T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/353 Esas
KARAR NO:2024/331
ASIL DAVA-KARŞI DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan); Maddi ve Manevi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/07/2020
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, borçlu ile müvekkili arasında bir buçuk yıla yakın ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkilin halı ürettiğini, borçlu ise müvekkiline halı ürettirdiğini, cari hesap ilişkisi sürdüğünü, borcun tümünü uyarıya tağmen ödemediğini, bu yıla 77.837,56 TL borçla başladığı ve devam eden ilişkisi neticesinde halen 67.378,03 TL borçlu olduğunu, davalı ile 31 03.2020 tarihinde yapılan mutabakatta 110.274,43 TL borç bakiyesi ile mutabik olduğunun belirtildiği, bu tarihten sonra 5 kalemde 92.038,68 TL.lık faturalı alış olduğu, bununla borcun 202.313.113 TL.ye yükseldiğini, yine davalının 6 kalemde toplamda 134,935.08 TL ödemesi ile borcun 67.378,03 TLye düştüğünü, ....İcra Müdürlüğü ... e sayılı dosyasıyla borcun talep edildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının temerrüde düşürülmediği itirazı olduğunu, davacı itirazının haksız olduğunu, arabulucu sürecine başvurulduğunu akabinde huzurdaki davanın açıldığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; özetle, müşterilerin isteği doğrultusunda özel halı tasarlandığı ve satış yapıldığını, müvekkilin sipariş verdiği ürünlerde son zamanlarda açık ve gizli ayıplar çıkması nedeniyle siparişte gecikmeler yaşandığını, gizli ayıp nedeniyle borçlu değil alacaklı olduklarını, müvekkil verilen siparişler neticesinde 31.03.2020 tarihi itibari ile bakiye borç olan 110.27443 TL.de mutabık kalındığı iddia edilse de bu bakiye içerisinde sipariş edilen halıların büyük çoğunluğu ayıplı olarak teslim edildiğini, davacının ayıpsız olarak malı teslim borcunu ifa etmediğinden mezkur tutarların da müvekkilden tahsilini talep ve dava etmesinin mümkün olmadığını, İcra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini bu nedenle % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinini talep etmiş, karşı dava yönünden de müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini için arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, anlaşmama olarak somuçlandığını, müvekkilin karşı davalıya borcu olmadığı gibi aksine siparişi verilen halılarda yer alan kabul edilemez ayıplar nedeni ile alacaklı konumda, gerek ticari itibarının zedelenmesi gerekse de ürünlerin ayıplı ve geç teslimi nazara alındığında müşteri kaybı sonucunu da doğuran müvekkilin uğramış olduğu zararlar nazara alınarak işbu karşı davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkil müşterilerine iletilen ayıplı işbu halılar nedeni ile kimi zamanı müşterilerinden sitemkar tavır ve hakaretlere maruz kalmış, kimi zaman Dolandırıcı olmakla suçlanmış, kimi zaman ise uzun zamandır karlı satışlar yaptığı bu yüzden müşteri kaybettiğini, davacı karşı davalı ile yapılar muhtelif yazışmalardan örnekler sunulduğunu, belirtilen nedenlerle ürünlerin ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malların iadesine karar verilmesini, karşı davanın kabulüne, ticari itibar kaybı nedeni ile 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, siparişlerinin iptal edilmesi ya da iadesi nedeniyle uğradığı müşteri kar ve kazanç kayıpları için ıslah talep hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası mahiyetinde olmak üzere 100.000,00 TL maddi tazminat işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte ödenmesi yönünden karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının mukabil davasını ayıplı maldan kaynaklı değiştirme bedel iadesi ya da zarar talepli dava açtığı ve delil olarak whatsapp konuşmaları ortaya koyduğu ancak delil olarak kabul edilemeyeceğini aradan iki sene geçtikten sonra ve TTK daki yasal sürelerden sonra tespit talep edilemeyeceğini, davacının geçmişte sebebi kendi hataları olan taleplerinin de yerine getirildiğini süresinde ve usulüne uygun herhangi bir itirazı veya ayıp ihbarı olmadığını, problemlerin kendi istekleri ve talimatlarının sonucu olduğunu, Davalı/Karşı davacının ödemelerini zamanında yapmadığını, tüm faturaları ve tüm siparişlerini eksiksiz teslim aldığını, faturalara ve üretilen mallara herhangi bir itirazı olmadığını, iki yıl öncesinin başı sonu tamamı kiminle yapıldığı belli olmayan ve delil mahiyetinde sayılmayan whatsapp konuşmalarıyla böyle bir iddia ileri sürülemeyeceğini, manevi tazminat talebinin de haksız olduğunu, maddi tazminat talebinin belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını, defterleri ve belgeleri ile ispat edilemeyen bir alacağın veya zararın talep edilmesinin mümkün olmadığını. karşı dava dilekçesinin tümüyle reddi ile bundan mütevellit masraf ve ücreti vekaletin davalı/karşı davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Asıl davanın fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağa ilişkin .... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu,
Karşı davanın taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde sipariş edilen ürünlerin (halıların) ayıplı olduğunun tespiti ile bundan dolayı uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
... 5.Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yolu ile ifadesi alınan ...ifadesinde;" ben davacı ... San Tic AŞ 'de ustabaşı olarak 5 yıldır çalışırım, davalı ... şirketimize halı ürettirmekteydi. "... " halı markası altında üretilen halılar davalının istediği modelde üretilirdi, bu halılar davalının istediği özel tasarım halılardır . Daha sonra bu halıları davalıya fatura ve irsaliye ile birlikte teslim edilirdi. Davalının daha sonraki süreçte teslim aldığı halıların ücretini ödemediğini duydum. Davalıya teslimatlar bazen davalının teslimini istediği adrese kargo ile gönderilirdi bazen de davalı kendisi araç göndererek malları teslim alırdı, davacı tarafça üretilen halılarda ayıp olmazdı ancak davalı taraf teslim edilen halıların viskon tüylerinin çıktığına yönelik beyanda bulunduğunu biliyorum ancak viskon tüylerin çıkması üretilen halının doğasında vardır, bu ayıp sayılmaz, üretilen halılar davalının istediği şekilde üretilirdi. Farklı bir üretim yapılmazdı. Üretimde bazen şirketin elinde olmayan sebeplerle 1-2 gün gecikmeler yaşanmış olabilir, davalı taraf üretilen bazı halılarda ayıp olduğunu belirterek söz konusu halıları davacı firmaya iade ettiği oldu, iade edilen bu halılar sebebiyle davacı firma tarafından nasıl bir işlem yapıldığını bilmiyorum . Üretilen halılar davalı tarafın istediği kalitedeki iplerle davalının istediği tasarımlar sağlanarak üretilmiştir benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 5.Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yolu ile ifadesi alınan ...ifadesinde;" ben davacı ... San Tic AŞ ''nin ... fabrikasında işletme müdürü olarak 3 yıldır çalışırım, davalı ... şirketimize halı ürettirmekteydi. "... " halı markası altında üretilen halılar davalının istediği modelde üretilirdi, bu halılar davalının istediği özel tasarım halılardır. Halılara ait fatura ve irsaliyeler davalıya gönderilirdi. Davalının bu halıların ücretini ödeyip ödemediğine dair bir bilgim bulunmamaktadır ancak ödeme ile ilgili taraflar arasında sorun olduğunu duymuştum. Davalıya teslimatlar bazen davalının teslimini istediği adrese kargo ile gönderilirdi bazen de davalı kendisi araç göndererek malları teslim alırdı. Davalı tarafın bir ara teslim aldığı halılarda viskon tüylerinin çıktığına yönelik beyanda bulunduğunu biliyorum ancak viskon tüylerin çıkması üretilen halının doğasından kaynaklanır, bu ayıp sayılmaz, üretilen halılar davalının istediği şekilde üretilirdi. Farklı bir üretim yapılmazdı. Üretimde bazen şirketin elinde olmayan sebeplerle en fazla 1 hafta kadar gecikmeler yaşanmış olabilir, bunun sebebi diğer şahıs/firmalara ait tüm özel siparişlerin birbiriyle çakışmasından kaynaklanmaktadır. Davalı taraf üretilen bazı halılarda ayıp olduğunu belirterek söz konusu halıları davacı firmaya iade ettiği oldu, iade edilen bu halılar sebebiyle davacı firma tarafından davalının talepleri her seferinde ticari ilişkilerin bozulmaması adına karşılandı, yeri geldiğinde yeni bir tasarım halı üretimi yapılarak, yeri geldiğinde hesaplarda düşüm yapılarak bu taleplerinin karşılandığını biliyorum, davalı taraf zaten sürekli üretim fabrikamıza gelip üretimleri kontrol ederdi fabrikamız kendisine sürekli açıktı, olası herhangi bir sorunu bize iletebilir durumdaydı, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ... ... ifadesinde;" ... halıcılığın sahibiyim ... Halıcıcık firmasının sahibi ... Keskin benim aile dostumdur, imalat karşılığında ... bana fatura kesmektedir, dolayısıyla imalatla sürekli yer almaktayım ayrıca ...'daki halı üretim makinelerinin imalatçı firmasıyım ayrıca otel halıları üretin bir firmayız, ... da otel halıları üzerine imalat yapmaktadır, davalı ... ... parakende halıcılık işi ile uğraşmaktadır dönem dönem hem bana hemde ... Halıya üren almıştır, davalı ... ... kendisinin sattığı halılardan şikayet geldiği takdirde bize ve ... Halıya bildirirdi bizde bu ürünleri alıp tekrardan bakımını yapıp geri verirdik, başka firmalardan alınan ürünlerden şikayet geldiğinden firmamız tarafından ürünlerin bakımını yapıp geri verirdik davalı tarafından bir ara teslim aldığı halılardan viskon tüylerin kullanımdan kaynaklı çıktığına yönelik beyanda bulunması üzerine bize ürünleri getirdi bakımını yaptık, ayrıca davalı ... ... ... ile çalışmaya başladıktan sonra viskon halılar üzerine satış yapmaya başladı, daha öncesinde ... hanımla görüşürdük hem ... Halının sahibi ... beyden hemde ... hanımdan taraflara arasındaki sorumlu bakiyelerden dolayı sorun olduğunu duydum, ... hanım'ın ... bey'e borcunun olduğunu öğrendim daha sonra ... hanım hatalı ürün olan halılardan dolayı ödeme yapmayacağını söyledi ancak hangi halıdan veya siparişten kaynaklandığını bilmiyorum, ... hanım sipariş dönemi boyunca fabrikaya gelir baştan itibaren süreçte bulunurdu şimdi kendine ait imalat yeri kurdu, viskon halıların kullanım kaynaklı sorun çıkarmaya en yatkın ürün olduğunu bizzat bilir çünkü başka firmalarla da bu sorunları yaşadı, bütün firmalar da bu gibi sorunları arka plana atar çünkü viskon halı parakendecilik karlı bir iştir, davalı ... hanım ayda en fazla 2 yada 3 kez telefonla arayarak bir sorun olduğunda bana uluşmaya çalışırdı ayrıca ... Halının imalattan sorumlu olan kişileri de aradığı olmuştur, sorunlu olan ürünlerin listesi büyük bir ihtimalle taraflarda bulunmaktadır e mail yazışmalarında da bulunmaktadır, biz elimizden geldiği kadar davalı tarafa yardımcı olmuştuk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce ifadesi alınan Davacı/Davalı ... ... ifadesinde;" Ben davacı şirket ile çalışan bir şirkette çalışıyorum çalıştığım şirket davalı angoraya foson üretim yaptırmaktadır. Bu güne kakar angoranın ürettiği halılardan sadece bir halı için olumsuz dönüş yapılmıştır. Bizde bunu angoraya ilettik daha sonra kendileri yeniden yenisini yapıp verirler. Ayrıcı bahsettiğim bu halı davacı ile olan ilişkime konu bir halıdır. Davalı ile aralarındaki ilişki ile ilgili bilgim yoktur. Doğrudan veya dolaylı olarak davalı tarafla bir ticari ilişkim olmamıştır. Taraflar arasındaki alacak ile ilgili bir bilgim yoktur. Ayıplı olduğu iddia edilen mallarla ilgili bir bilgim yoktur. Ancak çalışma usulümüz şu şekildedir. Biz ön ödemeli çalışırız, aylık yaklaşık olarak sipariş edilecek ürünler bildirilir bildirilen metre karenin bir kısmını peşin olarak öderiz daha sonra ürün tesliminde kalanı öderiz viskon iplikle ilgilide söyleyebileceğim saç telinden daha ince bir iplik olup makinin dokuya bilmesi için 15-20 kat yapılıp halı dokunur dokuma bittikten sonra da toz ve hav verir konfeksiyon sırasında da bu tozlar giderilebilir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı/Davalı ... ... ifadesinde;" ben ... halıcılıkta çalışıyorum, insan kaynakları bölümündeyim davalı firmanın hesapları ve siparişleri ile ben ilgileniyorum, siparişleri her zaman zamanında teslim ediyoruz, zaman zaman defolar olup iade edildiği oluyordu bunun üzerine düzeltilip ürünler gönderiliyordu, verilen siparişlerle ile ilgili ödemeler gecikiyor ve yığılıyordu. Ödemeyi alamayınca hazır olan malları teslim edemiyorduk. Ben 32 yıldır bu firmada çalıyorum ayrıca firmanın İstanbul'daki iş yerinde çalıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı/Davalı ... Tanık ... ifadesinde" ben davalı opus halıda 3.5 yıldır çalışıyorum, tasarım birimindeyim, müşterilerle bire bir iletişimdeyim, taraflar arasında halıların ayıp olması ile ilgili sorun vardır. Ben bu firmaya çalışmaya başladığımdan beri davacı angoradan sipariş ettiğimiz halılarda ip atması, tutkal lekeli, makine yağı lekesi gibi sorunlar ile karşılaşıyorduk müşterilerden olumsuz tepkiler aldık, sipariş ettiğimiz ve müşterilere teslim ettiğimiz halıları genellikle iade alıyorduk, bir kaç tanesinde düzelterek teslim ettik, halen iadeler devam etmektedir. Yaklaşık 3 ay önce ip atması ile ilgili bir iade aldık bir yıl içerisinde verdiğimiz siparişlerden yaklaşık 20 tane iade aldığımız oldu davacı ... ile çalıştığımız sırada başka bir firmaya üretim yaptırmadık. İade aldığımız ürünler davalı opus halının deposundadır düzeltme yaptığımız ürünlerle ilgili müşterilerden ayrı bir ücret almadık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı/Davalı ... ... ifadesinde ;"2021 yılının 4. Ayından beri opus halıda usta başı ve sevkiyat şoförü olarak çalıyorum, teslim ettiğim ürünlerle ilgili müşterilerle muhatap oluyorum angoradan gelen halıların teknik incelemesini önce ben yapıyorum gelen halılarda genellikle ip atması sorunu ile halılar üzerinde tutkal kusması tespit ediyordum. Bunların bir kısmının tamirini bizzat ben yapıp müşteriye teslim ettiğim oluyordu bu şeklide teslim ettiğim halılardan bazıları için yine müşterilerin olumsuz yaptığını duydum ve halıları gidip iadesini aldığım oldu, depomuzda birçok iade halı bulunmakta neredeyse depomuzda boş yer kalmamaktadır. Halıda hata tespit ettiğimiz zaman ben patronuma iletirim halıyla ilgili diğer görüşmeleri ben yapmam sadece müşterilerle muhatap olduğum olur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... San. ve Tic. A.Ş, borçlunun ... olduğu, takibin 67.378.03 TL asıl alacak ve 1.00 TL işlemiş faiz olmak üzere 67.379.03 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 22/06/2020 tarihli ödeme emrinin 24/06/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 24/06/2020 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 10/10/2022 tarihli raporunda özetle; Asıl Davada: Davacı ile davalı arasında sipariş üzerine özel model üretmek suratiyle mal satımına yönelik ticari ilişkinin olduğu, davacının üretimlerinde zaman zaman hatalı üretim nedeniyle taraflar arasında görüşmeler yapılmış olduğu, Taraflar arasında eri son 31.03.2020 tarihli Cari hesap mutabakatırıda 110.263,73 TL borcun varlığı davalı tarafından kabul edildiği, Takip tarihinde davacı ticar| defterlerinde davalıdan 67.378,03 TL alacağının tespit edildiği, davacının sunduğu ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve defter onaylarının süresinde yapıldığı anlaşıldığından sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin Mahkemeye yerinde inceleme talebinde bulunmasına karşılık ticari defter ve belgelerini İnceleme İçin sunmadığı, davalı şirketin merkezinde davacının da katılımı ile bilirkişi heyeti üyesi Tekstil Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan İncelemede sunulan 30 adet üründe gizli ayıp değil açık ayıp tespit edildiği, söz konusu sunuları ürünlerin değerinin 82.674.54 TL olarak hesaplandığı, davacının davalıdan alacağını takip öncesi noter ihtarı ile talep etmediğinden davalının takiple birlikte temerrüde düştüğü dolayısıyla takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği, davacının 67.378,03 TL cari hesap alacağının teknik İnceleme sonucu ulaşılan açık ayıp dikkate alınarak kabulünün Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davacı alacağının kabulü halinde takip tarihinden itibaren tarafların tacir olması nedeniyle ticari avans faizi yürütülebileceği, davacının icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, Karşı Davada: Davalı/karşı davacının gizli ayıp nedeniyle ticari itibar ve müşteri kaybı nedeniyle zarara uğradığına ilişkin dosyaya İnandırıcı ve kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmadığından 100.000,00 TL maddi tazminat talebinin ispatlanamadığı görüşüne varılmakla birlikte takdir ve nihai kararın mahkemeye ait olduğu, davalı/karşı davacının uğradığı itibar ve müşteri kaybı nedeniyle 40.000.00 TL manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 25/08/2023 tarihli ek raporlarında özetle; somut ihtilaftaki halılar, eser sözleşmesine ilişkin özellikler içermediğinden taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesine delalet ettiği, zira şey sipariş olmasaydı da depolamak için mal imal edilecek idiyse veya nümune yahut kataloğa göre istenebiliyorsa yine satım olasılığının ağır basacağı, ayıptan doğan sorumluluğun maddi şartlarının somut ihtilafta mevcut olduğu; gözden geçirme ve satıcıya bildirim yükümlülüğünün bazı ürünler bakımından yerine getirildiği ve bunlar bakımından davacı-karşı davalının ayıptan sorumlu olduğu; bazı ürünler bakımından yerine getirilmediği, yerine getirilmeyen bu ürünler bakımından davacı-karşı davalının ayıptan sorumluluğuna gidilemeyeceği, dosyaya sunulu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, hangi siparişe ait süresinde ihbarın bulunduğu hangilerine ait bulunmadığı tespit edilemediğinden, zarar konusunda kesin bir sonuca varmanın mümkün olmadığı, davacı-karşı davalının eylemleri sebebiyle davalı-karşı davacının uğradığı zarar ve bunlar arasında uygun illiyet bağını gösteren somut bir veriye rastlanılmadığı, davacı-karşı davalının, cari hesap mutabakatı uyarınca kesilen ve itiraz edilmeyen fatura tutarında alacaklı olduğu ve fakat bu alacaktan, ayıptan doğan sorumluluk uyarınca tazmini gereken tutarın mahsup edilmesinin uygun olacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... San. ve Tic. A.Ş, borçlunun ... olduğu, takibin 67.378.03 TL asıl alacak ve 1.00 TL işlemiş faiz olmak üzere 67.379.03 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 22/06/2020 tarihli ödeme emrinin 24/06/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 24/06/2020 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 23/07/2020 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında sipariş üzerine özel model üretmek suretiyle halı alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, asıl davada; davacının ürettiği ve davalıya teslim ettiği halılara ilişkin düzenlediği fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağa ilişkin yapılan takibe itirazın talep edildiği, karşı davada ise karşı davacının karşı davalıdan sipariş ettiği ürünlerin (halıların) ayıplı olduğunun tespiti ile bundan dolayı uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların tanıkları dinlenmiş, yine tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri ile davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya teslim ettiği ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünler kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların incelenen ticari defter ve dayanağı kayıtlarına göre davacı tarafından teslim edilen ürünler karşılığında davalıya e fatura düzenlediği, faturaların davalıya teslim edildiği, taraflar arasında 31/03/2020 tarihinde 110.263,73-TL borç bakiyesi varken cari hesap mutabakatı yapıldığı ve davalının bu tutara uygunluk verdiği, cari hesap mutabakatından sonra davacının davalı adına düzenlediği ve davalıya teslim edilen faturalara da davalı tarafça 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 67.378,03-TL alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Davalı taraf takibe itirazında ayıba ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı halde cevap dilekçesinde onay verdiği cari hesap mutabakatındaki alacağa konu halıların içerisinde gizli ayıplı ürünler olduğu ve bazılarının iade edildiğini bildirmişse de, Mahkememizce dinlenen tanıkların beyanlarından anlaşıldığı üzere davalının siparişleri sürecinde, davacı tarafça üretilen halılarda ayıp olarak nitelendirilen hatalar olduğu ve davalının geri dönüşleri halinde davacı tarafça düzeltme, bakım gibi işlemler yapılarak tarafların ticari ilişkilerinin sürecini bu şekilde yürüttüğü anlaşılmış, ayrıca ürünler üzerinde yapılan inceleme neticesinde sunulan bilirkişi raporlarında da ayıplı olduğu belirtilen halılardan 30 halı üzerindeki ayıpların niteliğinin açık ayıp olduğu belirlendiği gibi davalının ayıp bildirimlerinin hangi siparişe ait olduğu tespit edilemediğinden açık ayıp niteliğindeki ayıpların ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı da tespit edilemediğinden davalının usulüne uygun ve süresinde ayıp ihbarından bulunmadığı değerlendirildiğinden davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Netice olarak davalının ayıp iddiası ispatlanamadığından ve incelenen ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerle taraflar arasındaki cari hesap mutabakatı nedeniyle, asıl davada davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 67.378,03-TL alacaklı olduğu belirlendiğinden, her ne kadar bilirkişi raporunda davalının takip öncesi temerrütünün oluşmadığı belirlenmişse ve takipte de 1,00-TL işlemiş faiz talep edilmişse de dava dilekçesinde harca esas değerin asıl alacak tutarı olarak gösterildiği görüldüğünden bilirkişi tutarındaki temerrüte ilişkin tutarın sonuca etkili olmayacağı anlaşılmakla talep dikkate alınarak asıl dava yönünden davalının takibe itirazının asıl alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiş, karşı dava yönünden ise de yukarıda değinildiği üzere davalı-karşı davacının ayıp iddiası ispatlanamadığı gibi davalı-karşı davacının ayıp nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zarara veya ticari itibar ve müşteri kaybına uğradığına ilişkin somut bir delil sunmadığı anlaşıldığından davalı-karşı davacının maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerine yönelik karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca asıl dava yönünden; 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A)Asıl davada;
1-Davanın kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 67.378,03-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağın yıllık %16,92 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına,
2-Alağın %20' si oranında 13.475,61 TL icra inkar tazminatının davalından alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.602,59-TL harçtan peşin alınan 813,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.788,84 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 813,75-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı, 763,50-TL tebligat/ posta gideri, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.513,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine
B)Karşı davada;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.453,05-TL harçtan mahsubu ile fazla 2.025,45-TL harcın hüküm kesinleştiğinde karşı davada davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin karşı davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin karşı davada davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Red edilen manevi tazminat talebi yönünden Kendini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 -TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan alınarak karşı davada davalıya verilmesine,
5-Red edilen maddi tazminat talebi yönünden Kendini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 -TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan alınarak karşı davada davalıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı karşı davalı vekilinin ve davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır