T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2013/333 Esas
KARAR NO :2025/327
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:02/10/2009
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.08.2006 tarihli... numaralı kredi sözleşmesiyle Halkbank ... Şubesinden kredi kullandığını, sonrasında T. ... A.Ş. ... Şubesince 30.10.2007 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile 51.080 TL borcu olduğu belirtilerek .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında borçlu olmadığı parayı taksitlerle ödemek zorunda kaldığını, davalı bankanın talep edilmesine rağmen evrak vermediğini, ancak vekil sıfatıyla yapılan başvurular neticesinde belgelerin sonradan elde edildiğini ve belgelerde sahte imza ve talimatlar yoluyla müvekkilinin hesabından para çekildiğini tespit ettiklerini, bu nedenle ...Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2008/... soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunduklarını ve .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/... E. sayılı dosyasında ceza davası açıldığını, bilirkişi raporuna göre ... ve ...’nın sahte imza ve sahte evrak tanzim ederek müvekkilinin hesabından para ve kredi çektiklerini, bankanın bu evrakları kontrol etmeksizin ağır ihmal ve kusurla hareket ederek ödemeleri gerçekleştirdiğini, müvekkilinin icra tehdidiyle ödeme yapmak zorunda kalıp iflasa sürüklendiğini, işçilerini işten çıkardığını, psikolojik olarak çöktüğünü ve halen haciz baskısı altında olduğunu, .... Noterliği’nin 23.12.2008 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle icra borcuna mahsuben ödenen 30.000 TL’nin iadesini talep ettiklerini ancak cevap alamadıklarını, bankanın imzaları kontrol etmeden ödeme yapmasının ağır kusur olduğunu, toplamda 32.000 TL’nin cebri icra baskısı altında ödendiğini, müvekkilinin hesabına gelen 100.000 TL’nin yetkisiz kişilere haksız şekilde verildiğini, dosyada 8.100 TL bakiye alacak bulunduğunu ve bu miktara ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenen 30.000 TL’nin ticari faiziyle iadesine, 8.100 TL alacak için %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin 30.000 TL’lik ödemenin istirdadı ve 8.100 TL bakiye alacak yönünden menfi tespit taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, İİK m.72 uyarınca istirdat davasının son ödemenin yapıldığı 23.09.2008 tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekirken davanın 02.10.2009 tarihinde açıldığını, bu sürenin geçmiş olması nedeniyle istirdat talebinin dinlenemeyeceğini, ayrıca menfi tespit taleplerinin de 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin dolduğunu, hesap kat ihtarnamesinin 15.11.2007 tarihinde tebliğ edildiğini ve itiraz edilmediğini, icra takibinin ise 10.12.2008 tarihinde başlatıldığını, davacıların tüm iddialarının kötü niyetli ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, ...’nin kredi borçlusu, ...’ın kefil ve aynı zamanda vekil sıfatıyla işlemleri yürüten kişi olduğunu, ...’ın talimatları ile ... (kız kardeşi) ve ...’ya ödeme yapıldığını, bankanın bu ödemeleri talimat ve teyit telefonları doğrultusunda gerçekleştirdiğini, ...’ın icra takibine itiraz ettikten sonra 05.02.2008 tarihinde kendi iradesiyle feragat ettiğini ve borcu kabul ettiğini, yapılandırma talebinde bulunarak borcun büyük kısmını ödediğini, tüm bu işlemler bilinçli şekilde yapılmışken borçtan haberi yokmuş gibi davranılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili bankanın yalnızca 1.500 TL’lik bir ödemede yazılı talimat alınmaması dışında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, işlemlere ilişkin tüm detayların 07.01.2009 tarihli müfettiş raporunda yer aldığını, bankanın diğer tüm işlemleri yazılı ve teyitli talimatlara göre yaptığını, dolayısıyla davacıların kötü niyetli davalarının reddiyle %40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasındaki 8.100 TL yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödendiği ileri sürülen 30.000 TL’nin iadesine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Mahkememizin 08/10/2012 tarih 2009/...-2012/... Esas-Karar sayılı kararı ile ; "iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının, ... Şubesi ile 08.08.2006 tarihinde kredi sözleşmesi imzalayarak hesabından sadece dava dışı ...'ın işlem yapabileceğine dair talimat verdiği, davacının ...'a banka hesabı ile ilgili işlem yaparken kullandığı imzaların ...'ın kız kardeşi ... ve eniştesi ... tarafından kopyalanarak taklit edilmek suretiyle 15.08.2006 tarihinde Fatma'nın 20.000,00 TL çekmesi için her iki kişinin sahte faks talimatı hazırladıkları, Fatma'nın bu parayı bankadan çektiği, bu kişilerin birbirleri ile yakın akrabalık ilişkileri olup, davacı iddialarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dava dışı kefil ...'ın üzerinde herhangi bir haciz baskısı olmaksızın kendi iradesi ile icra dairesine gelerek takibe itirazından feragat ettiği, bu anlamda baskı altında feragat ettiği yönündeki iddiaların asılsız olduğu, ayrıca takip başladıktan sonra borçlular tarafından müteaddit kereler kısmi ödemeler yapıldığı, keza ...'ın kredi yapılandırması için bankaya yazılı başvuruda dahi bulunduğu, davacının, kız kardeşinin eşi olan eniştesi ...'ın ve onun kız kardeşinin banka hesaplarından çektiği paralardan haberdar olduğu, davacının kredi borçlusu olduğunu bilmediği veya yapılan işlemlerin bilgileri ve onayları dışında yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına ters düştüğü gerekçesiyle davanın ve koşulları bulunmayan davalı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiş," hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2013 tarih 2013/2400-2013/9556 Esas-Karar sayılı bozma ilamı ile ; "davacının bankadaki hesabından dava dışı kişilerce sahte belgelerle para çekilmesinde ve başka hesaplara havale yapılmasında davacının, hukuka aykırı işlemleri yapanlarla el ve işbirliği içinde olduğu kanıtlanmadıkça davacının bu eylemlerden dolayı sorumlu tutulması doğru görülemez. Bankalar birer güven ve itimat kurumu olduklarından kendilerine tevdi edilen mevduatı, mevduat sahibinin istediği anda ödemekle yükümlü olup, yaptıkları işin gereği olarak basiretli davranmak zorundadır. Öte yandan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Mahkemece somut olayda, davacının hesabından hukuka aykırı işlemler sonucu para çekip, havale gerçekleştiren kişilerle el ve işbirliği yaptığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı da mevcut olmadığından somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmesi sonucu dosya yukarıda yer alan esas numarasına kaydedilmiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş tarafından davacılar ... ve...hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyasından 10.12.2007 tarihinde Örnek No.7 Ödeme Emri göndermek suretiyle haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı ,Ödeme emirleri ...'ye ve ...'a 12.12.2007 tarihinde tebliğ edildiği, vekilleri aracılığı ile 19.12.2007 havale tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği , borçlular sadece icra müdürlüğünün yetkisine ve takipte istenen faiz miktarı ve faiz oranına itiraz etmiş, ana paraya itiraz edilmediği , takip ana para alacağı bakımından kesinleştiği , borçlulardan ..., 05.02.2018 tarihinde verdiği dilekçe ile yaptığı itirazdan feragat ettiği, icra takibinin...yönünden kesinleştiği ,
.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.12.2019 Tarih, ... sayılı kararı ile; katılan ...'nin ... isimli iş yerinin sahibi olduğu, bu iş yerindeki işleri ise vekil sıfatı ile diğer katılan ...'ın yürüttüğü, katılan ...'ün ... Bankasında genel kredi sözleşmesi yaptığı ve zaman zaman bu bankadan katılan ...'in kredi çektiği, sanıkların ise bu kredi sözleşmesinden haberdar olduğu ve suç tarihlerinde ... adına kayıtlı ... ve ... numaralı telefon hatlarından katılan ...'ın imzaları taklit edilerek ... Şubesi'ne faks ile talimatlar gönderildiği, gönderilen talimatlar doğrultusunda katılan Ferrah'ın kredi hesabından katılan ...'ın kız kardeşi olan sanık Fatma ve Fatma'nın eski eşi olan sanık Metin'in değişik tarihlerde beş ayrı şekilde toplam 54.750,00 TL'yi çekip haksız mal edindikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, açıklanan gerekçeler uyarınca sanıkların eylemlerine uyan TCK'nin 158/1-t-son, 43/1,53 maddelerince cezalandırılmalarına..” karar vermiştir. Dosya Yargıtay incelemesinde olup halen kesinleşmemiştir.
Mahkememizce her ne kadar yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesi ... E sayılı dava dosyası neticesinin beklenmesine, karar verilmiş ise de , davacıların ağır ceza mahkemesi dosyasında müşteki sıfatlarının bulunduğu , davacının hesabından hukuka aykırı işlemler sonucu para çekip, havale gerçekleştiren kişilerle el ve işbirliği yaptığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı da mevcut olmadığından, davacılar ağır ceza mahkemesi dosyasında müşteki sıfatları bulunduğundan taraf vekillerinin talep ve beyanları da dikkate alındığında dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması adına bu ara karardan rücu edilmiştir.
Yargılama devam ederken bankacı ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 02.01.2025 tarihli raporda; ... ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesi arasında 15.08.2006 tarih ve 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme...tarafından kefil olarak imzalandığı, 15.08.2006 tarih ve 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ...’ye nakit krediler kullandırıldığı, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Sayılı dosyasında; kredi kullandırımı yapılarak, kredi hesabından yapılan ödemelere esas alınan talimatlar ve ödemeye ilişkin dekontlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ...’ya 6.000,00 TL ödenmesine ilişkin ... numaralı 18.08.2006 tarihli faks talimatı fotokopisinde, 6.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 18.08.2006 tarihli faks talimatı fotokopisinde, 9.000 TL'nin ...’ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 06.09.2006 tarihli faks talimatı fotokopisine, 9.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 06.09.2006 tarihli faks talimatında, 6.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 28.11.2006 tarihli faks talimatında bulunan imzaların ...'ın eli ürünü bir imzadan kopyalanmış olabileceğinin belirtildiği, Keza kredi kullandırımlarınıa ilişkin herhangi bir talimat olmadığı, ödemelerin kime yapıldığının dekontlardan anlaşılamadığı,Banka İç Kontrol İnceleme Raporu ve Teftiş Kurulu Raporlarında ve .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Sayılı dosyasında; ...'ın eli ürünü bir imzadan kopyalanmış talimatların ... ve ... numaralı hatlardan faks yolu ile gönderildiği, bankaca, talimatlı veya talimatsız üçüncü kişiler ... ve ...’ya ödeme yapılırken teyit almak için kredi borçlusu ... veya vekili ...’dan banka sisteminde kayıtlı ...’ye ait ... numaralı ve vekil ...’a ait ... numaralı telefonlara yapılan herhangi bir arama tespit edilemediğinin belirlendiği, .... Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarih ... Sayılı kararında; ... ve bankada işlem yapmak üzere vekalet verdiği vekili...ile ... ve ...’nın el ve işbirliği ile bu işlemleri yaptıklarına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, bankanın çalışanlarının ağır kusurlu davranışları sonucu ...’nin kredi hesabından ... ve ...’ya yapılan ödemeler nedeniyle ...’nin bankaya karşı bir sorumluluğunun olmayacağı, bankanın ağır kusurunun sonucuna katlanması gerekeceği, Bu işlemlerden doğan zararlarını ... ve ...’dan isteyebileceği, Bankanın ... 2. Noterliğinden 30.07.2007 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile ödenmesini istediği aşağıdaki tabloda belirtilen krediler ve bu kredilere işleyen faiz nedeniyle; ...’nin bankaya karşı herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı, bu yönü ile davacıların “Henüz ödenmemiş 8.100,00 TL’lik kısım için borçlu olmadıklarının tespiti” heyetimizce gerçekleştirilmiş olup takdiri Muhterem Mahkemeye ait olduğu, İstirdat talebinde bulunmasının koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden istirdat talebinde bulunulabilmesi için ödemenin “icra tehdidi” altında ödenmesi gerektiğinden icra takip tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden istirdat talebinde bulunulmasının mümkün olmayacağı, bununla birlikte istirdat talebinin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, nitekim Yargıtay alıntılanan kararında bu hususta dava tarihini esas alarak dava tarihinden bir içerisinde yapılan ödemelerin esas alınması gerektiğinin ifade edildiği, heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde aşağıdaki tabloda da yer verildiği üzere Takip öncesinde 18.000,00 TL, takip sonrasında ise 34.344,00 TL olmak üzere ödenen birtakım bedeller bulunmakta olup; son ödeme tarihinin 23.09.2008 olduğunun tespit edildiği, bu noktada takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere (16.11.2007 tarihindeki) 13.500,00-TL ile (03.12.2007 tarihindeki) 4.500,00-TL takip öncesi ödendiğinden bir başka ifade ile icra tehdidi altında ödenmediğinden talep edilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceği, takip sonrası ödenen (05.02.2008 ilâ 23.09.2008 tarihleri arası) bakiye 34.344,00-TL yönünden ise davanın ikame tarihinin 12.11.2009 olduğu ve fakat son ödemenin 23.09.2008 olduğu hususu nazara alındığında istirdat talebinde bulunulması gereken sürede davanın ikame edilmediğinin tespite konu bir diğer husus olduğu, bu yönü ile takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere somut olayda istirdat koşullarının oluşmadığının düşünüldüğü, sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde ise dava dilekçesinde 32.000,00 TL’nin istirdadı istendiği için taleple bağlı kalınarak 32.000,00 TL’nin istirdadının istenebileceğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece bu kanaatte olunması ihtimalinde Davacıların .... Noterliğinden 23.12.2008 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderdikleri ödeme ihtarının bankaya tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödeme istedikleri dikkate alındığında, temerrüdün 15 günün hitamında başlayacağı, bu tarihten itibaren ticari yasal faiz istenebileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bozma ilamı , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacılar ... ve ..., Davalı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile imzalanmış 15.08.2006 tarihli 100.000,00 TL limitli kapsamında kullandırılmış gibi görünen ve hesap kat ihtarname ile ödenmesi istenen, sonrasında da icra takibine konu edilen kredi alacaklarının sahte talimatlar ve imzalarla hesaplardan çekildiğini, takibe konu edilen sahte talimatlar ve imzalarla hesaptan çekilen kredi borcunun icra baskısı altında ödenmek zorunda kalındığını, icra takibi aşamasında ödenen 30.000,00 TL'nin istirdadına, icra takibinden kalan 8.100,00 TL alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ... Bankası A.Ş. yapılan ödemelerin yetkili vekilin yazılı talimatı ve talimatı verenden işlem teyidi alınmak suretiyle yapıldığını, işleme karışanların yakın akraba olduklarını, işlemlerden bilgilerinin olduğunu, bankanın olsa olsa sorumluluğunun 07.02.2008 tarihinde yapılan 1.500,00 TL'lik işlemle sınırla olabileceğini bildirdiği, davacıların dosyaya mübrez dava dilekçesinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası borcuna karşılık, ödenen 32.000,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile istirdadına, henüz ödenmemiş 8.100,00 TL'lik kısım için borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri,
.... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Sayılı dosyasında kredi kullandırımı yapılarak, kredi hesabından yapılan ödemelere esas olan talimatlar ve ödemeye ilişkin dekontlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; ...'ya 6.000,00 TL ödenmesine ilişkin ... numaralı 18.08.2006 tarihli faks talimatı fotokopisinde,6.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 18.08.2006 tarihli faks talimatı fotokopisinde, 9.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 06.09.2006 tarihli faks talimatı fotokopisine, 9.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 06.09.2006 tarihli faks talimatında, 6.000 TL'nin ...'ya ödenmesine ilişkin ... numaralı 28.11.2006 tarihli faks talimatında bulunan imzaların ...'ın eli ürünü bir imzadan kopyalanmış olabileceğinin belirtildiği, ...'ın eli ürünü bir imzadan kopyalanmış talimatların ... ve ... numaralı hatlardan faks yolu ile gönderildiği, yine dosyadaki banka içi teftiş raporunda; bankaca, sahte talimatlı veya talimatsız üçüncü kişiler ... ve ...'ya ödeme yapılırken teyit almak için kredi borçlusu ... veya vekili ...'dan banka sisteminde kayıtlı ...'ye ait ... numaralı ve vekil ...'a ait ... numaralı telefonlara yapılan herhangi bir arama tespit edilemediği belirlendiği, .... Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarih ... Sayılı kararında; ... ve bankada işlem yapmak üzere vekalet verdiği vekili...ile ... ve ...'nın el ve işbirliği ile bu işlemleri yaptıklarına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı gözetildiğinde; bankanın çalışanlarının ağır kusurlu davranışları sonucu ...'nin kredi hesabından ... ve ...'ya yapılan ödemeler nedeniyle ...'nin bankaya karşı bir sorumluluğunun olmayacağı, bankanın ağır kusurunun sonucuna katlanması gerekeceği, davacı ...'nin henüz ödenmemiş 8.100,00 TL'lik kısım için borçlu olmadığının tespitini talebinde haklı olduğu aldırılan dosya kapsamına uygun bilirkişi heyet raporunda da tespit edilmiş olmakla, davacı ... yönünden açılan davanın menfi tespit istemi yönünden kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 8.100,00 TL'lik kısım için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
İstirdat talebinde bulunmasının koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden istirdat talebinde bulunulabilmesi için ödemenin “icra tehdidi” altında ödenmesi gerektiğinden icra takip tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden istirdat talebinde bulunulmasının mümkün olmayacağı, bununla birlikte istirdat talebinin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, yapılan incelemeler neticesinde Takip öncesinde 18.000,00 TL, takip sonrasında ise 34.344,00 TL olmak üzere ödenen birtakım bedeller bulunmakta olup; son ödeme tarihinin 23.09.2008 olduğunun tespit edildiği, dava tarihinin ise 02/10/2009 olduğu bu haliyle 1 yıllık süre geçtiğinden davacıların istirdat talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı...yönünden açılan menfi tespit davasında yapılan yargılama neticesinde; davacı icra dosyasına yaptığı itirazdan feragat ettiği bu haliyle itiraz ortadan kalktığı ve takibin kesinleştiği davacı borca yaptığı itirazdan feragat etmiş olmakla, borcu olmadığının tespitini talep etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı...yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı ... yönünden açılan davanın menfi tespit istemi yönünden kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 8.100,00 TL'lik kısım için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının istirdat isteminin reddine,
3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 514,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 101,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 15,60-TL başvuru harcı, 514,40-TL peşin harç, 2,50-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 14.502,50-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere/davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.083,20-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)