T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/474 Esas
KARAR NO:2025/560
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/05/2025
KARAR TARİHİ:14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olmayan ... hizmet no'lu tesisatla uzun süredir enerji kullandığını, alacaklı bugüne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamadığını, İşyeri Merdiven ortak kolanım olarak ticari faaliyetini devam ettirdiğini, davacı iş yerine gelen davalı kurum çalışanları davacının tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle davacıya toplam 43.858.63 TL kaçak elektrik faturası yazıldığını, ve hiçbir fatura da davacıya tebliğ edilmeden davacının elektrik enerjisini kestiğini, enerji tekelini elinde bulundurmanın verdiği rahatlığı kullanarak insanları zora sokmakta işletmeleri çalışamaz hale getirdiğini, Davalı kurumun kestiği faturalara yaptığı bukuka aykırılıkların olduğunu, resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapmış gibi gösterip bu dönemki kullanımı usulsüz ve kaçak gösterdiğini, 17.02.2025 dönemine ait bir kez ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirildiğini, günlük 8 saat tüketim yapılan işyeri yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yaptığını, son okuma tarihinden itibaren 12 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu varmış gibi 90 gün geriye gittiğini, 0.6 kullanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yapıldığını, bu nedenlerle davacının abonesi olmadığı ... hizmet no'lu tesisatla ilgili olarak HMK 389 maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 43 858.63 tl borç kaçak elektrik faturaları nedeniyle açacağımız menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirket tarafından gerçeğe aykırı düzenlenen kaçak elektrik tespitine ilişkin tutanak ile hukuka ve yönetmeliğe aykırı şekilde hesaplanan kaçak elektrik faturalarını kabul etmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği tarihten önceki fatura dönemi ile kaçak elektriğin tespit edildiği süreye kadar olan 21 günlük döneme ilişkin faturanın hesap edilmesini kalan miktar yönünden borçlu olmadığımızın tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik faturası sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf- ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Buna göre, davalının tacir olup olmadığının tespiti bakımından ilgili kurumlara yazılan yazı cevaplarına göre, davalının gelir vergisine tabi mükellefiyeti bulunduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu, yıllık dönem içi elde edilen hasılatının esnaf sınır miktarını aşmadığı, ticaret sicil kaydı olmadığı bu hali ile, davalının kazancının esnaf faaliyeti sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. Davanın mutlak veyahut nisbi ticari dava olmasını gerektirir yanının bulunmadığı davanın genel hükümleri göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
4-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 14/07/2025
Katip ...
Hakim ...