T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/264 Esas
KARAR NO:2025/711
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/04/2025
KARAR TARİHİ:08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafından 29.04.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahalle, ... Sokak, .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir. Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 663,29-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiği, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 663,29-TL hasar bedeli i1e 62,07-TL işlemiş faiz olarak toplam 725,36-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No: 1 ödeme emri gönderildiği, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiği, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İTİRAZININ İPTALİ ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiği kanaatindeyiz. Yani davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerekmektedir. Ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek mümkün olacağı, davacı ... A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığı, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığı, davacı şirketin hasar gördüğünü iddia ettiği alt yapı tesisinin standartlar çerçevesinde tesis edilmiş olup olmadığı bilinmediği, mahkemece bilirkişi atanarak, davacının alt yapı tesisinin standartlara uygun olup olmadığı hususunda olay mahallinde keşif ve incelemesi yapılması gerektiği, mahkemece görevlendirilecek bilirkişice, söz konusu adreste davacının alt yapı tesislerinin standartlara uygun olarak kabloların döşenmesinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 58/b-13 Maddesinde belirtildiği şartlara uygun döşenip döşenmediğinin tespiti istenmelidir. ... Kablo Tesis Şartnamesinde, "kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kumun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü bulunduğu, davacı tarafından yeraltına döşenen kablolar bu usule göre yani ... şartnamesine uygun döşenmemişse hasarın oluşmasında idaremizin kusurundan bahsedilemeyeceği, hasarın oluştuğu iddia edilen sahada davacının alt yapı tesislerini ... Şartnamelerine uygun döşemediği, ikaz ve uyarı amaçlı yazılı ve inşai ( özel tuğla, kum örtüsü, uyarı şeridi vs.) anlamda gerekli tedbirleri almadığı kuvvetle muhtemel olduğu, davacı usulüne uygun kablo döşemesi yapmış olsaydı iddia edilen hasar gerçekleşmeyeceği, davacı kendi kusurlu davranışından dolayı müvekkil idareyi sorumlu tutması haksız, hukuksuz ve adaletsiz olduğu, davacı şirketin talep ettiği dağıtılamayan enerji bedeli: Davacı şirket Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesaplamış ve talep ettiği, ancak, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesi kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkin olduğu, bu nedenle davacı şirket, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyecektir.ukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan ve tümüyle reddine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere verilen zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 725,36-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davacı vekili tarafından dava konusu takibe konu hasar bedelinin dava dışı yüklenici firma tarafından ödendiği bu sebeple davanın konusuz kaldığının ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığının bildirildiği, mahkememizce davacı vekiline ödeme belgesinin sunulması davalı vekiline ise söz konusu beyan kapsamında vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunup bulunmadığı yönünde beyanda bulunulması hususunda ihtaratlı ara karar tebliğ edildiği, ara karar uyarınca davacı vekili tarafından ödeme belgesinin sunulduğu, ödemenin 26/08/2025 tarihinde davanın açılmasından sonra yapılmış olduğu davalı vekili tarafından ise beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yargılama sonrasında davalının yüklenicisi dava dışı şirket tarafından yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı, mahkememizce HMK m. 331 uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Peşin olarak alınan harç, alınması gerekli harcı tam karşıladığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.318,30-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 4.712,50-TL masraf olmak üzere toplam 6.030,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davacı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...