T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/439 Esas
KARAR NO:2024/470
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:14/05/2018
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... SAYILI DOSYA
DAVA:Şirketin Fesih ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ:16/02/2022
KARAR TARİHİ:04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... 50.000.-TL sermayeli Davacı firmada eşi ile 9650 oranlarda kurucu ortak iken, davalının kuyumcu ustası olduğunu beyan etmesi üzerine müvekkili eşinin 25.000.-TL bedelli 9050 hissesi davalı ... ... üzerine devredildiğini, bu devirin tek amacı müvekkilinin hiçbir şekilde kuyumcu imalatından anlamaması ve sadece işlenmiş mamulün iyi bir satıcısı olması nedeniyle atölye kurulması ve imalatın başında mesul müdür olarak davalının olması, müvekkilinin ise mağazada bulunması olduğunu, Müvekkili ..., davalıya son derece güvenmekte ve inandığını, bu nedenle şirket içerisindeki dükkandan imalata, imalattan dükkana yapılan altın sirkülasyonunu takibe dahi gerek görmemiş, ancak bir müddet sonra bazı hesapların sorunlu olduğunu gördüğünde ve davalıdan hesap sorduğunda ilk kez ortak aldığı şahsın belindeki silahını ve şiddet yanlısı tavrını gördüğünü ve davalı tarafından her hesap sorulmak istendiğinde yüksek ses tonu ile azarlama, sağa sola vurma gibi hareketlerle müvekkili sindirmiş, korkutmuş ve pasivize etmiş ancak atölyeye gelen altınlarla ilgili hesap vermediğini, Bu durum üzerine müvekkili o güne kadar dükkandan atölyeye giden altınları imzasız teslim ederken 2016 yılı itibariyle müvekkili atölyeye giden altınları imza ile teslim etmeye başladığını, giden ve işlenmiş olarak gelen altınları aynı zamanda dükkan içerisinde bir defterde de yazılı tutmaya başladığını, 2017 sonu tekrar diğinde bu kez dükkanda önce sayım ve tartım yapıldığında 94 kilo altın mevcut olduğu gi atölyeye gidildiğini, ancak çeşitli laf kalabalıkları ile altınları davalı çıkarmadığını ve dolayısıyla sayım ve tartım yapılamadığını, müvekkilinin ısrarları sonucu bu kez davalı bir kısım işçilerin hırsızlık yaptığını beyan ederek polis çağırdığını ve bu işçilerden şikayetçi olduğunu, müvekkili imalattaki kamera kayıtlarını görmek istediğinde davalıdan bu kameraların çalışmadığı bilgisini aldığını, Polis tarafından sorgulanan ve haklarında ....Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılan işçilerden bir kısmı suçlamayı kısmen kabul ettiğini, 4 kg. çaldığını beyan ettiğini, diğeri ise 5-10 gramlarla ifade etmiş değer kısımı ise kabul etmediğini, Mahkeme sorgusunda ise diğer altınları patronlar almış olabilir diyerek, atölyeden sorumlu ortak ve müdür olan ve kendisini işe alan yani patronu olan davalıyı ihsas ettiğini, bu ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da ;bilirkişi, bu işçilerin altını çalmasının mümkün olmadığını belirttiğini, İşçilerin Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ifadelerinde patronlardan söz etmesi, bu işçilerin Muratın işçileri olması ve tüm gün bir arada çalıştıklarından herkesin birbirini gözlemleyebildiği ve davalı Muratın atölyedeki altınları sayım için müvekkiline çıkarmaması — üzerine, araştırılmaya başlandığında; davalının ortak olduğu tarihte sadece ufak bir ... marka arabası varken ortak olduktan sonra geliri ile orantısız olarak müthiş bir servet yaptığı ,seervetini kendi üzerine yapmayarak nam-ı müstear olarak ... de 2 daire (eşinin üzerine), İzmir de 2 adet bahçeli villa (eşinin üzerine, 400.000EU değerinde yat,ve yaklaşık 15 milyon değerinde işhanı (babasının üzerine) olduğu tesbit edildiğini, Davalının eşi ... ... eşinin elemanı olarak atölyede çalıştığını, maaşı ile bu malvarlıklarına sahip olması mümkün olamayacağını, Eşi ... ın bu paraya nasıl sahip olduğunu bilecek durumda olduğunu, buna rağmen eşinin yasal kazancı olmadığını, suç konusu olduğunu çok iyi bilecek durumda olup, eşi ile birlikte hareketle suç konusu bu parayı saklamak için kendi adına yaklaşık 3 milyon TL değerinde bahçeli iki villa ve Bakırköyde lüks daire aldığını, Davalı ... ın babası ... ... ise emekli memur olup aldığı emekli maaşı ile bu en az 15 milyon TL değerinde işhanını alması mümkün olmadığını, Babanın, oğlunun ortaklığından önce sadece küçük ve ucuz bir dairesi olduğunu, Bilerek ve oğlu ve diğer kişilerle ile birlikte hareket ederek ... in yasadışı olduğu açık olan bu parasını kaçırmasına yardımcı olarak kendi üzerine geçirerek sakladığını, Davalı yatı kendi üzerine aldığını, ancak atölyedeki altın hırsızlığı Şubat ayında ortaya çıkınca ve polis tarafından araştırmalar başlayınca korkarak hemen ertesi gün yatı başkasının üzerine geçirdiğini, Yatın değeri 400.000EU değerinde olup davalının normal şirketten aldığı haftalıklarla bu yatı alması mümkün olamayacağını, Bu mal varlıklarının değeri 15-20 milyon TL arasında olduğunu, Altın sirkulasyonuna göre mağazadan gelen altınlar atölyede Davalı ... a teslim edilmekte o da işçilere imalat için verdiğini, gerek bilirkişi raporuyla ve gerekse işçilerin beyanıyla kaybolan altınlar işçilere geçmeden kaybolduğunu, Davalı ... ın bu firmaya girişinde hiç bir mal varlığı yokken ve sadece usta maaşı ile çalışıyorken yaptıkları araştırmada ... ta yaklaşık 700.000TL değerinde bir işyeri, gayrimenkul ve bir yeni araç sahibi olduğu görüldüğü, 151830.33gr 14 ayar altın yok edildiği, Ofiste yapılan bu hesaplamalarda ufak maddi hatalar olabileceğini, Müvekkili sadece kuyumcu satıcısıdır. malı alıp satma konusunu bildiğini, ancak imalat müvekkilinin kesinlikle bilmediği bir alan olduğunu, İşi büyütüp imalata da girmek için sırf bu nedenle davalının işyerine ortak alındığını, imalat kurulmuş ve davalı münferit imza yetkilisi olarak müdürlük sıfatı da aldığını ve imalattan sorumlu olduğunu, ancak zaman içerisinde davalının gerek menffatine haksız yolsuz işlemleri sonucu ve gerekse basiretsizliği ve hırsızlığa göz yumması sonucu imalatta işler yavaşladığı ve işçi sayısı azaltılmaya başlandığını, başlangıçta 48 sigortalı işçi ile başlayan imalatta işçi sayısı zaman içerisinde rutin olarak azaltıldığını ve son zamanda 10 kişiye düştüğünü ve hırsızlık olaylarının akabinde atölye tamamen kapatılarak Şirket büyük zarara uğradığını, tedbir kararı verilerek davalının Müdürlüğünün askıya alınması ve neticeten haklı nedenlerden dolayı müdürlüğün kaldırılması, davalının ortaklıktan çıkartılmasını ve tedbir kararı verilerek davalının tedavüllerini önlemek için şirketteki ortaklık payına ve sermaye payına tedbir konulmasına, davalının sorumluluğunda ve mesuliyeti altında bulunan anahtarları dahi kendinde bulunan adreslerini aşağıda bildirdiğimiz 2 adet kapalı atölyede tesbit ve inceleme yapılarak bulunan altın, belge ve makinelere tedbir konularak, altın ve belgelerin kıymetine istinaden Mahkemece koruma altına alınmasını, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar vekili tarafından açılmış olan davada müvekkilinin ortaklığa katkısı ve şirketteki konumu, şirketin genel işleyişi ve mali durumu hakkında gerçeğe uygun olmayan bir kurgu ile müvekkili haksiz ve mesnetsiz iddia ve itiralar ile uzaklaştırma amacı güdüldüğünü, Davacı ...'un müvekkiline karşı ortaklıktan çıkarma davası açması aktif husumet eksikliği sebebiyle hukuken müracin olmadığını, Müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması için şirket tarafından alınmış usulüne uygun bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığını, bu kapsamda yerleşmiş Yargıtay içtihatları çerçevesinde Şirketin de müvekkiline karşı ortaklıktan çıkarma davası açması hukuken mümkün olmadığını, Davacının 151 kg altının kaybolduğu yönündek iddiaları de ifadeleri ile çelişkili, hayatın olağan akışına uygun düşmeyen bir iddiası Davacının bu yönde herhangi bir delili de söz konusu olmadığını, Davacının işbu davayı açmaktaki tek amacı müvekkilini suçlu göstermeye çalışarak herhangi bir hak talep etmeden ayrılmaya zorlamaktan ibaret olduğunu, Müvekkilinin akrabalarının malvarlığının artışı yönündeki beyanlar sadece müvekkili üzerinde kötü yönlü bir algı oluşturmayı amaçlayan kötü niyetli ve hukuken korunması mümkün olmayan beyhude iddialar olduğunu, Davacı ..., işbu dava ve müvekkili hakkında yapmış olduğu iftira niteliğindeki suç duyurusu ile kötü niyetini açıkça gösterdiğini, Müvekkilinin müdürlükten azlini gerektirecek herhangi bir kusurlu eylemi bulunmamakla birlikte davacı tarafından buna ilişkin herhangi bir delil de dosyaya sunulmadığını, müvekkili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Müvekkili 1990 yılından itibaren kuyum imalatı işi ile ilgilendiğini, Davacı ... ise imalat yapmaksızın sadece kuyumculuk mağazası işlettiğini, Bu kapsamda davacı ..., eşi ile birlikte eşit oranda hissesine sahip oldukları ... Şirketi'ni kurduğunu, Davacı ... ile müvekkili. ortak olmadan önce defalarca ticari ilişki içerisinde girmiş olup müvekkili davacı Şirket'e işlenmiş kuyum gönderdiğini, 9. Davacı ... ile müvekkili arasında devam eden ticari ilişki sonrasında taraflar, hem üretimin hem de mağazanın yer aldığı bir yapılanma içerisine girmek istediklerini, bu kapsamda ... yeni bir şirket kurmak yerine mevcut Şirket in %50 hissesini müvekkiline teklif ettiğini, Müvekkilinin bu teklifi kabul etmesi ile birlikte taraflar 10.03.2009 tarihinde 50.000,-TL sermayeli şirketin eşit oranda ortakları olduklarını, Müvekkili ... ... aynı zamanda işbu davada davacı ... Tic. Ltd. Şti. ortağı ve münferit yetkili mesul müdürü olduğunu, taraflar ortaklığın kurulmasından sonra planladıkları yapılanma çerçevesinde bir atölye kurulmasına karar verdiklerini, Şirket'in işleyişi kapsamında alınmış olan has altınlar alman siparişlere ve tasarımlara göre atölyede işlenmekte ve magazada satışa sunulduğunu, Söz konusu has altın ve buna bağlı olarak işlenen altınların gerek Şirket ortaklar tarafında birlikte gerekse de rutin olarak görevli personel tarafından düzenli olarak tartım ve sayımı yapıldığını, müvekkilinin Şirket'in ortağı olmasından sonra şirket ciddi bir kalkınma dönemine girdiğini ve şirketin ciroları artış gösterdiğini, şirket'in mali durumu yıllar içerisinde geçmiş senelere göre artış gösterdiğini, 2015 yılından sonra ise altın satışları konusunda mevcut piyasada daralma gerçekleştiğini, Şirket'in ekonomik yapısı belirtilen dönemlere göre azalmaya başladığını, gelinen noktada müvekkili ve davacı ortak, şirket kazancını paylaşarak uzun yıllar süren ticari ilişkilerini sonlandırma görüşmelerine başladığını, bu kapsamda, ortaklar önce 2018 yılına girmeden önce birlikte bir sayım gerçekleştirdiklerini, Bu sayımda toplam 15 kg altının eksik olduğunu tespit ettiklerini, daha sonrasında rutin sayım ve tartıma ilaveten Şirketin mevcut durumunu tespit amacı ile 09.02.2018 tarihinde tekrar altın sayımı yaptıklarını, bu sayımda da 16 kg. daha eksik olduğunu tespit etmeleri üzerine bu durumun nasıl gerçekleştiğini araştırmaya başladıklarını, yapılan bu tespit çerçevesinde ilgili personeller ile konuşulmuş ve personellerden ..., 2016 yılından bu yana dava dışı diğer çalışanlar ... ile birlikte yaklaşık 30 kg altını çaldığım ikrar ettiğini, yapılan bu tespit polis çağırılmış ve iki ortak müşteki sıfatı ile ilgili tüm personelden şikayetçi olduğunu, ... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği nezdinde düzenlenen fezleke işbu dilekçeleri ekinde sunulduğunu, ortaklar tarafından yapılan şikâyet çerçevesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve şüpheliler hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davada sanık ...'un tutuklu yargılanmasına karar verildiğini, söz konusu dava halen derdest olduğunu, müvekkili ve davacı ... söz konusu soruşturma ve davada müşteki olarak yer aldığını ve gerek kolluk gerekse de Mahkeme huzurunda söz konusu sayım ve eksik altınlar ile ilgili beyanda bulunduklarını, davacı ortak müvekkilinin hak ettiği alacağını vermemek amacı ile önceki tüm beyanları ile çelişen asılsız ithamlarda bulunmaya başladığını, davacı ortak, müvekkilinin yıllardır tüm emek ve mesaisini ayırdığı bu ortaklıktan hak ettiği geliri müvekkiline vermek istemediğini, bu amaçla müvekkiline karşı asılsız, çelişkili ve mesnetsiz suçlamalarda bulunmaya başladığını ve nihayetinde müvekkili aleyhine açmış olduğu işbu davanın haricinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yaparak şikayetçi olduğunu, söz konusu asılsız şikâyete ilişkin soruşturma devam ettiği savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... ile diğer ortak ..., kuyum imalatı ve satışı işlerini yürütmek amacı ile ... Ticaret Limited Şirketi’ne 10.03.2009 tarihinde %50’şer pay ile ortak olduklarını, müvekkili ile ...'un hem imalatın hem de satışın bir arada bulunduğu yeni bir yapı içerisine girmek girdiklerini, bu kapsamda ..., yeni bir şirket kurmak yerine mevcut Şirket’in eşine ait olan %50 oranındaki hissesini müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin ... Kuyumculuk Şirketi’nin %50 ortağı ve diğer ortak ... ile eşit derecede hak ve yükümlülüklere sahip münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, müvekkili ve diğer ortak ..., iki ortaklı ... Kuyumculuk Şirketi’nin eşit paya sahip ortağı ve temsile yetkili müdürü seçildiğini, bir atölye kurulmasına karar verildiğini, şirketin tüm mali ve finansal işlemleri ile alım satım işleri diğer ortak ...’un kontrolünde akrabaları ..., ... ... ve ... ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu kapsamda alınacak has altın miktarını, alınacak yeri, satış fiyatlarını ve benzeri her türlü mali işleri diğer ortak ...'un yaptığını, bu sırada müvekkili, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sonradan ... tarafından düzenlenmiş ve asıl hedefinin müvekkili ... ...’ı, Şirket’ten ortaklık payını almaksızın uzaklaştırmaya yönelik bir kurgu olduğunun anlaşıldığını ve bu sebeple ...’un başlatmış olduğu haksız ve mesnetsiz davalar ile devam ettiğini, 2015 yılından sonra altın piyasasında yaşanan daralma ve şirketin cirosunun azalmaya başlaması gibi sebeplerle ek işyeri olan atölyenin kapatılması kararı alındığını, bu kapsamda öncelikle, 12.2.2018 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile atölyenin kapatılmasına karar verildiğini, atölyenin kapatılması anına kadar, mağazada birlikte çalışacaklarını ve adil bir paylaşım ile altınları paylaştıklarını, sonra ortaklıklarını sonra erdireceklerini ...'un ifade ettiğini, daha sonra ..., mevcut altınları ve malvarlığını tek başına sahiplenmek ve türlü kurgular ile müvekkilini suçlu çıkarmaya çalışmak istediğini, hakkında birçok dava ikame edildiğini, sözde deliller ile müvekkilini herhangi bir pay almaksızın Şirket’ten uzaklaştırılmaya çalıştığını, şirketin %50 payına sahip ve münferiden temsile yetkili müdürü olan müvekkili ise mağazaya dahi sokulmadığını ve yapılan iş ve işlemlerle ilgili kendisine en ufak bir açıklama dahi yapılmadığını, şirketin faaliyetlerine ilişkin bilgi talebinde bulunmuşsa da müvekkilinin bu talebininde red edildiğini, müvekkili tarafından şifahen defalarca yöneltilen taleplerin sonuçsuz kaldığını bunun üzerine müvekkili, Şirkete ve diğer ortağa hitaben TTK kapsamında bilgi talebini içerir .... Noterliği’nin 05.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, ancak müvekkilinin bu talebi de ... tarafından reddedildiğini, ... tarafından müvekkili aleyhine açılan, ortaklıktan çıkarılma ve müdürlükten azil talepli İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/439 E. sayılı dosyasında dava açıldığını açılan dava ile ... ATM ye ait ... esas ve ... ATM ye ait ... esas sayılı dosyasının birleştiğini, yine 13 ATM ye ait ... esas sayılı dosyasında görülmekte olan derdest dava bulunduğunu, İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/439 esas sayılı dosyasından , mahkemece, şirkete temsil ve yönetim kayyımı olarak Sayın ...'ın atandığını, ..., atölyenin kapatılması ile birlikte müvekkilini, Şirket’ten uzaklaştırarak mağdur ettiğini, mağazada yapmış olduğu tüm satış ve bu kapsamda elde etmiş olduğu tüm geliri kendi uhdesinde tuttuğunu, Şirket’i ve dolayısıyla müvekkilini büyük bir zarara uğrattığını, müvekkili 12.2.2018 tarihinden bu yana şirket’in faaliyetlerini denetleyemediğini ve Şirket’ten menfaat elde edemediğini, diğer ortak ...’un Şirket’i ve müvekkilini büyük bir zarara uğrattığını, uhdesine altın veya karşılığı para geçirdiğini bu hususun İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/439 esas sayılı dosyasının 08/11/2018 tarihli duruşmasında ifade ettiğini, bu kapsamda şirketin tasfiyesine karar verilmesini, mahkemece alternatif çözüm yöntemine başvurulması halinde ise, müvekkilinin payının gerçek değerinin ve bugüne kadar şirket tarafından gerçekleştirilmeyen tüm kar paylarının da hesaba katılarak belirlenecek bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... ...Şti.'ni temsil eden kayyım vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ilgili olarak ortaklar tarafından karşılıklı açılan davalar ve şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde birleşen davanın davacısı ... sorumluluğu altında bulunan imalathaneye işlem için teslim edilen bir kısım altınların imalatta yok olduğunu kabul ederek kayıptan imalattaki işçileri suçladığını, işçilerin yargılandığı beraat ettiklerini, iddialara göre davacı ...'ın geliri ve harcamalarının görülmesi üzerine diğer ortakça yapılan incelemede 152 kg altının kayıp olduğu ceza dava dosyasında da bu rakamların tespit edildiğini, yine ...'ın eşi ve babası üzerine yine gelirleri ve müsavi olmayan fahiş bedelli mal varlıkları oluştuğu, hatta ...'ın yardımcısının dahi geliri ile müsavi olmayan mal varlığına sahip olduğu, bu durum üzerine davacı ..., yardımcısı ..., eşi ... ve babası ... hakkında CBS nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, bu kişilerin şüpheli sıfatıyla ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ve ... Esas sayılı dosyalarda yargılanmaya başladıklarını, davaların derdest olduğunu, yanı sıra Mahkememizin 2018/439 dosyası ile davalı ortak ... ve kayyımlığını yaptıkları şirket tarafından "haklı nedenle ortaklıktan çıkarma" ve ... sayılı dosya ile "tazminat ve tapu iptal" davalarının ikame edildiğini, bu davaların da derdest olduğunu, bu davalarda dinlenen tanıkların bizzat ...'ın hurda altını bakır katarak eksilttiğini, şirket şirket dışından sipariş alarak şirketin teslim ettiği altınları bu şekilde paraya çevirip uhdesinde tuttuğu keza yurt dışına kaçak yollarla altın götürüp sattığını, altınları takoz olarak sattığını ve paralarını uhdesinde tuttuğunu düşük fiyatlı kıymetli taşları yüksek göstererek fazla taş alıp bu taşları gizli yaptığı siparişlerde kullandığı ve parasını şirkete ödettiği ve benzeri birçok hususu izah ve tanıklık ettiklerini, bu ve benzeri yollarla mağazadan ... tarafından işlenerek mağazada satılmak için gönderilen altınları kendi menfaatine şirketin zararına sebebiyet verdiği iddiası mevcut olduğunu, keza şirket bilgisayarlarındaki bu sözleşme dışı işlemlerine ilişkin tüm verilerin silinerek yok edildiğini, imalatta kullanılmak üzere fahiş fiyatla satın alınan ve imalattaki bilgisayar kasasına yüklenen programın kasa ile birlikte imalattan gizlice götürüldüğü ve halen nerede olduğu bilinmediği hususları bu davalarda iddia edildiğini ve bilirkişi ... ...'ın raporları ile bu hususlar tespit edildiğini, ... imalatta kullanılan gümüş kalıplar olmazsa olmaz olmalarına rağmen Mahkememizin 2018/439 Esas sayılı dosyasında müvekkil şirket kayyımı tarafından yapılan tespitlerinde imalathanede binlerce mum kalıp olmasına rağmen bu kalıpların uygulandığı gümüş kalıplar hiçbir şekilde imalatta görülmediğini ve tespit edilmediğini, gümüşün kıymetli maden olması nedeniyle ve imalatta uygulanması zorunlu olması nedeniyle senelerdir imalatta tasarlanan tüm altın takı modellerinin her birinin gümüş kalıplarının imalatta bulunması gerekmekte olduğunu, ancak bunların imalatta bulunmadığı bizzat müvekkil kayyımın tespit ve raporlarıyla ortada olduğunu, hukukun genel ilkesi olması yanı sıra TTK 245.madde gereği belirttikleri tüm hususlar nedeniyle Savcılıklarca kuvvetli suç şüphesi nedeniyle iddianame tanzim edilerek davacı ... ve yakınlarının cezalandırılmaları istemiyle ceza davaları açıldığı göz önüne alındığında şirkette davacı ...'ın şirkete zarar verdiği şüphesi oluştuğundan şirketin feshini isteme hakkı bulunmadığı kanaatinde olunarak davanın öncelikle bu yönüyle reddini talep ettikleri, ortaklar arasında ortaklıktan çıkarma davası mevcut iken fesih davası görülemeyeceğini, bilindiği üzere bir şirkette ortaklardan biri haklı sebeple fesih talebinde bulunduğu takdirde mahkemece öncelikle fesih yerine diğer kabul edilebilir çözümlerin incelenmesi gerektiğini, bu hususta derdest olan ve bu davanın birleştiği 2018/439 Esas sayılı davada davacı ... davalı olarak yer almakta olup, dava "haklı nedenle ortaklıktan çıkarılma" davası olduğunu, yani esasen fesih isteyen davacının kusurlu ve TCK kapsamında suç teşkil eden eylemleri nedeniyle bizzat şirket ve diğer ortak tarafından açılmış ortaklıktan çıkarılma davası mevcut iken fesih davasının görülmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yine mahkemece 2018/439 Esas sayılı dava dilekçesinin incelenmesinde ve şirket kayıtlarının incelenmesinde 2014 yılında yapılan sermaye artırımının ortaklara borçlar hesabından yapıldığı ancak davacı ... ... tarafından TTK gereği şirkete ödemesi gereken bu meblağı sermaye artırım öncesinde de sonrasında da şirkete ödemediği yani ortaklara borçlar hesabından alacaklı olmadığı halde TTK 343 e aykırı bir şekilde sermaye ortarımı yapıldığı ve neticeten sermaye taahhüdünden dolayı şirkete borçlu bulunduğu iddiası bulunduğundan yasa gereği şirketin feshini isteyemeyeceğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, işbu dava ile davacı taraf derdest olan ve karar yaklaşmış bulunan 2018/439 Esas sayılı ortaklıktan haklı nedenle çıkarılma davasının sonucundan kanaatlerince endişe edildiğinden bu davayı uzatmaya yönelik olarak cevabın konusu olan fesih davasını açtıklarını, dava sebeplerinin ve delillerin incelenmesinde davacı ... ...'ın ileri sürdüğü şirketin haklı nedenle fesih sebepleri 2018/439 Esas sayılı ortaklıktan çıkarılma davasında davacı ...'un dava sebepleriyle hemen hemen aynı olduğunu, bu iddialar zaten ortaklıktan çıkartma davasında incelendiğini, kayyım vekili olarak ortaklar arasında şahsi menfaat dengesini bozmadan derdest olan dosyalardaki tüm iddiaların içeriğine bakıldığında zaten huzurdaki dosyaların karar varması halinde , açılmış olan dava konusuz kalacağından ve usul ekonomisi ilkeleri gereğince davanın reddini talep ettiklerini, keza davacı ...'ın dava delilleri olarak belirttiği delillerin tümü 2018/439 Esas sayılı dava da istendiğini ve bu delillerin toplandığını, bu nedenle dosyada mevcut delillerin yeniden toplandığını ve bilirkişi raporunun eksikliğinin tamamlandıktan sonra karar çıkarılmaya hazır olduğu belirtildiğini, nitekim son celsede dosyada bilirkişi kararı da alındığını, görüldüğü üzere cevaba konu fesih davasının birleştirildiği 2018/439 Esas sayılı davanın karar aşamasına gelmesi nedeniyle sadece ve sadece dosyayı uzatmaya yönelik olarak işbu davanın açıldığı kanaatlerince net olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... 4.Asliye Ceza Mah.2017/ E sayılı dosya ve içeriğindeki sanık ifadeleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sorş.sayılı soruşturma dosyası, İmalata teslim edilen ve imalattan mağazaya gönderilen altınlara ilişkin 2016-2018 arası hesap exel tablosu, 2016 yılı itibariyle imalata teslim edilen altınlara ilişkin ... ... imzalı teslim fişleri suretleri, ... ... in işlem dekontları, ... ... ile davalının 2017 yılında da son derece samimi olduklarını gösteren resimler, davalının el yazısı ile hesap beyanları, ... 4 Asliye Ceza Mahkemesindeki bilirkişi raporu, ... araştırması talebi, Bilirkişi incelemesi, Tanık beyanları ve sair her türlü yasal delile dayanmışlardır.
Mahkememizin halen yargılaması devam eden ... Esas sayılı dosyası ile bu dosya ile birleşen mahkememizin 2020-239 Esas sayılı dosyaları kapsamına göre şirket ortakları ...'ın şirketin zarara uğratılması iddialarına dayalı olarak karşılıklı olarak açtıkları yönetici sorumluluğu davalarının mevcut olduğu, yargılamanın halen derdest olduğu görülmüştür.
DAVACI ASİL ... DURUŞMADAKİ BEYANLARINDA: Şirket iki kişilik bir limited şirkettir, ben ve davalı şirket yetkiliyiz aynı zamanda münferit yetkimiz vardı, şirketi 1997 senesinde kurdum evveliyatta %50'si eşimin, %50'si benimdi, daha sonra eşimin payını bedelsiz olarak davalı üzerine geçirdim, zira daha evvel 3-4 yıl ...'la ticaret yapmıştım, kendisini oradan tanıyordum, ... taş mıhlar, kendisi sanatkardır bu sebeple kendisi ile ortak oldum, kendisini kardeşim yerine koydum bütün fabrikayı mal varlığımı teslim ettim, ilişkimiz 10 sene ortaklık olarak devam etti ancak geriye dönük 2 yıl evvel davalının bir tekne aldığını istihbar ettim, kendisine sorduğumda kiraladık gezdik dedi, olabilir diye söyledim ancak facebooktaki takibimde teknenin kiralık olamayacağı kanısına varınca şüphe duymaya başladım, olaylar bundan sonra süregeldi, her sene sonunda davalı imalathanenin bende dükkanın sonuç dökümanlarını karşılaştırırdık ve bu karşılaştırmayı yaptığımda açıklar olduğunu tespit ettim, 2016-2017 yılları arası dükkandan fabrikaya giden ve fabrikadan gelen mallar dökümünde açıklar olduğunu tespit ettim, sayıma geçtim, ben atölyenin nasıl çalıştığını bilmem ancak olaylar üzerine yaptırılan tespitte 31 kilo altının yok olduğu tespit edildi, öncelikle çalışanlardan şüphe ettik hatta aleyhlerine dava açıldı ancak bilirkişiler çalışanların bu kadar kilo altını çalamayacaklarını bunun imkansız olduğunu tespit ettiler, işçiler mahkemede ifadelerinde değil kilogram bir gram iki gram altın eksik olduğunda kendilerinin fabrikadan dahi çıkarılamayacaklarını beyan etmişlerdir ve hırsız olarak suçlanılan ...'i araştırdım hiç bir malı mülkü olmadığını gördüm, eski bir arabası vardır, sonra olay ortağıma yani ...'a yönlendi, davalının babası ...'de 24 tane dükkan almış, babası emekli idi, bunun imkansız olduğunu da görünce altınların davalı tarafından peyderpey alındığı sonucuna vardım. Halen aramızda güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan soruşturmalar vardır, sadece babasına değil eşine de Kartalkaya'da bir daire ve İzmir Güzelce'de super lux villa almış ve kendisine de tekne aldığını tespit ettim. Davalının bütün malımı fabrikaya iadesini istiyorum, imalathanede makineler paslanıyor, ne olduğu belli değil, imalathane anahtarı davalıdadır bende herhangi bir anahtar yoktur, dava tarihi itibariyle bende 94 kilo altın vardır, 47 kiloyu davalıya verdim, fabrikada 151 kilonu yarısını bana vermesi gerekiyordu ancak ortada mal yok dedi. Davalının eşi fabrikada çalışıyor gözüküyordu, benim eşimde fabrikada çalışıyor gösterilmişti, ancak fiilen çalışmadılar, evvelce hırsızlıktan şikayet ettiğim ... davalının çocukluk arkadaşı idi, ...'te yine davalının 24 senelik sağ koluydu, davalı fabrikada ailesi ve arkadaşlarıyla bu işi yaptı, davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep ediyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI ASİL ... ... DURUŞMADAKİ BEYANLARINDA: Öncelikle bende 151 kilogram altın olmadığını açıkça beyan ediyorum, ben imalatın malın çoğunluğu bitmiş olarak mağazada olur, bana atılan bütün suçlamaları reddediyorum, biz davacı ile 2009'dan beri ortağız, hiçbir şekilde suçlamaları kabul etmiyorum, eşim babam savcılığa şikayet edilmiştir, ancak tüm şikayetler sonuçlanmıştır, ben ortak olurken şirketin %50 sermayesini ödedim, daha sonraki sermaye arttırımında da ödememi yaptım, hiçbir şekilde bedelsiz olarak şirkete alınmış, ortak edilmiş değilim, 2009 yılından evvel benim küçük bir imalathanem vardı, 50 metre karelik idi, daha sonra davacı ile güçlerimizi birleştirelim demesi üzerine ortak olduk ve işlerimizi geliştirdik, nihayetinde 450 metre karelik bir imalathanede iş yapmaya başladık ve bu yerin mülkünü satın aldık, benim elimde hiçbir zaman muhasebe kayıtları olmadı bütün muhasebeyi davacının akrabası eniştesi tutuyordu, ayrıca banka hesapları da yeğeni kocasının çalıştığı bankada idi, yani benim para ile hiçbir zaman ilişkim olmadı ancak çok güzel para kazandık ve birlikte kazandık, beni hiçbir şekilde emniyeti suiistimal etmem davacıyı dolandırmam mümkün değildir, muhasebe giriş çıkışlarını bilmem, ben sanatçıyım ben okuyamadım ancak küçüklükten beri bu işi yaparım, ceza davalarında da ifadelerde geçtiği üzere yanımda çalışan ... altın çaldığını itiraf etti, bu çalma işlemi kendisi terazi başında altınları tartarken 71 kilogram diye tarttığı altını aslında 55 kilogram olduğu ve çalma olayının bu şekilde gerçekleştiğini beyan etti, dolayısıyla olaylarla ilgili benim herhangibir bağlantım yoktur, hiçbir aleyhime ifadeyi kabul etmiyorum, bana göre de bu ortaklık bitmiştir, ancak hissemi alıp ortaklık payını devretmeme sebebim benim eşimin çocuğumun rızkını da davacının almaya çalışmasıdır, ancak birlikte iş yürütmemiz ve bu şirketin devamı mümkün değildir, hiç bir zaman kurumsallaşmaya davacı yanaşmadı binlerce defa söylememe ve kurumsallaşarak bir standart oturtmamız gerektiğini söylemem rağmen buna yanaşmadı, davacının kendi fikri ve beyanına göre biz malı ya 3 liraya ya 13 liraya sattık çünkü pırlantanın piyasası böyledir, ancak ben kime hangi fiyatla verildiği takip edemedim sadece imalatımı yaptım ve davacı bana sen otur imalatını yap diye talimat verirdi, kendisine silah çektiğimi öfkelendiği söylemesine rağmen bu tür öfke bozuklukları bizzat kendisine mahsustur ve kendisi bugüne kadar silah ruhsatı alamamıştır, daha doğrusu silah ruhsatı yaptığı işlerden dolayı iptal edildi dedi. Ayrıca imalathanede kameralar 36 tane olup çalışmaktadır, ancak kameralar fazlalaştığı için disk kapsama oranını aşmıştır, bunu söylemelerine rağmen bu sistemde düzeltilmemiştir, imalathanenin anahtarı bende de vardır, davacıda da vardır şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: 2017 yılından itibaren ... ... ... mağazasında tezgahtar olarak çalıştım, patronumuz ... ve ...'ın bir ortaklığı vardı, atolyede ustabaşı olarak bildiğim ... ve ..., müdür olarak ... vardı, kamera tarafına bakan kısımda ... ... kardeşi ... vardı, her yıl aralığın son gününde mağaza kısmında sayım yaparız, başımızda da ... vardır, 31/12/2017 de sayımı yaptık, bilgileri ... beye gönderdi, ... beyde yaptığı sayımı WP üzerinden ... beye gönderirdi, hesaplarda anormallik çıktı, bir fark oluştu fakat o farkı tam olarak bir bilgim yoktur, ... bey ile ... bey bir gün dükkana gelerek ordan birlikte atolyeye gelerek hesapları karşılaştırmışlar, ancak bu karşılaştırma işlemini ben görmedim, 2018 yılı şubat aylarında ... yanında ustabaşı ... ve şoför ... ile mağazaya geldiler, ... ... ... beye sayım yapacağız dedi, ... beyde gündüz vakti sayım olmayacağını söyledi akşam yapacağını söyledi ... beyde elini sert bir şekilde tezgaha vurdu, elini sürekli ... bey arkasına atıyordu, belinde belirginlik vardı, yani belirginlik olduğuna göre silah olduğunu tahmin ediyorum, ... beyde tatsızlık olmasın diye mağazanın kepengini indirerek sayıma başladı, mallar herkese eşit şekilde sayım için ayrıldı, toplam 94 kilo kilo çıktı, buda ikiye bölünerek yani yaklaşık 47 kg ... ... verildi diğer 47 kg dükkanda kaldı, yaklaşık 12 saat sayım sürdü, daha sonra bu 4 kişi yani ..., ..., şoför ... ... ve ustabaşı ... atolye kısmına geçti, ... beyde bizi eve gönderdi, 31 Aralık 2017 sayımından 1 - 2 ... önce 5 kg kadar atolyeye gönderdik, sebebi ise elinizde gitmeyen malları işleyebilmek için gönderin demeleri üzerine biz bu 5 kg yi gönderdik, altın taşlı olarak 5 kg gitti ancak 1,5 kg taş farkı çıktı yani bize 3,5 kg altın kaldığının bilgisi iletildi, başka bildiğim birşey yok. Altını getirme götürme işlemini şoför ... tarafından gerçekleştirilirdi, altın alınırken kapalı çarşıdan sipariş üzerine ... beyin talimatı ile geliyordu, parayı da ... bey veriyordu, 2018 yılında atolye kapatıldı, ancak ayını hatırlayamıyorum, Lalelide ... beyin yanında mağazada satış elemanı olarak çalışmaktayım, atolye kapatıldıktan sonra ... bey tarafından atolyeye gönderilmek için herhangibir mal alımı olmadı şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: yaklaşık 13 yıldan beri kapalı çarşıda taş ticareti ile uğraşmaktayım ... ve ... beyi 2013 yılından beri tanımaktayım, ... Ve ... ... ... ortaklarıdır, kapalı çarşıya yakın olan ... bölgesinde dükkanları vardır, ikitelli bölgesinde de fabrikaları vardı, 03/01/2018 tarihinde ... bey beni aradı, hesap için ... beyin kendisi ile konuştuğunu bu sebeple 2016 ila 2017 yılları arasındaki benim onlara sattığım taşların dökümanlarını istedi, ben sattığım ürünlerin faturasının olmadığını söyledim, biz faturasız olarak ticaretimize devam ettiğimizi ... Beyde ... Beyde biliyordu, ... beyle konuştuğumda bana malzemeleri fabrikaya getirmemi ancak ödemeleri mağazadan alacağımı söylerdi ve işlerimiz bu şekilde işlerdi, ... bey ile telefonda konuştuğumda bana 2016 ve 2017 yılında yapmış olduğumuz iş sebebiyle olan bilgileri whatsaaptan yapılan ticareti kendisine gönderdim, 2018 yılına kadar telefon diyaloglarımızın %95'i ... bey ile, 2018 sonrası ise ... beyle diyalog halindeyiz ve ... beyle şuanda altın modelleri üzerinde çalışma yapıyoruz, sadece ... beyle değil ... bölgesindeki kuyumcularla da yaparak sektöre girmeye çalışıyorum, 2018 yılında ... bey benden ... bey ile arasında arabuluculuk yapmamı istedi ve ... bey kabul etti, beraber yemek yedik ve sohbet ettik, olayla ilgili problemler ise çözülemedi, ... bey 2017'nin sonunda 10 kg.lik bir fabrikada bir fark oluştuğunu, 5 kg.sinin kendisinin feragat edeceğini, 5 kg.sinin ise ... bey tarafından kendisine teslim edilmesini istedi, ayrıca ... beyin eşi ve ... beyin eşi ... Kuyumculukda SGK'lı olarak çalışmaktaydı, ... beyin eşinin emeklilik sebebiyle SGK primlerinin ... ... hesabında görünmesini istedi, iki hususta da anlaşamadılar, ancak ... bey ile birlikte buna ilişkin bir kağıt doldurduk, doldurduğumuz evrakın fotoğrafını ... bey çekti, aynı gün whatsaapdan bana attı, bana bu evrakı ... beye ben vereceğim dedi, 2018 Şubat ve Mayıs arasında ... bey bana gelerek 2016 - 2017 stoklarındaki rakamları bana sordu, ben de oradaki rakamların kendi el yazım olduğunu söyledim, taraflar arasında mal sayımı ile ilgili gördüğüm herhangibir bilgi yoktur ben taraflar arasında sadece arabuluculuk yaptım ve taşlarla olan ticari ilişkimizi her iki tarafa da anlattım. ... bey bana stoklar için soru sorduğunda kendi el yazımla olan evrakı kabul ettim, ... beyde daha sonra ... beyle olan yazışmasını bana gösterdi, pırlantanın 35 dolardan unsurunu gösterdi, ben aynı taşı ... ve ... beye 22 dolardan satmıştım şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: 2011 senesinden beri ... ... mağaza kısında tezgahtar olarak çalışmaktayım, ... beyin lalelideki kuyumcu dükkanında halen tezgahtar olarak çalışmaktayım, 2011 senesinde ilk 4-5 ... kadar mağazadan aldığımız tamirlik malları - hurda malları atolyeye ve fabrikaya bizzat ben götürüp teslim ediyordum, onlardanda yapılmış yani işlenmiş olan malları mağazaya teslim ediyordum, daha sonrasında fabrikadaki ... ismindeki bir bey bu işlemi yapmaya başladı, 2016 - 2018 senesine kadar hesabı ... bey tutuyordu, 2017 Aralık ayında mal sayımı yaparken bir fark çıktı, mağazada 94 kg altın gözüküyor ancak fabrikada da 152 kg altın olması gerekirken iki sayım arasında fahiş fark çıkmıştı, fabrikada 86 kg çıktı dediler, daha sonraki sayımda ise 70 küsür kg olduğunu söylediler, telefon ile whatsaap aracılığı ile ... bey ile ... bey görüşerek kaç kg altın olduğunu birbiri ile teyit etmeye çalıştılar ancak fark fazla çıktı, bu olaylardan sonra ayrılma boyutuna girdi, 2018 yılı şubat ayının ilk haftası ... bey ile ... bey ve ... bey mağazaya geldi, mağazada ben vardım ve bizim çırak ... vardı, herhalde ... bey mağazadaki malı sayıp ayrılmak için gelmişlerdi, malları saydık 94 kg mağazada altın çıktı, malı ikiye böldük ve ... beye 47 kg altın verdik kalan 47 kg ise mağazamızda kaldı, taraflar arasında mağazada birşey olmadı ancak gerginlik vardı, ... bey ile ... bey arasında fabrikada herhangibir sayım yapılmadı sadece whatsaapdan birbirleri ile görüştüler, benim hurda olarak gönderdiğim altını ... bey ile karşılaştırmam üzerine hurda altınlar fabrikaya giriş gösterilmemiş, bizden çıkış var fakat fabrikada giriş olarak gösterilmemiş, fabrikadaki çalışan ... bey ile karşılaştırmamız üzerine fark ettim, defterde sayım olarak tutmasına rağmen fabrikadaki sayımda açık olduğunu farkettik, bu problemler sebebiyle 2018 atolye kapatıldı, mağazada bu atolye için herhangibir altın alınmadı, biz şimdi elimizdeki malzemeleri satmaya çalışıyoruz, ... beyin mağazasında çalışmadan önce kendimin kuyumculuk mağazam vardı, bu işleri zaten bilmekteydim, mağazadaki kasa defterini ben tutuyordum, defteri bana devretti, ... ... muhasebecisi ile herhangibir akrabalığım yoktur ve taraflarla da bir akrabalığım yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... BEYANINDA: 2012 yılında ... ... çırak olarak başladım, 2015 de askere giderek 2016 yılında tekrar başladım, firma 2018 de kapanana kadar altın parlatma kısmı yani atolye kısmında çalıştım, biz malları gram olarak ve sayılı bir şekilde alırdık o malları alır parlatır ve ... beye teslim ederdik, oda gramajını ve sayısını alarak kontrol ederdi, ... bey kendisi bu malı mağazaya geri gönderirdi, yaklaşık 10 kişi atolyede çalışıyorduk, ... bey gelmişti ve biz ondan zam istedik, fakat kendisinin bize buranın kapatılacağını söyledi, tazminatımız gibi şeylerin verileceği söylendi, 2018 yılında bizim atolyedeki tüm malları ... ... götürdük, o tüm hesapları yaptı ve bu altınlar ... beyin odasına çıkarıldı, orada ... bey de vardı altındaki taşlar söküldü ve eritilme yapıldı, yani külçe altın haline getirildi, ... bey de oradaydı, ... bey malı göndermekte sorumluydu, külçe altın haline geldiğinde kaç kg olduğunu bilmiyorum, ... bey ve ... bey de ordaydı külçelerin kime teslim edildiğini görmedim, imalatta mağaza dışında herhangibir mağzaya mal satışı yoktu bu malları ... bey götürürdü, bizim atolyemiz sipariş üzerine çalışılıp geri bu mal mağazaya gönderilirdi, herhangibir stoklanan mal yoktu benim bilgim bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: 2010 ve kapanışa yani 2018 yılına kadar ... ... Atolyede mumhane kısmında çalıştım, yani siparişin mağazadan geldikten sonra ilk işleme geldiği yerdir, atolyedeki işçilerle birlikte patronumuz ayhen beyden zam istedik o da bize atolyenin kapanacağını söyledi, kapanış safasında ... ve ... bey atolyede bizim başımızda durarak bizdeki malları istedi, bizde elimizde olan malları kendilerine teslim ettik, başka bir bilgim yoktur, mağazadan atolyeye gelen ilk mal ... beye gelirdi, mum halinde olan malzemenin altın safasına karşılığı olan altını mağazadan isterdik, mağazadan altın gelirdi, bizde siparişi ona göre dökerdik, daha sonra dökümhalinde altın halini alınırdı, daha sonra tezgahta normal işlemlerden geçirilirdi, mıhlamada taşları takılır, cilalamada parlatılır ve sonra paketleme yapıldıktan sonra ise mağazaya gönderilirdi, mağazaya götüren kişide ... beydi, 2011 ve 2018 yılları arasında toplam 100-150 kişi çalışmıştır, başka bir mağazaya satışımız yoktu, bize mağazadan sipariş gelir ona göre yapardık, 3.şahıslarla başka bir ilişkimiz yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: ben ... ... 2010 yılından itibaren kapanış olan 2018 yılına kadar atolyede çaycı olarak çalıştım, daha sonra çaycılık yaparken altının mum safasında da ... Ve ... beyle çalıştım, atolyede ... bey bulunurdu zaman zaman ise ... bey gelirdi, çay servislerini ben yapardım, başta herşey gayet güzel giderken işler durdu, 2 yıl kadar aynı maaş ile çalıştık, daha sonra ... beyden zam istedik fakat ... bey gelecek dedi toplantı yapılacak dendi, daha sonra ise ... bey ise dükkanın kapanacağını ve ortaklığın biteceğini söyledi, atolyedeki mallar toplanmaya başladı, sonra bizim tazminatlarımız verildi, bu malları ... bey aldı, mesai saatlerim saat 08:00 - 17:00'dır, aradan uzun bir süre geçmesi sebebiyle bu toplantının yapıldığı saati hatırlamıyorum dedi. başka gördüğüm bildiğim birşey yok şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: ben ... şirketinde dökümcü olarak çalışmaktaydım, aşağı yukarı 9 yıl kadar orada çalıştım dökümcü olarak, şirketimizde hırsızlık olduğundan dolayı kendileri ayrılma kararı aldılar, biz çalışanları tamamıyla çıkış verdiler, tabi fabrika kapatılacağından dolayı herşey ... beye teslim edildi ve bizde tazminatlarımızı aldık, herkes kendi bölümünde kendi yerinden sorumludur, ben dökümcü olarak dökümhaneden sorumluyum, ben dökümleri yaptıktan sonra ... beye veririm, ... bey mağazamıza gelen siparişleri ... beye geçer, bunlar alçıya alınır, bu aşamada ne kadar altın gideceği gerekli olduğu hesaplanır, ... bey bunu ... beye bildirir, ... beyde külçe olarak fabrikaya gönderir, biz bunu dökümünü yaparız sonra atölye bölümünde ince işçiliği yapılır, altın fabrikada stoklanmaz, ayrıca doğrudan burada satış bulunmamaktadır. ...'ın altın çaldığına hiç şahit olmadım, hergün sayımlar yapılır, eğer sayım yanlış çıksa zaten işten çıkıp kimse evine gidemez, fabrikanın kapatılacağı gün ... beyde oradaydı ve atolyenin kapatılacağını tüm çalışanlarada bildirdiler, ... Nalbantla 30 yıllık arkadaşlığımız vardır, mağazadan gelen hurda altınlar eritilir, rapor edilir, külçe haline getirilir ve mağazaya yani ... beye gönderilir şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA; altınları götürürken herhangibir belge götürmüyordum gittiğim yerde kişiler birbirine telefon açarak teyit ediyorlardı bu kadar geldi, bu kadar gitti diye, götürdüğüm altın miktarlarını bilmiyorum kapalı kutularda gidiyordu, kutuların büyüklüğü küçüklüğü değişiyordu hep, ilk başladığımda ... beyin arabası ile gidip geliyordum sonra ... beyin arabası ile götürüp getirdim, atölyeden aldığım malı mağazaya götürdüğümde varsa ... beye yoksa ... beye teslim ediyordum, mağazan aldığım malıda atolyede ... beye teslim ediyordum, ben altınları hurda da olsa başka şekilde olsada bilmiyorum direk bırakıyordum telefonla teyit edildikten sonra, herhangibir kayıt yapılıp yapılmadığı hususlarında bilgim yoktu sadece karşılıklı teyitleşme vardı, mağazadan atolyeye haftada bir kaç kez gidip geliyordum fakat son zamanlarda iş yoktu bazen 2 haftada bir gidip geliyordum, ben yanlış hatırlamıyor isem 2018 3.ayında bana sormuş olduğunuz makbuz koçanlarını toplu halde davacının talebi üzerine imzaladım herhangibir yazı yazmadım, miktarlarla ilgili benim yazım değildir, bana bu makbuzları muhasebeye vereceğini söyledi, ben imzaladığım belgeleri koçanları ... beye verdim, bu belgelerin ... vekilinin eline nasıl geçtiği hakkında bir bilgim yok bu evrakları toplamda yarım saat gibi bir zamanda toplu olarak imzaladım, yanımda ... bey ve ... bey vardı şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 07/03/2019 tarihli duruşma ara kararı ile kayyım olarak atanan ...'ın dosyaya 10 adet kayyım raporu sunduğu,
Davalı ... ... vekilinin 08/05/2023, 12/05/2023 ve 14/06/2023 tarihli dilekçeleri ile kayyımın denetim ve temsil görevini objektif ve tarafsız bir şekilde yerine getiremediğini, şirket ortaklarına eşit mesafede davranmadığını ve görevinin sınırlarını aştığı gerekçeleri ile görevden alınmasını talep ettiği;
Mahkememizin 23/06/2023 tarihli ara kararı ile Davacı ... Tic. Ltd. Şti'ne kayyım olarak atanan ...'ın görevden alınmasına, ... Tic. Ltd. Şti'ni birlikte temsile yetkili olmak üzere mali müşavir ..., mali müşavir ... ve hukukçu ...’in yönetim kayyımı olarak atanmalarına karar verilmiş olup;
Davacı Şirket Yönetim ve Temsil Kayyım Heyeti 28/08/2023 tarihli 1.Raporu'nun sonuç kısmında; "...a) Şirket işleyişi bakımından ...-...'te satış mağazası, ...'de üretim tesisi olmak üzere iki adreste ticari faaliyet yürütmekte iken ortaklar arasında ihtilaf çıkmış; gelinen aşamada affectio sociatis-ortak çalışma iradesi; şirketin varlık sebebi ortadan kalkmıştır.
b) Satış mağazası kira sözleşmesi heyetimizin göreve başlamasından önce sona ermiş, şirketin sadece ... OSB'de ortaklara ait bir taşınmaz ve aynı sokakta karşısında bir kiralık adreste demirbaş, stok ve numune ile kalıp ve sair üretim ekipmanları ile bir takım emtiası bulunmaktadır.
c) Şirket, kayyım heyetimizin göreve başladığı 12.07.2023 tarihinde ve sonrasında TİCARİ FAALİYETTE DEĞİLDİR.
d) Ticari faaliyet sürdürmesi için içinde bulunulan süreç ve her iki ortağın uzlaşmaz, derinleşmiş çekişmesi buna elvermemektedir. Herhangi bir çalışanı olmayan şirketin mali Müşavir-muhasebe konusunda sabit giderleri, avukatlık ve hukuki danışmanlık konusunda sabit giderleri, kira giderleri ve sair sabit harcamalar dışında mal alışı, satışı veya ticaretine bağlı harcama ya da geliri de yoktur. Cari borçları banka hesabından ödenmektedir.
e) Şirketin taraf olduğu dava ve takip süreçleri şirket vekili Av. ... sorumluluğunda yürütülmektedir.
f) Şirketin fesih ve tasfiyesi kaçınılmaz gözükmektedir. Ortak çalışma iradesi kalmamış, şirketin ticari gelir elde etme ve ortaklara dağıtma şeklinde hedef ve amaçlarına ulaşması mümkün gözükmemekle; bir an öce şirket feshi ve tasfiyesine karar verilmesi ortakların da üstün menfaatine olduğu değerlendirilmektedir.
g) Şirket, kayyım heyetimizin göreve başladığı 12.07.2023 tarihinde ve sonrasında ticari faaliyette değildir. Ancak şirketin Kira Giderleri, Aidat Giderleri, Avukatlık Ücretleri, SMMM Ücretleri ve Kayyım Ücretleri olmak üzere sabit giderleri bulunmaktadır.
h) Kayyım Heyetimizin göreve başladığı tarihten rapor tarihine kadar geçen sürede şirket adına, şirketin sabit giderlerinin karşılanması için .... Şubesi ... IBAN Nolu hesabından toplam 259.293,81 TL tutarında ödeme talimatları gerçekleştirilmiştir.
i) Gerçekleştirilen talimatların nihayetinde rapor tarihi itibariyle şirketin NB ... ... Şubesi ... IBAN Nolu hesabı bakiye tutarı 934.045,68 TL'dir.
J) Şirketin diğer bir banka hesabları olan ... ... şubesi ..., ..., ... Iban nolu hesaplarına ilişkin banka yetkililerine müteaddit defalar ulaşılıp yazılı talimat gönderilmesine rağmen banka yetkilileri tarafından rapor tarihine kadar geçen süre içerisinde banka ekstreleri sunulmadığından şirketin mezkur hesaplardaki varlık durumu tespit edilememiştir.
k) Davacı şirketin; ... ... şubesi ..., ..., ... Iban no.lu hesaplarında borç alacak durumunun tespiti için adı geçen bankaya müzekkere yazılarak şirketin banka hesap cari hesap bakiyesi ve bilgilerinin celp edilmesini sayın mahkemeden talep etmekteyiz..." şeklinde;
Davacı Şirket Yönetim ve Temsil Kayyım Heyeti 13/03/2024 tarihli 2. Raporu'nun sonuç kısmında; "..a) Şirket işleyişi bakımından ...-...'te satış mağazası, ... ... üretim tesisi olmak üzere iki adreste ticari faaliyet yürütmekte iken ortaklar arasında ihtilaf çıkmış; gelinen aşamada affectio sociatis-ortak çalışma iradesi; şirketin ortakların ortaklığında ticari faaliyette bulunması bakımından varlık sebebi ortadan kalkmıştır.
b) Şirket, kayyım heyetimizin göreve başladığı 12.07.2023 tarihinde ve sonrasında TİCARİ FAALİYETTE DEĞİLDİR. Ticari faaliyette bulunması, kayyım marifetiyle kuyumculuk sektöründe gerekli istihdam ilişkileri, ticari ilişkiler ve gerekli güvenlik ilişkilerinin yeniden kurularak sürdürülmesi, mahkeme görevlendirmesi ve kayyım görev kapsamında yönetim ve temsil ile ticari kazanç elde etme sürecine girilmesi dosya kapsamı ve somut olaya göre hayatın olağan akışına göre mümkün gözükmemektedir.
c) Ticari faaliyet sürdürmesi için içinde bulunulan süreç ve her iki ortağın uzlaşmaz, derinleşmiş çekişmesi karşısında şirketin mevcut ortaklık yapısı ile devamı ve ticari esaslara göre işletilmesi mümkün gözükmemektedir.
d) Şirketin feshinin son çare olacağı gözetilerek, davacı şirket ortağı ...'un şirketi yaşatma arzusu ve talebi, davalı şirket ortağı ... ...'ın ise fesih ve tasfiye talepleri gözetildiğinde; ... ... şirketten çıkarılarak şirketin tek ortaklı olarak ... ortaklığında faaliyetlerini sürdürmesi yüce mahkemenin takdiri olacaktır.
e)... ... şirketten çıkarılması ihtimalinde, şirketin hisseleri almak durumunda kalacağı, buna karşın şirketi ... ... olan alacaklarını takas mahsup edebileceği hususları da gözetilerek çıkarma bedeli hesabının yapılmasının yerinde olacağı hususu da yüce mahkemenin takdirindedir.
f) Şirketin taraf olduğu dava ve takip süreçleri şirket vekili Av. ... ... sorumluluğunda yürütülmektedir. Sayın vekil tarafından şirketi temsilen gerekli beyan, cevap ve itirazlar da şirket adına ve hesabına gereği gibi mahkemeye sunulmakta ve sunulacaktır..." şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememizce toplanan deliller, tanık beyanları, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş;
Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Nitelikli hesaplamalar uzmanı Doç. Dr. ... ..., Sektör Uzmanları (Kuyumculuk, takı tasarım, imalat ve satışı) ... ve ..., Finans ve menkul malların değerlemesi alanında uzman Prof. Dr. ...Ş ile Makine Mühendisi ...R'dan alınan 04/03/2024 tarihli heyet raporunda özetle;
"...I- Mali İnceleme Sonucu
a) Davacı şirketin ibraz edilen ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiki süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve her üç defter birbirini teyit ettiği tespit edilmekle, defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı,
b) Davacı şirketin 31.12.2023 tarihli rayiç değerlere göre hesaplanmış mali verilere göre, her bir ortağın şirketten ayrılma akçesi 16.579.637,57 TL olarak hesaplandığı,
II- Sektörel İnceleme Sonucu
Atölye ürün işleme çeşitleri ve ayarları, ayar analiz sonuçları, taraf beyanları ve hesap pusulaları incelenerek yapılan ayrıntılı değerlendirmeler neticesinde;
Atölye üretim kayıp kaçak firelerin oluştuğu ve olağan karşılana %15 fire miktarını üretim aşamasında oluştuğu ve geri kazanma (ramat geri dönüşüm) % 5 oranında elde edildiği var sayıldığında %10 altın işleme kaybının oluşacağı kanaatine varıldığı,
Taraf beyanları da dikkate alındığında; atölyeye işlenmek için giren ve mağazaya çıkan altınların 14 ayar olduğu ve kayıp kaçak eksik altının 14 ayar oluğu beyanı ile tüm incelemeler neticesinde
Eksik kalan kayıp kaçak altın miktarı =122.097,88 GR 14 ayar işlenmemiş altın olduğu kanaatine varıldığı,
Dava tarihi : 14/05/2018 itibarı ile kayıp atın değeri
122.097,88 gr x 107,469 TL - 13.121.737,06 TL olarak hesaplanmıştır.
... altın referans fiyatları baz alınarak kıymetlendirme yapılmıştır.
Has altın = 183,709 TL
14 yar altın gram fiyatı = 07,469 TL
III- Duran varlıkların toplam satın alma fatura tutarının 2.366.090,63 TL ve 31.12.2023 itibariyle 2.el piyasa rayiç değerinin 6.364.739,00 TL olduğu,
IV Genel Değerlendirme Sonucu
Dava dilekçesi ile davacının, ortak olan davalının ortaklıktan haklı nedenle çıkartılması şartları oluştuğunu, davacı şirket ve ortağının davalı ile bir arada çalışma ortamı kalmadığını, davalının zaten sermaye koyan bir ortak olmadığını, ortak alınmasındaki tek neden davalının kuyumcu ustası olması ve imalatın başına geçmesi olduğunu, davalının ise kendinden beklenen görevi yapmadığını, aksine şirket ve ortağı aleyhine haksız fiil işleyerek kendi menfaatine suç işlediğini, ortaklıktan beklenen amacın ortadan kalktığını, iddia ederek davalının şirket ortaklığından çıkartılmasını talep ettiği,
Buna karşın avalı/birleşen dosya davacısının ise “şirketin tasfiyesine karar verilmesini, mahkemece alternatif çözüm yöntemine başvurulması halinde ise, davalının payının gerçek değerinin ve bugüne kadar şirket tarafından gerçekleştirilmeyen tüm kar paylarının da hesaba katılarak belirlenecek bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiği,
Yargıtay kararlarında değişik yöntemlerle kazanç aktarımı yapılmak suretiyle ortağın gelir elde etmesinin önüne geçildiği, diğer bir ortakla ilgili hakaret suçuna ilişkin davaların olduğu, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği, uzun süredir kar dağıtımı yapılmadığı, şirket kaynaklarının pay sahiplerini zarara uğratacak şekilde kullanıldığı durumlarda esas iyetine devam etmesi olduğu, ancak ortağın karara en yakın tarihteki gerçek değeri üzerinden payının satın alınmak suretiyle ortaklıktan çıkarılmasının hakkaniyete uygun olacağına dair kararların verildiği,
Kanun gereği bir sermaye şirketi olan Limited şirketin devamlılığı ve faaliyetlerini sürdürmesi esas olup, fesih yerine şirketi ayakta tutacak diğer alternatif yolların hakim tarafından değerlendirilmesi TTK'nın öngördüğü bir zorunluluk olduğu, dava konusu ihtilaf yönünden de her durumda feshin son çare olması gerektiğinin kabulü halinde, davalı/birleşen dosya davacısının ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olması karşısında şirketin feshinin zorunlu hale gelmeyeceğinin düşünüldüğü,
Somut ihtilafta davacı ticari işletmenin aktifinde azalma sağlayacak şekilde, altınların kayıp olduğu tespit edildiğinden hukuka aykırı fiil unsurunun var olduğunun görüldüğü, ayrıca 14/05/2018 itibarı ile 122.097,88 gr kayıp altın bulunduğunun tespit edildiği, taraflar arasında süre gelen hukuki davalar ve cezai yargılamalar da nazara alındığında tarafların ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin mümkün olmayacağının düşünüldüğü,
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde feshin son çare olması ilkesi nazara alındığında somut ihtilafta yapılan incelemeler neticesinde davalı pay sahibinin ayrılma akçesi verilmek suretiyle şirketin faaliyetlerine devam etmesi yönünde imkan tanınmasının fesih yerine somut olay özelinde daha uygun nitelik arz ettiği ve bu sayede davalı/birleşen dosya davacısının davacı şirketten çıkarılmasının mümkün olduğunun düşünüldüğü,
Bu noktada davalı ortağın çıkma payının karar tarihine en yakın tarih itibariyle şirketin gerçek değeri üzerinden tespit edilmesinin gerektiği, bu yönde yapılan incelemeler neticesinde ise davalının çıkma payının 16.579.637,57 TL olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava; şirket ortağı olan davalının TTK'nın 628 ve 629 maddeleri uyarınca haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması ve müdürlük yetkisinin kaldırılması talebine, birleşen dava ise; davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu'nun sona erme sebepleri ve sona erme sonuçları başlıklı 636.maddesi; " (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükümlerini içermektedir.
TTK'nın 636. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın şirketin feshini isteyebileceğinin düzenlendiği, ancak söz konusu maddede haklı sebebe ilişkin bir tanıma veya haklı sebebin sınırına ve kapsamına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, anonim şirketlerde haklı sebeple şirketin feshinin düzenlendiği 531. maddede de aynı şekilde bir tanım, sınır veya haklı sebebe örnek gösterilmediği, bununla birlikte; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının sürekli azalması gibi sebeplerin haklı sebep sayıldığı, bunun kapsamının belirlenmesinin yargı organlarına bırakıldığı 531. maddenin gerekçesinden anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde, 250 adet paya karşılık gelen (%50) 2.000.000,00 TL sermayenin ...'a, 250 adet paya karşılık gelen (%50) 2.000.000,00 TL sermayenin ise ... ...'a ait olduğu, her iki ortağın da şirket müdürü olarak münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları anlaşılmaktadır.
Somut olayda gerek kayyım raporları, gerekse bilirkişi heyeti raporlarına göre; atölyeye işlenmek için giren ve mağazaya çıkan altınların 14 ayar olduğu, hesaplanabilen eksik/kayıp/kaçak altın miktarının 122.097,88 GR 14 ayar işlenmemiş altın olduğu, dava tarihi olan 14/05/2018 itibarı ile kayıp atın değerinin (122.097,88 gr x 107,469 TL =) 13.121.737,06 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Davacı/Davalı şirkette halen muhafaza edilen 21.802.07 gr. taşlardan arındırılmış, işlenmiş 14 ayar altının rayiç değerinin 25.661.036,40 TL olduğu, duran varlıkların 31.12.2023 itibariyle 2.el piyasa rayiç değerinin 6.364.739,00 TL olduğu, davacı/davalı şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle rayiç değerden hesaplanmış mali verilerine göre özvarlığının 33.159.275,15 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti raporunda bu mali tespitler ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre; "...maddi hukuka ilişkin soyut açıklamaların ardından somut ihtilafa döndüğümüzde davacı ticari işletmenin aktifinde azalma sağlayacak şekilde, altınların kayıp olduğu tespit edildiğinden hukuka aykırı fiil unsurunun var olduğunu göstermektedir. Nitekim bir üst başlıkta da tespit edildiği üzere 14/05/2018 itibarı ile 122.097,88 gr kayıp altın bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında süre gelen hukuki davalar ve cezai yargılamalar da nazara alındığında tarafların ortaklık ilişkisini sürdürmelerinin mümkün olmayacağı düşünülmektedir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde feshin son çare olması ilkesi nazara alındığında nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere somut ihtilafta yapılan incelemeler neticesinde davalı pay sahibinin ayrılma akçesi verilmek suretiyle şirketin faaliyetlerine devam etmesi yönünde imkan tanınmasının fesih yerine somut olay özelinde daha uygun nitelik arz ettiği ve bu sayede davalı/birleşen dosya davacısının davacı şirketten çıkarılmasının mümkün olduğu düşünülmektedir. Nihai takdir ve kanaat tamamen ve münhasıran Muhterem Mahkemeye aittir." görüş ve tespitlerine yer verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, kayyım heyeti raporları, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Asıl davada davacı, birleşen davada ise davalı olan ... Tic.Ltd.Şti iki ortaklı olup, asıl davacı ... ile birleşen davacı ...'ın %50'şer oranda ortak oldukları, tarafların münferiden şirketi temsil yetkilerinin bulunduğu, aralarındaki iş bölümüne göre ...'un mağazadan, ...'ın ise atölyeden sorumlu olduğu, tarafların iddiaları ile gerek kayyım, gerekse bilirkişi raporuna göre 14 ayar, 122.097,88 gram karşılığı 13.121.737,06 TL tutarında altının kayıp olduğu, bu nedenlerle taraflar arasında soruşturma ve kovuşturma dosyalarının mevcut olduğu, mahkememizin halen yargılaması devam eden ... Esas sayılı dosyası ile bu dosya ile birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyaları kapsamına göre şirket ortakları ...'ın şirketin zarara uğratılması iddialarına dayalı olarak karşılıklı olarak açtıkları yönetici sorumluluğu davalarının mevcut olduğu, yargılamanın halen derdest olduğu görülmektedir.
Toplanan delillere göre ortaklar arasında ceza ve hukuk yargılamalarına konu olan ciddi ihtilafların bulunduğu, ortaklar arasında güven unsurunun tamamen ortadan kalktığı, ortaklık yapısı nedeniyle işletmenin çalışamaz durumda olduğu, şirketin mahkememizce tayin edilen kayyım heyeti tarafından yönetildiği, mevcut durumun şirketin feshi için haklı neden oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar bilirkişi heyeti raporunda fesih ve tasfiye yerine asıl davaya konu olduğu şekliyle davalı ...'ın ortaklıktan çıkarılarak şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılmasının düşünülebileceği mütalaa edilmiş ise de; taraflar arasındaki yargılama, soruşturma ve kovuşturmaların halen derdest olduğu, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin bu aşamada tespitinin mümkün olmadığı, ancak anılan dosyaların neticesinde bu hususların aydınlanabileceği, dosyaların sonucunun beklenmesi ise akıbeti belirsiz ve uzunca bir süre daha şirketin kayyım eliyle yönetilmesini zaruri hale getireceği, bu durumun hiçbir işletme faaliyeti kalmayan şirketin zararının katlanarak artmasına, nihayet öz kaynaklarının tamamen tüketilmesi ve borca batık hale düşmesine yol açacağından şirket ortaklarının menfaatlerine uygun düşmeyeceği, açıklanan tüm bu nedenlerle şirketin amacın gerçekleştirmesi olanıklı görülmeyip, fesih dışında duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözümle dahi şirketin devamının sağlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığından şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan asıl davanın aynı zamanda şirket adına açılması nedeniyle davacı şirkete ortağa dava açma hususunda alınmış bir genel kurul kararının bulunup bulunmadığı, var ise karar örneğini sunmak yok ise muvafakat alınmak suretiyle bu eksikliğin giderilebilmesi için süre verilmesine rağmen bu eksikliğin giderilmediği, davacı şirketin aktif husumet dava ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan tüm nedenlerle asıl davada, davacı şirket tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas salıyı davasının kabulü ile, ... Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı davalı ... Tic.Ltd.Şti'nin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-ASIL DAVADA:
A) Davacı şirket tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
B) Davacı ... tarafından açılan davanın reddine,
C) Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 85,39 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 342,21 -TL harcın davacıya iadesine,
D) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
E) Davalı tarafından yapılan 250,00 TL davetiye/tezkere gideri ve 30.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
F) Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ... Tic. Ltd. Şti'den alınarak davalıya verilmesine,
G) Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine,
H) Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
2-)BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SALIYI DAVASINDA:
Davanın Kabulü ile, ... Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı davalı ... TİC.LTD.ŞTİ'nin haklı nedenlerle feshine,
Tasfiye memuru olarak ... (TCKN: ...)'ın atanmasına,
Tasfiye memuruna aylık 20.000,00-TL ücret takdirine,
Tasfiye işlemleri için 20.000,00-TL ve 3 aylık tasfiye memuru ücreti 60.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL tasfiye giderinin davacı tarafından depo edilmesine,
Karar kesinleştiğinde tasfiye memurunun göreve başlamasına,
Karar kesinleşinceye kadar kayyım heyetinin görevine devam etmesine,
A) Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
B) Davacı tarafından yapılan 80,70 -TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50 -TL vekalet harcı, 440,00-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 612,90 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C) Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D) Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır