T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/187 Esas
KARAR NO:2023/82
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/03/2020
KARAR TARİHİ:01/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı taraf arasında “... Mahallesi ... Sokak No:... ... /...” adresinde ve tapuda “... İli, ...utlu İlçesi, 9. ... Mahallesi, 20K-2D Pafta 2385 Ada, 5 Parselde” kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan oto gaz satış ve servis istasyonunun işletmeciliği hususunda 16.06.2014 tarihli ve 5 yıl geçerli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesine ilave olarak düzenlenmiş olduğu ürün alım taahhütnamesi ile yıllık asgari 150 ton otogaz ürünü ... Gaz almayı, eksik kalan ton üzerinden 110-USD tutarında kar mahrumiyeti ödemeyi söz konusu kar mahrumiyeti tutarının ... tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesisi edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edileceğini, ... anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının otogaz bayilik lisansı EPDK tarafından 31.01.2019 tarihinde sonlandırıldığını, söz konusu sözleşmenin davacı açısından devamının imkansız olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinin sona erdiğini, davalı tarafın vermiş olduğu taahhüde aykırı davranarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla son sözleşme yılında davacı şirketten alması gereken 135,50 ton ürün alınmadığını, söz konusu taahhüt çerçevesinde davacının kar kaybının mevcut olduğunu, davalı tarafın eksik ton başına 110 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu durumda kay kaybının 14.883,44 USD olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle 14.883,44 USD kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000 USD’sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, Mahkeme harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davalıya yükletilmeini talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirket ve davacı şirket arasında devam eden benzer dikey sözleşmeden kaynaklı bir yargılamanın devam ettiğini, davalı şirket, davacı şirket grup şirketi olan ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş. aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile 01.03.2019 tarihinde dava açıldığını, davalı şirket ile ... ... Petrol A.Ş. arasında 16.06.2014 tarihinde davalı şirkete ait ... Mahallesi ... Sokak 2385 ada 5 parsel ... ... adresinde kurulu bulunan akaryakıt istasyonu için Standart Bayilik Sözleşmesi, Çevre Protokol, Kira Sözleşmesi, Ürün Alım Taahhütnamesi imzalandığını, davacı ile imzalanan LPG bayilik sözleşmesi de akaryakıt bayilik sözleşmesinin partner sözleşmesi olarak aynı grup firması ile imzalandığını, davacı şirketin gurup şirketi ... ... A.Ş ve ... A.Ş. söz konusu teminat mektuplarını 14.01.2019 tarihinde nakde çevirdiğini, davalı şirketin, davacı şirkete üründen kaynaklı 284.824,75 TL borcu olmasına rağmen, davacı şirket 630.000 TL tutarındaki teminat mektubunun tahsil ederek, sözleşmeye aykırı davrandığını ve haksız kazanç elde ettiğini, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sebebiyle davalı şirket davacı şirketten 345.175,25 TL alacaklı durumuna geçtiğini, davalı şirketin söz konusu alacağın iadesi için davacı tarafa ihtarname gönderdiğini, davacı şirketin söz konuş bedeli iade etmemesi üzerine davalı şirket taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin ihtarname ile feshettiğini, akaryakıt bayilik sözleşmelerine dayalı kar mahrumiyeti talepli savalarda mahrumiyetinin davacının “aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken makul süre” gözetilerek hesaplanması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle işbu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davanın, 16/06/2014 tarihli bayilik sözleşmesi sonlanması nedeniyle sözleşme uyarınca ürün alım tahaahhütnamesine göre eksik kaldığı iddia edilen ürünlere ilişkin kar mahrumiyeti alacağı talebi olduğu anlaşıldı.
Mali Müşavir bilirkişi... ve Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından müşterek imzalı 02/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı Yana Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava Konusu; Huzurdaki davada hukuki ihtilaf, Ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için hesaplanan 14.83,44 USD kar mahrumiyeti alacağından şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı yandan tahsil edilmesi gerektiği iddiası üzerine çıkmış bulunmaktadır. Davacı yan tarafından yapılan Alacak talebi doğrultusunda 12.03.2020 tarihinde T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/187 E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı firmanın incelemeye sunulan 2018-2019 yıllarında E-defter mükellefi olduğu görülmüş olup, defter beratlarının usulüne uygun ve süresinde verildiği Detaylıca verilen davacı taraf 2020 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre 12.02.2019 tarihi itibariyle cari hesap ekstresi 113,56 TL alacağı bulunduğu görülmüştür. Söz konusu taahhüt gözetildikte, “netice-i talep ile bağlılık ilkesi ayrıca ve tamamen yüce Mahkemece gözetilmek kaydıyla” fiili alım durumlarına bağlı olarak, kâr kaybının mevcut olup, davalı tarafın eksik ton başına 110,00 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülüğünden, bu durumda kar kaybının (135,30 Ton x 110 USD-) 14.883,44 USD olduğu ancak, bir yandan yüce Ya. 19. HD'sinin 2014/12620 E. ve 17154 K. sayılı 4.12.2014 tarihli kararındaki ilkeler kıyasen gözetildiğinde ve bu yana paralel olarak davacının da, süregiden ilişki içinde, davalının eksik ürün alımlarını bir tacir olarak gözlemlemekte iken, bu yönde uyarıcı/ düzenleyici/ sözleşmeye uyumu tahrik edici işlem ve eylemlerde bulunmamakla ve bir anlamda gelişmeyi (işleyişi) kabul yönünde davranmakla müterafik kusur sahibi olduğu, bu sebeple hesap edilen giderimde takdiren indirim yapılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Akaryakıt ve LPG sektör uzmanı ..., Mali Müşavir bilirkişi... ve Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından müşterek imzalı 20/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı tarafından imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesinde yazılı 110 USD/Ton, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında “Kar mahrumiyeti” değil, aslında bir “CEZAİ ŞART” olarak değerlendirildiği, Yargıtay kararlarında bulunan kar mahrumiyeti hesabına yönelik MAKUL SÜRE tespitinin, işbu dava konusuna uygulanamayacağı, 02.11.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edilen eksik ürün alımı doğrultusunda davacının 135,30 Ton x 110 USD... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan mali müşavir bilirkişi ... tarafından imzalı 16/12/2022 tarihli talimat raporunda özetle; 31.12.2013 ve 31.12.2019 tarihli bilançoların karşılaştırılması ve yapılan hesaplama sonucunda; Özkaynaklarda 431.664,57 TL artış olduğu başka bir ifade ile ticari ilişki döneminde şirketin değerinin söz konusu tutar kadar büyüdüğü ve sonraki yıllarda ise değer kaybetmeye başladığının tespit edildiği, ticari ilişkinin son yılı olan 2019 yılına ilişkin bilanço üzerinden yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda; şirketin Öz Varlığın 1.132.338,13 TL olduğu, bu tutarın 800.000,00 TL şirket sermeyesi, kalan 332.338,13 TL ise geçmiş yıl karlarına ait olduğu tespit edilmiştir. 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 hesap dönemlerine ilişkin Gelir Tabloları üzerinden yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda; Ticari ilişkinin devam ettiği süre icinde toplam 487.654.74 TL Net Kar sağlandığı sonraki yıllarda ise davalı şirketin zarar ettiğinin tespit edildiği, Ticari ilişkinin başladığı 2014 yılı ve sona erdiği 2019 yılı gelir tablolarına göre; Net Hasılatta % 98, Net Kazançta ise % 108 azalma olduğunun tespit edildiği, Bilanço ve Gelir Tablolarının analiz ve değerlendirmesi neticesinde; Hesaplanan cezai şart alacağının davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının takdiri Mahkemeye ait olmakla birlikte, davalı şirketin mali tablolarının ve finansal durumunun zayıf olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 01/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş, dava tarihinde 3.905,00-TL ıslah harcı yatırmış, ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekili 06/06/2022 tarihli ıslaha cevap dilekçesi sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Mahkememiz iş bu dosyasında davacı tarafça kar mahrumiyeti alacağı talep edilmiş olup, Mahkememizce alınan 02/11/2021 tarihli raporda davacının talep edebileceği kar mahrumiyeti alacağının talebi gibi 14.883,44-USD olduğu belirlenmiş, sektör bilirkişisinin eklenmesi ile alınan 20/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının kar mahrumiyeti alacağı talebinin cezai şart niteliğinde olduğu belirlenmiş ve tutar değişmemiştir. 20/05/2022 tarihli raporda davacının talebinin cezai şart olarak değerlendirilmesi gerektiği tespiti üzerine Mahkememizin 12/09/2022 tarihli ara kararı ile cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı hususunda rapor alınmasına karar verilmiş ve talimatla davalı defterleri incelenerek alınan 16/12/2022 tarihli talimat raporunda davalının finansal durumunun zayıf olduğu, cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının takdirinin mahkemeye bırakıldığı belirtilmiştir.
Talimat raporu ayrıntılı incelendiğinde davalının sermaye ve karlılık durumun ayrıntılı incelenmiş, işletme sermayesi ve karlılık durumunda ciddi seviyede azalış olduğu, sözleşmenin başlangıç yılı 2014'te aylık net kar 10.676,57-TL iken sözlemenin bitiş yılı 2019'da aylık net zararın 939,82-TL olarak gerçekleştiği, 2019 yılı gelir tablolarına göre net hasılatta %98, net kazançta %108 azalma olduğu belirlenmiş, yapılan bu tespitler doğrultusunda davalının gelir elde edememesi ve zarar ettiği hususları göz önünde bulundurulduğunda davacının davalıdan talep edebileceği 14.883,44-USD cezai şart alacağının ekonomik yönden davalının mahvına sebep olacak düzeyde olduğu değerlendirilmiş ancak davalı şirketin halen faal olması ve varlığının bulunması nedeniyle de tarafların menfaati ve hakkaniyet göz önünde bulundurularak cezai şart miktarından indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmış, hesaplanan 14.883,44-USD tutarındaki cezai şart alacağında takdiren %50 oranında indirim yapılarak 7.441,72-USD cezai şartın davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiş, ancak fazla talebin reddi hakkaniyet/davalının ekonomik durumundan kaynaklandığından reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmeyerek hesaplama yapılmıştır.
Ayrıca dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işletilecek en yüksek mevduat faizi talep edilmişse da davalının sözlemeyi ... 4.Noterliği 16/01/2019 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarı ile feshettiği, ancak dosya kapsamında davalının feshe dayanak gösterdiği sebeplere ilişkin herhangi bir delil veya belge sunmadığı gibi bilirkişi raporlarında da davacının sözlemeye aykırı davrandığına dair herhangi bir husus belirlenmediğinden davalının feshinin haksız olduğu kanaatine varılmış, aynı zamanda davacının dava tarihinden evvel dava konusu alacağına ilişkin davalıya ihbar veya ihtarda bulunduğuna dair somut bir delil bulunmadığından davalının temerrütünün davanın açılmasıyla oluştuğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah olunan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle 7.441,72-USD tutarındaki cezai şart alacağının 1.000,00-USD tutarındaki kısmının dava tarihi olan 12/03/2020 tarihinden itibaren, 6.441,72-USD tutarındaki kısmının ise ıslah tarihi olan 01/06/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.175,62-TL harcın, 106,69-TL peşin harç ve 3.905,00-TL ıslah harcı olmak üzere peşin alınan toplam 4.011,69-TL harçtan mahsubu ile bakiye 836,07-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 106,69-TL peşin harç, 3.905,00-TL ıslah harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 233,50-TL tebligat/posta gideri, 3.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.008,09-TL yargılama giderinden iadesine karar verilen 836,07-TL fazla tahsil edilen harcın mahsubu ile bakiye 7.172,02-TL yargılama giderinin0 davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın reddedilen kısmı hakkaniyet/davalının ekonomik durumundan kaynaklandığından reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır