T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/801 Esas
KARAR NO: 2018/535
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/12/2014
KARAR TARİHİ: 07/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeninin davalı elektrik tedarikçi ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış İhracat ve İthalat A.Ş'nin ... abone no'lu abonesi olduğunu; davalı şirketten 2011/01 - ... dönemleri arasında elektrik enerjisi satın aldığını; davalının bu dönemde vekiledini şirketten Kayıp/Kaçak Bedeli, Dağıtım Bedeli, İletim Bedeli ve Perakende Satış Hizmet Bedeli adı altında haksız tahsilatlar yaptığını, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 4/2 inci maddesiyle ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış İhracat ve İthalat A.ş:'ye sınırsız fiyat belirleme yetkisi verilmediğini, bu durumun ... Hukuk Genel Kurulunun 21.5.2014 tarih ... E, ... K. sayılı emsal karan ile ... 3. Hukuk Dairesinin 19.3.2014 tarihli ... E. ... K. ilamı ve devamı içtihatlarıyla hüküm altına alındığını, davalı şirketin, düzenlediği faturalar ile vekiledeninden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri adı altında fazladan ücret tahsil edildiğini beyanla; her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla vekiledeni şirketten tahsil edilen Kayıp/Kaçak Bedeli, Dağıtım Bedeli, İletim Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedellerinin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı .......A.Ş. den alınarak vekiledeni şirkete verilmesini talep ve dava etmişler, 25/12/2015 tarihli dilekçesiyle de dava konusu alacak miktarını ıslah ederek 1.260.417,22 TL alacağın vekiledeninden alınmaya başladığı tarihten itiberen tüm ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, vekiledeninin tedarikçi şirket olduğunu, davacının iadesini talep etmiş olduğu kayıp/kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet ( sayaç okuma) bedelinin, tahsil edilmesi gereken yasal ödeme kalemleri olduğunu; yasal mevzuat çerçevesinde tahsil edilmesi gereken bu bedellerin vekiledeni şirketin tahsil etmemek gibi bir davranışının olamayacağını; bunun 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 5/4-e ve 16/1 -b maddesi hükümlerine aykırı olacağını ve cezai müeyyidesinin bulunduğunu; buna ilişkin olarak ... 7. Hukuk Dairesinin ... E. ... K, 05.03.2013 tarihli kararı ile kesinleşen yerel mahkeme kararında da. “... tarifelerin uygulanmasının, lisans sahibi şirketler bakımından yasal zorunluluk olduğu, lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremeyeceği gibi tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemeyeceğini veya düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacağını, perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir inisiyatifinin bulunmadığı..." gerekçesiyle bedellerin iadesi talepli davanın reddedildiğini, Davacı ile vekiledeni şirket arasındaki münakil sözleşmenin 2. Maddesinde de, “Tedarikçi EPDK tarafından onaylanan iletim ve dağıtım sistemi kullanım bedeli , perakende satış hizmet bedeli, kayıp- kaçak bedeli, var ise güç bedeli, reaktif elektrik enerji aşım bedeli ve kaçak kattanım tespiti halinde doğan bedeller ile her türlü vergi, harç. on pay ve benzeri diğer yasal fideme bedellerini müşteriye düzenleyeceği faturalara ilave ederek Fatura Bedelini oluşturur" hükmünün yer aldığını, davacı şirketin basiretli bir tüccar olarak bunu bilmemesinin mümkün olmadığını beyanla; davanın öncelikle dava şartlarının yokluğu nedeniyle usûlden reddine, esasa girilmesi halinde ise esastan reddine, davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde rücu edilecek olmaları sebebiyle davanın dava dışı elektrik dağıtım şirketi ... 'a ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İhbar olunan ... vekili cevap ve itiraz dilekçesinde; öncelikle görev itirazında bulunmuş, vekiledeni şirketin dava konusu edilen bedellerin tahakkuk, tahsil edilmesinde tasarrufları olmadığından ve haksız kazanç elde etmediklerinden davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu bedelin tahakkuk ve tahsilinde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle esastan reddine, vekiledenin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden şirket aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilmemesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin istirdadı (alacak) istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanarak yapılan yargılama sonucunda verilen ...-... E. K. sayılı, 21/04/2016 tarihli karar ile:''.. davanın kısmen kabulüne, toplam 995.980,13 TL alacağın 84.912,07 TL'sinin dava tarihinden, 911.068,06 TL'sinin ise 21/01/2016 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, '' karar verilmiştir.
Davalı ve ihbar olunan vekilinin temyizi üzerine Mahkememiz kararı ... 3. Hukuk Dairesi'nin ... - ... E. K. sayılı, 01.06.2017 tarihli ilamı ile: ''... ... Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ...-... Esas ... Karar Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edildiği, ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Daireye geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (geçmişe etkili) 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edildiği, yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içerdiğinden, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygn bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle" davalı yararına bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin talebi doğrultusunda; mahkememizce kayıp kaçak v.s. diğer bedellerin yasaya, EPDK kararlarına ve Birim Fiyatları tarifesine uygunluğu, fazladan tahakkuk bulunup bulunmadığı hususunda dosyada daha evvel rapor hazırlayan bilirkişilerden yalnızca Elektrik Mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına, yasal düzenlemeye, Anayasa Mahkemesi kararına ve davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ısrarları bulunmadığı konusundaki beyanlarına ve yeni yasal düzenlemeler doğrultusunda, bilirkişiden ek rapor alınması hususundaki ara karardan dönülmesine karar verilmiştir.
Davanın açıldığı 15/12/2014 tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve uygulamaya göre;
... Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 günlü ve ...-... Esas ... Karar Sayılı ilamıyla; 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesi ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevi verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu maddeye dayanarak 11.08.2002 gün ve 24843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ” uyarınca, lisans sahibi şirketlerinde bu tebliğe uygun olarak tüketiciden kayıp-kaçak bedeli adı altında bedel tahsil ettikleri, ancak anılan madde ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisinin verilmediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedelinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararları ile bu bedelin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemesi ve yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda, Yargıtay ilgili daireleri tarafından da pek çok kararla kayıp-kaçak bedeli gibi dağıtım şirketleri tarafından faturalara yansıtılan dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, parekende satış hizmeti bedeli ve iletim bedelinin, tüketicilerden tahsil edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Dava açıldıktan sonra, henüz yargılama süreci devam ederken 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;
Geçici 19. maddede; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü ile,
Geçici 20. maddede; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Mevcut yasal değişikliklerin açılan ve hala devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gereken hükümler içermesine göre, somut olaya etkisinin tartışılması gerekmiştir.
Mahkememizce olaya uygulanması gereken 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na 04.06.2016 tarihli ve 6719 sayılı yasanın 26.maddesiyle eklenen geçici 20.maddenin (1) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi talebiyle ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edilmiş ve talep Anayasa Mahkemesi'nin ... Esasına kaydedilmiş ise de, 28/12/2017 tarih ... E ... K sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesininin başvuruyu reddettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda kanunun 21. Maddesi 17/06/2016 tarihinden sonrasını, geçici 20. Maddeyi öngören 26. Maddeside 17/06/2016 tarihine kadar açılan takip ve davalar ile başvuruları kapsamaktadır. Bahsi geçen yasal düzenlemeler iptal edilmedikleri, yürürlükte kaldıkları sürece uygulanacak olup davalı dağıtıcı/tedarikçi şirket mevcut yasal düzenleme ile kayıp kaçak v.s bedelini abonelerine yansıtabilecektir.
Davacı vekili yargılama sırasında açılan davanın o tarihte yürürlükteki mevzuata göre haklı olduğunu beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişler tahkikata dair başkaca talepde bulunmamışlardır.
Bu noktada uyuşmazlık; davanın açıldığı tarihte davacının haklı olup olmadığı, davalının, davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği, yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu tutulacağı noktasında toplanmaktadır.
Yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan tarafa, eş söyleyişle aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m. 326/I). Davayı kazanan taraf, davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse, haksız çıkan taraf, yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir (HMK m. 323/1-ğ).
Bir tarafın, dava açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihadı birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkmış olması halinde, yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceği kuşkusuzdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 günlü ve ... E. - ... K. sayılı ilamı).
Somut olayda; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Zira YHGK'nun 21/05/2014 günlü ...-... E ... K sayılı ilamı ve Yargıtay ilgili hukuk dairelerinin yerleşik kararlarına göre dava konusu kayıp kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin kurallara uyan abonelerden tahsil edilmesinin hukuka uygun olmadığı kabul edilmekte idi. Davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Davacı yanca dava açıldığı tarihteki yasal düzenleme doğrultusunda karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, halen mevcut yasal düzenlemelerin ve geçmişe etkili hükümlerini yok saymak olanaklı değildir. O halde dava açıldıktan sonra değiştirilen/ yeni çıkan kanun hükmü nedeniyle, yani sonradan hasıl olan hukuki durum nazara alınarak davanın reddine, ancak davacının dava açmakta haksız sayılamayacağı kabul edilmekle, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline ve davacı yararına maktu vekalet ücretine (Yargıtay 3 HD ... - ... E K sayılı, 28.03.2017 günlü ilamı) hükmetmeye karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Bu itibarla;
HÜKÜM:
1-)Sonradan hasıl olan hukuki durum nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 35,90-TL maktu red harcının peşin alınan 1.450,10-TL harçtan ve 20.075,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 21.489,20-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan 35,90-TL maktu ilam harcı, 25,20-TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 900,00-TL bilirkişi ücreti , 275,00-TL davetiye ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.239,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı/davalı-ihbar olunan tarafından yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/davalıya/ihbar olunana/vekillere iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2018
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...