T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/253 Esas
KARAR NO:2025/931
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:16/03/2018
KARAR TARİHİ:24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: müvekkili ..., kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile İstanbul ...
... Caddesinde 26.07.2015 günü saat 06.00 sıralarında seyir halinde iken sürücüsü
... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralanmış
olduğunu ve Kaza nedeniyle müvekkilinin şikayeti üzerine davalı sürücü ...
aleyhine .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile kamu davası
açılmış ve Kazada ağır yaralanan müvekkili ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine
kaldırışmış, dört hafta boyunca yoğun bakımda yaşam savaşı vermiş olduğunu ve Müvekkili
taksi şoförü olarak çalışmakta aylık ortalama 4.000 TL kazanmakta iken meydana gelen kaza
nedeniyle uzun süre çalışamamış ve kazanç elde edemediğini ve Ayrıca müvekkili, kaza
Nedeniyle kalıcı olarak en az %28 oranında işgücü kaybına uğramış ve çalışma hayatı tehlikeye
girmiş olduğu ve Karşı araç ... Sigorta A.Ş.'nin ... numaralı trafik sigortası ile sigortalı
olduğunu ve ... Sigorta A.Ş., ... hesabına devredildiğinden davalı ... Hesabı'na
yazılı olarak müracaat edilerek, kaza sebebi ile müvekkilinin maddi zararının tazmini talep
etmiş olduğunu ve ... Sigorta şirketi tarafından 06 Aralık 2017 tarihli yazı ile tazminat ödemesi
için maluliyet oranını gösteren yeni tarihli Sağlık Kurulu Rapor Aslı ve genel adli muayene
formu gönderilmesi istenmiş ve Sigorta şirketinin talebi üzerine ... Eğitim ve
Araştırma Hastanesinden 10 Ocak 2018 tarihinde engelli sağlık kurulu raporu alınmış ve sigorta
şirketine iletilmiş ve 07 Şubat 2018 tarihli yazısı ile sigorta şirketi bu kere "solunum fonksiyon
testi" ve "arter kan gazı tetkiki" gibi ne için istendiği anlaşılamayan bir kısım isteklerde
bulunmuş ve Sigorta şirketinin bu istekleri tazminat talebi sürüncemede bırakma gayesi
taşımakta olduğunu ve Yasal olarak sigorta şirketine dava öncesi müracaat zorunluluğu yerine
getirilmiş ancak haklı gerekçe olmaksızın tazminat talebimiz ödenmediğini ve Yukarıda arz ve
izah ettiği sebeplerle maddi tazminat talebi yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak
kabul edilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 10.000 TL maddi
tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin yalnızca
sigorta poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına,75.000 TL manevi tazminatın davalılar ...
Akdaş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline Maddi ve manevi tazminat alacakları kaza tarihinden itibaren başlamak üzere yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş’ne T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından el konulmuş olup, bu şirket tüm ödeme işlemlerini kendi bünyesinde gerçekleştirdiğini, ... Sigorta A.Şnin müvekkili kuruma devrinin söz konusu olmadığını, bu sebeple işbu davadan ötürü müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini ve davanın ... Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil kurum zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ... plakalı aracın kusuru bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyet bağının tespit edilmesi suretiyle belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde beyan edilen geliri kabul etmediklerini, belge ile ispat edilemezse asgari ücret üzerinden hesap yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının maddi zararının ancak aktüeryal inceleme soncu tespit edilmesi gerektiğini, davacının SGK'dan geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığının da tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.07.2015 günü İstanbul İli ... İlçesi ... Caddesi üzerinde seyir halinde giderken, ... caddesi üzerinde davacının kullandığı ... plakalı aracın aniden ve dikkatsiz bir şekilde çıkması neticesinde davacının kusurundan kaynaklanan trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ceza dosyasında alınmış net bir kusur raporu bulunmadığını, kaldı ki, eldeki tüm verilere bakıldığında davacı tarafın kusurundan kaynaklanan sebeple trafik kazasının meydana geldiği görüldüğünü, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede, davacı tarafın da kusurlu olduğu belirtildiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasındaki ... plakalı aracın müvekkili tarafından kaza tarihinden önce diğer davalı ...’a satıldığını, bu nedenle davacının uğradığını iddia ettiği zararın müsebbibinin müvekkili olmadığını, müvekkilinin aracın sahibi olarak bir kusursuz sorumluluğu da bulunmadığını, davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için bu husumet itirazının kabul edilmediği düşünülse dahi, kazaya konu ... araç 26.06.2015 tarihinde müvekkili tarafından ...’a satıldığını, kazanın ... tarafından yapılmış olması, davacı tarafın şikayetiyle davalı sürücü ... aleyhine .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile kamu davası açılmasına rağmen müvekkilinden de tazminat talep edilemeyeceğini, müvekkilinin aracı satması ile kazanın gerçekleşmesi arasında yaklaşık bir aylık bir süre bulunmakta olup müvekkilinin kazayı dava dilekçesinin tebliği ile öğrendiğini, müvekkilinin kazaya bir dahli bulunmadığını, ne olduğunu ve nasıl olduğunu kesinlikle bilmediğini, manevi tazminat hukuka aykırı fiil sonucunda kişinin yaşadığı acı, elem, üzüntüden kaynaklanan manevi zararın giderilmesini sağlayan hukuki bir yol olduğunu, ancak her durumda talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması durumu oluşturacağını, manevi tazminatın kesinlikle bir zenginleşme aracı olmadığını, davacının yaşanan olaydan maddi kazanç elde etmek adına böyle bir talepte bulunduğunu belirterek, öncelikle husumet nedeniyle reddini ve ayrıca haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 26/07/2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28/07/2022 tarihli raporunda özetle; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi, özür oranı %20, Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, L1 vertebra transvers proçes kırığı, tablo 1.1’e göre özür oranı %8, balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 07/12/2022 tarihli raporunda özetle; 1.DURUM: Sürücü ...' %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, 2.DURUM: Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu hususları bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi 31/12/2022 tarihli raporunda özetle; geçici iş göremezlik zararı 4.943,68 TL olacağı, davacının %26 sürekli kısmi iş göremezlik ve davalı Sürücü ...' %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kabulü halinde maddi tazminat hesabı: işlemiş devre zararı 336.435,78-TL, işleyecek aktif devre zararı 1.020.071,00-TL, işleyecek pasif devre zararı 1.020.071,00-TL olmak üzere Toplam zararı 2.376.577,78-TL olduğu, Davacının %26 iş göremezlik zararı ve sürücünün %100 kusuruna göre 617.910,22-TL olduğu, Davalı ... hesabının 290.000,00 TL limitinin olduğu, Davalı ... ve ...'ın müşterek müteselsilen sorumlu olduğu tutarın 327.910,22-TL olduğu, Davalı ... hesabının temerüt tarihi 23.12.2016 tarihi olduğu ,Davalı ... ve ... temerrüt tarihi olay tarihi 26.07.2015, bakıcı gideri 910,44 TL olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.
ATK'dan alınan kusur ve maluliyet raporları üzerine dosya aktüer bilirkişiye verilerek hesap hususunda da rapor alınmışsa da .... Asliye Ceza MAhkemesinin ...esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile MAhkememizce ATK'dan alınan kusur raporu arasında çelişki bulunduğu değerlendirildiğinden Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca kusur yönünden yeniden rapor alınmasına karar verilerek dosya Makine Mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiştir.
Makine Mühendisleri ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 22/06/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ... olayda % 50 (yüzde elli) oranında, Davacı ... olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. İtirazlar üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Makine Mühendisleri ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 20/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davalı sürücü ... olayda % 25 (yüzde yirmi beş) oranında, Davacı ... olayda % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi 29/04/2025 tarihli raporunda özetle; geçici iş göremezlik zararı 4.943,68 TL olacağı, bakıcı gideri 910,44 TL olacağı, davacının %26 sürekli kısmi iş göremezlik ve davalı Sürücü ...' %100 oranında kusurlu olduğu kabulü halinde maddi tazminat hesabı: İşlemiş Aktif Devre Zararı 1.202.001,04-TL, Işleyecek paisif devre zararı 4.244.097,00-TL, Toplam zararı 5.446.098,04-TL, Davacının %26 iş göremezlik zararı 1.415.985,49-TL, Davalı sürücü ... olayda % 25 kusurlu olduğu durumda 353.996,37-TL, Davalı ... hesabının 290.000,00 TL limitinin bulunduğu, temerüt tarihi 23.12.2016 olup, Davalı ...'ın sorumlu olduğu tutarın 63.996,37-TL olabileceği, temerrüt tarihinin ise olay tarihi 26/07/2015 olabileceğine dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 24/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 353.996,37 TL maddi tazminatın davalı ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin yalnızca sigorta poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın davalı ...'dan tahsiline , Maddi tazminatına davalı ... yönünden 26.07.2015, ... Hesabı yönünden 23.12.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 75.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi incelendiğinde dilekçenin açıklamalar kısmının 4. Maddesinde davacının kaza nedeniyle uzun süre çalışamadığı ve kazanç kaybına uğradığını ve %28 iş gücü kaybına uğradığını belirterek maddi tazminat olarak geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarını talep ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca dava dilekçesinde harca esas değer olarak 175.000,00-TL yazıldığı ancak netice kısmında maddi zararları için belirsiz alacak olarak 10.000,00-TL tazminat, manevi zararları için ise 75.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu görülmüş, dava dilekçesinin sunulduğu 16/03/2018 tarihinden sonra davacı vekilince 20/03/2018 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde dava değerinin sehven 175.000,00-TL olarak yazıldığı ve harcın bu tutar üzerinden yatırıldığı ancak davacının talep ettiği tutarın 10.000,00-TL maddi tazminat ve 75.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 85.000,00-TL olduğu ve dava değerinin bu olduğu hususunun açıklandığı ve böylece dava dilekçesi içeriğinde dava değeri hususundaki çelişkili durumun giderildiği görülmüş, netice olarak ıslah yapılmadan evvel dava değerinin 10.000,00-TL maddi tazminat ve 75.000,00-TL manevi tazminat olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Cevap dilekçesinde, aracı kaza öncesinde diğer davalı ...'a attığından bahisle husumet itirazında bulunmuş, cevap dilekçesi ekinde de noter satış evrakını sunmuş, yapılan incelemede davalı ...'ın kaza tarihi olan 26/07/2015 tarihinden önce (CD ekindeki noter satış evrakına göre ve ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 04/10/2019 tarihli yazı cevabında ... plakalı aracın .... Noterliğinin 29/06/2015 tarihli noter satış sözleşmesine istinaden 29/06/2015 tarihinden itibaren ... adına kayıtlı olduğu bildirildiğinden bu müzekkere cevabına göre) 29/06/2016 tarihinde dava konusu kazaya karışan aracı diğer davalı ...'a devrettiğinden davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davının reddine karar verilmesi ve adı geçen davalı kendisine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden lehine vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Mahkememizce dava konusu kazaya ilişkin kusur oranının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış, 09/03/2021 ve 21/02/2022 tarihli kusur ön raporlarındaki eksikliklerin giderilmesi üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesince 07/12/2022 tarihinde iki seçenekli kusur oranına ilişkin rapor sunulmuştur. Akabinde taraf vekillerinin kusur oranına ilişkin itirazları ile ceza mahkemesine yazılan müzekkereye verilen 17/11/2023 tarihli cevabın ekinde gönderilen ve .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında yine ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda asli-tali kusur değerlendirmesi ile Mahkememizce işbu dosyada alınan kusur oranına ilişkin değerlendirme arasında çelişki bulunduğu değerlendirildiğinden Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile kusur oranı yönünden çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ve 22/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı sürücü ...'ın %50 oranında davacı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, itirazlar üzerine aynı heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyetinin 20/02/2025 tarihli kusur oranına ilişkin ek raporda davalı sürücü ...'ın %25 oranında davacı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
ATK'nın 27/07/2022 tarihli maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranın %26 olduğu ve iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.
Ayrıca SGK'ya müzekkere yazılarak dava konusu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı aylık/ gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş ve SGK 15/10/2019 tarihinde müzekkere cevap vermiş ve 27/07/2015-04/10/2015 tarihleri arasında 70 günlük istirahat süresi için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan ATK raporları sonrası dosya aktüer bilirkişiye verilmiş ve aktüer bilirkişi 01/01/2023 tarihinde raporunu sunmuşsa da bu rapor alındıktan sonra ATK kusur raporları arasındaki çelişki nedeniyle üç kişilik bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınması ve aktüer raporunun sunulduğu tarihten sonra asgari ücrette değişiklik olması ve hesaplamada asgari ücret verilerinin de dikkate alınması nedeniyle davacı vekilinin 02/08/2024 tarihli talep dilekçesi de dikkate alınarak aktüer bilirkişiden dosyada kazandırılan veriler (üç kişilik bilirkişi heyetinin kusur raporu) ve güncel asgari ücret ve SGK 15/10/2019 tarihli müzekkere cevabı dikkate alınarak yeniden hesap raporu alınması karar verilmiş ve Mahkememizin 09/04/2025 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile dosyanın aktüer bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 29/04/2025 tarihli ek rapor ile; Davacının geçici iş göremezlik zararının 4.943,68-TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 353.996,37-TL olduğu, davalı ... hesabı teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu ve davalı ...'ın sorumlu olduğu tutarın 63.996,37-TL olduğu, temerrüt tarihinin davalı ... hesabı için 23/12/2016, davalı ... için ise kaza tarihi olan 26/07/2015 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Yapılan incelemede, alınan bu ek raporda bir takım hatalar bulunduğu belirlenmiş olup, dosya kapsamındaki verilere göre hataların resen incelenerek düzeltilebileceği değerlendirildiğinden yeniden ek rapor alınmasına gerek görülmemiş, yapılan inceleme neticesinde;
-SGK'nın 15/10/2019 tarihli müzekkere cevabı dikkate alınmadan geçici iş göremezlik hesabı yapılmış, SGK davacıya 70 günlük geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini bildirmiş, bu durumda bilirkişi raporunun 2. Sayfasının sonunda geçici iş göremezlik zararı başlığı altındaki 910,44-TL 1,81 katı X 3 aylık zararı hesaplamasında 3 ay karşılığı 90 günden 70 günü çıkararak Mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde 20 günlük kısım tutarının 1.098,60-TL olduğu anlaşılmıştır.
-Davalı tarafın %25 kusuruna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 353.996,37-TL tutarında olduğu ve ... hesabı teminat limitinin 290.000,00-TL olduğu, sonrasında davalı ...'ın sorumlu olduğu tutarın 353.996,37-TL sürekli iş göremezlik zararından ... hesabı teminat limiti olan 290.000,00-TL'nin mahsubu neticesinde 63.996,37-TL olarak belirtilmişse de ... hesabının teminat limiti düşülerek bakiye tutardan davalı ...'ın sorumlu olduğu ifadesi hatalı olup, davacının talep edebileceği toplam 353.996,37-TL zararın davalı ... hesabı yönünden 290.000,00-TL tutarındaki teminat limiti aşılmamak kaydıyla davalılar ... Hesabı ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmetmek gerekmektedir.
-Yine raporda bakıcı gideri hesaplaması yapılmışsa da bakıcı gideri zararı talebi bulunmadığından bu husustaki hesaplamanın dikkate alınmamıştır.
-Davalı ... yönünden temerrüt tarihi, kaza tarihi olan 26/07/2015 doğru tespit olmakla birlikte Davalı ... hesabı yönünden temerrüt tarihinin hatalı olduğu değerlendirilmiş, şöyle ki, dosyaya eklenecek evraklardan 15/05/2018 tarihli evrakın eklerinde 24. Sayfasında davacı adına davalı ... hesabına başvuru dilekçesi bulunmakta ve bu dilekçe üzerinde davalı ... hesabının kayıt kaşesine göre başvuru tarihi 23/12/2016 olup, başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrasına göre davalı ... Hesabının temerrüt tarihinin 05/01/2017 tarihi olduğu belirlenmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi de bulunduğundan Mahkememizce davacının ve gerçek kişi davalıların SED araştırması hususunda davacı için ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne 05/04/2018 tarihinde, Davalı ... için ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, davalı ... için ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, davacı ... için 05/06/2018 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden, davacı için 04/05/2018 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden cevap gelmiş, davalı ... için yazılan müzekkereye cevap gelmemiş ama davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu söz konusu olduğundan bu eksiklik sorumluluk ve manevi tazminat değerlendirmesine engel olmadığından, talep edilen 75.000,00-TL manevi tazminatın davacının maluliyet oranı, 3 aylık iyileşme süresi dikkate alındığında ve tarafların ekonomik durumları göz önünde bulundurulduğunda davacı açısından zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde olduğu kanaatine varıldığından tam kabul gerektiği değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
A)Maddi tazminat talepleri yönünden;
Davacının geçici iş göremezlik zararı için 1.098,60-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/07/2015 tarihinden itibaren, davalı ... hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının sürekli iş göremezlik zararı için 353.996,37-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/07/2015 tarihinden itibaren, davalı ... hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... hesabı yönünden 290.000,00-TL tutarındaki teminat limiti olan sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla) davalılar ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
B)Manevi tazminat talebi yönünden;
75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 29.379,79-TL harçtan, 597,72-TL peşin harç ve 1.174,92-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 27.607,15-TL harcın (davalı ... hesabı yönünden 19.809,90-TL tutarındaki sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla) davalılar ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 894,89-TL posta gideri, 16.500,00-TL bilirkişi ücreti, 3.295,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 20.689,89-TL'nin haklılık durumuna göre 20.270,37-TL tutarındaki kısmı, 35,90-TL başvurma harcı, 597,72-TL peşin harç, 5,20-TL vekalet harcı, 1.174,92-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 22.084,11-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat yönünden; kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 56.815,20-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... hesabı yönünden 46.400,00-TL tutarındaki sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla) davalılar ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... Hesabı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 8.901,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Hesabı'na verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca; maddi tazminat yönünden 10.000,00-TL ve manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL olmak üzere toplam 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... Hesabının/vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır