T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/177 Esas
KARAR NO:2023/694
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/03/2021
KARAR TARİHİ:18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; her iki müvekkilnin de toptan ve parekende elektrik malzemesi ve ürünleri ticareti yapan , sektörde ve bölgede tanınan ve uzun süredir sağlıklı olarak süren bir ticari ilişkileri olan iki tacir olduklarını, müvekkili ... ...'in , diğer müvekkili ... - ...'dan ekte faturalarını sundukları ürünleri alarak karşılığında yine dilekçe ekinde görüntüsünü sundukları " ... - ... Şubesi , 15.05.2021 vadeli , 30.000 TL bedelli , ... seri numaralı , ... - ... adına kesilmiş " çeki keşide ettiğini, müvekkili ... ...'in keşide ettiği bu çeki diğer müvekkili ...-...'ın müvekkili ... ...'in keşide ettiği bu çeki diğer müvekkili ... - ...'ın aynı şehirde ikamet etmiyor olmaları dolayısıyla rutin olarak yaptıkları şekilde ekte mevcut kargo bilgileri ile ... firması ile kargo yoluyla gönderdiğini, iş bu çekten ibaret kargo gönderisinin 07.01.2021 tarihinde ... firmasının elemanı dağıtım yaparken diğer başka kargolar ile beraber çalındığını, Kargo firması çalışanının gerekli bildirimleri kolluk kuvvetlerine yaptığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasının açıldığını, davalı ... A.Ş tarafından müvekkili ... ... telefonla aranana kadar her iki müvekkilinin de çekin zayi olduğunu düşündüklerini, bu aramada davalı şirket yetkilisinin çalıntı çek hakkında işlem onayı talep ettiğini, müvekkilinin de söz konusu factoring firması yetkilisine çekin çalındığını ve gerekli başvuruların yapıldığını/yapılmakta olduğunu belirtiğini, daha sonra haricen haricen öğrenildiği üzere işbu çekin birkaç çalıntı çek ile beraber söz konusu ... firmasına temlik edilmiş olup , söz konusu firma işbu çeklere 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve ilgili tüm mevzuata aykırı şekilde gerekli istihbaratı yapmadan onay vermiş ve faktoring işlemi yaptığını, firma yetkilileri ile yapılan görüşmede kendilerine verilen diğer çalıntı çeklerle beraber müvekkiline ait çek hakkında da savcılık şikayet yapılacağının bildirildiğini, dolayısı ile çekin suça konu olduğunun bilindiği halde davalı firmanın basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediğini ve müvekkillerinin rızası hilafına ağır kusurla söz konusu çeki iktisap ettiğini ve işleme aldığını böylece faktoring işlemlerine özgü mevzuata da aykırı hareket ettiğini, anılan tüm hususlar davaya konu çek üzerinde yapılacak incelemeler ve sair deliller ile kolaylıkla anlaşılabileceğini, davalı firmanın hız kesmeksizin işlemlerini tamamlamış olduğu mevcut durumda, başlatılması muhtemel bir icra takibi ile müvekkillerin maddi menfaatlerinin zedelenme riskinin yüksek olduğunu belirterek, Haklı davamızın kabulü ile işbu davaya konu çalıntı çek sebebiyle müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu kıymetli evrakın iptaline ve bedelsizliğinin tespitineve işbu çekin istirdadına, dava konusu kıymetli evrakın tahsili halinde müvekkil şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan ve takip öncesi olması sebebiyle ; teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek ilgili mevzuat (İİK M. 72/2)mukabilinde huzurdaki dosya ile yapılacak yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ...'in temel ilişkide çekten kaynaklı borçlu olduğunu ikrar ettiğini ve borçsuzluk iddiasının dinlenemeyeceğini, davacı ... ...'in çeki keşide ederek diğer davacı ...'a ödeme aracı olarak verdiğini ikrar ettiğini, davacı ... ...'in çek üzerindeki imzaya itirazı bulunmadığını, davacının diğer davacı ...'a karşı borçsuzluk iddiasının bulunmadığını, dolayısıyla davacı ... ...'in temel ilişkide çekten kaynaklı borçlu olduğunu ikrar ettiğinin ortada olduğunu, davacı ... ...'in müvekkili ile ticari ilişkisi bulunmadığından ve çek tedavül kabiliyetini haciz sebepten mücerret bir ödeme aracı olduğundan davacının müvekkiline karşı borçsuzluğunu tespit ettirebilecek karşılıklı bir temel ilişkisi içerisine girmediğinin de açık olduğunu, davacı ... ...'in çekten kaynaklı borçsuzluk iddiasının söz konusu olmamakla beraber çekin istirdadını talep edemeyeceğinin de açık olduğunu, zira çek istirdadının yetkili hamil olduğunu iddia eden kişi tarafından talep edilebileceğini, davacının beyanına göre çekin yetkili hamilinin ... olduğunu, netice itibariyle davacı ... ... tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacıların birlikte hareket ettiğini, amacın başta müvekkili olmak üzere 3.kişilere zarar vermek olduğunu, davacıların çeki tedavüle çıkarıp kullandıktan ve çıkar sağladıktan sonra bu haksız davayı açtıklarını, kötü niyetli olduklarını, müvekkilinin davaya konu çeki 6361 sayılı kanun ve TTK hükümlerine uygun şekilde temlik aldığını, müvekkilinin kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu kapsamda müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapıldığını, karşılığında davaya konu edilen çekin ciro yoluyla devir alındığını, davacılardan sadece ... tarafından çek istirdadının talep edilebileceği gibi çek istirdadı talebinin hukuki dayanağı da bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olup davacının önceki hamillere karşı ileri sürebildiği şahsi defileri müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacıların factoring işleminin tarafı olmadıklarını, dolayısıyla 6361 sayılı Faktoring Kanunu md.9/3 hükmü gereğince şahsi defilerini müvekkile karşı ileri süremeyeceklerini, Yargıtayın yerleşmiş kararlarına göre factoring şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu olması gerektiğini, müvekkilinin çeki iktisap tarihinin 07.01.2021 olduğunu, davacıların müvekkilinin çeki iktisap ettiği 07.01.2021 tarihi itibariyle bile bile davacılar aleyhine hareket ettiğine dair hiçbir delil sunamadıklarını, dolayısıyla müvekkilinin bile bile davacılar aleyhine hareket ettiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacılardan ...'ın imza itirazının yapılacak bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını, davacı ... ile müvekkilinin cirosu arasında 2 farklı ciranta bulunduğunu ve müvekkilinin davacının imzasının sıhhatini bilmesinin mümkün olmadığının aşikar olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları gereğince alacaklınında bildirdiği delillerin toplanmasından sonra imza incelemesi yapılması gerektiğini, davaya konu maddi vakıalara bakıldığında factoring işlemine konu olan faturanın mükerrer olmasının söz konusu olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... ... tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, müvekkilinin çeki iktisap ederken bile bile borçlular aleyhine hareket etmediğinden, davacılar tarafından bunun aksini gösterir hiçbir delil sunulamadığından haksız istirdat talebinin reddine, toplanacak deliller ve yapılacak yargılama sonrasında imza itirazının haksız olduğunun tespiti halinde davacılardan ...'ın menfi tespit davasının reddine, davacıların % 20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... Şubesine ait 15/05/2021 tarihli 30.000-TL bedelli ... seri nolu çek nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve çekin istirdatı talebine ilişkindir.
Davacılardan ... 06/09/2021 tarihinde vefat etmiş olup, davacı vekili 14/12/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde müteveffa davacı ...'a ilişkin ... 6. Noterliğinin 15/09/2021 tarih ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile mirasçılarına ilişkin vekaletnameleri sunmuş ve mirasçıların davaya dahil edilmesiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı ...'la ilgili imza itirazı bulunduğundan davacının imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilerek ve mahkeme huzurunda imzaları alınarak dava konusu çek üzerindeki imzanın ...'a ait olup olmadığı hususunda rapor alınmıştır.
ATK Fizik İhtisas Dairesi 13/12/2022 tarihli raporunda; inceleme konusu çek arka yüzde "... ..." yazısı altında atılı 1. ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu çek için eldeki davanın takip yapılmadan evvel açıldığı anlaşıldığından ve davacı tarafça talep edildiğinden Mahkememizin 26/03/2021 tarihli ara karar ile 2004 sayılı İİK'nın 72/2.maddesi gereği %15 teminat karşılığı muhtemel icra takiplerinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmiştir. Akabinde dava konusu çek hakkında .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 09/07/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmıştır.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti uyap sistemi üzerinden incelendiğinde; alacaklının ...AŞ, borçluların ..., ... ..., ..., ... Tekstil ... Ltd Şti olduğu, takip dayanağının ... Şubesine ait 15/05/2021 tarihli 30.000-TL bedelli ... seri nolu çek olduğu, Mahkememiz iş bu dosyasının 26/03/2021 tarihli ara kararında verilen tedbir kararı uyarınca borçlulardan ... ve ... ... yönünden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava konusu ve .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ... Şubesine ait 15/05/2021 tarihli 30.000-TL bedelli ... seri nolu çek incelendiğinde, keşidecinin ... ... olduğu, lehtarın ...-... olduğu, lehtardan sonra sırasıyla ... ... Ltd Şti, ...AŞ'nin cirolarının bulunduğu belirlenmiş, ayrıca davalının cevap dilekçesinden dava dışı ... tekstil-... ile aralarında faktoring sözleşmesi bulunduğu ve dava ve takibe konu çeki faktoring sözleşmesine istinaden ...'dan aldığı anlaşılmıştır. Davalı ile dava dışı ... tekstil-... arasındaki faktoring sözleşmesinin 29/12/2020 tarihinde imzalandığı ve dava konusu çekin dava dışı ... tekstil-...'dan 07/01/2021 tarihinde temlik alındığı, cevap dilekçesi ekinde faktoring sözleşmesinin tarafı olar dava dışı ... tekstil-...'ın çekte kendisinden önce gelen ciranta ... Tekstil ... Ltd Şti adına düzenlediği 05/01/2021 tarihli 32.040,36-TL tutarlı e faturanın sunulduğu görülmüştür.
Davacı ...'ın imza inkarı üzerine ATK'dan rapor alınmış ve ATK 13/12/2022 tarihli raporunda açık bir şekilde ... adına atılı imzanın müteveffa davacı ...'a ait olmadığı belirlenmiştir. Davalı vekili ATK raporuna itiraz ederek yeniden imza incelemesi yapılması ve grafolog bilirkişiden rapor alınmasını talep etmişse de ATK raporunun tereddüte mahal vermeyen ve net kanaat bildirir rapor düzenlemesi nedeniyle davalı vekilinin Grafolog bilirkişiden rapor alınması talebi yerinde görülmemiştir.
Çekte bulunan lehtar imzasının sahte olduğu iddiası mutlak def'ilerden olup hamilin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın her hamile karşı ileri sürülebilir.
Mahkememizce alınan ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 13/12/2022 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu çek arka yüzde "... ..." yazısı altında atılı 1. ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı tespit ve rapor edilmiş olup, sonuç olarak çekteki lehtar imzasının davacı ...'a ait olmadığı sabit olduğundan, davacı ... mirasçıları olan ve davaya dahil edilen davacılar ... yönünden menfi tespit talebinin kabulü ile ... Şubesine ait 15/05/2021 tarihli 30.000-TL bedelli ... seri nolu çek nedeni ile müteveffa davacı ... mirasçıları davacılar ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... ... yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ...'ın dava konusu çekin keşidecisi olduğu, davalının çeki faktoring sözleşmesine istinaden faturalandırılan alacağı temlik aldığı, ayrıca davalının çeki iktisap ettiği tarihin 07/01/2021 olduğu, dava dilekçesi incelendiğinde çek hakkında da aynı tarihte şikayette bulunulduğu ancak davalının çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu veya çeki kötü niyetle iktisap ettiği hususunda dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla davalının çekin iktisabında ağır kusurunun bulunduğu veya çeki kötüniyetle iktisap ettiği hususların ispatlanamadığından, ayrıca ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı görüldüğünden keşidecinin çeki elinde bulunduran hamile karşı yükümlülüğü devam ettiğinden, aynı zamanda keşideci olan davacı ...'ın çekteki imzası inkar edilmediğinden, lehtarın imza inkarında bulunması ve kendisinden sonra gelen cirantalara karşı sorumluluğunun kalkmasının keşideci olan davacının sorumluluğuna etkisi bulunmadığından dava konusu çekin keşidecisi olan davacı ... ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Takip dosyasında ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa kim tarafın hangi tarihte ne tutarda ödeme yapıldığı hususunda .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmış icra dairesinin 10/05/2023 tarihli yazı cevabında ödeme yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Ayrıca davacı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, çekte davacı lehtar ...'a atfen atılan imzadan sonra sırasıyla dava dışı ... ... Ltd Şti ve dava dışı ... tekstil-...'ın cirolarının bulunduğu ve davalının çeki faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı ... tekstil-...'dan aldığı, bu durumda davalının lehtar ...'a atfen atılan imzanın adı geçen lehtarın eli ürünü olup olmadığını bilemeyeceği ve dolayısıyla takipte kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinde haklı görülmediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 21/09/2017 tarihli 2016/20166 E., 2017/6112 K. sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
... Şubesine ait 15/05/2021 tarihli 30.000-TL bedelli ... seri nolu çek nedeni ile müteveffa davacı ... mirasçıları davacılar ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacı ... ... yönünden davanın reddine,
Koşulları oluşmadığından çekin istirdadı talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.049,30-TL harçtan peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97-TL harcın karar kesinleştiğinde davalı temlik alandan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 512,33-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 370,00-TL tebligat/ posta gideri, 2.210,00-TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 3.160,13-TL yargılama giderinin davalı temlik alandan alınarak davacılar ...'a verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacılar ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı temlik alandan alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davalı temlik alan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ... ...'den alınarak davalı temlik alana verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır