T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/242 Esas
KARAR NO: 2025/443
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 09/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar dava dilekçesinde: Mirasçısı olduğukları ...'ın mirasçısı olduğumuzu öğrendikten sonra davalı şirketin ...'ın borçları için taraflarına icra takibi yapıldığını öğrendiklerini, icra takiplerini öğrendikten sonra .... Asliye Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı dosyasıyla mirasın hükmen reddi için dava açtığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı dosyanın yargılaması sırasında davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığını, bu nedenle mahkeme tarafından taraflarına ihya davası açmak için süre ve yetki verildiğini, bu nedenle davaya devam edebilmek için şirketin ihyasını talep ettiklerini, davalı şirketin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: TTK Madde 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği Madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptıklarını, ..., ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebildiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili ...’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK madde 545/1'de düzenlendiği üzere, müvekkili ... tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK Madde 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunla olduğunu, TTK madde 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK Madde 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, müvekkil müdürlük yönünden davanın reddini, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, aleyhe yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru ...'e dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sicilden tasfiye sonrası terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin, .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde... Esas sayılı takip sayılı dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için ihya davası olduğu görüldü.
İhya davalarında husumet eğer şirket tasfiye olmuş ise tasfiye memuruna ve sicile karşı, resen terkin olmuş ise sadece sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden ve davacı tarafça tasfiye sonrası sicilden terkin edilen şirketin ihyası istenilip, davanın sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna karşı açılmış olduğu, buna göre de husumetin doğru yöneltildiğine kanaat getirilmiştir.
İhya davasının dinlenebilmesi için yasa koyucunun aradığı şart olan hukuki menfaatinin bulunması şartının dosyamız davacısı yönünden gerçekleşmiş olduğu, zira davacı tarafça istenilen hususlarda davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-0 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin, .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde... Esas sayılı takip sayılı dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için İHYASINA,
2-Tasfiye memuru olarak davalı tasfiye memuru ...'in atanmasına,
3-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,
4-Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına,
5-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-İhya gerekçesi olan dava mirasın hükmen reddi davası olup davalı tarafların mirasın hükmen reddi davasının açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 12/06/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır