T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/32 Esas
KARAR NO:2025/377
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/01/2023
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı şirket yetkilisinin uzun süredir tanışmakta olup sözlü olarak anlaşarak nohut ticareti işine girdiklerini, anlaşmaya göre finansmanı davalı tarafından, diğer tüm alış, satış, depolama ve her tür lojistik hizmet müvekkilim tarafından karşılanmak üzere masraflar çıktıktan sonra kalan karın ... paylaşılması konusunda anlaştıklarını, bu bağlamda müvekkilin, girişimleri sonucu kilogramı 10.00 TL+9.1 KDV üzerinden 100.000 Kg nohutu 29.09.2021 tarihli fatura ile davalı adına satın aldığını, yine müvekkilleri anılan nohutların; 23.11.2021 tarihli fatura ile kilogramı 11,00 TL'sı üzerinden 50.000 kilogramını 555.000 TL'sı bedel ile ....A.Ş.ye 08.02.2022 tarihli fatura ile kilogramı 13,50 TL'sı üzerinden 25.000 kilogramın 337.500 TL'sı bedel ile ... ... San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne ile sattığını, son 25.000 kg için ise kilogramı 13,50 TL'sı üzerinden satış için anlaşmış olmasına rağmen bu aşamada davalı müvekkillerini devreden çıkararak satışı kendisi gerçekleştirdiğini, sonuç olarak müvekkilinin KDV hariç 1.000.000 TL alım yaptığı nohutların satışını gerçekleştirilmesini sağlayacak işlemleri yaparak KDV hariç 1.225.000 TL'sı satış yapmak suretiyle toplamda KDV hariç 225.000 TL kar elde ettirdiğini, bu işlem nedeniyle yapılan giderler 23.709 T'.sı olup net kar 201.291 TL olduğunu, buna göre taraflar bu ticaretten 201.291 TL net kar elde etmiş olmakla taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği aslen karın 950'si olan 100.645,50 TL'sını kar payı olarak hakettiğini, müvekkilleri bu alacağına istinaden davalıya 01.04.2022 tarih ve 64.782 TL'sı bedelli fatura kestiğini, ancak anılan faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine ...Noteri 05.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ödenmesini istemiş olmakla birlikte davalı hizmet verilmediği gerekçesi ile daha önce kabul edip yasal süresinde itiraz etmediği fatura için hizmetin verilmediği gerekçesi ile iade faturası kestiğini, oysa ki delillerinden anlaşılacağı üzere müvekkilleri tüm hizmeti yerine getirdiğini, bunun üzerine ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş ise de davalı bu takibe itiraz etmiş; dava şartı olarak...Arabuluculuk Bürosu 2022/... sayılı başvurusu ile arabuluculuğa başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma olmadığını, bu nedenle davalının haksız itirazının kaldırılması için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının ....icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, ve takibin devamına, davalının itirazının haksız olması nedeniyle ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı taraf arasında yazılı bir ticari sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla kesilen faturaya, çekilen ihtara ve davaya mesnet olarak gösterilebilecek bir sözleşme söz konusu olmadığını, davacı ile dava dışı ...arasında sözsel bir anlaşma yapılmış olup bu anlaşmada davacının iddia ettiği koşullarda yapılmadığını, müvekkilleri ...Dış Tic AŞ. ile ... arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, ... ile ...arasındaki sözleşmenin ise yazılı şekilde yapılmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde de sabit olduğunu, ...ve davacı arasında satıştan elde edilen kârın 9:50-9.50 paylaşılacağına dair hiçbir anlaşma olmadığını, davacı taraf kötü niyetli olduğunu, ...'nin davacıya gönderdiği mailden açıkça anlaşıldığı üzere ...müvekkilleri şirketin ilgili satış işlemi sonucu elde edilen net kârın %20'sini davacıya vermiş olduğu irdemelerle müvekkili danışmanlık hizmeti karşılığı olarak şahsen ödediğini, ilgili şirketin herhangi bir alakası bulunmadığını, müvekkili satış işlemini davacı tarafı devreden çıkararak gerçekleştirildiğine yönelik iddiaları tamamen mesnetsiz olduğunu, ...tarafından önceki işlemlerde davacıya ödenen tutarlarda şahsen karşılandığını, bu husus banka kayıtları ve ödeme dekontlarıyla sabit olduğunu, müvekkilleri şirketin elinde kalan son 25.000 kg nohutun satışı için davacı tarafından dava dışı ...'ye önerilen alıcılar ve fiyat uygun bulunmamış ve müvekkilleri şirket stoğundaki ürünleri piyasaya kendi ticari ilişkileri çerçevesinde sattığını, müvekkilleri şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmamasına rağmen davacının kestiği fatura kabul edilmeyerek karşılığı iade fatura düzenlendiğini, davacı ..., müvekkilleri şirket ile arasında ticari bir ilişki olmamasına rağmen ve müvekkilleri şirket tarafından yapılan son nohut satış işleminde hiçbir katkısı da bulunmamasına rağmen 01.04.2022 tarihli bir fatura kestiğini, ilgili faturaya sehven 8 gün içinde itiraz edilememiş olduğundan karşılığı iade fatura düzenlenerek davacıya gönderilmiş, esasen dava dışı ...tarafından da 12.03.2022 tarihli mailinde davacı ile arasındaki ticari tüm yazışmaları ve işleri sonlandırdığını açıkça ifade edildiğini, davacının kötü niyetli olduğu açık olduğundan bahisle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasında akdedilen Sözleşmeye istinaden davalı tarafın edimini yerine getirmemesinden dolayı davacı tarafın davalıya yapmış olduğu ödemelerin tahsiline yönelik başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosyamıza bir sureti alınan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine toplam 67.353,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, uyuşmazlık konusunun çözümünün uzmanlık görüşü gerektirdiği kanaati ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak dosya kapsamında rapor sunulmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi İrfan Demirci'den alınan 09.08.2023 bilirkişi raporunda özetle:"Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı taraf vekilinin davalı aleyhine 06.09.2022 tarihinde .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile; 64.782,00 TL Asıl 2.571,00 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam67.353,00 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalının takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğunu, Davacının 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı yan tarafından davalı yana tanzim edilen ve dava konusu alacağın temelini oluşturan 01.04.2022 tarihli 64.782,00 TL bedelli faturanın davacı yanın işletme defteri gelir bölümünün 2. Sırasında kayıtlı olduğunu, diğer yandan davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.04.2022 tarihli 64.782,00 TL tutarlı iade faturası davacı kayıtlarında yer almadığını, davalının 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı yan tarafından davalı yana tanzim edilen ve dava konusu alacağın temelini oluşturan 01.04.2022 tarihli 64.782,00 TL bedelli faturanın davalı yanın yevmiye defterinin 115 no.lu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, davalı tarafından iş bu faturaya karşılık davacı adına 28.04.2022 tarihli 64.782,00 TL tutarlı iade faturası düzenlemiş ve bu faturayı 136 no.lu no.lu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, davalı yan kendi ticari defterlerinde davacı yana takip tarihi 06.09.2022 itibariyle borç ve alacağının bulunmadığı tespit edildiğini, davacının takibe konu ettiği fatura içeriğinde yer alan hakediş alacağı ile ilgili taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının fatura içeriği alacağının ispata muhtaç olduğunu, Rapor içerisinde anlatılan gerekçelerle; Davacı Şirketin .... İcra Dairesi'nin .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında takip tarihi olan 06.09.2022 tarihi itibariyle 01.04.2022 tarihli 64.782,00 TL bedelli Hakediş Bedeli açıklamalı faturadan kaynaklı alacağının bulunamayacağı " şeklinde rapor sunduğu görüldü.
Kaldırma ilamı öncesinde bilirkişi raporları alınmış ve mahkememizin 17/10/2023 tarih ve ... sayılı kararı ile '1-Davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2024 tarih, 2024/531 Esas, 2024/3382 Karar sayılı ilamında 'Somut olayda ,davacının dayandığı belgeler yazılı delil niteliğinde olmadığı gibi, yukarıda tanımı yapılan yazılı delil başlangıcı niteliğinde de olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, davada HMK uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir. Buna göre; anılan belgelerin HMK 202. Maddede düzenlenen yazılı delil başlangıcı olmadığı ,"Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnaları" başlıklı 203. maddesinde tanık dinlenmesine cevaz verilen bir hususun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ancak, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayanmış olup,mahkemece davacıya yemin teklif hakkının hatırlatılmaması usul ve hukuka aykırı olmuştur. Bu sebeple,ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa davalıya yekimn teklif hakkı olduğu hatırlatılarak,yemin teklif edildiği takdirde bu hususta gerekli usuli işlemler yerine getirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ,davalı istinafının kabulü ile kararın bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. ' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2025/32 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline yemin delili usulüne uygun hatırlatılmış, davacı vekili tarafından yemin deliline dayanılacağı beyan edilerek yemin metni dosyaya sunulmuş, davalı tarafa yemin metni ile birlikte duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı asilin yemini eda etmek üzere duruşma salonunda hazır bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu yemin metninin "Davacı ile Finansmanı şirketimizce karşılanmak ve alış, satış, depolama ve lojistik hizmetlerinin davacı tarafından verilmesi kaydı ile nohut ticareti yapmak konusunda yazılı ya da sözlü anlaşma yapmadığımıza, karın %50'si oranı olan 67.353 TL'sı ile ilgili olarak davacıya borcumuzun bulunmadığına ... " cümleleri dışında kalan kısımlarının, dava konusu uyuşmazlık ile alakalı olmadığı anlaşılmış, yemin metninin bu şekilde revize edilerek davalı şirket yetkilisine yöneltilmesine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 20/05/2025 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkilisi ...'nin, "Davacı ile Finansmanı şirketimizce karşılanmak ve alış, satış, depolama ve lojistik hizmetlerinin davacı tarafından verilmesi kaydı ile nohut ticareti yapmak konusunda yazılı ya da sözlü anlaşma yapmadığımıza, karın %50'si oranı olan 67.353 TL'sı ile ilgili olarak davacıya borcumuzun bulunmadığına yemin ederim." şeklinde yemin eda ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının taraflar arasında adi ortaklık bulunduğunu beyan ettiği, davalı tarafın ise adi ortaklık ilişkisinin sözkonusu olmadığını beyan ettiği, bu iddianın ancak HMK'nın 200. md gereğince senetle ispat edilmesi gerektiği, dosyaya yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği gibi davacının dayandığı belgelerin yazılı delil niteliğinde olmadığı, bu sebeple, davada HMK uyarınca tanık dinlenmesi mümkün olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayandığı, davalı şirket yetkilisinin duruşma davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi kurulmadığına ve davacıya bu kapsamda borçlu olmadığına dair yemin ettiği birlikte değerlendirildiğinde, davacının adi ortaklık sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 813,46TL harcın mahsubu ile bakiye 198,06 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 122,50 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır