T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/662 Esas
KARAR NO:2025/607
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/11/2020
KARAR TARİHİ:02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03/04/2019 tarihli sözleşmenin akdedildiği, ancak davalı yanın bu borcu ödemediğini, bu sebeple .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini, davalı yan müvekkil şirkete bir borcunun olmadığın bahisle takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, öncelikte itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ile davacı şirket arasında sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme gereği davacı şirket müvekkil şirketin ... ... ... Hastanesi şubesi mekanik işlerinin sözleşme ekinde yer alan proje ve detaylar ile mahal ve malzeme listeleri ve şartnamelere uygun olarak yapılması işini yüklendiğini, ancak davacı firma yüklendiği işi tam ve sözleşme şartlarına uygun bir şekilde yerine getirmediğini, bunun üzerine davacı şirkete eksik ve hataları tamamlamak üzere ihtarname ile işbu işlerin tamamlanması ve düzeltilmesinin talep edildiğini, ancak işbu ihtarnamenin tebliğine rağmen davacı firma tarafından ihtarnamede belirtilen işler tamamlanmadığını, müvekkil şirketçe gönderilen ihtarnameye verilen cevapta ise taleplerimiz ile ilgili somut bir beyan bulunmadığını, bu nedenle .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden tespit başvurusunda bulunulduğunu, yapılan keşif sonrasında hazırlanan raporun sonuç kısmında tespiti yapılabilen hususlarda fiyatlandırma yapılmış olup, toplam bedel 721.450-TL olarak belirlendiğini, rapor metninde işlerdeki eksiklikler ve ayıplar ayrıntılarıyla yer aldığını, işbu davada ispat yükü davacı yanda olmasına rağmen davacı yan işi tam ve kusursuz bir şekilde tamamlandığına ve edimlerini yernie getirdiğe ilişkin bir evrak yada kayıt ibraz edemediğini, davacı firma, icra takibine dayanak olarak taraflar arasnıda imza altına alınan sözleşmeyi esas aldığını, taraflar arasında sözleşme bulunduğuna olmadığını ancak alacağın varlığını kanıtlamak için sözleşme tek başına yeterli olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle yüklendiği işi tamamlayamayan, edimini yerine getirmeyen ve müvekkil şirket bünyesinde herhangi bir alacağı bulunmayan davacı şirketin işbu haksız ve hukuki zemini bulunmayan davasının reddini talep etmiş oldukları anlaşıldı.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası, Davalı şirkete ait itiraz dilekçesi sureti, 03.04.2019 tarihli sözleşme sureti, ... Noterliği'nin 14.01.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sureti, .... Noterliği'nin 22.01.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sureti, ....Noterliği'nin 11.09.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sureti, .... Noterliği'nin 21.09.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sureti, Müvekkil şirketin tüm işlerini teslim etmiş olduğuna dair geçici kabul tutanağı sureti, Davalı şirketin faaliyetine başladığına ilişkin ve ruhsat aldığıma ilişkin İlçe Sağlık Müdürlüğü ve ... Belediye Başkanlığı kayıtları, Arabuluculuk Son Tutanağı Aslı, Şahit, bilirkişi incelemesi ve karşı tarafın deliline karşı delil sunma hakkı saklı kalmak şartı ile her türlü yasal delile dayanmışlardır.
.... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Tesisat İnşaat Ve Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi borçlu ... ... olduğu, 729.111,56 TL asıl alacak, 53.559,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 762.671,30 TL alacak için 12.06.2020 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre yaptırılan keşif neticesinde;
Bilirkişiler heyetinden alınan 13/10/2023 havale tarihli raporlarında: ''...Tüm takdir ve hukuksal değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere kanaatimiz aşağıda belirtilen şekilde oluşmuştur.
1-Dava dosyasındaki mevcut, karşılıklı iddialar ışığında, yerinde keşif esnasında yapılan tespitler, hastaneye ait mekanik tesisatın yaklaşık 1,5-2 yıldır faaliyette olarak çalışır durumda olduğu yönündedir. Bununla birlikte bazı koridorlarda su sızıntısı sebebiyle tavan kaplamalarında deformasyon olduğu; ayrıca 1. Kat, zemin kat ve 1. Bodrum kattaki bay ve bayan tuvaletlerde keşif esnasında koku problemi olduğu ve kokuyu bastırmak için bazı noktalarda koku makineleri kullanıldığı; bunun dışında sistemin çalışır vaziyette olduğu ve başka bir uygunsuzluk tespit edilmediği değerlendirilmiştir.
2- Sözleşmenin 14. Maddesine göre işin toplam maliyetinin 2.690.000.00 TL. olduğu görülmüştür. Cari hesapta 2.105.850.00 TLlik tutarında işler yapılarak fatura kesildiği ve hesap bakiyesinin 0.00 TL. olduğu görülmüştür. Malzeme temini yapılmadığından sözleşme davacı tarafından feshedilmiş olduğu belirtilmiştir.
3- Davacı ... İnşaat ve Taahhüt San. Tic. Ltd Şti tarafından geçici kabuldeki eksik işleri tamamlandığı ve kesin kabul için ihtarname çekildiği halde karşılık verilmediği belirlenmiştir.Malzeme temin edilmediği için yapılamayan ve gecikme sebebiyle oluşan işçilikler davalı tarafından ödenmediğinden icra takibi yapılmıştır,
4- Davacı ... İnşaat ve Taahhüt San. Tic. Ltd. şirketinden nakit olarak kesilen tüm teminat kesintilerinin toplamının 254.684.94 TL olduğu ve bu tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği, ayrıca davalı şirketin uhdesinde bulunan.ve 250.000.00 TL. lik banka teminat mektubunun davacıya iade edilmesinin gerektiği..." kanaati bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin kök rapora yapmış olduğu itirazların karşılanması ve bilhassa delil tespit dosyalarındaki olgular, keşif incelemesi esasındaki tespitler dikkate alınmak sureti ile eksik ve/veya ayıplı ifanın mevcut olup olmadığı, var ise tutarı, bu tutarın davacının alacağından tenzil edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususları değerlendirilerek davacı yüklenicinin takibe konu edilebileceği nihai alacağın ve buna göre işlemiş faiz tutarının hesaplattırılması için dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği;
Bilirkişi heyetinin 03/07/2024 tarihli ek raporu ile; "...Yapılan değerlendirmeler neticesinde,
* Mekanik tesisattaki eksikliklere ilişkin bahsi geçen 30/10/2020 tarihli tespit raporunda belirtilen ve keşif esnasında heyetimize bahsedilerek gösterilen imalatların keşif tarihinde tamamlanmış ve çalışır durumda olduğuna ilişkin kanaatimizi korumakta olduğumuz,
* Bahsi geçen 21/01/2021 tarihli tespit raporundaki hususlara ilişkin olarak keşif tarihinde heyetimize bilgi verilmemiş ve bu sebeple keşif esnasında görülmemiş olmasından ötürü tespit yapılamamış olduğu,
* Dosyaya delil ve bilgi olarak başkaca belge gelmediği, davacıdan nakit olarak kesilen tüm teminat kesintilerinin toplamının 254.684,94 TL olduğu ve bu tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği; ayrıca davalı şirkete sözleşme gereği verilmesi gereken 250.000.00 TL'lik banka teminat mektubunun işlerin bitmiş ve iş bitiş tutanağı olan kesin kabul için ihtar çekildiğinden davacıya teminat mektubunun verilmediği; bu nedenle sadece yukarıda belirlenen nakit teminat kesintilerinin iade edilmesinin gerektiği..." bildirilmiş ise de;
Mahkememizin 30/10/2024 tarihli ara kararı ile, Bilirkişi heyetince sunulan 03.07.2024 tarihli ek raporda “21/01/2021 tarihli tespit raporundaki hususlara ilişkin olarak keşif tarihinde heyetimize bilgi verilmemiş ve bu sebeple keşif esnasında görülmemiş olmasından ötürü tespit yapılamamış olduğu” ifade edilmiş ise de, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasının keşif tarihinden önce getirtilmiş olup sistemde yer aldığı halde delil tespit dosyasındaki olguların değerlendirilmediği anlaşılmakla; taraf vekillerinin bilgisi dâhilinde bilirkişi heyetinde yer alan makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerine yerinde inceleme ve tarafların bilgisine başvurma hususunda yetki verilmesine, yerinde yapılacak inceleme sonucunda tarafların kök ve ek rapora yaptıkları itirazların gerekçeli olarak değerlendirilmesi ve mahkememizin 21.12.2023 tarihli 1 nolu ara kararı doğrultusunda eksik ve/veya ayıplı ifanın mevcut olup olmadığı, var ise tutarı, bu tutarın davacının alacağından tenzil edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususları değerlendirilerek davacı yüklenicinin takibe konu edilebileceği nihai alacağın ve buna göre işlemiş faiz tutarının hesaplattırılması için dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş;
Bilirkişi heyetinin 17/06/2025 tarihli ek raporu ile; "...Davalı şirket tarafından ayıp ve eksik işlerin bulunduğuna dair itirazının bulunmadığı daha sonra ileri sürüldüğü iddiasının takdiri sayın mahkemenizde olduğu,
Davalı tarafından ... Noterliğinin 14.01.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiği, davacı tarafından ... Noterliğinin 22.01.2020 tarih ... yevmiye numaralı cevap verildiği,
a-Mekanik tesisat açısından davacı şirketin koku çalışmalarına ilişkin maliyeti davalı şirkete e-posta yoluyla bildirmiş olduğu dosyada mübrez belgelerden anlaşıldığı, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu e-posta kayıtlarından 03/02/2020 tarihli e-postada koku çalışmalarının bedelini davalıdan istemiş olduğu; buna ilişkin çalışmaların maliyetinin toplam 80.000,00 TL olduğu görülmüş olup, bu bedelin 2020 yılı piyasa şartlarına göre kadri marufunda olduğu ve sözleşme kapsamında davacı şirketin alacağına eklenmesi gerektiği, tespit rapğorunda fan-coillerden 8 adedinin bağlanmamış olduğu rapor edilmiş olup, bunların montaj dâhil bedelleri 32.000,00 TL olarak verilmiş, davacı dilekçesinde bunların montajlarının adet 400,00 TL + KDV olarak anlaşıldığı beyan edilmiş olup, sözleşmenin akdedildiği 2019 yılının piyasa koşullarına göre bu montaj bedelinin kadri maruf olduğu; toplam montaj bedelinin 8x400,00 = 3.200,00 TL + %18 KDV - 3.776,00 TL (KDV dâhil) olduğu; bu bedelin dava tarihi (Kasım 2020) itibarıyla yaklaşık 4.000 TL + %18 KDV - 4.720 TL (KDV dâhil) olabileceği; bu işlerin davacı firma tarafından yapılmamış olduğunun görüldüğü cihetiyle davacı şirketin alacağından dava tarihi itibarıyla 4.000,00 TL + %18 KDV 4.720,00 TL (KDV dâhil) tenzilat yapılması gerektiği, delil tespit raporunda 15. kat ve 2. Ameliyathanede sprinkler hatların tamamlanmadığı ve sprinkler işlerinin yarım bırakıldığı rapor edilmiş olup, sözleşme kapsamındaki bu işlerin (proje değişikliği sebebiyle) tamamlanmamış olduğu davacı tarafça da beyan edilmiş, bu işlerin tamamlanmasına ilişkin işlerin 17.500 TL (KDV dâhil) olabileceği kanaatine varılmıştır.
Nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere
b- Yukarıda açıklamalarda tüm eksikliler belirlenmiş ve tespit edilmiştir. Ancak , bu eksikliklerden bazılarının davacı şirketle ilgisinin olmadığı ve dava dışı firmaların işleri olduğu olduğu geçici kabul notlarında belirtilmiştir.
c- Mali olarak yukarıdaki mali açıklamalarda belirtilen 67.780.00 TL davacı şirketin alacaklı olabileceği kanaatine varılmıştır.
İnşaat işleri açısından lekelenmeler ve deformasyonların düzeltilmesi için düzeltme ve boya işlemlerinin lokal olarak giderilebileceği, tutarının dava tarihi itibari ile maktuen 10.000TL olabileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen "... Projesi Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi"nden doğan alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ilişkindir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı yan; davalı ile arasında akdedilen 03/04/2019 tarihli sözleşmeden doğan alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu beyan etmiş olup, davacı şirketin sözleşme gereği tüm işlerini yapmış olduğunu ve hatta davalı şirket tarafından işletilen hastanenin dilekçe tarihinden yaklaşık 1,5 yıl önce faaliyete geçmiş olmasına rağmen davacı şirketin alacağının henüz ödenmediğini, davacı şirketin sözleşme konusu işleri eksik veya ayıplı ifa ettiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığını beyan ederek itirazın iptali davasının kabülü ile icra takibinin devamına, davalı şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı yan sonraki dilekçelerinde, bilirkişi raporlarının yalnızca fatura edilen tutarlar üzerinden değerlendirme yaptığını, müvekkilinin 4 ve 5 numaralı hakediş belgelerinin düzenlenmiş olduğunu ancak ödeme alamadığı için henüz fatura edilmemiş olduğunu, sözleşme bedeli olan 2.690.000,00 TL'ye ilişkin tüm işleri tamamladığını ve sözleşme dışında davalı şirket tarafından verilen işleri de yapmış olduğunu beyan etmiştir. Geçici kabul belgelerinin bulunduğunu, sonrasında basit işlemlerin tamamlandığını ve kesin kabul için ihtarname çekildiği halde davalı şirketin karşılık vermediğini, icra takibi başlatılmasından sonra ayıp veya eksik iş iddialarında bulunulduğunu belirterek bu iddiaların asılsız olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı yan savunmasında; .... Noterliği'nin 11/09/2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacı şirkete sözleşme konusu işlere eksik ve hatalı imalatların tamamlanması hususunda ihtarname gönderildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını ve 30/10/2020 tarihli tespit raporunun sonuç bölümünde işlerdeki eksiklik ve ayıpların listelendiğini, davacı şirketin yüklenmiş olduğu buhar kazanı hattında hayati tehlike oluşturabilecek nitelikte ısı kaçağı ve terleme sorunları ile koridorlar başta olmak üzere binanın muhtelif yerlerindeki tavanlarda yer alan borulama sisteminde kaçak ve paslanmalar olduğunu, bu durumun da tespiti için .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit başvurusu yapıldığını beyan ederek davanın reddine, davacı şirket aleyhine takip çıkış miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞME
Somut olayda çekişme, davacının sözleşme konusu edimini tam ve gereği gibi ifa edip etmediği, var olan eksiklik ve ayıpların davacının sorumluluğunda olup olmadığı, teminat kesintilerinin iade edilip edilmeyeceği, sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin alacak bulunup bulunmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve neticede icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
HUKUKİ DURUM
Eser Sözleşmesi, iş sahibinin istek ve talimatları çerçevesinde bir eserin, bedeli karşılığında yüklenici tarafından meydana getirilmesini sağlamaktadır. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK.) çerçevesinde iş görme sözleşmesidir ve TBK. m. 470. Hükmünde; “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 474-478. maddeleri arasında düzenlenen ayıplı ifa hükümlerine göre, iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Açık ayıplar için bu ihbar teslimden sonra makul sürede, gizli ayıplar için ise ortaya çıktıktan sonra derhal yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.04.2011 tarih ve 2011/13-4 Esas, 2011/230 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; "Ayıp kavramı ile eksik iş birbirinden farklıdır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Eksik iş ise; sözleşme konusu işlerin yapılmamasıdır. Öteki deyişle, hiç yapılmayan iştir. Eksik ifa ise, kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun'un 4 maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır."
Bu itibarla, eksik ifa ile ayıplı ifa birbirinden farklı kavramlar olup, eksik ifa sözleşme konusu işlerin hiç yapılmaması halinde söz konusu iken, ayıplı ifa eserde olması gereken vasıfların bulunmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Eksik iş kavramı için ayıptan sorumluluğa ilişkin gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü aranmamakta, eksik işler yönünden genel hükümler uygulanmaktadır.
Ayıp ihbar süreleri: TBK m.474'e göre, iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp, her türlü delille hatta tanık beyanı ile dahi kanıtlanması mümkündür.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.09.2012 tarih ve 9832/10921 sayılı kararında belirtildiği üzere, "TTK'nın 25. maddesindeki ayıp ihbarı ve o maddede öngörülen süreler ticari satımla ilgilidir. Başka bir anlatımla, TTK'nın 25. maddesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulama yeri yoktur."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, mahallinde yapılan keşif, dinlenen tanıklar, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök raporu ve ek raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
1. Sözleşmenin varlığı ve kapsamı: Taraflar arasında 03/04/2019 tarihinde "... Projesi Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi"nin akdedilmiş olduğu çekişmesizdir. Bilirkişi heyeti kök raporunda tespit edildiği üzere, sözleşme toplam bedeli 2.690.000,00 TL olup, davacı şirket tarafından yapılan işlerin toplam tutarı 2.105.850,00 TL olarak belirlenmiş, davalı şirket tarafından bu tutarın tamamının ödendiği ve cari hesap bakiyesinin sıfır olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu tespit, davacı şirketin sözleşme toplam bedelinin tamamını değil, ancak 2.105.850,00 TL tutarındaki kısmına karşılık gelen işleri gerçekleştirdiğini göstermektedir.
2. Sistemin tamamlanmış ve çalışır durumda olduğu: Mahkememizce 04/03/2022 tarihinde yerinde keşif yapılmış olup, keşif esnasında hastaneye ait mekanik tesisatın yaklaşık 1,5-2 yıldır faaliyette olarak çalışır durumda bulunduğu görülmüştür. Bu husus, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen tüm raporlarda da tespit edilmiş olup, davacı şirketin sözleşme konusu işleri genel itibarıyla tamamlamış ve teslim etmiş olduğunu göstermektedir.
3. Geçici kabul belgesi ve sonrası: Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan 17/02/2020 tarihli "... ... Geçici Kabul Notları" başlıklı belgede, proje müdürü ... ... ile birlikte ...'ın imzalarının bulunduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetince yapılan incelemede, bu belgede belirtilen eksikliklerin büyük ölçüde davacı şirketle ilgisi bulunmayan dava dışı firmaların işleri ile ilgili olduğu, davacı şirkete ait işlerin ise vida kontrolleri gibi basit işlemler olduğu ve mali değerinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporlarında, davacı şirketin geçici kabuldeki eksik işleri tamamladığı ve kesin kabul için ihtarname çekildiği halde davalı şirket tarafından karşılık verilmediğinin belirlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
4. Ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı: Dosyada mevcut ihtarname kayıtlarının incelenmesinden, davalı şirket tarafından 14/01/2020 tarihli ilk ihtarnamesinde ayıplı ifa veya eksik imalat iddiasında bulunulmadığı, bu iddiaların ancak davacı tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra 11/09/2020 tarihli ikinci ihtarname ile gündeme getirildiği anlaşılmaktadır.
Hastanenin 02/01/2020 tarihinde açılış yapmış olduğu ve bu tarihten itibaren mekanik tesisatın kullanılmaya başlandığı dikkate alındığında, TBK m.474'de öngörülen gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır. Nitekim, açık ayıplar bakımından teslimden sonra makul süre içinde ihbar yapılması gerekirken, hastanenin yaklaşık 9-10 ay faaliyette olmasından sonra ve icra takibi başlatılmasını müteakip ayıp ve eksiklik iddialarında bulunulması, TBK m.474 kapsamında süresinde ihbar yapılmadığını göstermektedir.
Bu itibarla, davalı şirketin icra takibi başlatılmasından sonra ileri sürdüğü ayıp ve eksiklik iddiaları, Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri açısından değerlendirildiğinde, süresinde yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5. Tespit edilen eksiklikler ve bunların değerlendirilmesi: Bununla birlikte, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan tespit raporu ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan tespit raporu ile mahkememizce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bazı eksikliklerin tespit edildiği görülmektedir.
Bilirkişi heyetinin 17.06.2025 tarihli ikinci ek raporunda, 8 adet fan-coil montajının yapılmamış olması nedeniyle 4.720,00 TL, 15. kat ve 2. ameliyathanede sprinkler işlerinin tamamlanmamış olması nedeniyle 17.500,00 TL ve buhar sisteminin çalışması sırasında oluşan yoğuşmalardan kaynaklı tavan kaplamalarındaki deformasyonların giderilmesi için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 32.220,00 TL tutarında eksiklik tespit edilmiştir.
Ancak sistemin genel olarak çalışır durumda olduğu ve hastanenin yaklaşık 1,5-2 yıldır sorunsuz bir şekilde faaliyetine devam ettiği dikkate alındığında, davacı şirketin sözleşme konusu edimini esas itibarıyla yerine getirdiği, tespit edilen eksikliklerin ise küçük çaplı noksanlıklar olduğu anlaşılmaktadır.
6. Teminat kesintilerinin iadesi: Bilirkişi heyeti kök raporunda, davacı şirketten nakit olarak kesilen tüm teminat kesintilerinin toplamının 254.684,94 TL olduğu ve bu tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 44.1. maddesi çerçevesinde yapılan bu kesintilerin, işlerin tamamlanması ve teslimi sonrasında iade edilmesi gerektiği hususu çekişmesizdir.
Davacı şirketin geçici kabuldeki eksik işleri tamamladığı ve kesin kabul için ihtarname çekildiği, davalı şirket tarafından kesin kabul işlemlerinin yapılmadığı bilirkişi anlaşıldığından teminat kesintilerinin iadesi için gerekli şartların oluştuğu sonucuna varılmıştır.
7. Sözleşme dışı yapılan işler (koku çalışmaları): Bilirkişi heyetinin ikinci ek raporunda, koku problemine ilişkin işlerin sözleşme kapsamında olmadığı, projeyi yapan firmaya ilişkin olduğu, davacı şirketin koku çalışmalarına ilişkin maliyeti davalı şirkete e-posta yolu ile bildirmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu 03/02/2020 tarihli e-posta kayıtlarında, koku çalışmalarının bedelinin toplam 80.000,00 TL olduğu görülmüş olup, bilirkişi heyeti bu bedelin 2020 yılı piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu ve sözleşme kapsamında davacı şirketin alacağına eklenmesi gerektiğini mütalaa etmiştir.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, davacının teminat kesintilerinden kaynaklanan alacağı 254.684,94 TL, sözleşme dışı koku çalışmaları ve sözleşme konusu eksiklikler birlikte değerlendirilerek hesaplanan net bakiye alacağı 67.780,00 TL olmak üzere toplam 322.464,94 TL alacağının bulunduğu, ihtarnamenin davalıya 24.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sözleşmede 5 gün süre verilmiş olmakla davalı yanın 30/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten 12/08/2020 tarihli takip tarihine kadar geçen 195 günlük süre için ticari işlerde temerrüt faizi olan yıllık %13,75 oranından hesaplama yapıldığında: 23.662,84 TL faiz ve 322.464,94 asıl alacak olmak üzere toplam davacı alacağının 346.127,78 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 322.464,94 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 346.127,78 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, likit ve belirlenebilir olan asıl alacak tutarı (322.464,94 TL) üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE;
1-) .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının KISMEN İPTALİ ile 322.464,94 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 346.127,78 TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2-) Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-) Hüküm altına alınan asıl alacak tutarı (322.464,94 TL) üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 22.027,58 -TL harçtan peşin alınan 9.452,71 -TL, mahsubu ile bakiye 12.574,87 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-)Davacıdan tahsil edilen 9.452,71 -TL harç, 54,40 -TL başvurma harcı, 7,80 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.514,91-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan 300,00 -TL davetiye gideri 31.800,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.100,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 13.572,19-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı vekili tarafından yapılan 101.50-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 58,58-TL davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 51.594,39-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 70.030,95-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır