T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/293 Esas
KARAR NO: 2023/880
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/05/2021
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline 23.06.2015 tarihinde henüz 8 yaşındayken ...Mahallesi 1389/1 Sokak No:..sayılı adreste apartmanın girişinde oynadığı sırada ...'ın sevk ve idaresindeki plakası belirlenemeyen aracın çarptığını, Plakası belirlenemeyen bu aracın sürücüsünün Gaziosmanpaşa ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ... karar nolu gerekçeli kararı gereğince araç sürücüsünün 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu yönetmeliği 52/1-a-b maddesinde belirtilen sürücüler görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği hava şartlarına uydurmamak, kavşaklara girerken hızını azaltmamak dönüşü geniş kavis ile yapmamak kusurlarını işleyerek, asli kusurlu olduğu belirlendiğini, söz konusu kaza dolayısıyla müvekkilinin adli tıp raporlarına istinaden vücudunda hayat fonksiyonlarını 4 (dört) ağır derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin söz konusu kaza dolayısıyla uzunca bir süre tedavi gördüğünü ve mağdur olduğunu, müvekkili adına 29/01/2020 tarihinde ... Hesabına başvuru yapıldığını ve ... numaralı dosya açıldığını ancak güvence hesabının belirttiği tüm hastanelere gidilip ilgili tetkikler ve raporlar alınmasına rağmen davalı tarafından müvekkiline olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmadığını belirterek, davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkillerinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL sürekli iş gücü kaybı ve 100 TL tedavi giderleri tazminatı olmak üzere toplamda 300 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde dava açılabileceğini, davacıları başvurusuna 15 gün içinde kurum tarafından cevap verildiğini, davacı tarafından eksik evrakların gönderilmesi halinde dosyanın değerlendirmeye alınacağının bildirildiğini, eksik belgelerin sunumundan sonra 8 işgünü içerisinde ödeme yapılmaması halinde dava yoluna gidilebileceğinin düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından, hak sahibi/mağdura tazminat hesaplaması yapılması için yasa ve genel şartlar ile belirlenen ve talep edilen evrakların dava açılmadan şirkete sunulması halinde müvekkil şirket tarafından ödeme yapılacağının izahtan vareste olduğunu, hal böyle olmasına rağmen gerek bu dosyamızda gerekse başka dosyalarda davacı vekillerince; sigorta şirketlerince talep edilen eksik evraklar sunulmadan sırf usulen başvuru yapılarak kanunun lafzına uyarak hareket edilmekte ve dava yoluna gidilmesi tercih edildiğini, davacı vekili eksiklikleri tamamlamadığını, bu bakımdan davacının eksik belgelerle yaptığı başvurunun geçersiz olduğundan dava şartı yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerekirken dosyanın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, zorunlu başvuru belgelerinin tamamının ibraz edilmemesi halinde yapılacak başvurular geçersiz olacak olup başvuru şartı sağlanmadan açılacak tazminat davalarının ön şart yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddi gerektiğini, 23.06.2015 tarihinde ... sevk idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın yaya ...’a çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde kişi başı azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek, öncelikle herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket için davanın reddine, aksi halde davanın esasına ilişkin olarak ise haksız açılan davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 23/06/2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle uğradığı geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri zararlarına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Kusur oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/05/2022 tarihli kusur oranına ilişkin raporunda özetle; sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında, davacı yaya ...’ın davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %15 (yüzde on beş) oranında etken olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
ATK ... İhtisas Dairesinin 27/02/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; Ecevit ve Bedia kızı, 10/07/2007 doğumlu, ...’ın 23/06/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremitenin uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (üç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan deliller, poliçe ve hasar dosyası, ATK raporları dikkate alınarak, davacının dava konusu kaza nedeni ile davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususunda poliçe teminat limiti de dikkate alınarak rapor düzenlenmesi için aktüer bilirkişiye tevdi ile rapor alınmıştır.
Aktüer bilirkişi ... 08/08/2023 tarihli raporunda özetle; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 97,57 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 225.769,03 TL olduğu, Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.068,41 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının 12.02.2020 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 24/11/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde; sürekli iş gücü kaybı talebimizi 100 TL den 225.769,03 TL çıkarttıklarını, sürekli iş göremezlik tazminatı için 225.769,03 TL’nin toplamda dava dilekçesindeki diğer kalemlerle 225.969,03 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Mahkememiz iş bu dosya kapsamı ve dava konusu olaya ilişkin yapılan soruşturma neticesinde yapılan ceza yargılamasına ilişkin kesinleşen Gaziosmanpaşa ... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas nolu dosya içeriği dikkate alınarak hazırlanan ATK kusur raporunda belirlendiği üzere davacı, 23/06/2015 tarihinde ... mahallesi ...Sokak no: ... sayılı apartman girişinde oynadığı sırada ...Sokak üzerinde seyir halinde olan plakası belirlenemeyen araç sürücüsü ...'ın çarpması neticesinde yaralanmış olup, gerçekleşen trafik kazasında Sürücü ...'ın seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını dikkate alarak temkinli ve tedbir alabilecek vaziyette seyretmesi, kavşak mahalline geldiğinde No:.. sayılı apartman girişinde kaldırımla yol arasında oynayan yayanın varlığını dikkate alarak yayaya karşı zamanında ikazda bulunup etkili tedbir alması hususlarına aykırı davranışı nedeniyle %85 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın ise apartman girişinde oynadığı sırada taşıt yolunda seyreden ve kendisine yaklaşan araçların varlığını dikkate almayarak kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde seyir halinde olan araca rağmen kaldırımla yol arasında oynadığı sırada meydana gelen kazada yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde etkisi dikkate alındığında %15 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. ATK dan alınan maluliyet raporu dikkate alındığında ise davacının dava konusu kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranın %3 ve iyilaşma süresinin ise kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğu, kaza nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu belirlenmiş, alınan raporin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük ölçütü ... Yönetmeliğine göre düzenlediği anlaşılmıştır.
Maluliyet raporunda davacının geçici ve sürekli bakıcı ihtiyacı yönünden de değerlendirme yapılmışsa da dava dilekçesi içeriği incelendiğinde davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedai gideri zararları yönünden tazminat talebinde bulunduğu, geçici veya sürekli bakıcı giderleri zararları için talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu kazada kazaya karıyan tarafların kusur durumu ve davacının ATK raporu ile belirlenen maluliyeti dikkate alınarak düzenlenen hesap raporunda aktüer bilirkişinin, davacının talep edebileceği tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 tablosuna ve progressive rant yöntemine göre hesaplama yaptığı görülmüş ve bu hesaplama yönteminin Yargıtay 17.HD 14/01/2021 tarih 2020/2598 esas 2021/34 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamına uygun yöntemle hazırlandığı anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 97,57-TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 225.769,03-TL olduğu belirlenmiş, bakıcı gideri zararı yönünden de hesaplama yapılmışsa da dava dilekçesinde bakıcı gideri zararı için talep bulunmadığından bu husustaki hesaplama dikkate alınmamış, yine aktüer bilirkişi raporunda uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle tedavi gideri zararları yönünden hesaplama yapılmadığı belirtilmişse de davacı vekili 06/12/2023 tarihli celse sırasındaki beyanında dava dilekçesinde tedavi gideri zararları yönünden alacak talebi bulunmakla beraber bu tutarı artırmadıklarını ve bu alacak kalemi yönünden yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak bilirkişi raporu alınması taleplerinin olmadığını, mevcut değerlendirmeler ve dava dilekçesi ile talep artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ettiğini bildirmiş, ayrıca davacı vekilinin 24/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin tazminat taleplerini bilirkişi raporu ile belirlenen tutarlara göre artırdığı görülmüş olup, bu hususları dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik zararı için 97,57-TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 225.769,03-TL olmak üzere toplam 225.866,60-TL maddi tazminatın, davacının dava açılmadan evvel davalıya başvuruda bulunduğu ve bu başvuruya dair ihtarın davalıya 30/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrası davalının temerrütünün gerçekleştiği anlaşılmakla temerrüt tarihi olan 12/02/2020 tarihinden itibaren, davalının sorumluluğunun kanundan kaynaklanması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, davacı vekili tedavi giderleri yönünden bilirkişi raporu alınmasını talep etmediğinden ve bu hususta davacının talep edebileceği alacağın varlığı miktarının belirlenmesi için alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden mevcut durumda davacının talep edebileceği tedavi gideri zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususları ispatlanamadığından tedavi giderine ilişkin 100,00-TL tazminat talebi yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davacının geçici iş göremezlik zararı için 97,57-TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 225.769,03-TL olmak üzere toplam 225.866,60-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.428,95-TL harçtan peşin alınan (59,30-TL peşin harç ve 772,00-TL tamamlama harcı olmak üzere) toplam 831,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.597,65-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin tarafların haklılık durumuna göre 1.319,47-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 0,53-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 554,00-TL tebligat/ posta gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.054,00-TL'nin haklılık durumuna göre 3.052,78-TL tutarındaki kısmı ile 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 772,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.951,88-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 35.879,99-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸
"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"