T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/254 Esas
KARAR NO:2025/346
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/04/2021
KARAR TARİHİ :16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında 05.07.2018 tarihli 5 yıl süreli LPG ile çalışan Karayolları taşıtları için İkmal istasyonu Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin olağan sona erme
tarihi 05.07.2023 tarihi olduğunu, davalı, LPG alımlarının sözleşmeye uygun olarak düzenli, karşılıklı ekonomik ve ticari koşullara uygun olarak yapması gerektiğini, ancak sözleşmeye aykırı olarak düzenli LGP
alımı yapmadığını, davalı, müvekkil adına olan LPG Otogaz Bayilik Lisansının EPDK nezdinde bulunması ve müvekkili ile arasında bayilik sözleşmesinin devam etmesine rağmen davalı yanca alım
yapılmayarak sözleşme yükümlülükleri ifa edilmemiş olması bayilik sözleşmesinin fiilen ve hukuken uygulanamaz hale getirmiş olması nedeniyle müvekkili tarafından bayilik sözleşmesi haklı nedenle derhal feshedildiği, davalı sözleşmenin haksız şekilde feshine sebebiyet vermekle, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalı bayilik sözleşmesinin 32/a maddesi gereğince müvekkilinin uğradığı müspet zararı tazmin etmek durumunda olduğunu, davalının bayiliğinin devam ettiği süre boyuna LPG satışına devam etmiş ve müvekkili de bu satışlardan kar elde ettiğini, bu nedenle sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, LPG satışlarına devam edecek ve müvekkili de kar etmeye devam edecek, sözleşmenin süresinden önce, davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkilinin bu kardan
mahrum kaldığını, davalının satış rakamlarının müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi talep edildiğini, müvekkilin LPG alış ve davalıya LPG satış fiyatları müvekkili kayıtlarında görüldüğünü, ayrıca davalı sözleşmenin 28./b bendinde sözleşmeye aykırı davranışları sebebi ile sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde, cezai şart olarak, bayinin LPG alımı yaptığı dönemde LPG alımının en yüksek olduğu aydaki LPG miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı ile hesaplanacağını, bilirkişi incelemesi ile davalının LPG alımı yaptığı dönemde aldığı en yüksek LPG miktarının tespiti ile sunulacak olan perakende satış fiyatları göz önüne alınarak cezai şart miktarının tespit edilmesinin talep edildiğini, bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart, ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğundan hem müspet zarar (Kar Mahrumiyeti) hem de cezai şart aynı anda talep edilebildiğini, ayrıca, fesih ihtarının davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren müvekkili alacağına avans faizi üzerinden faiz işletilmesi talep edildiğini,
uyuşmazlıkla ilgili olarak...Arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, 2021/... sayılı Arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebepler, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 3.000 TL, cezai şart olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 3.000 TL olamk üzere
şimdilik toplamda 6.000 TL’nın dava tarihinden itibarn işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekili her ne kadar dava şartı arabuluculuğa başvurduğunu beyan etmiş, hem dava dilekçesi ekinde hem de tensip zaptının 11.nolu arar kararında verilen kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının aslı mahkemeye sunulmadığını, usule uygun arabuluculuk süreci yürütülmedeğinden davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın yetkili mahkemede ikame dilmediğini, müvekkili adresinin .../... sınırları içinde olduğu yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ... ATM (AHM) mahkemeleri olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetli davranarak sözleşmeye olan aykırılıkları gizleyerek müvekkiline gerçeğe aykırı bir şekilde sorumluluklar yükleyerek sözleşmeyi feshettiğini, davacı tüm yazılı ve sözlü ihtar, uyarı ve taleplere rağmen sözleşme şartlarına riayet etmeyerek haksız kazanç elde etme çabası içerisine girdiğini, davacı, müvekkiline uzun bir süredir LPG satışı yapmadığını, müvekkili sipariş vermeden davacı belli periyotlarla ve belli miktarlarda LPG davacı tarafça getirilip tanklara doldurduğunu, davacı sistem üzerinden tank içinde ne kadar LPG olduğunu , ne kadar satış yapıldığını, hangi tank içinde ne kadar LPG kaldığını tespit edebildiği ve buna göre de kendisi istediği zamanda ve miktarda müvekkilinin müdahalesi olmadan LPG dolumunu yaptığını, tüm dolum ve ölçüm işleri davacı tarafından yapıldığını, aradan geçen zaman içerisinde müvekkili kendi satış rakamlarının davacının doldurduğunu iddia ettiği rakamlarla uyuşmadığının fark edildiğini, bunun üzerine davacı yetkilileri ile görüşülmesine rağmen bir sonuç alınamadığını bu nedenle derhal ... SHM nezdinde ... D.İş sayılı delil tespit başvurunda bulunulduğunu,
tespit incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda istasyonda yapılan toplam satış miktarının tankların boş olmasına rağmen 7.070.05 Lt olduğunu, fakat davacı toplam faturalı
7.339.01 LT dolum yaptığını aradaki 268.95 Lt LPG açığının olduğu tespiti yapıldığını, davacı, faturalarıyla doldurduğunu iddia ettiği miktarı doldurmadığının anlaşıldığını, bu açık
bir usulsüzlük olduğunu, söz konusu fark ciddi bir fark olup, davacıya olan güvenin zedelendiğini, bu husus ortaya çıkmasından sonra davacı, nedensiz olarak istasyona LPG gazı getirmemeye başladığını,
müvekkilinin davacıya keşide ettiği ... Noterliği 05.05.2020 tarih ...yevmiyeli ihtarname ile LPG tanklarının her zaman 8.1’de olmasına rağmen faturalarda gösterilen ve gerçekte olması gereken yaklaşık 240 LT farkın oluştuğunu bu konuda delil tespit başvurusu yapıldığını bu haliyle delillerde değişiklik olmaması adına ve sorunun kaynağının netleşmesi adına elde olmayan nedenlerle satış yapılamadığını, eksik ürün teslimi var ise bunun tespitinin yapılmasını ve zararların karşılanması bildirildiğini, davacı izah edilen tüm gelişmelerden ve delil tespiti raporlarından haberdar olmasına rağmen sözleşmeyi feshetme yoluna gittiğini, bu hususu bile davacının kötü niyetli ve usulsüzlüğü gizleme amacını taşıdığını, aksi halde müvekkilinin davacı ile çalışmak istememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı tamamen hukuksuz, keyfi ve tek
taraflı iş ve işlemler ile müvekkilini mağdur ettiğini, bu hususlara ilişkin ... 2. Noterliği 22.01.2021tarih ... yevmiyeli İhtarnamesi ile açıkça itiraz edildiğini diğer yandan davacı, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili tarafından gaz pompası, gaz tankı ve ekipmanlar için verdiği 30.000 TL tutarındaki teminat mektubunu tazmin talebinde
bulunduğunu, teminat mektup karşılığının 27.01.2021 tarihinde nakit olarak bankaya yatırılmak zorunda kalındığını, davacı, huzurdaki dava ile hem cezai şart hem de yoksun kalınan kar talebinde bulunduğunu,
öncelikle belirtmek gerekir ki sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak davacı feshettiğini, bu nedele her hangi bir zarar bulunmamakla beraber müvekkili ciddi manada maddi ve
manevi zarar uğradığını, bu zararların tazmini için gerekli adli ve idari süreç başlatıldığını, davacı, müvekkil tarafından verilen teminat mektubunu tazmin ettiği ve davacının her hangi
bir zararı olmadığını, hem cezai şart, hem de yoksun kalınan kar talep edilmesinin hukuka aykırı olup, bu hususta yerleşik Yargıtay İçtihatları bulunduğunu,
ceza-i şartın geçerli olabilmesi için net ve belirgin olması gerekirken muğlak ve her an değişken birim ve şartlara bağlı ceza-i şartların geçersiz olduğuna ilişkin emsal Yargıtay
kararları olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla usule ve esasa ilişkin itirazların kabulüne, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı kar mahrumiyeti, cezai şart bedeli talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; 05.07.2018 tarihli LPG ile Çalışan Karayolu Taşıtları İçin İkmal İstasyonu Bayiliği Sözleşmesi ve Protokol, ... 32. Noterliği'nin 22.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 32. Noterliği'nin 11.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Ticari defter ve kayıtlar, 15.03.2021 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı, Bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
Davalının ticari defter ve belgelerinin ...' da olması sebebiyle talimat yazıldığı, SMMM bilirkişinin 17.11.2023 tarihli Raporda özetle: davalı ...’in 2020 ve 2021 yılı ticari defter (E.defter) ve muavin kayıtlarının incelendiği, davalının 2019 yılından devreden her hangi bir cari hesap borcunun bulunmadığı, 2020 yılında davacıdan 72.760.87 TL’lık mal alımı yaptığı, davalı tarafından 2020 yılı içinde 145.713.58 TL (Dosyaya sunulu banka ödeme dekontları toplamı) ödeme yapıldığı, ayrıca, davacıya verilen 30.000 TL bedelli Banka teminat mektubunun 27.01.2021 tarihinde tazmin edildiği, davalı defter kayıtlarına göre davacıya LPG alımından dolayı her hangi bir borç bulunmadığı, banka ödeme dekontlarının rapor ekinde sunulduğu hususunun tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 09/08/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davacı ve davalı ticari defter kayıtlarına göre, tarafların LPG satışından kaynaklanan tarafların
birbirlerinden borçlu veya alacaklı olmadıkları,
davacı ticari defter kayıt ve muavin kayıtlarına göre, davalı tarafından davacıya teminat olarak
verilen 30.000 TL tutarlı banka teminat mektubunun davacı tarafından 27.01.2021 tarihinde
tazmin edildiği ve İşbu teminat mektubu tazmini sonrasında, davacının davalıya 28.007.15 TL
borçlu buruma geldiği, diğer bir anlatımla, davalının davacıdan 28.007.15 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın, taraflar arasında imzalanan 05.07.2018 başlangıç tarihli 5 yıl süreli
sözleşmenin, davacı tarafından, davalının LPG alımı yapmaması nedeniyle, sözleşmeye aykırı
davrandığı iddiası ile Sözleşmesini süresinden önce 11.01.2021 tarihinde keşide edilen fesih
ihtarı ile feshedilmesi akabinde, davacının davalıdan kar mahrumiyeti (şimdilik 3.000 TL) ve
cezai şart bedeli (Şimdilik 3.000 TL) toplamı 6.000 TL’nın tazmini talebinde bulunduğu,
davacı tarafından sözleşmenin süresinde önce feshedilmesinde, İhtarnamede iddia edildiği üzere
davacı tarafından davalının LPG alımı yapması yönünde 2 defa Uyarıldığı iddiasına ilişkin olarak
her hangi bir somut belge dosyaya sunulmadığı,
davalı, Fesih ihtarından önce, davacının LPG istasyonuna eksik ürün teslimi yapıldığına
ilişkin, ... SHM ... D.İş sayılı dosyasından delil tespit talebinde bulunduğu ve dosyaya
alınan Bilirkişi raporu ile Davacının davalıya eksik ürün satışı yaptığı yönünde rapor alındığı, İşbu hususta davacıya ihtarname keşide dildiği, işbu ihtarname sonrasında davacı yanın keşide ettiği
fesih ihtarı ile sözleşmenin feshinin işbu tespitler çerçevesinde haklı nedenle fesih edilip edilmediği
hususunda kanaat oluşmadığı,
tamamen nihai takdir mahkemenizde olmak üzere: işbu açıklamalar çerçevesinde, davacının
sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiğinin mahkemenizce de benimsenmesi halinde, davacın kar mahrumiyetinin 33.019.48 TL ve cezai şart bedelinin de 83.754.83 TL olarak
hesaplandığıtespit ve rapor edilmiştir.
15.12.2024
tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; tarafların kök rapora vaki itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda, heyetçe
hazırlanarak mahkemeniz takdirlerine arz edilen 09.08.2024 tarihli kök rapordaki inceleme, tespit ve
değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte her hangi bir somut belge taraflarca sunmadıkları,
dolayısıyla kök rapordaki imceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda raporun sonuç kısmında özetlenen görüş ve kanaatimizi tekraren mahkemeniz takdirlerinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 11.03.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini116.774,31-TL olarak belirlediği anlaşılmıştır.
Davalının yetki itirazında bulunduğu, taraflar arsında düzenlenen 05/07/2018 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden 36. Madde gereği İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri belirlenmiş olmakla davalının yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın arabuluculuğa başvurulmadığı yönünden yaptığı itirazın incelenmesi sonucunda arabulucu AV. ...' İn tebligatın çıkarıldığı, ...' İn 20/04/2022 tarihli beyan dilekçesinde davet mektubunu mail adresine gönderdiği ayrıca ekindeki ... kargo gönderi kodunun eklenildiği, 15/03/2020 tarihli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde ... A.Ş. Vekili ve ...' in taraf olduğu, arabulucu ...' in resmi evrak niteliğindeki arabuluculuk toplantı tutanağından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında söz konusu 2021/... arabuluculuk numarası ile son tutanağın yapıldığı ve bu arablucuğun iptaline ilişkin herhangi bir dava açılmadığı anlaşılmakla, resmi evrak niteliğindeki arabuluculuk tutanağının geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı kar mahrumiyeti, cezai şart bedeli talebinden ibaret olduğu,
Davacı ve davalı ticari defter kayıtlarına göre, tarafların LPG satışından kaynaklanan tarafların
birbirlerinden borçlu veya alacaklı olmadıkları,
Davacı ticari defter kayıt ve muavin kayıtlarına göre, davalı tarafından davacıya teminat olarak
verilen 30.000 TL tutarlı banka teminat mektubunun davacı tarafından 27.01.2021 tarihinde
tazmin edildiği ve İşbu teminat mektubu tazmini sonrasında, davacının davalıya 28.007.15 TL
borçlu buruma geldiği, davalının davacıdan 28.007,15 TL alacaklı olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın, taraflar arasında imzalanan 05.07.2018 başlangıç tarihli 5 yıl süreli
sözleşmenin, davacı tarafından, davalının LPG alımı yapmaması nedeniyle, sözleşmeye aykırı
davrandığı iddiası ile Sözleşmesini süresinden önce 11.01.2021 tarihinde keşide edilen fesih
ihtarı ile feshedilmesi akabinde, davacının davalıdan kar mahrumiyeti (şimdilik 3.000 TL) ve
cezai şart bedeli (Şimdilik 3.000 TL) toplamı 6.000 TL’nın tazmini talebinde bulunduğu,
Davacı tarafından sözleşmenin süresinde önce feshedilmesinde, İhtarnamede iddia edildiği üzere
davacı tarafından davalının LPG alımı yapması yönünde iki defa Uyarıldığı iddiasına ilişkin olarak
her hangi bir somut belge dosyaya sunulmadığı,
Davalı, Fesih ihtarından önce, davacının LPG istasyonuna eksik ürün teslimi yapıldığına
ilişkin, ... SHM ... D.İş sayılı dosyasından delil tespit talebinde bulunduğu ve dosyaya
alınan Bilirkişi raporu ile Davacının davalıya eksik ürün satışı yaptığı yönünde rapor alındığı,
Davacıya ihtarname keşide dildiği, ihtarname sonrasında davacı yanın keşide ettiği
fesih ihtarı ile sözleşmenin feshinin işbu tespitler çerçevesinde haklı nedenle fesih edilmediği anlaşılmakla
hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 102,47 -TL, 1.994,21-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.481,28-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza