T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/387 Esas
KARAR NO:2024/82
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/06/2021
KARAR TARİHİ:08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirketin fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı kalmak kaydıyla; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numaralı “... ... and ...” (Makine Arızası, Elektronik Cihaz ve ... Durması dahil Malvarlığı Tüm Riskler Sigortası) sigorta poliçesi ile teminat altına alınan, ancak davalı sigortacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde tazmin edilmeyen müvekkili Şirket'in pandemi nedeniyle uğradığı zarar, masraf, maliyet ve gelir kayıplarının şimdilik 1.000.000.-Türk Lirası kısmının TTK'nın 1427/2. maddesi uyarınca sigorta tazminatının muaccel hale geldiği 13.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, poliçe limitleri dahilinde tazmini talebi ile TTK'nın 1427/3. maddesi uyarınca Mahkemenizce hükmedilecek tazminattan mahsup edilmek üzere, şimdilik 500.000.-TL'nin avans olarak müvekkiline ödetilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle aktif husumet yönünden ve ... bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönünden usuli itirazları bulunduğu, esasa ilişkin olarakta; dava konusu sigorta poliçesi ile verilen “kar kaybı” teminatı, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarına bağlı olarak verilmiş olup “salgın hastalık” talebinden doğan kar kaybı talebi, gerek sigorta poliçesi özel koşulları gerekse de genel koşullar uyarınca teminat kapsamında olmadığını, dava konusu tazminat talebinin, sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava konusu tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı hususunun taraflar arasında çekişmeli olduğundan davacı tarafın avans ödenmesi talebinin kabulünün mümkün olamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı ... Sigorla A.Ş. tarafından 31.12.2018 başlangıç-31.12.2020 bitiş tarihli ... poliçe numaralı “...” (Makine Arızası, Elektronik Cihaz ve ... Durması dahil Malvarlığı Tüm Riskler Sigortası) sigorta poliçesi, davalı Şirket'e 11.05.2020 tarihinde elektronik posta mesajı ekinde iletilen tazmin talep yazısı, Davalı Sigorta Şirketinin müvekkili Şirket'in haklı ve hukuka uygun tazmin talebini kabul etmediğini bildirir 13.05.2020 tarihli elektronik posta mesajı ve ... A.Ş. tarafından gönderlen aynı tarihli e-posta mesajı, .. Noterliğinden keşide edilen 29.09.2020 tarih ... yevmiye sayılı tebliğ şerhli ihtarname, Özel Amaçlı Yeminli Mali Müşavirlik Raporu, Arabuluculuk Son Tutanağı, emsal kararlar, davacı Şirketin ticari defter, kayıt, belge ve yazışmaları, ... A.Ş.'nin Poliçe ile ilgili davalı sigorta şirketi ile yaptığı yazışmalar, Bilirkişi incelemesi, keşif, Uzman görüşü delillerine dayanmışlardır.
Prof. Dr. ...'ün 27/01/2021 tarihli uzman görüşü raporunda özetle; "...Uyuşmazlık konusu poliçenin ...” esasına göre kurulduğu, All risks esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde siportacının esasen, ana Tiziko olarak belirlenen olay/olayların sebebiyet verdiği tüm sonuçlardan, açıkça kapsam dışında bırakılmadıkça sorumlu olduğu, dolayısıyla sigorta poliçesinin “all risks” poliçe şeklinde düzenlenmiş olması ve poliçe başlığında “... durması” teminatının açıkça zikredilmesi karşısında, covid-19 salgını nedeniyle ... yerindeki faaliyetleri kesintiye uğrayan ... yeri sahibinin, uğradığı gelir kayıplarının ... durması poliçesi çerçevesinde tazminini talep edebileceği,
Uyuşmazlık konusu poliçe hükümlerinin yorumunda, poiiçenin düzenleniş biçiminin, İngilizce kaleme alınmış olmasının, içeriğinin Türkiye"de uygulama alanı bulan onaylanmış genel şartlardan oluşmadığının dikkate alınması gerektiği;
Taraflar arasında uyuşmazlığa yol açan ve poliçenin başlığında yer alan “interruption-... durması” kavramının corona virüs salgını sebebiyle meydana gelen ... durması hallerini kapsayıp kapsamadığının tespitinde, poliçede yer alan “property damage” ve “physical loss and damage” kavramlarının da yukarıda belirtilen esaslardan yola çıkılarak yorumlanması gerektiği, söz konusu kavramların içeriğine yer alan (saf) “malvarlığı zararı” kavramının sigorta hukukunda, malvarlığında bir hakkın veya eşyanın kullanılmasına bağlı avantajlardan yoksun kalınması sebebiyle ortaya çıkan zarar olarak tanımlandığı, inceleme kısmında işarct edilen yabancı mahkeme kararlarında da malvarlığı zararı ve fiziksel kayıp ve zarar kavramlarının, malvarlığının belirli sebeplerle kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zararı da kapsadığının kabul edildiği, ihtilaf konusu poliçe ile benzer şekilde İngilizce olarak düzenlenen hükümlerin sigorta etlirenin malvarlığında yer alan bazı malvarlığı kalemlerini kullanamaması sebebiyle zarara uğramasının sigortacının tazminat ödemesi için yeterli olduğu yönünde hüküm tesis edildiği;
İncelediğimiz Poliçede yer alan son derece geniş “property (malvarlığı)” tanımının, ihtilaf konusu olayda “covid-19 salgınının sebebiyet verdiği ... durmasından kaynaklanan kazanç kayıplarının da “properiy damage (malvarlığı zararı)” teminatı kapsamında nitelendirilmesini makul ve haklı gösterdiği,
İhtilaf konusu poliçede, ... durmasından kaynaklanan fiziksel zıya ve zararların teminat altına alındığı bölümde, sigortalı ... yerinde fiziksel değişimi gerekli kılmayan teminatların ve bunların karşılığı olan limitlerin belirlenmesi, “fiziksel zıya ve hasar” kavramının sigortalı tarafından geniş şekilde yorumlanmasını ve ... durmasından kaynaklanan gelir kayıplarının poliçe kapsamında karşılanmasına yönelik beklentilerini haklı kıldığı, poliçede fiziksel zıya ve hasar kavramına ilişkin sınırlandırıcı bir tanımın yapılmamış olduğu da gözetildiğinde, covid-19 salgını ve salgını önlemek üzere getirilen kamusal sınırlamalar nedeniyle faaliyetlerini yürütmesi fiilen imkânsız hale gelen işyerlerinin gelir kayıplarının “fiziksel zıya ve hasar” olarak nitelendirilmesi gerektiği,
Somut uyuşmazlık -bakımından poliçede yer alan hükümlerin kapsamının belirlenmesinde, açık olmayan ve farklı şekillerde yorumlanmaya müsait hükümlerin, genel işlem şartlarının yorumlanmasına ilişkin esaslar uyarınca sigortacı aleyhine yorumlanması gerekltiği, bu sebeple corona virüs salgını sebebiyle ... durmasının, sigorta ettirenin malvarlığını kullanamamasına sebebiyet verdiğinde malvarlığında fiziksel bir zarara bağlı olmaksızın zarar görmesine yol açtığının, bu zararın da teminat kapsamında yer aldığının kabul edilmesi gerektiği;
Türkiye'de otellerin tam kapanmasına yönelik olarak uygulamaya konulan bir Genelgenin bulunmamasının “... durması” klazunun uygulanmasına etkisinin bulunmadığı, zira İçişleri Bakanlığı tarafından salgınla mücadele kapsamında yayınlanan Genelgelerde yer alan sokağa çıkma yasağı, şehirlerarası seyahat kısıtlamaları, düğün, nişan ve benzeri etkinliklerin yasaklanması, havuz, restaurant, sauna hizmetlerine ara verilmesinin otellerin fiilen kapanmasına yol açması sebebiyle ... durmasının gerçekleştiği;
Poliçede yer alan ve sigortacının ödeme yapmasına yol açan klozların bir kısmının fiziki bir zarar gerçekleşmesine bağlı olmadığı, non-damage klozlar olarak bilinen ve teminatın kapsamını genişletmek amacıyla poliçeye eklenen bu klozların hangi hallerde (deprem, yangın, salgın hastalık vs.) uygulanacağını belirleyen veya sınırlandıran bir açıklayıcı hükmün sözleşmede yer almadığı, poliçede, Bölüm-1'de açıkça teminatlar arasında sayılan, “public authorities clause”a (kamu makamlarının aldığı kararlar) veya
Bölüm-2'de yine açıkça teminatlar arasında zikredilen “prevention of access” (giriş yasağı) klozlarının sigorta kapsamında yer alan malvarlığının kullanılamaması sebebiyle oluşan zararları teminat kapsamına aldığı, bu klozların uygulanmasının koşullarını sınırlayan, açıklayan bir esasın poliçede yer almaması ve bu hususu ispat yükünün sigortacıda olması sebebiyle corona virüs sebebiyle kamu makamlarının aldığı kararların uygulanması ve buna bağlı olarak sigorta kapsamında bulunan yerlere girilememesinin teminali içerisinde yer alacağı..."
Prof. Dr. Tekin Memiş'in bila tarihli uzman görüşü raporunda özetle; "...Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah ettiğim üzere;
1) Davaya konu sigorta poliçesinin malvarlığı ve malvarlığına bağlı kar kaybı sigortası olduğu,
2) Bu sigorta sözleşmesinin genel işlem şartı mahiyetindeki şartlarının ... aracılığı ile davacı sigorta ettirence belirlendiği, bu nedenle sözleşme şartlarının aleyhe yorumlanması gerekiyor ise davacı aleyhine yorumlanması gerektiği,
3) Sigorta sözleşmesi “all risk” sigortası olsa da bunun hiçbir zaman ne var ne yok bütün rizikoların sigorta himayesi dahilinde olmadığı,
4) Davacının kar kaybı sigortasının malvarlığı sigortasına bağlı olduğu ve yangın sigortasına bağlı bir kar kaybı sigortası yapıldığı, bu nedenle yangın sigortası rizikolarımdan birinin varlığı halinde kar kaybının talep edilebileceği,
5) Bölüm 11 ve Bölüm M'de açık bir şekilde “fiziki hasar ve kayıp”tan bahsedildiği, fiziki hasar ve kaybın da sigortalı mülkte açık bir şekil değiştirme ya da açık bir kullanılamazlığı gerektirdiği, Alman hukuku ve Amerikan hukukunda da fiziki hasarın çok açık bir şekilde belirlendiği,
6) Davalının sigortalı mülklerinin hiç birisinde Covid-19 sebebiyle bir kapanma/karantina da olmadığı, bu yönde bir delilin de dava dosyası içinde mevcut olmadığı,
7) Covid-19 virüsünün fiziki hasara yol açmadığı yönündeki içtihatların Amerikan hukukunda netleştiği,
8) Yine sigortalı mülke yönelik kamu otoriteleri tarafından ne fiziki bir önlem alındığını ne de yasaklama getirildiğini, bu sebeple fiziki bir hasar olmaksızın ya da doğrudan bu yerlere erişim engellenmeksizin kamu otoritesi klozuna dayanılamayacağı, nitekim Amerikan içtihatlarının da bu yönde istikrar kazandığı,
9) Ayrıca davacının gelir kaybının, rezervasyon ve tur iptallerinin sebebinin kamu otoritelerinin kısıtlaması olmadığı, aksine insanlarda virüs ve hastalık sebebiyle oluşan korku ve kaygının olduğu,
10)Bu nedenle davacının gelir kaybının sigorta himayesinde olmadığı..."
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre; Bilirkişiler ..., Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve ...'in 02/12/2022 tarihli raporunda özetle; "...Mali İncelemeler Yönünden:
1- Davacı tarafın 2018 yılında elde ettiği gelir tutarı 123.801.304,36 TL olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür.
2- Davacı tarafın 2019 yılında elde ettiği gelir tutarının 163.396.890,98 TL olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür.
3- Davacı tarafın 2020 yılında elde ettiği gelir tutarının 85.320.337,67 TL olduğu tespit edilmiş ve %52.21 oranında gelir kaybının olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür. Covid-19 ‘un başladığı Mart 2020 tarihinde, Şubat ayında 28.322 kişi olan müşteri sayısı Mart - 2020’de 11.445 kişiye ve Nisan - 2020’de 3419 kişiye düşmüş, düşüş devam etmiş ve Mayıs - 2020’de 3952 kişi Haziran - 2020’de 3382 kişi olarak tespit edilmiştir. 2020 yılı Şubat ayına göre kişi sayısında % 900 yakın bir düşüş meydana geldiği tespit edilmiştir.
4- Davacı tarafın 2020 yılında yukarıda rakamları belirtilen kişi konaklama bedelleri ile Covid-19 nedeniyle katlanmak durumunda kaldığı ve önceki yıllar hasılat oranlarının alınması kaydıyla kaybının toplam 201.882.376,00 TL hasılat olabileceği kanaatine varılmıştır.
5- Poliçe kapsamı nedeniyle hukuken Sayın Mahkeme’ ce ödeme kararı verildiği takdirde yukarıdaki tutarlara göre 201.882.376,00 TL’lik hasılatın kaybından ortalama net kar kaybının %38.09 oranı baz alındığında 76.896.997,00 TL olabileceği kanaatine varılmıştır. Tüm yapılan incelemelerde yevmiye kayıtlarının TTK hükümlerine uygun işlendiği görülmüştür.
Sigortacılık Yönünden
1- Davaya konu olayda, davacı ... A.Ş.’nin, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe numarası ile 31/12/2018 – 21/12/2020 vade tarihleri arasında “... Sigorta Programı Malvarlığı Zararı / ... Durması / Makine Arızası / Elektronik Teçhizat, Terörizm ve Sabotaj – Grev İsyan Halk Hareketleri Malvarlığı ve Kaza Poliçesi Dahil sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu,
2- Davalı tarafın talebinin ilgili poliçe vadesi içerisinde olduğu,
3- Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından üretilen ... poliçe numaralı ve 31/12/2018 – 21/12/2020 vade tarihli sistem kaydı olduğu belirtilen sigorta poliçesinin de Ticari Paket Sigorta Poliçesi olduğu ve ilgili poliçe sistem kaydının 2. Sayfasında “İşbu poliçe pc poliçenin sistem kaydı olup, herhangi bir hasar anında pc poliçe şartları geçerli olacaktır.” notunun yer aldığı,
4- Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin 1. sayfasında ... Bankası A.Ş. dain-i mürtehin sıfatıyla sözleşmede yer aldığı ve Dain-i Mürtehin sıfatıyla ilgili sigorta poliçesinde yer alan ... Bankası A.Ş.’nin 27.09.2021 tarihinde Sayın Mahkeme’ye sunmuş olduğu muvafakatnamenin dosya kapsamında yer aldığı,
5- Dosya kapsamında yer almayan ilgili sigorta poliçesinin ayrılmaz eki olan ve poliçeye ait All Risk klozlarının/wordinglerinin tamamı (istisnalar, şartlar), Public Authority klozu ile Deny of Access - Prevention of Access klozlarını değerlendirmeden dava konusu talep hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapmanın sigortacılık tekniği açısından mümkün olmadığı,
6- Sayın Mahkeme tarafından ilgili belgelerin taraflardan temin edilmesi durumunda teknik değerlendirme yapılarak ek rapor tanzim edilebileceği, konuyla ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
Sigorta Hukuku Yönünden
Poliçede rizikonun genelliği ilkesinin benimsenmiş olması; ... durması zararlarına ilişkin olarak teminatın kapsamını sınırlayan açık bir istisna hükmünün yer almaması; fiziksel zıya veya hasar kavramının açıklanmamış olması; teminatın kapsamını belirleyen özel şartların metinlerinin dosyaya sunulmamış olması karşısında ve TTK m. 1409/2 hükmü uyarınca, sigortacının, sigortalının talebinin teminatın kapsamı dışında kaldığı iddiasını ispatlayamadığı..."
Bilirkişiler ..., Doç. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve ...in 01/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Mali İncelemeler Yönünden:
1- Davacı tarafın 2018 yılında elde ettiği gelir tutarı 123.801.304,36 TL olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür.
2- Davacı tarafın 2019 yılında elde ettiği gelir tutarının 163.396.890,98 TL olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür.
3- Davacı tarafın 2020 yılında elde ettiği gelir tutarının 85.320.337,67 TL olduğu tespit edilmiş ve %52.21 oranında gelir kaybının olduğu tespit edilmiş ve görülmüştür. Covid-19 ‘un başladığı Mart 2020 tarihinde, Şubat ayında 28.322 kişi olan müşteri sayısı Mart - 2020’de 11.445 kişiye ve Nisan - 2020’de 3419 kişiye düşmüş, düşüş devam etmiş ve Mayıs – 2020’de 3952 kişi Haziran – 2020’de 3382 kişi olarak tespit edilmiştir. 2020 yılı Şubat ayına göre kişi sayısında % 900 yakın bir düşüş meydana geldiği tespit edilmiştir.
4- Davacı tarafın 2020 yılında yukarıda rakamları belirtilen kişi konaklama bedelleri ile Covid-19 nedeniyle katlanmak durumunda kaldığı ve önceki yıllar hasılat oranlarının alınması kaydıyla kaybının toplam 201.882.376.00 TL hasılat olabileceği kanaatine varılmıştır.
5- Poliçe kapsamı nedeniyle hukuken Sayın Mahkeme’ ce ödeme kararı verildiği takdirde yukarıdaki tutarlara göre 201.882.376.00 TL lik hasılatın kaybından ortalama net kar kaybının %38.09 oranı baz alındığında ek açıklamalar gereği ve 2020 yılı karının %7 si 5.382.789.79 TL olarak hesaplanmış olup tenzili halinde 71.514.207.21 TL. net kar kaybının olabileceği kanaatine varılmıştır. Tüm yapılan incelemelerde yevmiye kayıtlarının TTK hükümlerine uygun işlendiği görülmüştür.
Sigortacılık Yönünden:
Sigortacılık tekniği açısından davacı ve davalı tarafça Kök Rapor’a yapılan itirazlar değerlendirilmiş olup;
1. Kök raporda belirtildiği üzere; “… poliçeye ait All Risk klozlarının/wordinglerinin tamamı (istisnalar, şartlar), Public Authority klozu ile Deny of Access - Prevention of Access klozlarını değerlendirmeden dava konusu talep hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapmanın sigortacılık tekniği açısından mümkün olmadığı,” tespiti ile ilgili davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyaya yeni bir bilgi veya belge sunulmadığı,
2. Davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin All Risk (Tüm Riskler) esası ile düzenlenmiş olduğu,
3. Sigorta sektörünün yerleşik teknik uygulamaları çerçevesinde “... durması” veya “kar kaybı” gibi teminatların, fiziksel zararlara veya fiziksel hasarlara bağlı olarak gerçekleşmesi durumunda teminat kapsamında olduğu,
4. Bölüm I’de yer alan “Mülk Hasarı, ... Durması Dahil Makine Kırılması ve Elektronik Cihaz” başlığı altında yer alan teminat açıklamasında herhangi bir “fiziki zarar veya fiziksel hasar bağlı olarak” ifadesinin bulunmadığı,
5. Somut olayda poliçede verilen teminatlar başlığı altında yer alan Bölüm 1’de ki ... Durması teminatı ile ilgili özel şart maddelerinin veya genişletmelerin olup olmadığı veya var ise ne olduğunun bilinmediği, (Kök raporda talep edilmesine rağmen taraflarca dosyaya sunulmamıştır.) dolayısıyla sigorta sektörünün genel uygulamaları dışında yer alan bu husus ile ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
6. Bölüm 1 kapsamında yer alan Alt Limitler başlığı altında bulunan Kamu Makamları Klozu (Public Authorities Clause) ile Temizlik Maliyeti (Cost of Cleaning Up) teminatları ile ilgili özel şart maddelerinin veya genişletmelerinde ne olduğunun veya olup olmadığının bilinmediği (Kök raporda talep edilmesine rağmen taraflarca dosyaya sunulmamıştır.) dolayısıyla TTK Madde 1409’a göre bu teminatların ilgili sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında olduğu hususu davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ispatlanması gereken bir durum olduğu,
7. Davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünün Kamu Makamları Klozu için 3.000.000,00 Euro ve Temizlik Maliyeti için 5.000.000,00 Euro ile sınırlı olduğu,
8. Bölüm 1 - ... Durması Dahil Malvarlığı Zararı, Makine Arızası ve Elektronik Teçhizat teminatı için Tenzili Muafiyet’in Deprem ve Sel Riski dışında kalan Tüm Riskler için 2.500,00 Euro olduğu ve Otellerle ilgili olarak sıfır olduğu dolayısıyla muafiyet olmadığı..."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
Davacı yan; davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinde Covid pandemisi sebebiyle uğranılan zarar, masraf, maliyet ve gelir kayıplarının tazmini için 1.000.000.-Türk Lirası tutarında kısmi dava açmış, bilahare davasını ıslah ederek toplam 30.399.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; davalı yan ise, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu sigorta poliçesi ile verilen “kar kaybı” teminatı, Yangına Bağlı Kar Kaybı Sigortası Genel Şartlarına bağlı olarak verilmiş olup “salgın hastalık” talebinden doğan kar kaybı talebinin gerek sigorta poliçesi özel koşulları gerekse de genel koşullar uyarınca teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamın ve poliçenin incelenmesinde taraflar arasında All Risk (Tüm Riskler) esasına göre sigorta poliçesi tanzim edildiği hususunda çekişme bulunmamaktadır. Çekişme; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, Covid-19 salgını ve bu salgın nedeniyle kamu otoriteleri tarafından alınan önleyici-kısıtlayıcı tedbirler, kararlar, genelge ve düzenlemeler nedeniyle davacının sahibi olduğu ... Oteli ve Kongre Merkezi'nin çalışamaz hale gelmesinden kaynaklanan zararlarının davaya konu poliçe kapsamında davalı sigortacıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde dain-i mürtehin sıfatıyla yer alan ... Bankası A.Ş.'nin 27.09.2021 tarihinde sunmuş olduğu muvafakatnamenin dosya kapsamında yer aldığı gözetildiğinde davalı yanın husumet itirazının yersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamında çevirileri bulunan dava konusu sigorta poliçesinde davacıya davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından verilen teminatlar üç başlık altında yer almaktadır;
Bölüm 1'de; Mülk Hasarı, ... Durması Dahil Makine Kırılması ve Elektronik Cihaz teminatı yer almaktadır. Bölüm 1'de verilen teminatın özetle; “sigortalının sahip olduğu ve/veya kiraladığı ve/veya sigortalının sorumluluğu, gözetimi ya da kontrolü altında olduğu müddetçe sigortalının yasal veya akdi olarak sigorta yaptırmakla yükümlü olduğu havalimanları, limanlar, terminaller, binalar, muhteviyat, teçhizat, makineler, emtia, sarf malzemeleri ve materyaller dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla her tür ve cinsten mal mülk” ifadeleri yer almaktadır.
Bölüm 2'de ise; “Bölüm 1'de bahsedilenlerin fiziki zarar veya hasar görmesinin doğrudan bir sonucu olarak faaliyetlerin durması neticesinde oluşan borçlanma (anapara ve faiz), sabit işletme giderleri ve artan faaliyet giderleri nedeniyle gelir kaybı” teminatı yer almaktadır.
Bölüm 3'te ise; “LMA 3092 ve LMA 5039 uyarınca işbu poliçe kapsamında sigorta edilmiş olan bir terör eylemi neticesinde Fiziki Zarar veya Fiziki Hasar Oluşması, ... Durması ve sigorta kapsamındaki fiziki zarar veya hasarın doğrudan bir sonucu olarak faaliyetlerin durması neticesinde oluşan borçlanma (anapara ve faiz), sabit işletme giderleri ve artan faaliyet giderleri nedeniyle Gelir Kaybı ile ilgili Tüm Rizikolar” teminat altına alınmıştır.
Mahkememizce alınan 02/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu dava konusu poliçenin kapsamına göre özetle aşağıdaki tespit ve değerlendirmeleri kapsamaktadır;
"(...) sigorta poliçesinde riziko iki aşamada sınırlandırılır. İlk aşamada (asli riziko sınırlandırması), riziko genel nitelikleriyle belirlenir. İkinci aşamada (tali riziko sınırlandırması) ise teminatın kapsamına aslında dahil olan bazı hâller istisna edilerek teminatın kapsamı dışına çıkarılır. İlk aşama (asli riziko sınırlandırması) bakımından iki yöntem bulunmaktadır. Bunlar rizikonun genelliği ("all risks”) ve belirli rizikolar (“named perils”) yöntemleridir.
Uyuşmazlık konusu sigorta sözleşmesini tevsik eden poliçede sigortanın türü, “makine kırılması, elektronik cihaz ve ... durması dahil malvarlığı tüm riskler” ("all risks”) olarak ifade edilmiştir. Teminat kapsamındaki riziko “Bölüm I: ... durması dahil, malvarlığı zararı, makine kırılması ve elektronik cihaz”, “Bölüm Il: Malvarlığı zararı ve/veya makine kırılması sonucunda ortaya çıkan ... durması”, “Bölüm I: Grev, isyan, halk hareketi, kötü niyetli hareketler dahil terörizm ve sabotaj ve bunlar sonucunda ortaya çıkan ... durması” şeklinde belirlenmiştir. Bu çerçevede tarafların sözleşmede rizikonun genelliği esasını benimsediği; dolayısıyla sigortacının, açıkça istisna edilmediği sürece ana rizikonun gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan tüm zararlardan sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Teminatın kapsamı dışında bırakılma, istisna olarak adlandırılmaktadır. Teminata istisna öngören bir şartın geçerliliği için, içeriğinin kesin, açık ve belli şekilde ifade edilmiş olması; örtülü şekle ilişkin şartları bakımından ise, 3.6.2007 tarih ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1. maddesinin son cümlesi, aynı maddenin 5. fıkrası ile 13.1.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425/1. maddesi göz önünde bulundurulmalıdır. Buna göre, istisna şartı rahat, kolay okunacak bir tarzda düzenlenmeli; istisna şartında yabancı kelimelere yer verilmemeli ve istisna şartı özel şart olarak kararlaştırılmışsa, bu başlık altında açıkça belirtilmelidir. Bu koşullardan biri gerçekleşmediğinde istisna şartının geçersiz olduğu sonucuna varılabileceği gibi; duruma göre şartın geçerli sayılması, ancak sigortacı aleyhine yorumlanması da söz konusu olabilir. Poliçede pandemi nedeniyle uğranılan ... durması zararlarının teminatın kapsamı dışında bırakıldığını ortaya koyan ve yukarıda açıklanan şartları taşıyan, geçerli bir istisna klozu tespit edilememiştir.
Poliçe Bölüm I'de “gerek malvarlığı zararının gerekse makine kırılmasının sonucu olan ... durması”, “Bölüm 1'de belirtilen fiziksel zıya ve hasarın doğrudan sonucu olan borç yönetimine ilişkin gelir kaybı, sabit işletme giderleri ve artan çalışma maliyeti” olarak belirlenmiştir. Ancak Bölüm 1'de “fiziksel zıya hasar”dan bahsedilmemiş; malvarlığı zararı bakımından malvarlığı “sigortalının maliki olduğu ve/veya kiraladığı ve/veya sigortalının bakımı, gözetimi veya kontrolü altında bulunduğu süre bakımından yasal yahut akdi olarak sigortalamakla yükümlü bulunduğu, sözleşme süresince edinilen malvarlığı dahil, sayılanları içerecek ancak sayılanlarla sınırlı olmayacak şekilde, hava limanı, liman, terminal, bina, muhteviyatı, ekipman, makine, stok, tüketim ve sarf malzemeleri ile materyaller” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre Bölüm I'de teminat kapsamındaki malvarlığı kavramı tanımlanmış olup, fiziksel zarara ilişkin bir tanım, açıklama vs. yer almadığı gibi, anılan malvarlığı unsurlarının ancak fiziksel zarar görmeleri halinin teminata dahil olduğuna yönelik bir sınırlama da getirilmemiştir. Aksine “... durması dahil malvarlığı zararları” ifadesinden, salt malvarlığı içinde yer alan eşyaların zıyaa veya hasara uğramasından kaynaklanan zararların temin edilmediği; eşyanın zıyaa ve hasarıyla ortaya çıkmayan, geniş anlamda malvarlığı zararlarının da teminat kapsamına dahil olduğu anlaşılmaktadır. Poliçenin başka bir maddesinde de fiziksel zarar kavramı tanımlanmış değildir.
Alt limitlere ilişkin düzenlemeler incelendiğinde, Bölüm 1'e ilişkin alt limitler arasında “public authorities - kamu makamları”; Bölüm II'ye ilişkin alt limitler arasında “civil authorities - sivil makamlar” ve “prevention of access - erişimin engellenmesi” klozlarının; Bölüm 1 ve Il'ye ilişkin şartlar arasında ise “conseguential loss - dolaylı zararlar” klozunun sayıldığı görülmektedir. Bahsi geçen klozların içeriği bilinmektedir. Ancak uygulamada farklı ifadelerle az ya da çok değişen şekilde kaleme alınabilmekte; kapsamları ve sınırları da bu ifade ediş şekline göre değişebilmektedir. Bu nedenle ve bahsi geçen klozların metinleri poliçede yer almadığından, uyuşmazlık konusu teminatın kapsamı açısından incelenip değerlendirilmeleri mümkün olamamıştır. Bu hususta genel olarak söylenebilecek husus, anılan klozların teminatın kapsamını genişlettikleridir.
TTKm. 1409/2 uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu çerçevede, sigortacıdan bir talepte bulunan sigorta ettirenin önce talebinin sigorta himayesinin kapsamında bulunduğunu ispatlaması gerekir; talebin teminat kapsamı dışında kaldığını iddia eden sigortacı ise bunu kanıtlamalıdır. Açıklanan nedenlerle, poliçede rizikonun genelliği ilkesinin benimsenmiş olması; ... durması zararlarına ilişkin açık bir istisna hükmünün yer almaması; fiziksel zıya veya hasar kavramının açıklanmamış olması; teminatın kapsamını belirleyen özel şartların metinlerinin dosyaya sunulmamış olması karşısında ve TTK m. 1409/2 hükmü uyarınca, sigortacının, sigortalının talebinin teminatın kapsamı dışında kaldığı iddiasını ispatlayamadığı, ancak dosya kapsamında yer almayan ilgili sigorta poliçesinin ayrılmaz eki olan ve poliçeye ait All Risk klozlarının/wordinglerinin tamamı (istisnalar, şartlar), Public Authority klozu ile Deny of Access - Prevention of Access klozlarını sunulması durumunda daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceği sonucuna varılmıştır."
Bilirkişi kök raporunda talep edilmesine rağmen taraflarca All Risk klozlarının/wordinglerinin dosyaya sunulmadığı görülmüş, taraf vekillerinin hem mali hesaplamalara, hem de kök rapordaki sigortacılık uygulamaları ve sigorta hukuku yönünden yapılan itirazların gerekçeli olarak değerlendirilmesi için alınan ve mahkememizce de hükme elverişli bulunan 01/11/2023 tarihli ek raporunda özetle;
All Risk esası ile düzenlenen sigorta poliçelerinin en önemli özelliği; poliçenin, istisnalar bölümünde hangi tehlikelere (risklere) karşı koruma sağlamadığının tek tek sayılması ve bu istisnaların dışında kalan tüm tehlikelerin (risklerin) teminat altında olduğunun belirtilmesidir. Bu özelliğinden dolayı bu poliçeler, “Bütün Tehlikeler” (All Risk) poliçesi olarak adlandırılmaktadır. Davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin All Risk (Tüm Riskler) esası ile düzenlenmiş olduğu görülmektedir.
Bölüm 1 kapsamında yer alan Alt Limitler başlığı altında bulunan Kamu Makamları Klozu (Public Authorities Clause) ile Temizlik Maliyeti (Cost of Cleaning Up) teminatları ile ilgili özel şart maddelerinin veya genişletmelerinde ne olduğunun veya olup olmadığının bilinmediği, (Kök raporda talep edilmesine rağmen taraflarca dosyaya sunulmamıştır.) dolayısıyla davaya konu sigorta tazminat talebinin...sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu ispat yükünün TTK Madde 1409'a göre dayalı ... Sigorta A.Ş.'de olduğu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından talebin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu ispat edecek herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünün Kamu Makamları Klozu için 3.000.000,00 Euro ve Temizlik Maliyeti için 5.000.000,00 Euro ile sınırlı olduğu, Bölüm 1 ... Durması Dahil Malvarlığı Zararı, Makine Arızası ve Elektronik Teçhizat teminatı için Tenzili Muafiyet'in Deprem ve Sel Riski dışında kalan Tüm Riskler için 2.500,00 Euro olduğu ve Otellerle ilgili olarak sıfır olduğu dolayısıyla muafiyet olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Öte yandan anılan ek rapordaki mali hesaplamalara göre;
Davacı tarafın 2018 yılında elde ettiği gelir tutarının 123.801.304,36 TL, 2019 yılında elde ettiği gelir tutarının 163.396.890,98 TL, 2020 yılında elde ettiği gelir tutarının 85.320.337,67 TL olduğu tespit edilmiş ve %52.21 oranında gelir kaybının olduğu görülmüştür. Şubat 2020 ayında 28.322 kişi olan müşteri sayısının Covid-19'un başladığı Mart 2020'de 11.445 kişiye, Nisan 2020'de 3.419 kişiye, Mayıs 2020'de 3.952 kişiye ve Haziran 2020'de 3.382 kişiye düştüğü, 2020 yılı Şubat ayına göre kişi sayısında %900 yakın bir düşüş meydana geldiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafın 2020 yılında yukarıda rakamları belirtilen kişi konaklama bedelleri ile Covid-19 nedeniyle katlanmak durumunda kaldığı ve önceki yıllar hasılat oranlarının alınması kaydıyla kaybının toplam 201.882.376.00 TL hasılat olabileceği kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki tutarlara göre 201.882.376.00 TL hasılat kaybından ortalama net kar kaybının %38.09 oranı baz alındığında ve 2020 yılı karının %7'si olan 5.382.789.79 TL.nin tenzili halinde 71.514.207.21 TL. net kar kaybının olabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu, uzman mütalaaları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Davacının işyerinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numaralı “... ... and ...” (Makine Arızası, Elektronik Cihaz ve ... Durması dahil Malvarlığı Tüm Riskler Sigortası) sigorta poliçesi ile teminat altına alıdığı, Covid-19 salgını ve bu salgın nedeniyle kamu otoriteleri tarafından alınan önleyici-kısıtlayıcı tedbirler, kararlar, genelge ve düzenlemeler nedeniyle davacının sahibi olduğu ... Oteli ve Kongre Merkezi'nin çalışamaz hale gelmesinden kaynaklanan zararlarının davaya konu poliçe kapsamında davalı sigortacıdan tazmininin talep edildiği, dosya kapsamına, bilirkişi raporları ve uzman mütalaaları ile tarafların kabulüne göre dava konusu poliçenin All Risk (Tüm Riskler) esasına göre tanzim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
All Risk esası ile düzenlenen sigorta poliçelerinin en önemli özelliği; poliçenin, istisnalar bölümünde hangi tehlikelere (risklere) karşı koruma sağlamadığının tek tek sayılması ve bu istisnaların dışında kalan tüm tehlikelerin (risklerin) teminat altında olduğunun kabul edilmesidir. Bu özelliğinden dolayı bu poliçeler, “Bütün Tehlikeler” (All Risk) poliçesi olarak adlandırılmaktadır. Davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin All Risk (Tüm Riskler) esası ile düzenlenmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamında çevirileri bulunan dava konusu sigorta poliçesinde davacıya davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından verilen teminatlar üç başlık altında yer almaktadır;
Bölüm 1'de; Mülk Hasarı, ... Durması Dahil Makine Kırılması ve Elektronik Cihaz teminatı yer almaktadır. Bölüm 1'de verilen teminatın özetle; “sigortalının sahip olduğu ve/veya kiraladığı ve/veya sigortalının sorumluluğu, gözetimi ya da kontrolü altında olduğu müddetçe sigortalının yasal veya akdi olarak sigorta yaptırmakla yükümlü olduğu havalimanları, limanlar, terminaller, binalar, muhteviyat, teçhizat, makineler, emtia, sarf malzemeleri ve materyaller dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla her tür ve cinsten mal mülk” ifadeleri yer almaktadır.
Bölüm 2'de ise; “Bölüm 1'de bahsedilenlerin fiziki zarar veya hasar görmesinin doğrudan bir sonucu olarak faaliyetlerin durması neticesinde oluşan borçlanma (anapara ve faiz), sabit işletme giderleri ve artan faaliyet giderleri nedeniyle gelir kaybı” teminatı yer almaktadır.
Bölüm 3'te ise; “LMA ... ve LMA ... uyarınca işbu poliçe kapsamında sigorta edilmiş olan bir terör eylemi neticesinde Fiziki Zarar veya Fiziki Hasar Oluşması, ... Durması ve sigorta kapsamındaki fiziki zarar veya hasarın doğrudan bir sonucu olarak faaliyetlerin durması neticesinde oluşan borçlanma (anapara ve faiz), sabit işletme giderleri ve artan faaliyet giderleri nedeniyle Gelir Kaybı ile ilgili Tüm Rizikolar” teminat altına alınmıştır.
Davalı yan poliçenin fiziksel hasarlardan, yani malvarlığı hasarından kaynaklanan zararları kapsadığını, Covit-19 pandemisini açıkça kapsamadığını savunmuş ise de; gerek davacı tarafın sunmuş olduğu Prof.Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşü ve gerekse bilirkişi kök raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; poliçede Bölüm 1'de teminat kapsamına alınan malvarlığı kavramı tanımlanmış olup, fiziksel zarara ilişkin bir tanım, açıklama vs. yer almadığı gibi anılan malvarlığı unsurlarının ancak fiziksel zarar görmeleri halinin teminata dahil olduğuna yönelik bir sınırlama da getirilmemiştir. Aksine “... durması dahil malvarlığı zararları” ifadesinden salt malvarlığı içinde yer alan eşyaların zıyaa veya hasara uğramasından kaynaklanan zararların temin edilmediği; eşyanın zıyaa ve hasarıyla ortaya çıkmayan, geniş anlamda malvarlığı zararlarının da teminat kapsamına dahil olduğu anlaşılmaktadır. Poliçenin başka bir maddesinde de fiziksel zarar kavramı tanımlanmış değildir.
Yine alt limitlere ilişkin düzenlemeler incelendiğinde, Bölüm 1’e ilişkin alt limitler arasında “public authorities - kamu makamları”; Bölüm 1I'ye ilişkin alt limitler arasında “civil authorities - sivil makamlar” ve “prevention of access - erişimin engellenmesi” klozlarının; Bölüm 1 ve 2'ye ilişkin şartlar arasında ise “conseguential loss - dolaylı zararlar” klozunun sayıldığı görülmektedir. Bahsi geçen klozların içeriği bilinmektedir. Ancak bilirkişi heyetine göre sektörel uygulamada farklı ifadelerle az ya da çok değişen şekilde kaleme alınabilmekte; kapsamları ve sınırları da bu ifade ediş şekline göre değişebilmektedir. Bu nedenle ve bahsi geçen klozların metinleri poliçede yer almadığından, uyuşmazlık konusu teminatın kapsamı açısından incelenip değerlendirilmeleri mümkün olmasa da, genel olarak anılan klozların teminatın kapsamını genişlettikleri anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinilen uzman görüşüne göre, All risks esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde sigortacı esasen, ana riziko olarak belirlenen olay/olayların sebebiyet verdiği tüm sonuçlardan, açıkça kapsam dışında bırakılmadıkça sorumlu olduğu, diğer bir anlatımla, All risks olarak akdedilen sigorta sözleşmesinde kapsam harici bırakılan rizikoların açıkça düzenlenmesinin esas olduğu, Sigortacılık Kanunu m. 11/4 hükmünde “sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin de açıkça belirtileceği, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağı”nın düzenlendiği, uygulamada salgın hastalıklardan kaynaklanan ... durması zararlarını sigorta teminatı kapsamından çıkarmak amacıyla, all risks malvarlığı ve ... durması sigortası şeklinde düzenlenen poliçelere, açık istisna klozları konulduğu, öyle ki, covid-19 salgınıyla birlikte, pandeminin sebep olduğu ... durması zararları için teminat sağlamak istemeyen pek çok sigorta şirketinin sigorta poliçelerine, coronavirüs / virüs istisna klozları koyma yoluna gitmiştir”. Sigorta şirketlerinin, corona virüs salgınının hemen sonrasındaki bu eğilimi, virüs istisna klozu içermeyen (all risks) sigorta poliçelerinin, coronavirüs kaynaklı ... durması zararlarını teminat altına aldığının göstergesi olarak kabul edilebileceği, farklı bir anlatımla, ... durmasına yol açan sebeplerin neler olduğunun poliçede açıkça düzenlenmesinin zorunlu olduğu uyuşmazlık konusu poliçede ... durması rizikosunun hangi hallerde teminat dışı kaldığı belirlenmemiş olduğu görülmüştür.
TTK m. 1409/2 uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu çerçevede, sigortacıdan bir talepte bulunan sigorta ettirenin önce talebinin sigorta himayesinin kapsamında bulunduğunu ispatlaması gerekir; talebin teminat kapsamı dışında kaldığını iddia eden sigortacı ise bunu kanıtlamalıdır.
Dosya kapsamına göre davalı sigortacının ispat külfetini yerine getirmediği, bilirkişi ek raporuna yapmış oldukları itirazda; davacı sigortalının poliçenin tanzimi aşamasında broker görevlendirdiğini, sözleşmenin kurulmasında ondan hizmet aldığını, Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmeliği m.17(4) gereğince, broker aracılığıyla kurulan sigorta sözleşmelerinde sigorta ettirene karşı sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğünün broker tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, dava konusu sigorta poliçesi teklif ve içeriğinin sigorta ettiren tarafından belirlenerek ihale usulü ile tanzim edildiğinden ek kloz ve açıklamalarının sigorta ettiren tarafından bilindiğini ileri sürmüş ise de; ilgili yönetmeliğin 17/4 maddesinin; "13/12011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423 üncü maddesi kapsamındaki bilgilendirmenin müvekkili adına akit yapma yetkisine sahip Broker tarafından yapılması esastır. Bu halde, şirket tarafından brokerin bilgilendirilmesi, temşil edilen tarafın bilgilendirilmesi anlamına gelmektedir." hükmünü içerdiği, buna göre brokeri bilgilendirme yükümlülüğünün davalıda olduğu, itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davaya konu poliçede rizikonun genelliği ilkesinin benimsenmiş olması; ... durması zararlarına ilişkin açık bir istisna hükmünün yer almaması, fiziksel zıyaa veya hasar kavramının açıklanmamış olması, teminatın kapsamını belirleyen özel şartların metinlerinin dosyaya sunulmamış olması karşısında ve TTK m. 1409/2 hükmü uyarınca sigortacının, sigortalının talebinin teminatın kapsamı dışında kaldığı iddiasını ispatlayamadığı, davacı yanın davasını yasal kanıtlar ile kanıtladığı anlaşıldığından davanın ve ıslah talebinin kabulüne, 1.000.000,00-TL'nin 13/05/2020 tarihinden, ıslaha konu 29.399.600,00-TL'ne ise ıslah tarihi olan 10/03/2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile toplam 30.399.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın ve ıslah talebinin KABULÜNE, 1.000.000,00-TL'nin 13/05/2020 tarihinden, ıslaha konu 29.399.600,00-TL'ne ise ıslah tarihi olan 10/03/2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile toplam 30.399.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.076.596,67-TL harçtan peşin alınan 17.077,50-TL harcın ve 502.071,67-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.557.447,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 17.077,50-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 502.071,67-TL ıslah harcı, 726,85-TL tebligat/ posta gideri, 32.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 551.943,82-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 607.996,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır