T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/404 Esas
KARAR NO:2023/872
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:22/06/2021
KARAR TARİHİ:08/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası nedeni ile yaralanan ve kalıcı bir şekilde sakat kalan müvekkilinin maddi zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine "15 ... ..." başvuru numaralı dosya ile başvuru yapıldığını, ilgili başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi müvekkilinin zararlarını tazmin etmediğini, dava konusu trafik kazasının 04.11.2020 günü İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde, ... Caddesi ile ... Caddesi kesişimde bulunan ... nolu trafik ışıklarının önünde, ... istikametindeki yolda, davalı ...' in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkiline çarpması sonucu meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasından sonra davacı hastaneye kaldırıldığını, omuzlarında, kollarında ve yüzünde oluşan hasarlar nedeniyle uzun süren ameliyat geçirdiğini, kaza sonucu davacının burnunda ve alnında kalıcı şekilde iz kaldığını, yapılan operasyonlar nedeniyle davacının 1 hafta boyunca hastanede yatılı kaldığını, yapılan ameliyatta davacının sol omzunda platin takıldığını, davacının sol kolunun omuz hizasına kadar kalmakta, daha üzerine kalkmadığını, sağ omzu, sağ kolu ve sağ el parmakları hiç çalışmadığını, davacının sağ kolunu ve parmaklarını hiç oynatamadığını, dava konusu trafik kazası ile ilgili şüpheli ... hakkında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2020/... soruşturma sayılı dosyasından soruşturma başlatılmış olup, soruşturmanın halen derdest olduğunu, dava konusu olay nedeni ile davacının başvurusu üzerine ... ... Hastanesi tarafından düzenlenen 28.01.2021 tarihli, ... sayılı raporda davacının dava konusu trafik kazası sonucu %90 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit ve rapor edildiğini, ilgili raporda davacının sağ elin kullanımını gerektiren işlerde çalışamayacağının ayrıca belirtildiğini, olayda davacının kusurunun bulunmadığını, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinde bir matbaa şirketinde kırım operatörü olarak çalışan davacının aylık net ücreti- geliri 4.000 TL olduğunu, işi gereği her iki kolunu da aktif kullanması gereken davacının, kaza sonrası her iki kolunu da kullanamaz hale geldiğinden işinden ayrılmak zorunda kaldığını, dava konusu kaza sonucu %90 oranında malul kaldığını, dava konusu kaza nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, Adli Tıp Kurumunca davacının geçici iş göremezlik süresinin tespiti ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının davalılardan tahsilini talep ettiklerini, dava konusu kaza sonucu davacının mesleğinde aktif olarak kullandığı organlarının ciddi zarar aldığını, ilgili organlardaki sinir sistemi iflas ettiğini, yapılacak tüm tedaviler yapılmış ise de davacıda iyileşme görülmediğini, kaza sebebiyle yaşamının kalan süresinde %90 oranında malul yaşayacağını, davacının meslekte kazanma gücünün Adli Tıp Kurumunca tespit edilmesini ve sürekli iş göremezlik zararının davalılardan tahsilini talep ettiklerini, dava konusu trafik kazası sonrasında kollarını kullanamayan davacının kendi öz bakımı yapamadığını, yemeğini yiyemediğini, kıyafetlerini giyemediğini, ekmeğini bile bölemediğini, bu dönemlerde bakıcı yardımı almak durumunda kaldığını, bakıcı gideri zararının da davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, meydana gelen kaza sonucunda yüzünde sabit iz kalan % 90 oranında malul kalan bir kolu omzunun üzerine kalkmayan diğer kolu hiç çalışmayan davacının derin bir üzüntü ve depresyona girdiğini belirterek, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 uyarınca açtıkları belirsiz alacak davasında; öncelikle ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir talebimizin kabulü ile davalılar ...ve ...' in adlarına kayıtlı araçların, taşınmaz malların, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ve özellikle kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ihtiyaten haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, ihtiyati haciz kararının takdiren teminatsız olarak tensip edilmesine, Davacının uğramış olduğu geçici iş göremezlik zararının tespiti ile şimdilik 100 TL' sinin kaza tarihi olan 04.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararının tespiti ile şimdilik 100 TL' sinin kaza tarihi olan 04.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının bakıcı gideri zararının tespiti ile şimdilik 100 TL' sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Dava konusu kazada her iki kolu hasar gören, sol omzuna platin takılan, sol kolu tam olarak çalışmayan, sağ omzu, kolu ve parmakları hiç çalışmayan, yüzünde kalıcı olarak sabit iz kalan davacının çekmiş oldu acı ve ızdırabın bir nebze olsa dindirilebilmesi için 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu’nun değiştirilen 97.maddesinin “Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı” düzenlenmiş olup eski madde hükmüne göre “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” şeklinde düzenleme mevcut olduğunu anılan Anılan madde hükmü 6704 Sayılı Kanun’un 5.maddesi ile şu şekilde değiştirilmiştir: “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklide olduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, dolayısı ile davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilimiz şirket’in dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğu, 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, bu nedenle öncelikle en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, dava konusu kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğinhi, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkilimiz şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün değildir. bu nedenle maluliyet oranının adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini,20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ile özürlülük ölçütü ve sınıflandırması yönetmeliği’nin yerine artık erişkinler için engellilik yönetmeliğinin kullanılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin poliçe kapsamında başvuru sahibinin tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, ... plaka sayılı aracın sürücüsü müvekkil ...'in asli kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Delil kısmına yazmış olduğu İstanbul CBS 2020/... Hz. Sayılı dosya ile müvekkilin kusurunu ispata çalıştığını, ancak müvekkile çıkarılan kusuru kabul etmemekle birlikte soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporunda da müvekkilin tali kusurlu olduğu, asli kusurun ise davacıya ait olduğu açıkça belirtildiğini, Davacının kusuru olmaksızın kontrollü bir şekilde ve trafik kurallarına uyduğu halde söz konusu kazanın meydana geldiğini müvekkilin kusuru ile kazanın meydana geldiğini iddia etmesi abesle iştigal olduunu, Öyle ki müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile trafikte seyir halinde iken trafik ışıklarına yaklaştığı için yavaşlamış ve yeşil ışığın yanmasıyla normal bir sürücünün yapması gerektiği gibi durmadan devam ettiğini, ancak davacı ortalama bir yayanın yapması gerekeni yapmamış, kendisine kırmızı ışık yandığı halde kendi canına kastedercesine araçların arasından hızla müvekkilin seyir halinde olduğu yola atladığını, müvekkil hemen frene basmış ve davacıya çarpmamak için sola manevra yapmışsa da kaza gerçekleştiğini, Bu nedenle müvekkilin herhangi bir kusuru söz konusu olmadığı gibi tüm kusur davacının olduğunu, Savcılık dosyasında yer alan olay yeri fotoğrafları ve olay yerini gösteren kamera görüntülerinden de bu husus çok net anlaşılacağını, Her ne kadar davacı, müvekkilinin tam kusurlu olduğunu ifade etse de Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsü müvekkilin kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığını, Öncelikle Adli Tıp Kurumundan kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, Davacı tarafın manevi tazminat isteminin hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte faraza kusur oranları kesin olarak tespit edildiğinde haklı bir istem olduğu kabul edilse dahi davacı taraf, müvekkil aleyhine tamamen kusurlu olduğunu kabul ederek 300.000,00 TL gibi fahiş bir tazminat talebinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın; 04/11/2020 tarihli trafik kazasından kaynaklı (geçici sürekli maluliyet ve bakıcı gideri) maddi ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... nolu soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağı, davacının adli muayene raporları , olay yerini ve olay anını gösteren kamera kaydı, davacının SGK kayıtları, Arabuluculuk anlaşmama son tutanağı, ... plaka sayılı aracın trafik kaydı, ... plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçeleri , davalı Sigorta şirketinin "... ... ..." başvuru numaralı bedeni zarar tazmini hasar dosyası, davacının tedavi evraklarının aşağıda isim ve adresleri belirtilen hastanelerin baş hekimliklerinden celbi için ilgili hastanelere müzekkere yazılmasını talep ederiz, ... ... Hastanesi, İstanbul ... ... Hastanesi, ... ... Hastanesi Başhekimliğinin 28.01.2021 tarihli maluliyet raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, emsal ücret tahkikadı, ..., tanık, bilirkişi incelemesi + maluliyet tespiti + kusur tespiti + tazminat hesabı, yemin ve yasal her türlü delile dayanmıştır.
Talimatla ifadesi alınan davacı tanığı ... ....Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda verdiği ifadesinde; "Davacı benim eşim olur, kendisi ... matbaacılıkta çalışıyordu, işe giderken 04/11/2020 tarihinde yaya halinde iken trafik kazası geçirdi, karşı taraf aracı ile davacı eşime çarptı ve çarpmanın etkisi ile davacı eşimi hastaneye kaldırmışlar, davacı eşim trafik kazasından dolayı omuzlarında, kollarında ve yüzünde hasarlar oluştu uzun süre bir ameliyat geçirdi, , davacı eşim trafik kazasından dolayı sağ kolu şu anda engelli kaldı, sol kolundan da ameliyat oldu platin takıldı, şu anda davacı eşim çalışamıyor kendisi %60 engellidir, davacı eşime davalı karşı tarafça hiçbir maddi ve manevi destek görmedik, hatta bizi arayıp geçmiş olsun dahi demedi, bu olaydan sonra psikolojik sorunlar yaşadık hatta ben çocuğumu düşürdüm, davacı eşim ve ben psikolojik olarak yıprandık, şu an davacı eşimin 1.500 TL maluliyet aylığına bağlandı, 800 TL Sosyal ekonomik destek ödemesi vardır, bu ödeme bir yıllık geçici olarak bağlandı, bunun dışında başkaca bir davacı eşimin geliri yoktur, ben eve katkı sağlamak amacıyla çalışıyorum, bir tane çocuğumuz vardır, çok mağdur durumdayız, davacı eşim 7 ay yatağa bağımlı yaşadı, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamıyordu, sağdan soldan gelen yardımlar ile geçimimizi sağladık, sonrasında ben işe girmek zorunda kaldım, biz kazadan öncesinde İstanbul ilinde ikamet ediyorduk, kaza sonrasında maddi ve manevi şartlarımızdan dolayı Merzifon ilçesine yerleşmek zorunda kaldık, yerimiz yurdumuzu bırakıp buraya geldik, şimdi ise davacı eşim engelli olduğundan dolayı çalışamıyor ve halen bir takım ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamıyor, davalı taraf bize kazadan sonra hiçbir maddi ve manevi destek sağlamadı aramadı bile, ben şu anda ağır psikolojik panik atak hastasıyım çok mağdur durumdayız söyleyeceklerim bunlardan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili 06/09/2022 tarihli dilekçesinde; davacı ile sulh olunduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı bildirmiştir.
Davacının kaza nedeniyle maluliyet tespiti ile bakıcı ihtiyaci içerisinde olup olmadığı ve süresi hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 25/11/2022 tarihli raporunda; Suat oğlu 1980 doğumlu ...'ın 04.11.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi: Sağ Üst Ekstremite Tablo 2.13: Üst Trunkus %81 x2/3=%54 ... Trunkus %38 Alt Trunkus %76 x 1/5= %15.2 Baltazard Formülü(%54 +%38+%15.2)=%75.81, Tablo 2.3=%47 Sol Üst Ekstremite Şekil 2.10: %KF: %4, Şekil 2.11 %KABD:%3, %KADD:%2, Şekil 2.12:%KDR%1, %KIR: %4, Tablo 2.3: %8 Baltazard Formülü (%47 +%8)= %51.24 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %51 (yüzdeellbir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
....Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından aldırılan 12.10.2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporunda özetle; sürücü ...'in alt düzeyde kusurlu olduğu, yaya ...'ın asli kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 01/02/2023 tarihli dilekçesinde; davaya konu maddi tazminat talebimizle ilgili davalı sigorta şirketi ile sulh olunmuş ve dava konusu maddi tazminat alacağı davalı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, taraflar arasında akdedilen 25.08.2022 tarihli ibraname / feragatname / makbuz dilekçesi uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davamıza konu maddi tazminat davamıza konu maddi tazminat alacaklarının konusu kalmaması nedeniyle 01.09.2022 tarihli dilekçe ile maddi tazminat davasından feragat ettiklerini, müvekkilinin maddi tazminat alacağı davalı şirket tarafından ödenmiş olduğundan dosyanın aktüerya bilirkişisine verilmesini gerektirecek bir husus yahut dosyanın aktüerya bilirkişisine verilmesi suretiyle açıklığa kavuşacak ve mahkemenizce hüküm altına alınacak herhangi bir maddi tazminat talebimiz bulunmadığından işbu ara karardan rücu edilmesini ve dosyanın yalnızca kusur bilirkişisine tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden rapor alınması yönündeki ara karardan tarafların maddi tazminat yönünden sulh olduklarını bildirmeleri nedeni ile rücu edilmiş, kusurla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 20/10/2023 tarihli raporunda; davalı sürücü ... olayda % 25 (yüzde yirmi beş), davacı yaya ... % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
04.11.2020 günü saat 08.50 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki diğer davalıya ait ve davalı sigorta şirketi nezdinden ZMMS poliçeli ... plaka sayılı Araç ile ... ilçesi ... caddesini takiben seyrederken, 06-042 no'lu ışıkların bulunduğu üçlü kavakta, çevreyolu caddesi istikametinden karşıya geçmekte olan davacı yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu, sürücü ... olayda % 25 (yüzde yirmi beş), davacı yaya ... % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu
İstanbul Adli Tıp Kurumunun 25/11/2022 tarihli maluliyet raporunda;Kişinin tüm vücut engellilik oranının %51 (yüzdeellbir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği,
Davacının maddi tazminatlar bakımından davadan feragat etmesi nedeniyle reddine,
Manevi tazminat talebi yönünden; Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Manevi tazminat talebi, tarifini, B.K’nun 56. maddesinde bulmaktadır. B.K’nun 56. maddesi aynen" Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmünü içermektedir. B.K’nun 56. maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne göre, böyle özel durumlar gerektiriyorsa, manevi giderim öngörülmüş bulunmaktadır. Ayrıca B.K.’nun 56. maddesi, gerek sözleşme dışı sorumlulukta ve gerekse B.K’nun 114/II maddesi ile yapılan yollamadan dolayı, sözleşmeden doğan sorumlulukda da uygulama alanı bulur. Ancak, manevi tazminatın gerek doğması, gerekse kapsamı, özel koşullara bağlanmıştır. Özel hak ve şartlardan maksat, olayın özellikleri olup her olaya göre değişir, Manevi tazminat miktarı belirlenirken B.K.’nun 51. ve 52. maddelerindeki kuralların aynen uygulanması gerekir.
Ayrıca Medeni Kanunun 4. maddesi dikkate alınarak, hükmedilecek tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasının da amaç edinilmediği hususları değerlendirilerek, manevi tazminat talebi yönünden: davalı sürücü ... olayda % 25 (yüzde yirmi beş), davacı yaya ... % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumunun 25/11/2022 tarihli raporunda;
davacının tüm vücut engellilik oranının %51 olduğu
geçici iş göremezlik süresinin (18) aya kadar uzayabileceği hususu göz önüne alındığında davacının bu trafik kazası nedeniyle hayatı boyunca duyacağı kuşku ve acı sebebiyle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma sonuçları ve kusur durumuda nazara alınarak, 150.000,00-TL nin 04/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Ve ...den müşterek ve müteselsilen tahisili ile davacıya verilmesine, gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
A-MADDİ TAZMİNAT talepleri yönünden davacının davasından FERAGATİ sebebiyle, davanın REDDİNE,
B-MANEVİ TAZMİNAT talepleri yönünden; 150.000,00-TL nin 04/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...den müşterek ve müteselsilen tahisili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 10.246,50 -TL harçtan peşin alınan 1.025,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.220,82 -TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 1.025,68 -TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.093,48- TL harcın davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 877,00 -TL tebligat/tezkere, 2.250,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.127,00- TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı ... tarafından yatırılan 2.310,0-TL Adli Tıp Ücretinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Maddi tazminat talepleri bakımından tarafların feragat sebebiyle beyan dilekçeleri gözönüne alındığında lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Manevi Tazminat yönünden;
6-Kabul edilen manevi tazminatla ilgili davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin maddesi uyarınca 24.000,00 - TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Red edilen manevi tazminatla ilgili davalılar ... ve ...duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin maddesi uyarınca 24.000,00 - TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'e verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve Davalı ...ve ... Vekilinin yüzüne karşı, davalı ... sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 08/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır