T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/840 Esas
KARAR NO :2025/333
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/07/2018
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça ....İcra Dairesi ... Esas sayı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yapıldığını, icra takibine davacı-borçlu tarafından itiraz edildiğini, yapılan itiraz neticesinde ve takibin durduğunu, icra takibinde yer alan bonodaki imzanın müvekkile ait olmadığını, imza itirazının ....İcra Hukuk Mahkemesi 2017/... E. sayı ile görüldüğünü, davalının geçmiş yıllarda sahte çek ve dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını, 72 yaşında tek yaşayan ve herhangi bir ticari faaliyeti olmayan bir kadının 1.400.000 USD borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, icra takibi sırasında konulan hacizlerin taşkın haciz olduğunu, bu nedenlerle menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak takibin durdurulmasına, icra dosyası kapsamında konulan taşkın hacizlerin kaldırılması, borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak işbu dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/... numaralı soruşturma dosyası, Türkiye Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren tüm bankalara müzekkere yazılarak Davalı Yanın son 5 (beş) yıldaki hesap hareketleri,
Davalı Yanın imza ve yazı örnekleri,
Müvekkilinin imza ve yazı örnekleri, Davalı Yanın ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan son 5 (beş) yıla ait Gelir Vergisi Beyannamesi asılları,
Davalı Yanın Davacı Müvekkil ile ticari ilişkisinin ne olduğunu açıklaması, Davalı Yanın mali ve sosyal durumunun araştırılması için ilgili ... Emniyet Müdürlüğü/İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne talimat yazılması, İsticvap,
Tanık, sair yasal delile dayanmışlardır.
Mahkememizin 2018/840 Esas sayılı dava dosyasında verilen 05/06/2023 tarihli ara karar ile davalı ... yönünden mirası reddeden ...'nın dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydı yapılmasına karar verildiği ve mahkememizin 2023/398 Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp ve tetkikinde; alacaklının ..., borçlu ... oduğu, 1.400.000,00 USD asıl alacak, 4.200,00 USD Komisyon, 50.630,14 USD Geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 5.150.098,70 TL alacak için 17/08/2017 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 24/09/2019 havale tarihli raporlarında: ''...İnceleme konusu Borçlusu ... alacaklısı ... olan 05.10.2016 düzenleme 07.04.2017 ödeme tarihli “1.400.000- Birmilyondörtyüzbin USD” tutarlı senette ... adına atılmış borçlu imzası ile ...'e ait mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz. konusu imzaların ...'İN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU..."
Bilirkişi heyetinin 21/03/2022 tarihli ek raporunda; "...İnceleme konusu Borçlusu ... alacaklısı ... olan 05.10.2016 düzenleme 07.04.2017 ödeme tarihli “1.400.000- Birmilyondörtyüzbim USD” tutarlı senette yer alan yazı ve rakamlar ile ...'e ait mukayese yazı ve rakamlar arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve rakamların ...'ÜN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava konusu bonoda yer alan imzanın kendisine ait olmadığı, senedin düzenlendiği tarihte 72 yaşında ve herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan bir kişi olarak bu miktarda bir borca girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının müteveffa eşinin uzaktan akrabası olup ailevi ilişkiler içinde zaman zaman borç aldığı, icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği, senedin sahte olarak tanzim edildiği ve buna ilişkin cezai sürecin ...Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülmekte olduğu, davalının hukuk bürosunu arayarak bonoda yer alan imzanın davacıya ait olmadığını açıkça ikrar ettiği, buna ilişkin ses kaydının yasal delil olduğu ileri sürülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalı alacaklı sıfatıyla başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takipte dayanak 1.4000.000,00 TL bedelli bonoda yer alan imzanın davacı ...’e ait olup olmadığı ve buna bağlı olarak anılan bonoya dayalı olarak davacının borçlu sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında yapılan yargılama sürecinde; takip dayanağı senedin aslı .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasından celbedilmiş, davacı ve davalıya ait imza ve yazı örnekleri, tarafların vergi beyannameleri ile sosyal ve mali durumlarını gösterir belgeler, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/... soruşturma numaralı dosyası celp edilip incelenmiş, ayrıca Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporu ve ek rapor ile taraflar arasındaki imza ve yazı örnekleri detaylı şekilde karşılaştırılmıştır.
Buna göre; 24/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda, takip konusu bonoda borçlu hanesinde yer alan imzanın davacı ...’in eli ürünü olduğu, mukayese imzalarla tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi gibi kriterler bakımından benzerlik gösterdiği belirtilmiş ise de, Mahkememizce alınan 21/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; senette yer alan yazı ve rakamların davalı ...’e ait olduğu, başka bir ifadeyle senedin bütününün alacaklı tarafça düzenlendiği yönünde açık ve bilimsel verilere dayalı bir tespitte bulunulmuştur.
Bu noktada, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2017/19-821, K. 2019/58 sayılı ve 2019 tarihli kararında da açıkça vurgulandığı üzere, menfi tespit davalarında da genel ispat yüküne ilişkin kurallar geçerli olup, borç ilişkisini ileri süren davalı alacaklının bu ilişkinin varlığını hukuki dayanaklarıyla birlikte ispatlaması gerektiği, özellikle borçlu tarafça borçlanma iradesinin tümden inkâr edildiği hallerde ispat külfetinin davacıya değil, davalıya ait olduğu belirtilmiştir. Zira kambiyo senedi, soyut borç ikrarı içeren bir belge olmakla birlikte, bu soyutluk ilkesi, senet altındaki imzanın inkârı hâlinde geçerliliğini yitirir ve artık kambiyo senedine dayanan alacaklının borcun temelini oluşturan hukuki ilişkiyi da ispatlaması beklenir.
Bu bağlamda, Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, bir hukuki sonuç iddiasında bulunan taraf, iddiasını ispatla yükümlüdür. Aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. ve 191. maddeleri gereğince, bir vakıadan lehine sonuç çıkarmak isteyen taraf, bu vakıayı delillerle ortaya koymalıdır. Davalı taraf, davacı ile aralarında borç doğurucu bir hukuki ilişki olduğunu ve bu ilişkiye dayanılarak senedin düzenlendiğini ileri sürmüşse de, bu iddiayı destekler nitelikte hiçbir yazılı sözleşme, fatura, teslim belgesi veya ticari işlem kaydı ibraz edememiş; senedin düzenleniş amacı, teslim süreci ve taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini ortaya koyacak hiçbir somut belge sunamamıştır.
Öte yandan, davacı tarafça dosyaya sunulan ses kaydında, davalının senetteki imzanın davacıya ait olmadığını ikrar ettiği ileri sürülmüş, davalı bu beyana karşı açıkça itiraz etmemiştir. Bu ses kaydının içeriğine yönelik delil reddi ya da sahtecilik iddiası ileri sürülmemiş olması, dosya kapsamında teknik delille desteklenmiş bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirildiğinde, senedin tek taraflı olarak davalı tarafından oluşturulduğu kanaatini kuvvetlendirmektedir. Ayrıca, davacının yaşı, sağlık ve sosyal durumu da dikkate alındığında, bu miktarda bir borca girmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, taraflar arasında aleni bir ticari ilişki veya finansal borçlanma pratiği bulunmadığı açıktır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; takip dayanağı bonoda yer alan borçlu hanesindeki imzanın davacı ...'e ait olduğu yönünde bilirkişi raporuyla teknik tespit yapılmış ise de, senette yer alan yazı ve rakamların davalı alacaklı tarafından yazıldığı, senedin bütünüyle alacaklı tarafından düzenlendiği anlaşılmış; ayrıca davalı tarafça senedin dayandığı herhangi bir temel borç ilişkisi, sözleşme, teslim veya ticari işlem belgesi sunulmamış, borcun sebebi açıklanamamış, taraflar arasında bu miktarda bir borç doğurabilecek düzeyde hukuki ve ticari ilişki bulunduğu ispatlanamamıştır. Her ne kadar senet şeklen kambiyo hukuku anlamında geçerli bir belge olsa da, menfi tespit davalarında uygulanan ispat yüküne ilişkin kurallar çerçevesinde borç ilişkisinin mevcudiyetinin davalı tarafından ortaya konulamadığı, buna karşılık davacının sosyal ve ekonomik durumu, yaşı, senedin düzenlenme biçimi, davalının dosyada mevcut ses kaydı ve diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu senede dayalı gerçek bir borç ilişkisinin bulunmadığı, davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacı yanın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 05.10.2016 düzenleme, 07.04.2017 ödeme tarihli, 1.400.000,00 USD miktarlı bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı borçlunun takipte kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu 1.400.000,00 USD’nin takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 4.956.000,00 TL’nin %20’si olan 991.200,00 TL Kötü niyet tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacı yanın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 05.10.2016 düzenleme, 07.04.2017 ödeme tarihli, 1.400.000,00 USD miktarlı bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davalı borçlunun takipte kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu 1.400.000,00 USD’nin takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 4.956.000,00 TL’nin %20’si olan 991.200,00 TL Kötü niyet tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 455.648,19-TL harçtan peşin alınan 87.950,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 367.697,37-TL harcın davalı yandan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90 -TL başvurma harcı, 87.950,82-TL peşin harç, 5,20 -TL vekalet harcı, 4.425,00-TL tebligat/ posta gideri, 2.700,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 95.116,92-TL yargılama giderinin davalı yandan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.149.522,80-TL nispi vekalet ücretinin davalı yandan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dahili davacı ... ve ... vekillerin ile ve Feri Müdahil vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır