T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/431 Esas
KARAR NO:2024/520
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/05/2018
KARAR TARİHİ:11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2013 tarihinde ... (“... ...”) ile ... (“... ”) arasında imzalanan Hisse Satış Sözleşmesi ve tadil protokolleri ile ...'un %75 oranındaki hissesi, Davalı şirket, ...'un halihazırda hakim ortağı olan ... Yatınm Holding'in sahibi olduğu ...'ne (... ...) devredildiği, davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (... Teknoloji) de, ... nin ekinde bulunan ekipman, makine ve teçhizatları ... a devretmiş olup, sözleşmedeki edimlerini ifa etmiştir ancak davalı borçlarını ifa etmemiş ve alış bedeli peşinatını ödemediği, bahsi geçen ... ve tadil protokolleri uyarınca, davacılar, ... ve ... tarafından ilgili sözleşme hükümleri yerine getirilmiş olup, malların devri için de faturalar davalılara keşide edildiği ve davacı müvekkillerinin edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiği, ancak davacılar tarafından fatura karşılığındaki bedellerin tamamı temin edilemediği ve Alış Bedeli Peşinatı davalılar tarafından ödenmediği, Davalı ... Yatırım tarafından yayınlanan bağımsız denetçi raporundan da anlaşılacağı üzere denetçilerin yapmış olduğu inceleme neticesinde “ödenecek satın alma bedeli ... ...'in satın alma bedeli olan 11.000,000 TL'den ilk avans olarak verilen 1.500.000 TL ve maddi duran varlıklar için ödenen 4.596.279 TL düşüldükten sonra kalan ödenecek satın alma bedeli 4,903,721 TL olduğu, bu bilgi ışığında, davacılara ödenmesi gereken satın alma bakiyesi 4,903.721 TL olup, bu bedel davacı müvekkillerine davalılar tarafından henüz ödenmediği, davalı ... A.Ş., davalı ...'un hakim ortağı olduğu, Her ne kadar iki davalı hukuken birbirinden ayrı kişiler olsa da davalı ... A.Ş. ile davalı ... aynı adres, telefon ve faksı kullanıyorlar ve aynı personelden faydalandıkları, bu takdirde davalıların iç ve dış görüntüleri veya üçüncü kişiler ile olan ilişkilerinin yeterince ortaya konması söz konusu olduğ, Tüm davalılar arasında organik bağ mevcut olup, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı ... A.Ş. müvekkillere olan borç miktarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti ve alacak miktarının davalı ... A.Ş.'den de tahsiline karar verilmesi gerektiği, bağımsız denetçi raporları, faturalar, şirketlerin ortaklık yapıları, para transferleri, ticari defter ve kayıtlar ile iş yapılış şekilleri gözönüne alındığında, kişilik perdesinin kalıdırılması gerektiği, ek olarak davalı hakim ortak ... A.Ş. ile davalı ... hukuken ayrı kişiler olmalarına rağmen davalıların ticari işletme alanları (içiçe) konsolide olduğu, Bu kapsamda da tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği, davalı hakim hissedar, iş bu hakimiyetini kötüye kullanmakta, Türk Ticaret Kanunu hükümlerini açıkça ihlal ettiği, davalının basiretli tacir olarak davranmadığı, davalı ... şirketinin içinin boşalmış olması ve şirket faaliyetinin işlevsiz hale gelmesi yine davalıların eylemleri dürüstlük kuralına aykırılığın kusursuz bir örneğini teşkil ettiği, davalılardan müştereken ve müteselsilen 4.903.721 TL'nin (15.01.2013) tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası'nın 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete'de yayınlandığı tebliğ ile mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemeler için temerrüt faizi olarak yıllık %15 ve değişen oranlar içerisindeki faizi bedeli kadar öngörüldüğünden 3095 sayılı Kanunun 3. Maddesine göre iskonto faizi ile birlikte tahsiline, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı ... A.Ş.'nin alacağının tahsilinden müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... Anonim Şirketi ("... Holding") dört ana işkolunda (liman altyapısı, Elektrik Üretimi/Gaz/..., Gayrimenkul, Finans) faaliyet “gösteren... Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olan bir anonim şirket olduğu, davalı ... A.Ş. ("... ...") Türkiye'nin Batı Ege bölgesinde feldspat üretimi alanında faaliyet gösteren... Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olan bir anonim şirket olduğu, dava dışı ... ("... ...") sıkıştırılmış doğalgaz dağıtım!/satışı ile yerli (aşfaltit) ve yenilenebilir (su ve güneş) kaynaklara dayalı ... üretimi yatırımlarından oluşan ... portföyünün yönetilmesi alanında faaliyet gösteren... Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olan bir anonim şirket olduğu, ... ... A.Ş. Alıcı olarak, ... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... ve Turizm A.Ş Satıcılar olarak, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş, ... ve ... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. Garantörler olarak tanımlandığı, bu tanımlardan da açıkça görüldüğü üzere müvekkilleri herhangi bir surette dava konusu edilen sözleşmelerin tarafı olmadığı, davacı şirketlerin Sözleşme'den doğan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebi ile kendilerine 25.06.2014 tarihide kapsamlı bir ihtarname gönderilmişse de davacı şirketlerin edimlerini yerine getirmesi noktasında herhangi bir ilerleme kaydedilemeiği, uyuşmazlık konusunu doğuran Sözleşme'nin bir tarafı davacı ... iken diğer tarafı dava dışı ... ... olduğu, Davacı tarafından davalı olarak gösterilen ... Holding, ... ... ve dava dışı ... ... birbirinden ayrı tüzel kişiliklere sahip anonim şirketler olduğu, davalının alış bedeli yahut avans bedeli peşinatı ödeme borcu davalıların Sözleşme'nin 6. maddesi altındaki şartları tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeleri ile muaccel olacağı, Şart gerçekleşinceye kadar sözleşme hükümleri askıda olup davacı şirketlerin ifayı isteme hakkı, davalının da ifa yükümlülüğünün başlamayacağı, akdedilen Sözleşme'nin 6.2 maddesine göre "Satıcılar, Garantörler ve Şirket, işbu Sözleme kapsamındaki Ön Şartlar ve Bozucu Şartları'nın tam ve gereği gibi yerine getirilmesi dahil olmak üzere, Şirket, Satıcılar ve Garantörler için düzenlenmiş işbu Sözleşme'den kaynaklanan maddi ve gayri maddi tüm edimlerin tam ve eksiksiz olarak ifa edilmesinden, doğabilecek her türlü zarar, ziyanın giderilmesinden Alıcı'ya karşı müşterek borçlu sıfatı ile sorumludurlar. Ayrıca Satıcılar ve Garantörler, işbu maddede belirtilen kefaletlerine ilave olarak, Satıcıların ve Garantörlerin işbu Sözleşme gereği gibi yerine getirme gereken tüm filleri ve edimleri sebebiyle Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi kapsamında sorumludurlar." Davalı ... ...'in ana iştigal alanı olan madencilik faaliyetini ... Ruhsat Sicil No'lu (eski ... Ruhsat Sayılı) ... ... sahasında gerçekleştirmekte olduğundan, Rödövans Sözleşmesi alandaki mevcut madencilik faaliyetleri ile ilgili başta madencilik ve ÇED yükümlülükleri de dahil fakat bununla sınırlı olmamak üzere tüm çevre ve madencilik mevzuatından, her türlü ruhsat, onay eksikliği ve geçersizliğinden kaynaklanabilecek ilgili ... sahasında faaliyetin herhangi bir sebeple aksaklığa uğraması, doğrudan veya dolaylı olarak sahada yapılan madencilik faaliyetinin bir şekilde durdurulması yahut olumsuz etkilenmesine karşı Alıcı ... Enerjinin korunacağı Satıcı ve Garantörlerin Sözleşme kapsamında beyan ve taahhütleri ile sabit olduğu, Sözleşme'nin "Bozucu Şartlar" başlıklı 6. maddesinin (d) bendinde, Satıcılar Sözleşme'nin EK-9'unda listesi verilen yatırım teşviklerini usulünce kapatarak yatırım teşvikine konu yatırımı (ekipmanları) Alış Bedeli Peşinatı kapsamı dahilinde davalı müvekkilimiz. ... ...'e devredeceği hükme bağlanmışsa da teşvikler süresi içinde kapatılmadığı, Sözleşme'nin 6. maddesinin (c) bendi altında ...ve ...'ın mülkiyetini veya herhangi bir hukuki yolla kullanma hakkını haiz olduğu tesis, ekipman, makine ve teçhizatların tamamının mülkiyetini her türlü masraf davacı ...be ... tarafından karşılanmak üzere ... ...'e devredeceği hüküm altına alınmış olmasına rağmen işbu madde kapsamındaki tesis, ekipman, makine ve teçhizatların ... ...'e fatura kesilerek usulüne uygun devri sağlanmadığı, yani Sözleşme gereği müvekkil şirkete devri kararlaştırılan makine parkı henüz müvekkili şirkete devredilmediği, bununla birlikte anılan teşviklerin kapatılmaması halinde teşvike konu ekipmanların davalı müvekkilimiz ... ... tarafından nizasız ve fasılasız kullanılmasını teminen Satıcılar ile ... ... arasında bir kullanım” sözleşmesi akdedilerek anılan kullanım sözleşmesinin teminatı olarak davacı ... tarafından toplam 1.500.000-TL tutarında bir çek tanzim edileceği kararlaştırılmışsa da işbu çek müvekkillerimize hala teslim edilmediği, ayrıca Sözleşme'nin 6. maddesinin (e) bendi uyarınca ...ve ...'da görev alan ve Sözleşme'nin EK-3'ünde belirtilen işçilerin iş sözleşmeleri usulüne uygun olarak davalı müvekkilimiz ... ...'e devredileceği kararlaştırılmasına rağmen, daha önce davacılar ...ve ...'da görev alan çalışanların bir bölümünün kanunen ödenmesi gereken tazminatlarının ödenmediği tespit edilmiştir. Buna göre davalı müvekkillerimiz üzerine bırakılan halihazırda ödenmemiş kıdem tazminatı tutarı bulunduğu gibi ödenenler de çok sonra ve müvekkilimiz için sorun oluşturduktan sonra ödendiği, Davacıların taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 7. maddesi kapsamında beyan ve taahhüt ettikleri ancak bunlara aykırı olarak ödemedikleri 13.890,83-TL tutarındaki bedel davalı müvekkili ... ... tarafından karşılanmak zorunda kaldığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması istisnai bir uygulamadır. Asıl olan tüzel kişilik yapısının korunmasıdır; perdenin kaldırılması ise istisnai hallerde uygulanabilecek bir yöntem olduğu, alacaklıların menfaatlerinin korunması için kanundan ya da sözleşmeden kaynaklanan başka bir yol bulundukça tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluna gidilmemelidir. Somut olayın koşulları” değerlendirildiğinde tüzel kişilik perdesinin aralanmasına veya kaldırılmasına zemin oluşturacak hiçbir somut vakıa olmamakla birlikte davacı tarafın mesnetsiz ve hukuki temeli olmayan iddiaları acık olarak kötü niyetlidir” demek suretiyle davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
DELİLLER
TANIK ... TALİMAT YOLU İLE ALINAN BEYANINDA: Ben davanın taraflarından ... ... San.ve Tic. A.Ş bünyesinde satın alma görevlisi olarak 2011-2014 yılları arasında çalıştım, ben o dönemde ... Şubesinde çalışmakta iken ... Yatırım isimli firma çalıştığım şirket ile görüşmeye geldi, firma adına Atay isimli şahıs geldi, yaklaşık 1 yılın sonunda tarafların yaklaşık 11.500.000,00 TL bedel mukabilinde anlaştıklarını biliyorum, ama ödeme yapılıp yapılmadığı ve aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin detaylı bilgi sahibi değilim, başka bir bilgim yoktur, tanıklık ücreti istemiyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... TALİMAT YOLU İLE ALINAN BEYANINDA: Ben tanıklık yapmak istiyorum taraflar ile herhangi bir husumetim ya da davam yoktur ancak olayların gerçekleştiği 2013 yılında ben davacı ... yatırımın şirket ortağıydım finans müdürü olarak çalışıyordum 2013 yılından önce davalılardan ... yatırım ile yatağındaki albit sahası için görüşmeleri başlattık 2013 yılının haziran ayında satış üzerine anlaşma sağlandı anlaşma bedeli 11.500.000,00-TL civarıydı bu anlaşmaya binaen iş makinalarını, kırılma eleme tesisleri ve diğer demirbaşları ... yatırım holdingin belirtmiş olduğu diğer davalı ... Firmasına fatura karşılığı devrettik bunun karşılığında globalden 6.500.000,00-TL kadar bir para geldi bakiyesi kaldı. Yaklaşık 3 yıl önce Avukat ... ile birlikte ... Holdingin binasına bakiye alacak ile görüşmeye gittik görüşmeyi ... ile görüştük herhangi bir sonuç alınamadı ve sonrasında dava açıldı tüm bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA: biz şirkette 2013 yılı haziran ayında satın aldık ... ... olarak, bu satın alma işleminden kısa bir süre sonra 1 2 ay sonra söz konusu ruhsat özelleştirme kapsamında alınmıştır, ruhsat Türkiye Kömür İşletmelerine aittir, şirket Rödevans sözleşmesi ile burayı işletmektedir, Türkiye Kömür işletmeleri ile ilgili olan ilişkileri ... ilgileniyordu, hissenin devir alınması sarasında Türkiye Kömür işletmelerinin vermesi gereken onaylar ve izinler vardı bunları ... yapıyordu, biz aldıktan kısa bir süre sonra özelleştirme kapsamına alınmış olması bu işi tamamen etkileyen birşey çünkü özelleştirme yapıldığında ortada rödevans sözleşmesi kalmıyor, satın aldığımız şirketin tek kişi bu işletme idi, özelleştirme işlemine alındıktan sonra ben özelleştirme idaresine gittim, burda redevans sözleşmesi kapsamında zarara uğrayacağımızı söyledim, ordanda bana aylardan beri Türkiye kömür işletmelerinden ruhsatları soruyorduk "sizin aklınız neredeydi, siz neredeydiniz " gibi şeyler söylendi, avukatımın tüm beyanlarına da ayrıca katılıyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler Medeni Hukuk Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi Dr. ... ve SGK Hesap Bilirkişisi ...'den alınan 10/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporlarında: ''...a) Alış Bedeli Peşinatı'nın ödenmesi Sözleşme'de şartlara bağlandığından, bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin Heyete dahil edilecek bilirkişi/bilirkişiler vasıtasıyla incelenmesi,
b) Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığının bir başka deyişle alacaklıların alacaklarını semeresiz bırakmak amacıyla dava dışı borçlu şirketin malvarlığının usulsüz işlemler ile davalı şirketlere aktarılmış olduğuna ilişkin hususlarının bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için asıl borçlu şirket ile davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde bir mali müşavir tarafından inceleme yapılması gerektiği..." rapor edilmiş olmakla;
Bilirkişiler Mali Müşavir ..., ... Mühendisi ... ve Jeoloji Mühendisi ...'den alınan 17/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "..Davalı ve davacı arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan alacaklarla ilgili tüm resmi defter ve belgeler incelenmiş aşağıda belirlenen hususlar tespit edilmiştir.
Sözleşme gereği hisse devri nedeniyle 11.500.000.00 TL. alacaklı olan firmaların ... ... ... AŞ” ye 1.500.000.00 TL. ve maddi duran varlıklar için ödenen 4.596.279.00 TL. düşüldükten sonra 4.903.721.00 TL. lik satın alma bedeli davalılar tarafından henüz ödenmemiştir.
Yapılan sözleşme gereği davalıların davacılara ödemesi gereken bakiye tutarın 4.903.721.00 TL olduğu ve davalıların müteselsilen de sorumlu oldukları belirlenmiştir..." tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişiler Medeni Hukuk Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., SM Mali Müşavir, Bağımsız Denetici ..., Jeolaoji Mühendisi ..., SGK Hesap Bilirkişisi ..., Netilikli Hesaplamalar, Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi Dr. ... ve ... Mühendisi ...'den alınan 13.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "..Davalı ve davacı arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan alacaklarla ilgili tüm resmi defter ve belgeler incelenmiş aşağıda belirlenen hususlar tespit edilmiştir.
1-Ek yapılan inceleme ile ... AŞ ve ... ... ve ... AŞ. ( hisselerinin tamamını 20.08.2015 tarihinde ... AŞ devretmiştir ) Her iki firmanın 2012-2013-2014 yılları ticari defter tasdikleri incelenmiştir.
Ayrıca sözleşme gereği devri yapılacak demirbaşların her iki tarafça imzalı listeleri incelenmiş ve görülmüştür. Aşağıda belirtilen görüşümde bir değişme olmamıştır.
2-Ayrıca ibraz edilen belgelerden tüm demirbaşları faturaları kesilerek devirleri yapılmış olduğu görülmüştür. Yine ... AŞ.ve bağlı ortaklıkların 30.Eylül 2016 Konsolide bütçe finansal dip notlarında Diğer alacak ve borçlar bölümünde Ödenecek satın alma bedeli olarak resmi bilançolarında 4.903.721.00 TL. nin kayıtlarında olduğu görülmüştür.
3-Sözleşme gereği hisse devri nedeniyle 11.500.000.00 TL. alacaklı olan firmaların ... ... ve Ticaret AŞ” ye 1.500.000.00 TL. ve maddi duran varlıklar için ödenen 4.596.279.00 TL. düşüldükten sonra 4.903.721.00 TL. lik satın alma bedeli davalılar tarafından henüz ödenmemiştir.
4-Yapılan sözleşme gereği davalıların davacılara ödemesi gereken bakiye tutarın 4.903.721.00 TL olduğu ve davalıların müteselsilen de sorumlu oldukları .." tespit ve rapor edilmiş;
Bilirkişi heyetinin 17.04.2024 tarihli ek raporu ile; "...Yukarıda ayrıntılarıyla arz ettiğimiz nedenlerden dolayı daha önce sunmuş olduğumuz ek rapordaki görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişik oluşmadığı.." bildirilmiştir.
Davacı tarafından sunulan ve ...Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. ...'dan alınan 03/11/2023 Uzman Görüşü Raporunda; "...Uyuşmazlığa konu 4.903.721,00 TL'lik borcun muacceliyeti bakımından ... m. 6'daki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti hususunda, ilgili ... düzenlemelerinin ... m. 6/c-d olduğu;
Dosyaya ilişkin bilgi ve belgeler ile tanzim edilen bilirkişi raporundaki tespitler ışığında, ... m. 6/c'de düzenlenen şartın, makine ve teçhizatların devredilmekle ve buna ilişkin faturaların düzenlenmesiyle gerçekleşmiş olduğu;
... m. 6/d'deki şartın gerçekleşmiş kabul edilmesi için, ...'ın 1.500.000,00-TL tutarında bir çek tanzim etmesine gerek olacak koşulların bulunmadığı; teşviklerin kapatılmasıyla ilgili olarak, T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'nün ... sayılı Tamamlama Vizesi konulu yazısı göz önünde bulundurulduğunda, ilgili teşviklerin kapatıldığının görüldüğü böylece ... m. 6/d'deki şartın da gerçekleşmiş olduğu;
Bunun sonucunda ... uyarınca Alış Bedeli Peşinatı'nın muaccel olması için bağlandığı şartların gerçekleşmiş olduğu ve bu suretle uyuşmazlık konusu bedelin ifasının talep edilebilir olduğu;
Davalıların ...'yi müteakiben gerçekleşen özelleştirme kararlarından hareketle ileri sürdüğü “ayıplı ifa”ya ilişkin iddialarının, “hisse devrinde ayıbın kapsamının genişletildiği ve sübjektif niteliklere” ilişkin görüş çerçevesinde değerlendirildiğinde dahi hukuken isabetli görülmediği;
Nitekim, somut uyuşmazlıkta, her şeyden önce ve “özelleştirme süreci”nin ayıp olarak değerlendirilip değerlendirilmemesine gerek olmaksızın, söz konusu sürecin ...'nin akdedilmesinden yedi ay sonra başlamış olmasının ve tamamen bir üçüncü kişi olan idarenin tasarrufundan kaynaklanmasının bu konuda ...'ın sorumluluğuna gidilmesine engel teşkil edeceği;
Ayrıca, nolu ... sahası her ne kadar özelleştirme kapsamına alınsa dahi yaklaşık 10 yıllık rödovans sözleşmesinin yapılmış olmasından ve 21.11.2017'de yapılan son ihalenin de hâlen sonuçlanmamış olmasından hareketle ... ...'in söz konusu ... sahasında rödovansçı olarak çalışmaya devam ettiği sonucuna 17.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da ... varıldığı;
Bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda ... alıcısının sonradan ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklı olarak sözleşmeden beklediği faydayı elde edemediğini ileri sürmesinin ancak tarafı sözleşmeye yapmaya iten “saik”lerden ve bu bağlamda uzun vadeli beklentilerini gerçekleştirememekten kaynaklanabileceği; bu hâlin de hukuken ayıp bağlamında değerlendirilmesinin ve satıcının sorumluluğunu doğurmasının kabul edilemeyeceği;
... ...'nin, 31.01.2020 tarih ve 10006 sayılı TTSG'de ilan edildiği üzere, ... Yatırım'a devredilmesi suretiyle sona ermesinden ve birleşmenin sonuçları olarak külli halefiyet ve malvarlıklarının birleşmesi ilkelerinden hareketle, birleşmenin tamamlanmasıyla beraber ... ...'nin aktifleri gibi pasiflerinin de ... Yatırım'a devrolunduğu;
Böylece uyuşmazlık konusu 4.903.721 TL'lik borcun borçlusunun ve sorumlusunun davalı ... Yatırım olduğu; Nitekim bu hususun ... Yatıırm'ın finansal tablolarında da açıkça görülebileceği;
Yine ... ...'nin ... Yatırım'a devrolunması sonucunda, usul hukukundaki ilgili müesseseler ve usul ekonomisi ilkesi gereğince huzurdaki davanın bu hâliyle devamının mezkür uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olmanın ötesinde zorunlu olduğu;
Aksi takdirde sona eren ... ...'ye yeni bir dava açılması mümkün olmadığı gibi mevcut davanın husumetten reddi hâlinde de tekrar açılmasının kesin hüküm etkisi bakımından mümkün olmayacağı;
Uyuşmazlık konusu borcun ve borçlunun tespiti bakımından ... Yatırım'ın geçmiş yıllardan bugüne kadarki konsolide finansal tablolarının ve tarafların ticari defterleriyle ...'ye ilişkin olarak düzenlenen faturaların değerlendirilmesine yönelik bilirkişi raporlarının incelenmesi sonucunda, 4.903.721 TL'lik borcun birleşme ve bugün itibarıyla sorumlusunun ... Yatırım olduğunun görüldüğü;
... ...'nin, huzurdaki uyuşmazlık sürerken ... Yatırım'a devrolunmak suretiyle sona ermesinin davacının tüzel kişilik perdesinin kaldırılması iddiasına ve davalının uyuşmazlığın husumetten reddine yönelik savunmasına etkisi bakımından: ... Yatırım'ın, ... ...'nin külli halefi konumuna gelmesi karşısında tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ilişkin talebin de davalının husumete ilişkin iddiasının da bir öneminin kalmadığı;
Zira yukarıda da işaret edildiği üzere, gelinen aşamada gerek usul hukukundaki ilgili müesseseler gerekse usul ekonomisi ilkesi gözetildiğinde mezkür uyuşmazlığın bu hâliyle çözümünün mümkün ve zorunlu olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hisse devir bedelinin tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen; ... ... A.Ş.'nin alıcı, ... ...San. ve Tic. A.Ş. ile ... ve Turizm A.Ş.'nin satıcı, ... San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... ...San. ve Tic. A.Ş. Nin ise garantör olarak yer aldığı15.01.2013 tarihli “...A.Ş.'ye ilişkin Hisse Alım Satım ve Hissedarlık Sözleşmesi”ne göre, ...A.Ş.'nin %75 oranındaki hisselerinin satıcılar tarafından alıcıya devrinin kararlaştırıldığı, hisse devri sonrasında ... Madencilik hisse dağılımının ... ... %75, ... %25 şeklinde gerçekleştiği, 18/02/2013 tarihinde ... Madenciliğinin ticaret ünvanının değiştirilerek ... A.Ş. olduğu, 13/05/2013 tarihinde de... A.Ş. olarak değiştirildiği, ... Enerjinin hisselerini 20/08/2015 tarihinde davalı ... ... A.Ş'ye devrettiği, diğer hissedar ... Yatırımın da 08/04/2016 tarihinde hisselerini ... Şti.ye devrettiği, hisse devri sonunda ... Yatırımın edimini ifa ettiği ancak davalıların ödeme edimini ifa etmedikleri hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır.
Davacı yan, davalıların sözleşmeden kaynaklanan bakiye 4.903.721,00 TL’nin ödemediğini ileri sürerek bu tutarın asıl borçlu (alıcı) ... ... A.Ş. ile organik bağ içinde olan eldeki davanın davalıları tarafından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle tahsilini talep etmekte olup; davalı yan ise; davalıların alış bedelini ödeme borcunun Sözleşme'nin 6. maddesindeki şartları tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi durumunda muaccel hale geleceğini, şart gerçekleşinceye kadar sözleşmehükümlerinin askıda olduğunu, davacı şirketlerin ifayı isteme hakkının bulunmadığını savunmuşutur.
O hâlde, somut olayda çekişme konuları; sözleşmenin 6.maddesinde yer alan alış bedeli peşinatının şarta bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, tüzel kişilik perdesinin aralanmasının şartlarının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin tarafı olmayan davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Sözleşme m.1’de “Alış Bedeli”, “Şirket’in ödenmiş sermayesinin %75’ini temsil eden 37.500 adet nama yazılı şirket hissesi karşılığında alıcı tarafından satıcılara ödenecek olan ve hesaplaması Madde 3’de belirtilen tutar.” olarak tanımlanmıştır. “Alış Bedeli” başlıklı Sözleşme’nin 3.maddesinin 2.fıkrasında, “Kapanış Tarihinden sonraki 2 (iki) ay içinde Satıcılar ve ... Teknoloji’nin işbu sözleşme’nin 6.maddesinde belirtilen bozucu şartların hepsini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesini müteakip 15 (on beş) gün içinde, Alıcı Satıcılar’a Alış Bedeli Peşinatı’nı ödeyecektir. İşbu Alış Bedeli Peşinatı’ndan, daha önceden ...’na ödenmiş olan Alış Bedeli Avans miktarı düşülecektir. Alış Bedeli, Alış Bedeli Peşinatı’nda düşük olamaz.” hükmü ile Alış Bedeli Peşinatı’nın ödenmesi şartlara bağlanmıştır. Sözleşmenin 6.maddesinin d bendinde; "Satıcılar EK-9’da listesi verilen yatırım teşviklerini usulünce kapatarak yatırım teşvikine konu yatırımı Alış Bedeli peşinatı kapsamı dahilinde Şirket’e devredeceklerdir. Satıcıların süresi içinde başvurmuş olmasına rağmen kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerden ötürü anılan teşviklerin kapatılamaması halinde teşvike konu ekipmanın nizasız ve fasılasız kullanılmasını teminen Satıcılar ile Şirket arasında bir kullanım sözleşmesi akdedilecek ve teşviklerin kapatılmasını takiben ilgili ekipmanın mülkiyeti derhal Şirket’e bilabedel devredilecektir. Anılan kullanım sözleşmesinin teminatı olarak ... tarafından toplam 1.500.000,00 TL tutarında bir çek tanzim edilecektir.” hükmünün kararlaştırıldığı görülmektedir.Yine sözleşmenin 6.maddesinin e bendinde; "...ve ... yatrımda görev alan ve EK-3’te belirtilen işçilerin iş sözleşmeleri usulüne uygun olarak Şirket’e devredilecektir.”
düzenlenmesine yer verilmiştir.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 13.10.2023
tarihli ek rapordaki Jeoloji Mühendisi bilirkişinin teknik görüşüne göre, tarafların hisse alım ve satım sözleşmesindeki belirli yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, İR:... Nolu ve Sicil:... Nolu ... madeni sahasının Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirme kapsamına alınmış olsa da, yaklaşık 10 yıllık rödovans sözleşmesinin yapılmış olduğu ve 21.11.2017 tarihinde yapılan son ihalenin halen sonuçlanmamış olmasından hareketle, ... A.Ş.’nin söz konusu ... sahasında rödovansçı olarak çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Aynı rapordaki mali müşavir bilirkişi görüşüne göre de; ...ve ... AŞ.nin 2012-2013-2014 yılları ticari defterleri kapsamına göre sözleşme gereği devri yapılacak demirbaşların her iki tarafça imzalı listelerinin incelendiği, ibraz edilen belgelerden tüm demirbaşların faturaları kesilerek devirlerinin yapılmış
olduğu, ... AŞ. ve bağlı ortaklıkların 30 Eylül 2016 tarihli konsolide bütçe finansal dip notlarında diğer alacak ve borçlar bölümünde "ödenecek satın alma bedeli" olarak 4.903.721.00 TL.nin resmi bilançolarında göründüğü, sözleşme gereği hisse devri nedeniyle 11.500.000.00 TL. alacaklı olan firmaların ... ... ve Ticaret AŞ’ye 1.500.000.00 TL. ve maddi duran varlıklar için ödenen 4.596.279.00 TL. düşüldükten sonra 4.903.721.00 TL. tutarındaki satın alma bedelinin davalılar tarafından henüz ödenmediği anlaşılmıştır.
Öte yandan ... ...’nin Ocak 2020’de davalı ... Yatırım’a devrolunmak suretiyle sona erdiği anlaşılmaktadır. Birleşmeye ilişkin TTK. m. 136/4 hükmü uyarınca “Tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer". Devrolunan ortaklığın aktifleri gibi pasiflerinin, borçlarının da birleşme itibarıyla devralan ortaklığa geçmesinden ve devrolunan ortaklığın sona ermesinden hareketle, birleşme işlemi sonucunda borçlar bakımından tek sorumlu devralan ortaklık olduğundan tüzel kilişik perdesinin aralanması şartlarının oluşup oluşmadığının somut olay açısından incelenmesine bir yarar görülmemiştir.
Yine davalılar sözleşmenin tarafı olmadıkları için husumet itirazında bulunmuşlar ise de; hisse devrine konu ...A.Ş.'nin ünvan değiştirerek davalı... A.Ş.ye dönüştüğü ve yukarıda açıklandığı gibi sözleşmenin tarafı ... ...’nin de davalı ... AŞ.ye devrolunduğu anlaşılmakla davalıların husumet itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, tanık anlatımları, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları, uzman görüşü ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1.maddesine göre alış bedeli peşinatının ödenmesi şartlara bağlanmış olup, sözleşmenin 6.maddesinde ise bozucu şartlar açıklanmıştır. 03.10.2023 tarihli ek rapordaki Jeoloji Mühendisi bilirkişinin tespit ve açıklamalarına göre ... A.Ş.’nin söz konusu ... sahasında rödovansçı olarak çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Aynı rapordaki mali müşavir bilirkişi görüşüne göre de; ...ve
... AŞ.nin 2012-2013-2014 yılları ticari defterleri kapsamına göre sözleşme gereği devri yapılacak demirbaşların her iki tarafça imzalı listelerinin incelendiği, ibraz edilen belgelerden tüm demirbaşların faturaları kesilerek devirlerinin yapılmış olduğu, böylece makine ve teçhizatın devredilmiş olduğu, ... AŞ. ve bağlı ortaklıkların 30 Eylül 2016 tarihli konsolide bütçe finansal dip notlarında diğer alacak ve borçlar bölümünde "ödenecek satın alma bedeli" olarak 4.903.721.00 TL.nin resmi bilançolarında göründüğü, sözleşme gereği hisse devri nedeniyle 11.500.000.00 TL. alacaklı olan firmaların ... ... ve Ticaret AŞ’ye 1.500.000.00 TL. ve maddi duran varlıklar için ödenen 4.596.279.00 TL. düşüldükten sonra 4.903.721.00 TL. tutarındaki satın alma bedelinin davalılar tarafından henüz ödenmediği, bu tespit ve değerlendirmelere göre sözleşme m.6'da yer alan şartların mali açıdan geçrçekleşmiş olduğu, uyuşmazlık konusu bedelin davacı tarafından talep edilebilir olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, 4.903.721,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
4.903.721,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 334.973,18-TL harçtan peşin alınan 83.743,30 -TL harcın mahsubu ile bakiye 251.229,88 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90 -TL başvurma harcı, 83.743,30-TL peşin harç, 10,40 -TL vekalet harcı, 1.084,45-TL tebligat/ posta gideri, 14.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 98.874,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 344.074,42-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır