T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/193 Esas
KARAR NO:2024/468
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:23/03/2022
KARAR TARİHİ:03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve iki arkadaşının 09.07.2020 günü akşam saatlerinde .../... İlimtepe Mahallesi'nde ... konutlarının bulunduğu arazide mangal yaktıkları, çevrede yakmak üzere bir şeyler ararken torba/çuval içerisinde birçok kağıt gördükleri, kağıtların bir kısmını yaktıktan sonra içlerinde ...'a ait banka sözleşmeleri ve kimlik fotokopileri bulunduğunu fark ettikleri, şahısların bunun üzerine sözleşme ve kimlik fotokopilerinin üzerinde bulunan birkaç telefon numarasını arayıp durumu bu belgelerin sahibi olduğu görülen müşterilere izah ettikleri, birkaç saat sonra yaktıklarından geriye kalan belgeleri bırakıp olay yerinden ayrıldıkları, ...'nun aradığı şahıslar arasında ...'nın da bulunduğu birçok şahsa ait ... Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi (...) ile birlikte kimlik fotokopileri içeren doküman bulunduğunu belirttikleri, ayrıca ...'nun ...'ya bulunan belgelere dair whatsapp aracılığı ile video da gönderdiği, ...'nın 21.07.2020 tarihinde, avukatı aracılığıyla arazide 3.şahısların erişimine açık şekilde bırakılmış bilgi ve belgeleriyle ilgili, Savcılığa Müvekkil Banka aleyhinde şikayette bulunması üzerine olay ortaya çıktığını, ... Cumhuriyet Savcılığının ... Sor dosyasında Banka yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalı şirketin görevi, kendilerine tahsis edilen tablet bilgisayarlar aracılığıyla müvekkili Banka adına dijital olarak kredi kartı başvuruları topladıklarını, davalı şirket çalışanları ekip şeklinde ve her ekip bölge bazlı olacak şekilde organize olduklarını, her ekipte bir bölge yöneticisi, bir supervisor ve ona bağlı saha satış temsilcileri bulunduğunu, davalı şirket; müvekkili bankaya sözleşme ile taahhüt ettiği kredi kart başvurusu toplama hizmetini çalıştırdığı personellerinin oluşturduğu bu ekipler aracılığı ile yerine getirmekte olduğunu, bu ekiplere doğrudan satış grubu (DSG) denildiğini, DSG bünyesindeki davalı firmanın saha satış çalışanlarının görevlerinin ise sahada Bankanın belirlemiş olduğu müşteri profiline uygun müşterileri birebir ziyaret etmek, Müvekkili Banka tarafından maaş ödemesine aracılık edilen özel ve/veya kamu kuruluşlarında yapılan toplu çalışmalarda yer almak, şubelerin yoğun olduğu saatlerde şube içerisinde bekleyen müşterilerle görüşerek kredi kartı satışı yapmak, kredi kartı talepleri alırken iş akışına göre müşterilerden temin etmeleri gereken belgeleri, başvuru sürecinde faydalandıktan sonra Müvekkil Banka Şube Operasyonları Bölümü'ne (...) iletmek, kart satışında kullanılmayan/kullanılamayan (sistemsel hata olması tablette sistemsel sorun yaşanması ya da gerekli imzanın/bilginin eksik alınmış olması nedeniyle başvurusu tamamlanamayan/girilemeyen şahıslardan alınan) ...'leri (Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmeleri) ise imha edilmek üzere ya yine ... iletmeleri ya da Müvekkili Banka şubelerine bırakmak olarak belirlendiğini, sözleşme süresi içinde davalı şirket çalışanı ... ...'nın kredi kartı başvurusu toplarken sözleşmeye ve iş akışına aykırı olarak kimlik fotokopisini aldığı ve kimlik fotokopileri ve kullanılmayan/iptal edilen ...'leri iade etmediği, kendi evinde muhafaza edildiği ve en nihayetinde 2020 yılı içerisinde boş bir alanda bulunmasına sebebiyet verildiği tespit edildiği, davalı şirket çalışanı ... ...'nın gerçekleştirdiği işbu olay nedeniyle ... tarafından müvekkili bankaya idari para cezası yaptırımı uygulandığını, İdari para cezasını doğuran olayın davalı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirket çalışanlarının normal işleyiş dahilinde müşterilerden alınan belgeleri başvuru aşamasında kullanıldıktan sonra imha etmesi ya da ...''a veya Müvekkil Banka şubelerine teslim etmesi gerektiğini, ancak müvekkili banka Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen Teftiş Raporunda, detaylı incelendiği üzere, yukarıda açıklanan arazide bulunan vaka konusu belgelerin, davalı şirket çalışanı ... ... tarafından imha edilmek üzere Müvekkili Banka Şube Operasyonları Bölümü'ne gönderilmesi ya da müvekkili banka şubelerine bırakılması gerekirken, müvekkili bankanın bilgisi dahi bulunmaksızın evinde muhafaza edildiği ve en nihayetinde de halen İlimtepe Mahallesi'ndeki evde ikamet etmekte olan anne-babası tarafından 2020 yılı içerisinde belirtilen lokasyondaki boş alana atılması ya da davalı firma ile müvekkili banka çalışmasının 30.06.2020'de sonlanması sebebiyle olumsuzluk konusu evrakın, bizzat davalı şirket çalışanı ... ... tarafından, araziye bırakılması söz konusu olduğunu, konu hakkında tüm bilgi ve belgelerin müvekkili banka Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen Teftiş Raporunda ve Savcılık soruşturma dosyasında yer aldığını, ...'nın 09.09.2021 tarihli ... nolu kararı idari para cezası gerekçesinde;" Arazide bulunan 35 kişinin kimlik fotokopisi üzerinde özel nitelikli kişisel verilerin de yer aldığı, veri işleyen çalışanlarının kredi kartı başvurusu toplarken veri güvenliği hilafına müşterilerden kimlik fotokopisi temin ettiklerini tespit etme konusunda, veri sorumlusunun kendisinden beklenen denetim yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirmediği; bu itibarla kişisel verilerin korunmasına ilişkin ortaya çıkabilecek risklerin gerçekleşme olasılığının ve gerçekleşmesi durumunda yol açacağı kayıpların doğru bir şekilde belirlenmemiş olduğu, Müşterilerden fiziki kimlik fotokopisi temin edilmesi uygulamasına saha çalışanlarınca sık sık ve uzun bir zaman aralığında yer verilmesinin veri güvenliği riski doğuracak bir kurumsal kültür oluşturduğu, bu kültürden kaynaklanan ancak henüz ortaya çıkmamış başkaca veri ihlallerinin de olabileceği, nasıl ki süreci sonlanmış başvurulara ilişkin kişisel verilerin arşivlere ulaştırılması veri sorumlusunca takip ediliyorsa, her ne sebeple olursa olsun iptale düşmüş başvurulara ilişkin verilerin de güvenli bir şekilde muhafaza altına alınmasında veri sorumlusunun gerekli takibi yapılmadığı gerekçeleri ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunun 12. ve 18. maddesi gereğince, 300.000TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini, müvekkili banka tarafından işbu tutar 15 günlük süre içinde 1/4 oranında indirimle 225.000-TL şeklinde ödendiğini, İşbu dava konusu ihtilafın, söz konusu idari para cezasının ödenmesi suretiyle müvekkili bankanın uğradığı zararın tazminine ilişkin olduğunu belirterek, müvekkili banka tarafından ödenen 225.000,00,-TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09.07.2020 tarihinde ... ... ilçesinde ormanlık alanda ...' a ait evraklar ve üçüncü şahıslara ait kişisel veriler bulunduğu ve bu olay da sözde müvekkil şirket çalışanının (... ...) kusurlu hareketi sebebiyle, Kişisel Verilerin Korunması Kurulu tarafından, davacı Bankaya tahakkuk edilen 300.000 TL idari para cezasının ... 12. Md ve 18.maddesi gereğince ¼ oranında indirimle 225.00 TL ödendiği ve ödemenin rücu talep edildiğini, öncelikle davaya ilişkin husumet itirazları bulunduğunu, davaya konu ihlali bireysel olarak kimin yaptığının belirsiz olduğunu, ... Kurumu, davaya konu ihlalde; Banka veri sorumlusunu kusurlu bulduğunu, bunun yanında ihlali bireysel olarak yapan şahsın somut delillerle belirli olmadığı gibi, ... kurulu tarafından dahi çalışan bireysel olarak suçlu ve sorumlu bulunmadığını, davacı banka kendi, iç denetim raporunda çalışanla şifahi görüşme yapıldığını ve ... bölgesinde ikamet ettiğini ve iptal evraklarının kendisine ait olduğu iddiasıyla müvekkil şirkete husumet yönelttiğini, öncelikle bahsi geçen çalışanın, çalıştığı dönemde Pendik İstanbul ikamet etmiş olup, ailesi körfezde yaşamasından bahisle kendisinin sorumlu tutulması ve hiçbir somut delil yokken hedef gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, hal böyle iken müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın bu sebeple reddini talep ettiklerini, davaya konu olay ve ihlal sebebi ile müvekkili şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, söz konusu olay sebebiyle müvekkil şirkete ceza ödenip, 05.11.2021 tarihli ihtarnameleri ile rücu talep edilene kadar, müvekkili şirkete hiçbir bildirim yapılmadığını, bu sebeple müvekkili şirkete derhal bildirim yapması gerekirken, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı tarafın rücu'en tazminat talebinin haksız olduğunu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde 09.09.2021 tarihinde alınan karar ile Davacı Banka aleyhine 300.000 TL tutarında idari yaptırım kararı verildiğini, verilen karara davacı Banka Tarafından itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, bu karar neticesinde ....Noterliği 05/11/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile müvekkil şirketten 14.10.2021 tarihinde davacı banka tarafından indirimli ödenen 225.000 TL idari para cezasının 15 iş günü içerisinde davacı bankaya ait İBAN numaralı hesaba ödenmesi ihtarı gönderildiğini, müvekkiline gönderilen ihtara karşılık .... Noterliği 18.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile cevap ihtarı gönderilmiş olup, müvekkil şirketin olay sebebiyle hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, davacı Bankanın kendisinden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle idari para cezası uygulandığını, tüm isnad edilen iddiaları kabul etmediklerinin beyan edildiğini, bunun üzerine 14.12.2021 başvuru tarihli ... büro dosya no ve 2021/... arabuluculuk numaralı dosya ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkiline gönderilen ....Noterliği 05.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ekinde yer alan ve dosyada mübrez, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Kararının 09/09/2021 tarih ve ... Karar nolu inceleme raporundaki tespiterin, davacının iddialarının aksine Veri Sorumlusu Bankaya, kendisinden beklenen özen ve yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle idari para cezası uygulandığını, bununla birlikte, yine raporda da yer aldığı üzere, davacı Bankanın sözleşme güncelleme çalışmaları, banka şube yöneticisi talebi sonrası, banka iş biriminin belirlediği; çalışma lokasyonu, koşulları, süresi, çalışmada hangi personellerin yer alacağı bilgileri, müvekkil şirkete direktif olarak ileterek gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket çalışanları, söz konusu lokasyonlarda, şube müdürlerinin yönetimi ve yönlendirmesi ile ve diğer banka çalışanları ile birlikte görev yaptıklarını, nitekim, ihtara konu raporda yer alan ifadeler de bu hususu doğruladığını, ayrıca raporda yer alan davacı yanın savunmasında her ne kadar 24.03.2021 tarihi itibari ile müvekkil şirkete Gizlilik hükümlerinin hatırlatıldığı,"... ve müşterilerine dair herhangi bir bilgi/ belgenin saklanmaması, çalışanlarında bu yönde bir bilgi/belge bulunması halinde acilen kendilerine iletilmesi konusunda dikkatlerini beklediğinin bildirildiği" beyan edilmiş olsa da müvekkil şirkete davacı banka veyahut 3. bir kurum tarafından bu nevi bir bildirim yapılmadığı gibi, Müvekkil şirketin uyarıyı gerektirir kusurlu bir davranışı da olmadığını, kaldı ki taraf beyanı dışında olayla müvekkil şirketin ilintisi de olmadığını, dosyada mübrez Raporda belirtildiği üzere Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 24.01.2019 tarih ve 2019/10 sayılı kararı ile veri ihlali bildiriminin “Veri sorumlusunca söz konusu veri ihlalinden etkilenen kişilerin belirlenmesini müteakip ilgili kişilere de makul olan en kısa süre içerisinde, ilgili kişinin iletişim adresine ulaşılabiliyorsa doğrudan, ulaşılamıyorsa veri sorumlusunun kendi web sitesi üzerinden yayımlanması gibi uygun yöntemlerle bildirim yapılmasına” kararı verilmiştir. " raporda da yer verildiği üzere veri ihlali bildiriminde yer alması gereken asgari unsurlara uygun olmadığının tespit edildiğini, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.09.2019 tarih ve 2019/271 sayılı Kararı ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 24.01.2019 tarih ve 2019/10 sayılı kararında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) 12 nci maddesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle davacı bankanın kusurlu bulunduğunu, Kişisel Verileri Koruma Kuruluna Yapılan Başvuru Sonucu, Şikayet edilen Davacı Banka Savunma yazısında, ihlali, gerçekleştiren kişinin müvekkil şirket çalışanı ... ... Olduğunu ve sorumluluğun müvekkil şirkette olduğunu ifade ettiğini, ancak söz konusu ihlali ... ...'nın yaptığına ilişkin davacı bankanın cevabında " şifaen yaptığımız görüşmede" şeklinde beyanı dışında hiçbir somut delil bulunmadığını, Denetim Raporunda ... ... şifahi beyanı, davacı bankanın savunma bölümünde yer aldığını, davacı banka kredi kartı satış ve talep toplama işlemlerini banka şube çalışanları ile birlikte yürüttüğünü, cezaya konu evrakların kim tarafından muhafaza edildiğine ilişkin banka beyanı dışında net ve somut bir delil bulunmadığını, bu sebeple müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu, kaldı ki davaya konu denetim ve ceza sebebiyle ... Kurulunca yapılan denetimde Müvekkil şirket kusurlu ve sorumlu bulunmamış, davacı Banka kusurlu bulunarak davaya konu ceza tahakkuk ettirildiğini, kararda belirlenen hususların yanında ilgili kurumca verilen cezanın usule uygun olup olmadığı belirsiz olduğunu, cezaya ilişkin hukuki itiraz ve dava yoluna başvurulmaksızın doğrudan ödeme yapıldığını, şikayetçinin olay sebebiyle hiçbir zararı oluşmadığını, davaya konu idari yaptırım kararında müvekkili şirketin sorumlu bulunmadığını doğrudan davacı Bankanın sorumlu tutultuğunu, davacı bankanın müvekkili şirketten hizmet almış olsa da iş ve işleyişe ilişkin tüm prosedürün davacı yetkilileri kontrolünde ve emir ve talimatları doğrultusunda yürütüldüğünü, şirket içi yazışmaların bu hususun en açık kanıtı olduğunu, bunun müvekkili şirkete derhal bildirim yapması gerekirken yapmadığı, nasıl olsa sözleşmesel üstünlüğümüz var denilerek müvekkili şirketin bilgisi hilafına savunması dahi talep edilmeksizin cezanın kesinleştirildiğini, davaya konu cezayı kabul etmemekle birlikte davacı bankaya ... Madde 18 1- b Uyarınca Kabahatin haksız içeriği veri sorumlusunun kusuru ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 300.000 TL para cezası uygulandığını, davacı bankanın veri güvenliğini sağlamaya yönelik Teknik ve idari tedbirleri almayarak sorumlu ve kusurlu bulunduğu ve ekonomik durumu sebebiyle alt sınırı 15.000 TL olmasına rağmen 300.000 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, ... 18 1-B : Bu Kanunun b) 12 nci maddesinde öngörülen veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar Para cezası öngörüldüğünü, müvekkili şirketin olay sebebiyle hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında ihlale sebebiyet veren davacı banka ekonomik durumu sebebiyle cezanın alt sınırı olan 15.000 TL den değil çok daha fazla bir bedelden sorumlu tutulduğunu, belirlenen cezanın davacı banka açısından ehemmiyete değer bir rakam olmasa da olayda hiçbir kusuru olmayan müvekkili açısından mahvına sebebiyet olacak bir bedel olduğunu, davaya konu ihlalle ilişkilendirilen ... ...'nın tazminatı ödenerek iş bitimi sebebiyle işten çıkartıldığını, davacı bankanın Şubat 2021 ayında tespit edilen dava konusu olay ve ... Kurumu Denetimi sürecinde müvekkili şirkete hiçbir bildirim yapmadığını, hiçbir savunma ve belge talep etmediğini, savunma hakkı kısıtlanarak ceza tahakkuk edip itiraz edilmeksizin kesinleştikten sonra müvekkilinden rücu talep ettiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; kişisel verilerin korunması kurumu tarafından davacı aleyhine taahakkuk ettirilen ve ödenen idari para cezasının taraflar arasında akdedilen destek hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşme kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin rücuen tazminat davasıdır.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ifadesi alınan davacı tanığı ... ... beyanında; "Ben davalı şirkette 2015/2020 yılları arasında satış temsilcisi olarak çalışıyordum, davalı şirket muhtelif bankaların bireysel bankacılık işlemlerinin tamamını yapacak şekilde faaliyet göstermektedir, çalıştığım dönemde de davacı bankanın bir kısım bankacılık işlemleri davalı şirket tarafından yerine getirilmekteydi, pek bilinmeyebilir ancak bankaların neredeyse tamamı bankacılık hizmetlerinin bir takım şirketlere yaptırırlar, davaya konu edilen vakıalara ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, olayların gerçekleştiği ileri sürülen tarihlerden sonra davacı bankadan birisi beni telefonla aramış, konuya ilişkin bilgimi almak istemiştir, ancak ben de konuyu bilmediğim için davalı şirketin çalışma şeklini kendilerine anlattım, davada neden tanık gösterildiğimi bilmiyorum, benim zarardan, kişisel verilerin ele geçirilmesinden, ...'de bulunan çuvaldaki bankacılık belgelerinden herhangi bir bilgim yoktur, bizim çalışma şeklimizde zimmet karşılığı bir evrak teslim alma gibi bir uygulama bulunmamaktadır, davaya konu edilen evrakları benim teslim aldığım iddiası mesnetsizdir, şehir dışındaki çalışmalarımızda bir takım belgeleri alıp, şehir dışında kaldığımız otellerde girişlerini yapıp eksiksiz olarak şubelere teslim ederdik, teslim işini de yöneticimiz yapardı, bulunduğumuz şehirde ise hiç evrak almıyorduk, tabletten giriş yapıyorduk, ben görevim boyunca hep İstanbul'da görev yaptım, yalnızca ... ... Şubesinde 6 ay kadar geçici görevlendirmem bulunmaktadır, öyle zannediyorum ki olay mahalline yakın bir yerde ailemin ikamet etmiş olması nedeniyle iş benim üzerime yıkılmaya çalışılmaktadır, hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum, konuya ilişkin hiçbir bilgim yoktur, ayrıca ben 13 seneden beri ailemden bağımsız olarak yaşıyorum, onlarla birlikte yaşamıyorum, davalı şirket evrak topluyorsa refakatçi şubeye teslim edilir ve imha işlemleri banka tarafından gerçekleştirilir, davalı şirkete yalnızca seri numarası boş olan bireysel hizmet sözleşmesi verilir, bunlar da müşterilere imza karşılığında kredi ve kredi kartı başvurusu alınmak üzere zimmet ile verildikten sonra evrak imzalanıp derhal şubeye teslim edilir, yani davalı şirket tarafından arşivlenen evrak aslı ya da onaylı örneği bulunmamaktadır, temyiz bankacılık eğitimini aldım buna ilişkin net olarak eğitimi hatırlamasam da imzaladığım bir sözleşme bulunmaktadır, yapılan işlemler devamlı olarak refakatçi banka şubesi çalışanları tarafından denetleniyordu, bizim her türlü müşterilerle yapmış olduğumuz sözleşmelerde imzalar alınırken muhakkak suretle yanımızda bir banka çalışanı bulunmaktadır, yaptığımız tüm işleri bankanın direktifleri ve banka çalışanı olan yöneticinin talimatları doğrultusunda yapıyorduk, davalı şirketin kendi yöneticisi bulunmamaktadır, başımızdaki yönetici banka çalışanıdır, hatta maaşlarımızı davacı banka öderdi, ödemeleri davalı şirkete yapar, şirkette hesabımıza geçirirdi, toplu olarak sözleşme imzalamak üzere bir şirkete gitmiş isek ve yaklaşık olarak bin adet sözleşme imzalanmışsa kimin hangi müşteriden imza almış olduğuna bakılmaksızın tüm sözleşmeler eşit olarak bize dağıtılırdı, bunun nedeni eşit şekilde pirim almaktı, yöneticinin kontrolünde masaya dağılıp oturur ve dağıtılan sözleşmelerin girişini yapardık" demiştir.
Bankacılık alanında uzman ... ile Adli Bilişim Uzmanı-Bilgisayar Mühendisi ... tarafından müşterek imzalı 12.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ...'nın 09.09.2021 tarihli ... nolu “Kişisel Verilerin Korunması Kanunun 12. ve 18. maddesi gereğince uygulanmasına karar verilen ve davacı banka tarafından ödenen 225.000,00,-TL idari para cezasının, davalı çalışanı ... ...'nın şahsi kusurundan kaynaklandığı kanaatine varılmakla, davalı ... A.Ş.'den rücu'en rücuen tazminini talep edilebileceği, İdari para cezası 225.000,00,-TL'nin, sözleşmenin İlgili maddeleri gözetilerek, ödeme tarihi 14.10.2021 tarihinden tahsiline kadar işleyecek ticari reeskont faizi istenebileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı tarafın beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.Bankacılık alanında uzman ... ile Adli Bilişim Uzmanı-Bilgisayar Mühendisi ... tarafından müşterek imzalı 15/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; ...'nın 09.09.2021 tarihli ... nolu “Kişisel Verilerin Korunması Kanunun 12. ve 18. maddesi gereğince uygulanmasına karar verilen ve davacı banka tarafından ödenen 225.000,00,-TL idari para cezasının, davalı çalışanı ... ...'nın şahsi kusurundan kaynaklandığı kanaatine varılmakla, davalı ... A.Ş.'den rücu'en tazminini talep edilebileceği, İdari para cezası 225.000,00,-TL'nin, sözleşmenin ilgili maddeleri gözetilerek ödeme tarihi 14.10.2021 tarihinden tahsiline kadar işleyecek ticari reeskont faizi istenebileceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı iddiasında, davalı ile aralarında ... kredi kartları ve diğer bankacılık ürünlerinin başvurularının toplanmasına yönelik Destek Hizmeti Alımına İlişkin Sözleşme akdedildiği ve sözleşmenin 01/07/2017 tarihinde yenilenerek 3 yıl uzatıldığı ve 30/06/2020 tarihinde süresinin sona erdiği, sözleşme süresi içerisinde davalı şirket çalışanlarından ... ...'nın kredi kartı başvurusu toplarken sözleşmeye aykırı olarak kimlik fotokopileri aldığı ve kimlik fotokopileri ile kullanılmayan/ iptal edilen bireysel bankacılık hizmet sözleşmelerini iade etmediği, evinde muhafaza ettiği ve 2020 yılı içerisinde boş bir alanda bulunmasına sebebiyet verdiği, bu olay neticesinde ... tarafından bankaya idari para cezası yaptırımı uygulandığı ve bankanın ödediği 225.000,00-TL'den davalının sorumlu olduğundan bahisle ödenen idari para cezasının ödeme gününden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf savunmasında, dava konusu ihlali, bireysel olarak kimin yaptığı belli olmadığı gibi ... kurulu tarafından da çalışan bireysel olarak sorumlu bulunmadığından davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, olay ve ihlal sebebiyle hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından idari yaptırım kararına itiraz edilmeden kesinleştiğini ve itiraz veya dava yoluna başvurulmadan doğrudan ödeme yapıldığını ancak cezanın usule uygun olup olmadığının bu nedenle belirsiz olduğunu, idari yaptırım kararında bankanın sorumlu tutulduğunu, davacının davalıdan hizmet alırken tüm emir ve talimatları kendisinin verdiğini ve banka çalışanları ile birlikte hizmet alımı yapılmasına rağmen sözleşmesel üstünlüğe dayanarak iç denetim raporlarındaki şifai beyanlara dayanarak sorumlu tutulmayı kabil etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu olayı gerçekleştirdiği iddia edilen davalı şirketin olayın gerçekleştiği zamanki çalışanı ... ... talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında, dava konusu olayla ilgili bilgisinin olmadığını, görev süresi boyunca İstanbul'da çalıştığını ancak ... ...'ta 6 aylık geçici görevlendirmesinin bulunduğunu, olay yerine yakın yerde ailesinin ikamet ettiğini ve olayın bu nedenle üzerine yıkılmaya çalışıldığını, yaptıkları işlemlerin devamlı refakatçi banka şubesi çalışanları tarafından denetlendiğini ve müşterilerle imzalanan sözleşmelerde imza alınırken banka çalışanının yanlarında olduğunu beyan etmiştir.
Dava konusu olaya ilişkin davacı banka müfettişi tarafından düzenlenen raporda; davalı şirketin olay tarihindeki çalışanı ... ...'nın annesi ... ...'nın davacı Bankanın ... Şubesinin müşterisi olduğu ve kayıtlara göre ikamet adresinin açık olarak belirlendiği ve tanığın beyanında da ailesinin uzun zamandır aynı adreste olduğunu belirttiği, idari yaptırım kararına kon olayın gerçekleştiği mahalde banka yetkililerinin yaptığı incelemede davalı şirketin olay tarihindeki çalışanı ... ...'nın annesi ... ...'ya ait evraklar bulunduğu, olay yerinde bulunan belgelerdeki 43 müşterinin tamamının kart başvurusu ile ... ve kimlik fotokopilerinin ... ... tarafından temin edildiği, belgelerin bulunduğu yerin ... ...'nın ailesinin ikamet ettiği aynı mahalle olduğu belirlenmiş, aynı zamanda davalı şirketin olay tarihindeki çalışanı ... ...'nın tanık olarak belanı alındığında kendisinin de ifade ettiği gibi temiz bankacılık eğitimi aldığı ve kişisel verilen korunması hususunda yeterli seviyede bilgilendirildiği ve yönlendirildiği, banka yetkilileri tarafından e posta ile bu hususların da hatırlatıldığı belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.6.maddesinde davacı bankanın bilgi güvenliği konusunda davalının taahhüdünün bulunduğu, davacı bankanın bilgi güvenliğinin sağlanmasına ilişkin taahhüdün ihlali halinde sözleşmenin 9. Maddesinde ise tazminat/ cezai şart nedeniyle davalının sorumlu olacağının düzenlendiği, davalı şirketin olay tarihindeki çalışanı ... ...'nın, taraflar arasındaki sözleşmenin bilgi güvenliği konusundaki düzenlemelere ve temiz bankacılık kurallarına aykırı davrandığı ve bu davranışının dava dışı ...'nın davacı banka aleyhine idari para cezası yaptırımı uygulanmasına sebep olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesinin b bendine göre davalı çalışanının kusurlu davranışı nedeniyle ödenen idari para cezasının davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmış, ödemenin 14/10/2021 tarihinde yapıldığı ve davacının dava açılmadan evvel keşide ettiği ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden idari para cezasının rücuen tahsilini talep ettiği görüldüğünden ve taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesinin b bendine göre davalının sorumluluk hususunda taahhütte bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren her iki tarafın da tacir olması nedeniyle talep gibi işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulüne,
225.000,00-TL'nin 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.369,75-TL harçtan peşin alınan 3.842,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.527,31 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 82,50-TL tebligat/ posta gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.082,50-TL ile 80,70-TL başvurma harcı, 3.842,44-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 12.017,14-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 35.750,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleşiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır