL; yetkili hamilinin .... olduğu, senette ...’in senedi ödeyecek kişiler olarak isimleri ve kendilerine atfedilen imzaları bulunduğu, senedin lehdarının ... İnş. Ltd. Şirketinin, bu senedi davalı Bankaya ciro ettiği görülmüştür. Ciro silsilesine göre, bu senedin meşru hamili davalı bankadır.Senedin tanzim tarihi olan 04.05.2012 tarihinde, davalı banka tarafından davacı asıl kredi lehdarına bu tutarda bir nakdi kredi kullandırdığını kanıtlayacak bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır.İpotek borçlusu ...’nin yetkilisi olduğu ... İnşaat Limited Şirketi hesabında bulunan 530.000 TL’nin, şirket yetkilisinin 17.02.2017 tarihli yazılı talimatına istinaden davacı kredi lehdarı şirket hesabına havale edildiği, ancak aynı gün ...’nin ... İnş. Ltd. Şirketi adına yetkilisi olarak verdiği yazılı talimatla ve
“17.02.2017 tarihinde ...’a ipotekli gayrimenkullerimin alım işlemleri için 530.000 TL tarafımca sehven ...-... İNŞ. TAAH. TİC. SAN. LTD. ŞTİ hesabından ...-... İNŞ. TAAH. SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ hesabına havale ettirilmiştir.
Ancak söz konusu yanlışlık üzerine havale talimatımın iptal edilmesini talep ederim” açıklamasıyla söz konusu işlemin iptal edildiği anlaşılmaktadır. 04/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere havalenin hesaba alacak kaydından veya ihbarname tebliğinden sonra artık havaleden cayma hakkının kullanılması mümkün değildir. Bu tür işlemler sonucunda banka, alıcıya havaleyi kabul ettiğini bildirmiş olmakta ve alıcının bankadan bir alacak hakkı (havale tutarının kendisine ödenmesini talep hakkı) doğmaktadır. Herhangi bir şekilde alıcıya bildirilen ya da hesaba alacak kaydedilen havalelere ilişkin iptal istemleri, ancak havale alıcısının yazılı muvafakati ile gerçekleştirilir. Havale, alıcının bir alacağının ödenmesi amacıyla gönderilmiş ise, havaleden dönülemez (BK.m.461/I). Hatalı havale işlemi nedeniyle, havale gönderenin, BK.m.24 vd. hükümleri doğrultusunda alıcıya yönelmesi ve dava yoluyla haksız olarak ona ödediği tutarı talep etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında, hesaba intikal eden tutarın göndericisine iade edilmesine yönelik olarak havale alıcısının yazılı muvafakati yoktur. Dolayısıyla, davalı bankaca, yasal mevzuata aykırı işlem yapılması nedeniyle, söz konusu tutarın davacı şirketin kredi riskine aktarılması engellenmiş olmaktadır.Mahkememizce yerinde görülen 04/07/2023 tarihli (... tarafnıdan sunulan) rapora göre davacının, ayni alacak (kredi alacağı) için yapılan bono ile ilgili takip tutarının dikkate alınmaması ve iptal edilen havale tutarının (530.000 TL) tahsilat olarak dikkate alınması halinde, davacının davalı bankadan dava tarihi itibariyle 127.191,90 TL asıl alacak, 116.303,50 TL faiz olmak üzere toplam 243.455,40 TL alacaklı konumda bulunduğu belirlenmiştir.Mahkememizce .... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalıya yapılan ödemeler sorulmuş ve müdürlükçe 21/03/2024 tarihli yazı ile ödeme bilgileri gönderilmiştir.
Davacılar vekili 18 nolu celsede "Sunmuş olduğumuz 2. Dilekçemizin dikkate alınmasını talep ederiz. Zira 2. Dilekçemizde hem 515.000,00 TL hem de 370.000,00 TL'lik rakamlara yer verilmiştir. ... Müd. Tarafından gönderilen tahsilat makbuzlarında yer alan 24/09/2019 tarihli 533.748,55 TL'lik tahsilatın içinden masraflar düşülmüş ve bunun neticesinde 515.000,00 TL olarak bankaya ödenmiştir. Dilekçemizde belirtmiş olduğumuz 370.000,00 TL'lik tahsilat ise dava konusu olan ... Müd. Dosyasındaki haciz konulan taşınmazın satışı sonrasında elde edilen bedeldir. Bu taşınmazın ihale alıcısı davalı banka olduğu için dosyaya ayrıca bu miktarda bir para girişi olmamıştır. Davalı banka bu taşınmazın alacağına mahsuben ihaleyle almış ve 370.000,00 TL tahsilat olarak değerlendirilmiştir. Satışı yapılan 2 taşınmaz olup 515.000,00 Tlik tahsilatın yapılmış olduğu taşınmaz ...'a, 370.000,00 TL'lik tahsilatın yapıldığı taşınmaz ...'e ait olup istirdat kararı verilirken bu miktardaki bedellerin bu davacılara istirdatına karar verilmesini, takipte talep edilen tüm miktar yönünden de bütün davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanlarda bulunarak yapılan tahsilatlara ilişkin açıklamalar yapmıştır.
Nihai olarak; yukarıda 04/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna atfen yapılan açıklamalar, 530.000 TL tutarlı havalenin geri alınması işleminin bankacılık uygulamalarına uygun olmaması ve tahsilat olarak değerlendirilmesinin gerekmesi, icra müdürlüğünün tahsilatlara ilişkin cevabi yazısı ve davacılar vekilinin tahsilatlara ilişkin duruşmadaki açıklamaları ile Yargıtay İBK Genel Kurulu'nun 2021/2 esas 2023/1 karar sayılı aynı anda hem ipotek takibi hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağına dair kararı da gözetilerek, davanın kabulü ile; davacıların ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dolayısıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline karar verilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen tahsilat makbuzları ve davacılar vekilinin açıklamaları kapsamında 24/09/2019 tarihli 533.748,55 TL'lik tahsilatın içinden masrafların düşülerek neticesinde 515.000,00 TL olarak bankaya ödendiği, 370.000,00 TL'lik tahsilatın ise dava konusu olan ... Müd. dosyasındaki haciz konulan taşınmazın satışı sonrasında elde edilen bedel olduğu, bu taşınmazın ihale alıcısı davalı banka olduğu için dosyaya ayrıca bu miktarda bir para girişi olmadığı, davalı bankanın bu taşınmazı alacağına mahsuben ihaleyle aldığı ve 370.000,00 TL tahsilat olarak değerlendirildiği, satışı yapılan 2 taşınmaz olup 515.000,00 Tlik tahsilatın yapılmış olduğu taşınmazın ...'a, 370.000,00 TL'lik tahsilatın yapıldığı taşınmazın ...'e ait olduğu anlaşılmakla davacı ... yönünden 515.000 TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, bu davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 370.000 TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, bu davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafın kötüniyet tazminatı bulunmakta ise de açık bir şekilde kötüniyet görülmediğinden talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen işbu karar istinaf incelemesinden geçmiş ve İstanbul Bölge Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 2024/1736 esas 2024/1596 kara sayılı ilamı ile " davacı ...'in yargılama sırasında karar tarihinden önce 06/02/2023 tarihinde vefat ettiği incelenen nüfus kaydından anlaşılmıştır. Şu halde, ölümle vekalet ilişkisi sona ereceğine göre, davayı davacı adına takip eden ve kararı tebliğ alan avukat ile davacı arasındaki vekalet ilişkisi sona ermiş, davacı vekili tarafından ...'in mirasçılarından alınmış vekaletname dosyaya ibraz edilmediği halde mahkemece davanın, mirasçıları tarafından takip edilmesi gerektiği göz ardı edilerek bu husus üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca, öncelikle, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulan vekile, ...'in mirasçılarına ait vekaletnameleri sunmak üzere süre tanınması, sunulmadığı taktirde mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya devam etmeleri halinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
İstinaf kararı sonrasında yapılan yargılama:
İstinaf kararı sonrasında davacılar vekiline tebligat çıkarılmış, istinaf kararında belirtilen davacı ...'in mirasçılık belgesi ve mirasçıların vekaletnameleri sunulmuştur.
İstinaf kararında usüli eksikliklere değinildiğinden ve bu eksiklikler giderildiğinden, mahkememizin ... esas sayılı dosyasının gerekçeli kararındaki aynı gerekçeler ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; davacıların ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dolayısıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline,
2-Davacı ... yönünden 515.000 TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, bu davacıya ödenmesine,
3-Davacı ... yönünden 370.000 TL bedelin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, bu davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
5-Alınması gerekli 81.972,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 20.493,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 61.479,00 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 20.543,80 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 771,20 TL ve bilirkişi ücreti 17.771,20 TL olmak üzere toplam 38.315,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davacı taraflar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca menfi tespit talebi için hesap ve taktir olunan 180.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır