T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/397 Esas
KARAR NO: 2023/879
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“..Taraflar arasında akdedilen 06.08.2021 tarihli taşıma sözleşmesinin 7. Maddesi ile 01.02.2022 tarihli taşıma sözleşmesinin 10.4. Maddesi gereğince; taşıyıcı şirket, kargonun alıcıya teslimi esnasında gönderen şirket adına tahsilat yapabilme yetkisine sahip olduğunu, buna göre tahsilatlı kargoların taşıma bedellerinin kargoların taşıma bedelleri ürün bedellerinden mahsup edilecek ve kalan miktar müvekkile gönderileceğini, bu kapsamda borçlu tarafından 25-31 Ocak, Şubat ve Mart 2022 tarihlerine ilişkin toplam 428 adet faturanın kapıda ödeme İle tahsilatı yapılmış, taşıma bedeli düşüldükten sonra kalan miktar müvekkile gönderilmemiştir. 06.08.2021 tarihli Sözleşme'nin 3.maddesi gereğince...Kargo tarafından düzenlenen "Ürün Kabul Fişi" incelendiğinde görüleceği üzere, borçlunun söz konusu tarihlerde hangi günlerde ne kadar kargo teslim aldığı belgelendiğini,bununla birlikte borçlu şirketin internet sitesinin kapanması sebebiyle ürünlerin müvekkil şirketten teslim alındığına dair elektronik ortamda belgelerin tamamının temin edilebilmesi imkansızlaşmışsa da müvekkilin elinde bulunan bir kısım taşıma İirsaliyelerini ekte sunduklarını, iş bu 12 adet belgede, borçlu şirketin müvekkilden teslim aldığı ürün miktarları yazdığını, parça sayısı miktarları ile ekte sundukları ürün kabul fişindeki miktarlar karşılaştırıldığında miktarların aynı olduğu görüldüğünü, bu sebeple, müvekkil şirketin borçlu şirkete söz konusu ürünleri teslim ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı sabit olduğunu, yaklaşık 3 aylık dönemde...Kargo şirketinin kapıda ödeme ile tahsilatını yaptığı siparişler, işbu siparişlere ilişkin taşıma bedelleri ve müvekkile ödenmesi gerekmekte iken ödenmeyen bedellerin; 25-31 Ocak 2022 Tarihi Arası; Borçlu şirketin kargo teslimi esnasında müşterilerden (alıcılardan) kapıda ödeme ile tahsilatını yaptığı toplam fatura bedeli: 13.321,49-TL 06.08.2021 tarihli Taşıma Sözleşmesi'nin taşıma fiyatları başlıklı 10.4. maddesi uyarınca belirtilen fiyatlar ile siparişlerin ağırlıkları ve bedelleri hesaplandığında borçlunun hak kazandığı taşıma bedeli: 3.478,91-TL müvekkile gönderilen tutar: 5.489,00-TL müvekkile gönderilmesi gereken tutar: 4.353,58-TL, Şubat 2022 Tarihi Bakımından; Borçlu şirketin kargo teslimi esnasında müşterilerden (alıcılardan) kapıda ödeme ile tahsilatını yaptığı toplam fatura bedeli: 66.933,48-TL 01.02.2022 tarihli Taşıma Sözleşmesi'nin EK-1 taşıma fiyatları başlıklı 3. maddesi uyarınca belirtilen fiyatlar ile siparişlerin ağırlıkları ve bedelleri hesaplandığında borçlunun hak kazandığı taşıma bedeli: 22.677,83-TL Müvekkile gönderilmesi gereken tutar: 44.255,65-TL Mart 2022 Tarihi Bakımından; Borçlu şirketin kargo teslimi esnasında müşterilerden (alıcılardan) kapıda ödeme ile tahsilatını yaptığı toplam fatura bedeli: 19.872,23-TL 01.02.2022 tarihli Taşıma Sözleşmesi EK-1 taşıma fiyatları başlıklı 3. maddesi uyarınca belirtilen fiyatlar ile siparişlerin ağırlıkları ve bedelleri hesaplandığında borçlunun hak kazandığı taşıma bedeli: 7.586,22-TL Müvekkile gönderilmesi gereken tutar: 12.286,01-TL, sonuç İtibariyle fazlaya ilişkin hak, alacak ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkile gönderilmesi gereken 60.895,24-TL tutarın gönderilmediği tespit edilebilmiştir. Borçlu... Şirketi Taşıma Sözleşmesi Kapsamında Alıcılara Teslim Etmesi Gereken Kargoları Teslim Etmediği Gibi Ürünleri Müvekkile İade de Etmediğini, şöyle ki taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyanın asli görevi, gönderen tarafından "adrese teslim" olarak gönderilen kargoyu adreste hazır bulunan kişiye teslim ettiğini, ancak borçlu...Kargo şirketi Mart 2022 dönemi içerisinde teslim etmesi gereken 19 adet siparişi alıcı müşterilere teslim etmemiş, ürünleri müvekkile iade etmediğini, müvekkili borçlunun...Kargo şirketinden teslim etmesi gereken ancak teslim etmediği ürünleri kendi uhdesinde bulundurması sebebiyle 4.607,22-TL alacaklı olduğunu belirterek, davalı borçlunun vadesi gelmiş borçlarını ödemekten kaçınması ve aynı zamanda mallarını da kaçırmak üzere olması sebepleriyle, dava değeri üzerinden davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, teminatsız veya makul bir teminat kaşılığında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden uygulanmak üzere ihtiyati haciz konulmasına, İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine yöneltilen icra takibi ile ilgili olarak da Müvekkil Şirketin davacı tarafa takip tarihi itibariyle herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca Müvekkil davacının satışa konu ürünlerinin alıcısına kargolamasını gerçekleştirdiğini, müvekkil, taşıması gerçekleştirilen ve bedeli tahsil edilen ürünleri ki her zaman ürün bedeli müvekkil tarafından tahsil edilmediğini, kargo bedeli tahsil edildikten sonra davacı tarafa ödediğini, ancak Müvekkil Şirket tarafından davacıya ödenmemiş herhangi bir fatura bedeli bulunmadığını, davacı, takip ve dava konusu ettiği faturaların Müvekkil tarafından tahsil edildiğini ve kendisine ödenmediğini ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili şirket hesaplarında davacı tarafa ödenmesi gereken herhangi bir alacak kalemi yer almadığını, davacı adına alıcısına teslim edilen ve bedeli tahsil edilen tüm alacak kalemleri davacı tarafa ödendiğini, davacının icra takibine ve davaya konu ettiği ürünler ile ilgili Müvekkil tarafından teslim alınan ya da tahsil edilen herhangi bir işleme ilişkin mutabakat da bulunmadığını, Davacı, kendi sistemi içerisinde tuttuğu excel sisteminde bir takım alacak iddialarını dile getirdiğini, alacak iddiasına yönelik her bir kalem yönünden davacının ürünlerin teslimini, bedelin Müvekkil tarafından tahsil edildiğini ve kendilerine ödenmediğini ispat yükü bulunmadığını, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan alacak kalemlerinden 25-31 Ocak arası gönderiler, Şubat-Mart 2022 gönderileri gibi iddialara ilişkin davacı tarafça sunulan excel tablolarının Müvekkil aleyhine hüküm tesis etmesi mümkün olmadığını, söz konusu gönderilerin Müvekkil tarafından bedelin tahsil edildiğini gösterir herhangi bir belge dahi bulunmamaktadır, ki bu gönderiler Müvekkil Şirkette bulunmayıp, bedeli de tahsil edilmediğini, Davacı tarafça Müvekkil Şirkete teslim edildiğini gösterdiği belirtilen ürün kabul fişinde yer alan gönderilere de açıkça itiraz ettiklerini, kim tarafından kabul edildiği, gönderinin alındığı belli olmayan kabul fişinin Müvekkil Şirkete teslim edildiğini kabul etmediklerini, herhangi bir şekilde borç kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının dava ve alacak iddialarını ispat yükünü yerine getirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, yine davacı tarafça dava esas değeri tutarında ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup, söz konusu taleplerin dinlenmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında alacak iddialarının gerçekliği, ileri sürülüp sürülemeyeceği ve sözleşme uyarınca Müvekkil Şirketin ileri sürebileceği def'i ve iddiaların yargılama ile tartışıması ve hüküm tesis edilmesi gerektiğini, bu yönüyle, Müvekkil Şirket aleyhine ihtiyati tedbir/haciz icra edilmesi yargılama neticesinde verilecek kararın peşinen icrası anlamına gelecek olup, kabul edilebilir değildir. Bu yönüyle, davacının ihtiyati tedbir/haciz taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, davacının takip konusu taleplerinin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin İstanbul ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü.
İstanbul...icra Dairesinin...esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 65.513,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 01.02.2022 tarihli Taşıma Sözleşmesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak olduğu, 07/04/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligatla tebliğe çıkarıldığı ve elektronik posta adresine teslimi takip eden 5 gün sonrasında 18/04/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 13/04/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Kara Taşımacılığı Alanında Uzman ...ve Mali Müşavir... tarafından müşterek imzalı 09/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı...Kargo Ltd.şti nin, dava konusu Taşıma Sözleşmesine konu dağıtım ve tahsilatın gereği gibi yapılamamasından " kusurlu ve sorumlu “ olduğu, Davacının, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte 65.513,00 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 15,75 avans faizi uygulanması gerekeceği, Davacı şikayetçi (gönderici) imzaladığı sözleşmelerde “Uyuşmazlıklarda taşıyıcının Defter ve Ticari kayıtlarının bağlayıcı ve münhasır delil teşkil edeceğine muvafakat ettiğinden takdirin mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davalının itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Kara Taşımacılığı Alanında Uzman ... ve Mali Müşavir...tarafından müşterek imzalı 02/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davalının kök rapora itirazlarının raporda herhangi bir değişiklik gerektirmediği, oradaki tespit ve görüşlerin aynen muhafazası icap ettiği, Davacının delil listesi ekleri gereğince, dava konusu taşıma sözleşmesine konu dağıtım ve davalı...Kargo Ltd.Şti tahsilatın gereği gibi yapılamamasından sorumlu olacağı ve taşıdığı kargolarla ilgili, kapıda ödeme ücretlerini davacıya ödenmesi hususunun davalıyı bağlayacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
İstanbul ...icra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 65.513,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 01.02.2022 tarihli Taşıma Sözleşmesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak olduğu, 07/04/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligatla tebliğe çıkarıldığı ve elektronik posta adresine teslimi takip eden 5 gün sonrasında 18/04/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 13/04/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 10/06/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davacı defter ve kayıtları ile davacı tarafça sunulan ticari ilişkiye dair kayıtlar ve taraflar arasında akdedilen 06/08/2021 ve 01/02/2022 tarihli taşıma sözleşmeleri incelenmiş, davalı taraf Mahkememiz ara kararına rağmen ticari defter kayıt ve dayanak belgelerini ibraz etmemiş, bu nedenle davalı tarafın ticari defter ve dayanak belgeleri incelenememiş, davacının incelenen ticari defter ve dayanak kayıtlarına göre davacının defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Dava ve takibe konu alacağın dayanağı taraflar arasında akdedilen 01/02/2022 tarihli sözleşme olup bu sözleşme uyarınca davacıya ait ürünlerin davacının müşterilerine davalı tarafça taşınarak alıcılara teslimatı hususunda taraflar arasında ticari ilişki bulunmaktadır. Davacı iddiasında taşıyıcı olan davalı şirketin, sözleşmenin 10.4.maddesi gereğince kargonun alıcıya teslimi sırasında davalının davacı adına tahsilat yetkisine sahip olduğunu, davalının ürün bedelini davacı adına tahsil ettiği ürünleri ilişkin kargo taşıma hizmeti bedelini ise ürün bedelinden mahsup ederek bakiye ürün bedelini davacıya göndermesi gerektiğini ancak davalının kapıda ödeme ile tahsil ettiği ürün bedellerini davacıya ödemediğinden bahisle ödenmeyen ürün bedelleri olduğu gibi davalının alıcılara teslim etmediği 19 ürün bulunduğu, bu ürünlerin davacıya iade edilmediği, aksine ürünleri uhdesinde bulundurduğunu belirterek bu hususlardan doğan toplam alacağının takip konusu yapmış, davalı taraf ise savunmasında davacıya borcu bulunmadığını, davacı ürünlerine ilişkin teslim sırasında davacı adına tahsilatın tüm ürünler için yapılmadığını, davacıya ödemediği fatura bedeli bulunmadığını, tahsilatın kendisi tarafından yapıldığı ve bedelinin davacıya ödenmediği iddialarını ispat yükünün davacıda olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişilerce taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya teslim ettiği ürünlere ilişkin faturalar, bu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığına dair taşıma irsaliyeleri incelenmiş, faturaların davacı tarafından dava dışı üçüncü kişi konumundaki alıcılara ait olduğu ve bu nedenle de bu faturaların davalı kayıtlarında ve davacı ile davalı arasındaki cari hesap kayıtlarında yer almasının mümkün olmadığı anlaşılmış, davacı tarafça sunulan delil ve belgeler kapsamında yapılan inceleme neticesinde de dağıtıcı şirket olan davalının 60.895,24-TL tutarındaki bir meblağı Davacı şirkete göndermediği, Mart 2022 döneminde 19 adet sipariş adresine teslim edilemediği ve teslim edilmeyen bu siparişlere ilişkin 4.607,22-TL tutarındaki ürünlerin de davacıya iade edilmediği belirlenmiş, davalı tarafça ticari defter kayıt ve dayanağı belgeler sunulmadığı gibi bu tespitin aksini ispat eder herhangi bir delil veya belge de sunulmadığından taraflar arasındaki 01/02/2022 tarihli sözleşme kapsamında davalının davacıya ödemediği 60.895,24-TL ve davacıya ait olan ve alıcılara teslim edilmeyen ve davacıya da iade edilmeyen 19 ürün bedeli olan 4.607,22-TL olmak üzere davacının davalıdan talep edebileceği toplam 65.502,46-TL alacağının bulunduğu anlaşılmış, takiple talep edilen tutarın belirlenen alacaktan fazla olduğu görülmekle birlikte, davacı taraf ise dava dilekçesinde açıkça davalının itirazının 65.502,46-T alacak üzerinden iptalini talep ettiği görülmekle taleple bağlı kalınarak davalının takibe itirazının 65.502,46-TL alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulüne,
İstanbul ...İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 65.502,46-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 65.502,46-TL asıl alacağa yıllık %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına,
2-Alacağın %20'si oranında 13.100,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.474,47 -TL harçtan peşin alınan 791,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.683,42-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 791,05-TL peşin harç, 11,50-TLvekalet harcı, 91,50-TL tebligat/ posta gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.974,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸
"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"