T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/959 Esas
KARAR NO: 2019/329
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 16/09/2011
KARAR TARİHİ: 10/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile, Davaya ilişkin Rekabet Kurulu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarını sunduğu, bunlara göre davalı ...'in müvekkili ...A.Ş. Lehine intifalı Balıkesir ili, Kepsut ilçesi, Kasapzade Mah.,... Cad. ... ada...parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın üzerinde bulunan akaryakıt istasyonun sırasıyla... A.Ş. ve ... tarafından işletildiğini, yine sözleşmedeki taahhütnameye göre ...'in ...A.Ş.'nin Rekabet Kurulu ve sair sözleşmelerden doğan her türlü borcu ödemeyi üstlendiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki intifa sözleşmesi 18/09/2010 tarihine kadar kadar muafiyetten yararlanabildiğini ve bu tarihten sonra intifanın geçersiz kaldığını, oysa müvekkilinin intifa sözleşmesinin 08/02/2020 tarihine kadar devam edeceği inancıyla davalı bayi ....A.Ş.'ne 15.524,00.TL intifa ivazı ödemesi yaptığını...vs." beyanla müvekkili şirketin intifa süresinin tamamını nazar alarak davalıya yapmış olduğu intifa ivazının geçersiz ve müvekkili şirketi tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen 9.720,21.TL kısmının davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve faizin KDV'si ile birlikte ve davalının dava tarihinden itibaren bu iktisap sayesinde elde ettiği tüm semerelerin ve müvekkili şirketin bu bedelden yoksun kalması sebebiyle uğradığı ekonomik kayıpların karşılığı olan 16.733,07.TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avansa faiziyle ve KDV siyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı...San.A.Ş Mahkememize sunduğu yanıt dilekçesi ile, Öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davalı ...'in vefat ettiği ve yasal mirasçılarının tespit edilerek davaya katılımlarının sağlanması gerektiğini, davacının intifa bedeli olarak ödediğini iddia ettiği tutarı ispat etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin maddi sorumlulukları yerine getirememesinden dolayı 30/11/2011 tarihinde bayilik sözleşmesinin yine davacı tarafça sonlandırıldığını, bu tarihten sonra akaryakıt istasyonunda müvekkilinin çalışması olmadığını, ayrıca sözleşme feshine ilişkin davacı tarafça gönderilen ihbarnameye göre demirbaş alacaklardan kaynaklanan 1.062,51.TL alacak olduğunu, bunun dışında alacak bulunmadığını davacı tarafın kendisinin beyan ettiğini...vs." beyanla yetkisizlik kararı verilmesini ayrıca davanın esas yönünden reddedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mahkememize sunduğu yanıt dilekçesi ile, Davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin belirlenen tarihten önce sonlandırılmasında kendisinin bir dahili ve kusuru bulunmadığını, davacı tarafından ekte sunulan taahhüt belgesinin kendisi tarafından akaryakıt istasyonun işletilmesinin istemesi üzerine işletmesi üzerine verilen belge olduğunu, belgenin hukuken şekil şartlarını taşımadığını, hangi miktara ne şekilde kefil olduğunun belirtilmediğini, ayrıca davacı şirketin kendisine akaryakıt temin etmediği için bu belgenin geçerliliğinin bulunmadığını....vs." beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekil ... Mahkememize sunduğu yanıt dilekçesi ile,...'in mirasını ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı reddettiğini...vs." beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıların davaya cevap vermediği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen karar Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 13/06/2016 tarih, 2015/17962 ve 2016/10529 karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, bozma sonra dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiş, oturum günü tayin edilerek taraflara oturum gününü bildirir davetiye çıkarılmıştır.
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin bilahare sundukları yazılı beyanları ile davadan feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir.
6100 sayılı yasanın 307.maddesi ve devam maddeleri gereğince feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir ve hüküm ifade etmesi karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragatin kayıtsız şartsız olması gerekir ve hüküm kesinleşinceye değin her zaman yapılabilir.Feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve feragat eden davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir; kısmen feragat halinde ise yargılama giderleri buna göre belirlenir.
Bu yasal çerçevede değerlendirme yapıldığında, feragat ile davacı, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan vazgeçer; feragatin tamamlanması için bu yöndeki beyanın Mahkemeye ulaşması yeterli olup Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Mahkeme sadece beyanın gerçekten feragat olup olmadığını ve kanunun öngördüğü şekilde yapılıp yapılmadığını araştırır. Davacının, feragat ile haktan vazgeçtiği nazara alındığında, Mahkemece yapılması gereken iş bu durumu tespit etmekten ibaret olmalıdır. Zira davacının hakkından vazgeçmesi ile Mahkemece çözüme kavuşturulması gereken bir uyuşmazlık kalmamıştır. Bu nedenle, sona eren uyuşmazlığın özü hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Nitekim feragat halinde yargılama giderlerine ilişkin olarak Yasada da "aleyhine hüküm verilmiş gibi" ibaresi kullanılmış, aleyhine hüküm verilen denmemiştir. Bu amaçla, Mahkememizce de feragatin yasada öngörüldüğü şekilde yapıldığı tespit edildikten başka davacının hakkından vazgeçmesine dair hüküm tesis edilmiş ve sona eren uyuşmazlık hakkında esas hakkında hüküm doğuracak şekilde davanın reddi yerine uyuşmazlığın davacının hakkından vazgeçmesi yani feragati ile son bulduğunun tespitine yönelik hüküm kurulmuş; davacı, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur.
HÜKÜM:
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın feragatle son bulduğunun tespitine,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-492 sayılı yasanın 22.maddesine göre hesaplanan 2/3 oranındaki harç 29,60 TL'nin peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye kısmın 492 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı yana iadesine,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde Yargıtay 19.Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yasa yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2019
Katip ...
Hakim ...