T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/28 Esas
KARAR NO: 2025/349
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/01/2025
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin... Ltd. Şti. ("...") Davalının unvan değişikliği yapmıştır, önceki unvanı "... Sanayi ve Ticaret A.Ş."'dir.2010 yılında uzmanlık gerektiren gümrük ve dış ticaret alanında denetim, danışmanlık, eğitim hizmetleri vermek üzere kurulduğunu, Müvekkilinin bu kapsamda, dış ticaret yapan firmalara ithalat, ihracat, transit, antrepo gibi işlemlerinde Gümrük Mevzuatı kapsamında destek olmak adına firmaya özgü danışmanlık hizmeti vermekte ve firmaların gümrük işlemlerini denetleyerek uzman raporu hazırlamakta ve risk yönetimini yaptığını, ayrıca, Ticaret Bakanlığının ithalat/ihracat yapan firmalara vermiş olduğu ve gümrük işlemlerinde Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikasının ("YYS") da danışmanlığı hizmetini verdiğini, müvekkilinin, yaklaşık 8 yıl aralıksız davalı ... firmasına gümrük ve dış ticaret alanında denetim ve danışmanlık hizmeti verdiği ve ...firmasının sahip olduğu YYS belgesinin alımı ve güncellenmesi, YYS kapsamında hazırlanması ve Ticaret Bakanlığı'na ibrazı zorunlu Yıllık Faaliyet Raporlarının hazırlanması konularında aktif şekilde danışmanlık hizmeti verdiğini, 01.11.2017 tarihinde Sürekli Gümrük Denetim Danışmanlık sözleşmesi (söz konusu sözleşme hizmet bedeli her yıl karşılıklı mutabakatla yeniden belirlendiğini, ücret revizesine ilişkin e-posta onayı ekte sunulmuş ve 22.03.2023 tarihinde YYS Belgesinin Güncellenmesi Hizmet Sözleşmesinin imzalandığını, Müvekkil - şirket ..., yukarıda detayları verilen sözleşmeler uyarınca denetim ve danışmanlık hizmetlerini zamanında ifa ettiği ve sözleşme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirdiğini, müvekkilinin davalıya düzenlediği faturaların E-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildikleri, davalı şirket tarafından da söz konusu faturaların sistem üzerinden kabul edildikleri, faturalara itiraz edildiğine ilişkin müvekkiline herhangi bir bildirimlerin olmadığı, davalının hizmet ilişkisinin sonlandığı 13.06.2024 tarihi itibariyle cari hesap ekstreleri uyarınca 96.922,00-TL borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyası ile ilamsız İcra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itiraz etmesiyle takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği ve tarafımızca kabul edilmediği gbi taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin de bulunmadığından temerrüt gerçekleşmediği için de faiz talep edemeyeceğini, ayrıca davacı tarafın, iddia ettiği hizmetleri verdiğini öne sürdüğünü, davacının sözleşmenin gerektirdiği tüm edimlerin yerine getirilip getirilmediği ve faturalanan hizmetlerin gerçekten sunulup sunulmadığı hususunda detaylı bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini ifade ederek davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet üretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 96.922,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 21/03/2025 tarihli raporunda özetle;
"Taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı şirketin tarafıma ibraz ettiği, yevmiye defteri muavin hesap dökümünde takip tarihi ile davalı şirketten 96.922,00 TL alacağının işli olduğu,
Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ Ticari “Fatura Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, Ticari fatura senaryosu ile tebliğ edilen faturayı alan alıcının, faturayı kabul etmek istemez ise RED butonu ile itiraz edebildiği ve fatura iade hakkı bulunduğu, ayrıca faturayı kabul etse de, bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,
Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacıya 96.922,00 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği ve 96.922,00 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceğini," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde, davanın taraflar arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin olduğu, davacının davalı ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde kendisine hizmet verdiğini, oluşan cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine icra takibinde bulunulduğunu, yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığını, süresinde itiraz ve yine süresinde itirazın iptali talebini ileri sürdüğü, mahkememizce icra dosyası ve tarafların ticari defter belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi heyetince rapor düzenlettirildiği, davalının ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, yapılan mali yönden hesaplamada 2023 yılında davacının davalıya 134.222,00 TL bedelli fatura kestiği, karşılığında davalı tarafça 50.000,00 TL ödendiği, geri kalan miktarın 2024 yılına devredildiği, 2024 yılında da davacının davalıya 7 adet 32.600,00 TL tutarlı fatura kestiği, bu alacakla beraber alacağın 116.922,00 TL olduğu, davalının 20.000,00 TL daha ödemede bulunduğu ve bakiye 96.922,00 TL kaldığı, davalının bu miktarı ödediğini ispat edemediği ve ödememesine rağmen icra takibine haksız itirazda bulunduğu, böylece davacının davasının kabulü ile haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatının hüküm altına alındığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul ... İcra müd. ...Esas sayılı icra doyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile 19.384,40TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 6.620,75-TL karar ve ilam harcından 1.170,58-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 5.450,16-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.873,48-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 14.645,00-TL masraf olmak üzere toplam 16.518,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-4.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
13/05/2025
Katip
E-İmzalıdır
Hakim
E-İmzalıdır