T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/615 Esas
KARAR NO :2025/934
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/11/2020
KARAR TARİHİ:24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden sözde alacağı için ....icra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, iş bu takipten tesadüfen 05/11/2020 tarihinde haberdar olunduğunu ve derhal itiraz edildiğini, takip dayanağı olarak dosyaya herhangi bir evrak ve belge sunulmadığını, takip talebi ve ödeme emrinde sadece asıl alacak zikredildiğini, söz konusu icra dosyasından gönderilen ödeme emri, tebliğ mazbatasına göre ... isimli kişi imzasına teslim edildiğini, ancak adı geçen kişi müvekkil şirketin daimi çalışanı ve tebligat almaya yetkili temsilcisi olmadığını, bu sebeple yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, ödeme emrine 05/11/2020 tarihinde icra müdürlüğüne itiraz edildiğini ve derhal usulsüz tebligatın iptali için ....İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiğini, ilgili icra müdürlüğü daha sonra 06/11/2020 tarihinde itirazı süresinde kabul ederek takibin durdurulmasına karar verdiğini, ancak alacaklı davalı vekilince sunulan talep üzerine 11/11/2020 tarihinde itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle takibin devamına karar verdiğini, İcra Mahkemesinde ise takibin durdurulmuş olması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verildiğini, davalı alacaklı vekilince müvekkil adresinde haciz uygulanması için icra müdürlüğüne talepte bulunulduğunu bu nedenle müvekkilinin her an hacze maruz kalabileceğini, müvekkilinin davalı alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu icra takibi ve alacak talebinin tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, tüm ticari kayıt ve defterler incelendiğinde müvekkilin borçlu olmadığının ortaya çıkacağını, ancak yargılama aşamasında müvekkilinin haksız şekilde mal varlığına haciz konulacak olması sebebiyle telafisi mümkün olmayan zarar doğma ihtimali olduğundan çok ivedi şekilde teminatla takibin durdurulmasına, müvekkilin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine ve haksız kötüniyetli takip nedeniyle kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, Davacının hiçbir gerekçe sunmaksızın borçlu olmadığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, ticari defterlerin incelenmesiyle de ortaya çıkacağı gibi ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında alınan 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda da “davacı ... Yatırımlar A.Ş.’nin müvekkiline 35.051,15 TL borçlu olduğu” tespit edildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, İcra Müdürlüğünün takibin devamı yönünde verdiği kararın hukuka uygun olduğunu,22.10.2020 tarihinde davacı/borçlu aleyhine tarafımızca icra takibi başlatılmış olup; ödeme emri 28.10.2020 tarihinde davacı/borçluya tebliğ edildiğini ancak borçlu süresi içerisinde itiraz etmeyip 05.11.2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, yasal itiraz süresinin geçtiğini fark eden davacı-borçlu itiraz ettiği dilekçesinde tarih olarak 04.11.2020 tarihini attığından ilgili icra müdürünün yanıldığını, davacının kötü niyetle yanlış tarih atarak takibi durdurmaya çalıştığını, .... İcra Müdürlüğünce bu durumun tespit edildiğini ve karar altına alındığını, alınan kararda davacının borca itiraz dilekçesine tarih olarak 04.11.2020 koymuşsa da itirazını 05.11.2020 tarihinde uyap üzerinden yaptığı anlaşıldığından durdurulan takibin devamına karar verildiğini, yapılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Davacı taraf yapılan tebligatın ... adında birine yapıldığını ve bu kişinin şirketin daimi çalışanı ve tebligat almaya yetkili temsilcisi olmadığını iddia ettiğini, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Davacının sunmuş olduğu Ticaret Sicil kayıtlarında da görüleceği üzere davacı şirketin tek yetkilisi ... olup tebliğ memuru tarafından şirket yetkilisinin toplantıda olması sebebiyle Tebligat Kanunu Madde 13 gereğince tebligat daima çalışana yapıldığını, davaya konu edilen tebligatın şirketin Ticaret Sicili Gazetesindeki adresine yapıldığını, şirketin yetkili temsilcisinin toplantıda olduğu ve tebliği alacak durumda olmadığı memur tarafından şerh düşüldüğünü, şirketin tek yetkilisi mevcut olup hazır bulunan daimi çalışana tebliğ edildiğini, tebliğ zarfı belirlenen şirket adresine ve o şirkette aktif çalışan ...’e tebliğ edilerek imzasının alındığını, bakıldığında Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü esaslarına aykırı tebligat mevcut olmadığını, ancak davacının sigortasız işçi çalıştırarak tebligatların bu işçiler tarafından alınması hususunun unutulmaması gerektiğini, davacı takibin tedbiren durdurulmasını talep ettiğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, borçlu ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyemeyeceğini ancak alacağın %15’inden az olmayan bir teminat yatırılıp ihtiyati tedbir kararıyla, takip sonunda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesini sağlayabileceğini, bu nedenle davacının takibin durdurulmasına yönelik talebinin de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, .... İcra dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasında takibe konu borca ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Bilirkişi heyeti 01/03/2022 tarihli raporunda özetle; iki seçenekli değerlendirme yaparak, ilk seçenek olarak; Davalı (... madencilik müh) ile Davacı (... Maden yat) ticari ilişkileri incelendiğinde cari besaplarda en son 31.12.2018 tarihinde kapanış kaydı açıklaması ile bakiyenin 32.650,00TL Alacak Kaydı görülmüştür. Davalı ... 2019-2020-2021 yıllarının cari hesap ekstresi talep edilmiş ise de kendilerine gönderilmediğini, ticari ilişkilerin devam ettiği yada davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti yapılamadığı davalı tarafın alacağının ispatlanması halinde takdir mahkemeye ait olmakla Davacı yanın Davalı 32.650,00TL Alacaklı olacağı, ikinci seçenek olarak ise; Davacı (... Maden yat) Ticari ilişkilerin devam ettiği yada davacı tarafından yapılan ödemelerin ve borcunun olmadığının davacı tarafın alacağının ispatlanması halinde takdir mahkemeye ait olmakla Davacı yanın Davalı Borç/Alacak olmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 22/03/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davalı (... madencilik müh) ile Davacı (... Maden yat.) ticari ilişkileri
incelendiğinde cari hesaplarda en son 31.12.2018 tarihinde kapanış kaydı açıklaması ile
Bakiyenin 32.650,00TL Alacak Kaydı görüldüğü, Davalı ... 2019-2020-2021
yıllarının cari hesap ekstresi talep edilmiş ise de tarafımıza gönderilmediği, Ticari ilişkilerin
devam ettiği yada davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti yapılamadığı, Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmesinde, dava konusu borç cari hesap ilişkisinde
Davalı (... madencilik müh) alacaklı olduğu iddiası ispata muhtaç olduğu hususta nihai
takdiri Mahkemeye Ait olmakla yapılan İnceleme ve
değerlendirmelere doğrultusunda; Takdir ve kararın mahkemeye ait olmak üzere
iki farklı sonuca ulaşıldığı: il soruca göre davalı (... madencilik müh) ile Davacı (... Maden yat.) ticari ilişkileri
incelendiğinde cari hesaplarda en son 31.12.2018 tarihinde kapanış kaydı açıklaması ile
Bakiyenin 32.650,00TL Alacak Kaydı görüldüğü, Davalı ... 2019-2020-2021
yıllarının cari hesap ekstresi talep edilmiş ise de tarafımıza gönderilmediği, Ticari ilişkilerin
devam ettiği yada davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti yapılamadığı davalı
tarafın alacağının ispatlanması halinde takdir mahkemeye ait olmakla Davacı yanın Davalı
32.650,00TL Alacaklı olacağı, ikinci sonuca göre;
Davacı (... Maden yat.) Ticari ilişkilerin devam ettiği yada davacı tarafından yapılan
ödemelerin ve borcunun olmadığının davacı tarafın alacağının ispatlanması halinde takdir
mahkemeye ait olmakla Davacı yanın Davalı Borç/Alacak olmadığı, Sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 13/02/2024 tarihli raporunda özetle; taraflar arasındaki ihtilafın 2.650,00 USD karşılığı oluşan tutardan kaynaklandığı, Takip tarihinde davalı şirket kayıtlarında davacıdan 35.051,75 TL alacaklı görülmesine karşılık, davacı kayıtlarında ise davalıya 20.691,20 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, Tarafların sunduğu 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter onaylarının süresi içinde yapıldığından defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, Buna karşılık, takip tarihinde davacının davalıya kayıtlarında borcu 20.691,20 TL olarak tespit edilmesine karşılık, davalının davacıdan 32.650,00 TL asıl alacak olarak talep edildiği, Davacı tarafın huzurdaki dava sonrası 02.07.2021 tarihindeki TCMB USD Döviz alış Kuruna göre 2.650,00 USD karşılığında davalıya 22.993,52 TL.lık e-arşiv iade faturasını düzenleyerek cari hesabını kapattığı, Ancak düzenlenen söz konusu e-arşiv faturasının davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, ayrıca söz konusu e-arşiv faturanın tebliğ edilmesi görülmediğinden TTK 21/2.maddesine göre 8 gün içinde faturaya herhangi bir itirazın yapılamadığı, davacı tarafından faturanın Gelir İdare Başkanlığının e-arşiv sitesinden düzenlenmesinin faturanın davalı tarafa tebliği anlamına gelmediği, Buna göre, ikili bir görüş oluşturulduğu, sunulan belgeler dikkate alındığında ağır basan görüşümüzde söz konusu faturanın davalıya tebliğ edilmediğinin kabulü halinde takip tarihinde davacının davalıya kayıtlarında 20.691,20 TL tutarında borçlu olduğunun anlaşılacağı, bu durumun Mahkemenin takdirine sunulduğu, İkinci görüşe göre ise, Mahkeme tarafından ilk görüşe itibar edilmemesi halinde, diğer bir deyişle 22.993,52 TL.lık e-arşiv iade faturasının davalıya tebliğ edildiğinin kabulü halinde davacının davalıya borcunun olmadığının kabulü gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 02/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; dosyaya yeni bir bilgi ve belge sunulmaması nedeniyle kök rapordaki tespitlerinden ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmadığı, bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı dava dilekçesinde harca esas değeri 39.328,93-TL olarak gösterildiği ve sonuç kısmında takip konusu 32.650,00-TL kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Takip dosyasında davalı alacaklının takibe konu ettiği tutar cari hesaptan kaynaklanan 32.650,00-TL asıl alacak olup, mali müşavir bilirkişiden alınan kök ve ek rapordan, yapılan incelemede tarafların kayıtları esas alınmış ve 2018 yılı sonu iki tarafın kayıtlarının da birbirini teyit ettiği tespitleri dikkate alındığında davacı kayıtlarına göre davacının davalıya 2.650,00-USD tutarında borçlu olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 2.650,00-USD tutarında alacaklı olduğu belirlenmiş, 2.650,00-USD yönünden tarafların kayıtları uyumlu olmakla birlikte aradaki farkın, davacının bu tutarın TL karşılığı olarak 20.691,20-TL olarak kaydederken davalının bu tutarı 35.051,75-TL olarak kaydettiği ancak davalının kayıt tarihindeki kur değerlemesi ile uyumlu olmadığı belirlenmiş, bu durumda davacının kayıt tarihindeki kur değerlemesi ile uyumlu olan tutar esas alındığında davacının dava ve takip tarihi itibariyle davalıya 20.691,20-TL tutarında borçlu olduğu belirlenmiş, davacı kayıtlarında 02/07/2021 tarihinde düzenlenen iade faturası ile hesap sıfırlanmışsa da dava ve takip tarihi itibariyle mevcut durumun tespiti gerektiğinden, dava açıldıktan sonra yapılan bu işlemin değerlendirmeye alınması mümkün değildir. Bu durumda netice olarak davacının dava konusu edilen takip dosyası bakımından davalıya 20.691,20-TL tutarında borçlu olduğu anlaşıldığından bu tutarın takibe konu edilen 32.650,00-TL tutarındaki asıl alacaktan mahsubu gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde takip dosyası yönünden talepte bulunduğu anlaşıldığından 20.691,20-TL'nin takibe konu 32.650,00-TL'den mahsubu neticesinde davacının dava konusu .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı takip dosyası yönünden davalıya 11.958,80-TL tutarındaki kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair (harca esas değer olan 39.328,93-TL-kabul edilen 11.958,80-TL=) 27.370,13-TL'nin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davacının .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 11.958,80-TL tutarında kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 816,91-TL harçtan peşin alınan 671,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 145,28-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 341,50-TL posta gideri, 5.050,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.391,50-TL'nin haklılık durumuna göre 1.639,44-TL tutarındaki kısmı ile 54,40-TL başvurma harcı, 671,63-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.373,27-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 11.958,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 27.370,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır