T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/24 Esas
KARAR NO:2025/332
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/01/2025
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Limited Şirketi tarafından müvekkili davacı ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine, ....İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi ile davalı şirket; 31.12.2022 - 23.09.2024 tarihleri arasında tahakkuk eden cari hesap alacağı olarak 2.887.015,43 TL ve işlemiş faiz olarak 368.207 TL alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket, icra dosyasına yatırılan bu parayı, borç olarak üçüncü şahıs ... isimli kişiden borç olarak temin ettiğini, ... icra dosyasına bu parayı, müvekkili şirkete borç olarak verdiği itirazi kaydı ile yatırdığını, davalı şirket, müvekkili şirketin borçlanmasına sebep olduğunu, halen bu borç müvekkili şirket tarafından ödenemediğini, davalı şirketçe müvekkili şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri, müvekkil şirketin E-Tebligat adresine tebliğ edildiğini ve müvekkil şirket E-Tebligat adresine tebliğ edilen ödeme emrini süresinde göremediğini ve tebligattan bilgisi olmamdığını, müvekkili şirketin E-Tebligat ile tebliğ edilen ödeme emrinden bilgisi olmaması nedeniyle icra takibine itiraz süresi geçmiş ve takip kesinleştiğini, takip kesinleştikten sonra davalı şirketçe art arda müvekkili şirket aleyhine haciz işlemleri yapılmış ve müvekkil şirket icra takibinden haciz işlemleri ile haberdar olduğunu, müvekkili şirket haciz baskısı altında, borcu olmadığı halde, ....İcra Müdürlüğü 2024/... sayılı icra dosyasına 04.11.2024 tarihinde 4.088.100 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket bu ödemeyi itirazi kayıt ile dosyaya yaptığını, icra dosyasına ödeme öncesi sunulan dilekçede; müvekkili şirketin davalı tarafa borcu olmadığı, cari hesaptan kaynaklı alacak - borç ilişkisinin 12.08.2024 imza tarihli belgede belirtildiği gibi sona erdirildiği, dosya borcunun haciz baskısı altında ödemek zorunda kalındığı, ödeme sonrası istirdat davası açılarak yapılan ödemenin iadesinin talep edileceği belirtildiğini, davacının Haciz Tehdidi Altında ....İcra Müdürlüğü 2024/... sayılı dosyaya 04.11.2024 Tarihinde ödemiş olduğu 4.088.100 TL'nin davalının istirdadına ve ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalı hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı taraf, huzurdaki davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2024/ ... esas sayılı dosyasından çıkarılan mevcut ödeme emrini "süresinde görmediği" ifade edildiğini, ancak kanunumuzda davaya konu ilamsız icra takibine itiraz süresi 7 gün olup elektronik tebligat yoluyla yapılan ödeme emri tebligatı üzerine itiraz edilmemesi için davacı tarafça bir gerekçe bile gösterilemediğini, her ne kadar davacı 12.08.2024 tarihli sözde cari mutabakat metnine istinaden dava ikame etmişse de ilgili cari mutabakat metni yasal koşulları oluşmadığından kanunen geçerliliği olmadığı, ayrıca müvekkili şirket ve davalı şirket arasında uzun yıllardır devam eden bir ticari alışveriş ve iki şirket yöneticileri arasında son döneme kadar güvene dayalı yakın şahsi ilişkiler olduğunu, anılan şirketin müdürü ticaret sicil ilanlarında da görüleceği üzere münferiten imzaya yetkili tek müdürü ve idarecisi ...' olduğunu, ... ise sadece şirketin ortağı konumunda olup şirket adına tacir gibi hareket etmediğini, bu sebeple anılan iddiaların sadece borçlandırma yetkisinin kimde olduğuna dahi bakılarak asılsız olduğu, anılan mutabakat metni sonrasında taraf şirketler arasında cari kapama işlemi yapılmadığını, mutabakat içerisinde cari hesabın kapatılması sonrasında kimin kime ne kadar nihai borcu olduğu, ödemenin yapılıp yapılmadığı veya hangi kanaldan yapıldığı dahi yazmadığını, tüm bu nedenlerle huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İstirdat davasıdır.
Yargılama esnasında, davacı vekilince 06/05/2025 tarihli davadan feragat dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirilmiştir.
Davalı vekili vekillikte çekilme dilekçesi sunmuş, vekillikten çekilme dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket adına yeni vekaletname sunulmamıştır.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK.nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
Buna göre; açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT nedeniyle reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 69.814,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 69.199,13TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerilerinde bırakılmasına,
4- 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avanslarının istek halinde taraflara iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi 08/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır