T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/585 Esas
KARAR NO :2024/593
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/09/2022
KARAR TARİHİ:11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 26.04.2017 tarihli ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi yapıldığını, davacı şirket tarafından sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, Davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı tarafından hizmet bedellerinin ödenmediğini, davalıya 06.12.2021 tarihinde ihtar name ile sözleşmenin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken fatura bedellerinin davalıya bildirildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile icra takibi durdurduğunu, bu nedenle bu davayı açtıklarını açıklayarak takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan "... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi", Otel Websitesi Tasarım Sözleşmesi" ve "... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi" sözleşmelerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan faturalar müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen (davacının taraflar arasında akdedildiğini belirttiği, davalının ise inkar ettiği) sözleşmeler kapsamında yerine getirildiği iddia edilen hizmetlere ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 1.945,39-EUR asıl alacak, 18.000,00-EUR cezai şart alacağı, 2.918,81-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.864,20-EUR alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının hizmet sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak ve ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... ... Otel Kanal Yönetimi Kullanım Programı Taahhütnemisnden kaynaklanan cezai şart alacağı olduğu, 20/01/2022 tarihli ödeme emrinin 12/02/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/02/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat sayılı dosyasında alınan mali müşavir ... tarafından imzalı 06/11/2023 tarihli talimat raporunda özetle; Mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyası ve davalı tarafın ibraz ettiği 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının ibraz ettiği 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait yevmiye ve envanter defterlerinin 6102 s. TTK. 64/3. Maddesine uygun olarak açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, aynı kanuna göre yapılması gereken yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, ibraz edilen 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait yevmiye defterlerindeki kayıtların 6100 sayılı HMK.’ nun 222, maddesi gereğince davalı lehine delil vasfı taşımadığı kanaatine varıldığı, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Defterlerdeki tüm yevmiye kayıtları tek tek incelenmiş davacı ... Bilgi Teknolojileri ve Turizm Limited Şirketi adına yapılmış bir işleme ve kayda rastlanmadığı, özetle davalı kayıtlarında davacı tarafın davalıya hizmet verdiği hususunda bir kayıt olmadığı, davacının alacağı olduğuna dair bir kayıt ve işleme rastlanmadığı, davacı tarafın iddia ettiği hizmetleri davalı tarafa verdiğini ispat etmesi gerektiği, 2017-2021 Yevmiye defterlerindeki son işlem sayfasında noter kapanış onayı olmadığı hususları tespit ve rapor edilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat sayılı dosyasında alınan Bilgisayar Mühendisi ... tarafından imzalı 06/12/2023 tarihli talimat raporunda özetle; Dosyaya sunulan belgeler ve sistem üzerinde yapılan incelemedeki tespit edilen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde, Taraflar arasında yapılan “Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi / ... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi” bulunduğu, Davacının ilgili sistemi detaylı olarak incelendiğinde Davalı tarafından çok sık ve aktif olarak kullanılmamış olsa da dava konusu ilgili hizmetin Davacı tarafından Davalıya verilmiş olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce alınan Mali Müşavir ..., Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ve Yazılım Alanında Uzman Bilgisayar Mühendisi ... tarafından müşterek imzalı 20/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dosyaya sunulan belgeler ve sistem üzerinde yapılan incelemedeki tespit edilen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde, Taraflar arasında yapılan “Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi/... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi” bulunduğu, Davalının, sözleşmede yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, bu noktada taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulması noktasında bir iradenin mevcut olduğu, zira davalının, davacı tarafından sunulan hizmetten istifade ettiği, ancak burada incelenmesi gereken hususun taraflar arasındaki hukuki ilişkiye 26.04.2017 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin olduğu, şayet bahse konu sözleşme geçerli ve davalının bu sözleşme ile bağlı olduğu kabul edilirse taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelini oluşturan cezai şart hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının incelenebileceği, buna karşın taraflar arasında bir hukuk ilişki bulunmasına rağmen (davalı anılan hizmet istifade ettiğinden) bu hukuki ilişkiye irade beyanlarının o metin üzerinde uyuşmaması gerekçesi ile 26.04.2017 tarihli sözleşmenin geçerli olmadığı kabulünde sözleşme metninde yer alan özel düzenlemelerin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygulanmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği, bu sebeple bu noktada taraflar arasındaki hukuki ilişkiye 26.04.2017 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti gerektiği, bu hususun ise anılan imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti ile mümkün olabileceği, ancak imza incelemesi heyetin uzmanlık alanı kapsamında olmadığından bu noktada bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, Mahkemece bahse konu sözleşme geçerli ve davalının bu sözleşme ile bağlı olduğunun kabulü ihtimaline binaen açıklamalara sözleşme ilişkisinin feshi ve cezai şart talebinde bulunulmasının mümkün olup olmadığının tespiti ile devam edileceği, davacının ilgili sistemi detaylı olarak incelendiğinde Davalı tarafından çok sık ve aktif olarak kullanılmamış olsa da dava konusu ilgili hizmetin Davacı tarafından Davalıya verilmiş olduğu, dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak sona erdirildiği ve gerekçe olarak fatura bedellerinin ödenmemesi sebebine dayandırıldığı, davacının davalıdan fatura alacağına dayalı olarak talepte bulunması ve fakat bu bedellerin sözleşmede kararlaştırıldığı üzere hizmetlerin ait olduğu ayı takip eden ayın 15. gününe kadar ödenmemesi durumunda davalının temerrüdünün söz konusu olacağı, ancak dosyaya mübrez belgelerde davacının, kestiği faturaların davalıya tebliğ edilmiş olduklarına dair evraka rastlanılamadığı, davalının sözleşme bedelini ödememesinin mehil verilmeksizin sözleşmenin haklı sebeple feshini doğurmayacağının düşünüldüğü, zira yargı kararlarında da ifade edildiği üzere haklı sebebin, fesih hakkını kullanan taraf bakımından sözleşmesini devam ettirmesini dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan ve çekilmez bir hâle getiren olgu ve olayları ifade ettiği, taraflar arasında mutabakatsızlık bulunan faturalar dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmadığı, hâl böyle olunca Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olacağının ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece bir üst paragrafta da ifade edildiği üzere taraflar arasında davalıya tebliğ edildiği dahi belirsiz olan 1.945,39 Euro'luk faturalar dayanak gösterilerek sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin davacı taraf için çekilmez kılındığı ve bu nedenle feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmenin mümkün olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmadığından davacının cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ancak davacının faturalardan kaynaklı alacağını talep edebilmesi sözleşmenin feshine bağlı olmadığından davacının varsa fatura alacağına konu bedelleri talep edebilmesinin mümkün olduğu, Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının cezai şart talebinin irdelenmesi halinde ise davacının her bir sözleşme yönünden (3.000 x 2 yıl x 2 sözleşme) toplam 12.000,00- EURO'luk cezai şart talebinde bulunabileceği, Mahkemece sözleşmeye konu bedelin, davacı tarafından talep edilebileceği ve fakat tenkis edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında ise davalının ticari defterlerin incelenmesi ve şirketlerin öz sermayelerinin tespiti suretiyle devam edilecekse de davalı tarafın şahıs olduğu, şahıs işletmelerinin kamu borçları ve diğer ticari borçları nedeniyle alacaklı tarafa tüm mal varlığı ile sorumlu olduğu, somut olayda davalının cezai şartı ödemesi durumunda mahvına sebep olup olunmayacağı için tespit ve hesaplama yapmak davalının tüm malvarlığının araştırılması ile mümkün olabileceği, ayrıca dosyada mevcut belgeler ile davalının ödeyeceği cezai şartın mahvına sebep olup olunmayacağı davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu tespit edilebileceği, dosyada mübrez belgeler içerisinde mahfe ile ilgili hesaplama yapa bilinecek hiçbir veri bulunmadığı gibi, davalının Antalya ilinde faaliyet göstermesi ve.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... T. dosyası ile bilirkişi SMMM ... tarafından yapılan incelemede bu yönde bir değerlendirmeye rastlanılamadığından bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı, tüm bu genel değerlendirmeler ve dosyaya sunulu bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemece hesaplanan bedelin aşırı olduğunun kabulü halinde bu bedelin tamamen kaldırılabileceği veya kısmen indirime tâbi tutabileceğinin ifade edilebileceği, Mahkemece cezai koşulun indirilmesi yolunun tercih edilmesi durumunda ise indirimin miktarı konusunda nihai takdir ve kanaatin tamamen Mahkemeye ait olduğu, Cari alacak yönünden ise itiraza konu icra takibinin .... İcra Daire ... E. Sayılı dosyasına ilişkin olduğu ve takip dayanağının ise icra takibine dayalı faturalardan doğan hizmet bedeli alacağına ilişkin olduğu, yapılan incelemede davacının, davalıdan 1.945,39 Euro cari hesap alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup faiz yönünden ise 2.610,84 Euro takip öncesi işlemiş faizin hesap edildiği, davacının 1.945,39 euro asıl alacaklarına takip tarihinden itibaren ise aylık %5 akdi faizi işletilmesi gerekeceği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 1.945,39-EUR asıl alacak, 18.000,00-EUR cezai şart alacağı, 2.918,81-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.864,20-EUR alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının hizmet sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak ve ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... ... Otel Kanal Yönetimi Kullanım Programı Taahhütnemisnden kaynaklanan cezai şart alacağı olduğu, 20/01/2022 tarihli ödeme emrinin 12/02/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/02/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 06/09/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı iddiasında, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında yerine getirildiği iddia edilen hizmetlere ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin yapılan takibe itirazın haksız olduğundan bahisle itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise davacının taraflar arasında akdedildiğini belirttiği sözleşmelerdeki imzanın davalıya ait olmadığını belirterek sözleşmenin davalı taraf için bağlayıcılığı olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalının sözleşmelerdeki imzalarını inkar etmesi üzerine Mahkememizce imza incelemesi yapılmasına karar verilmişse de, Davacı vekili 16/01/2023 tarihli dilekçesinde, Sözleşmelerdeki imzaların, oteli davalı adına işleten Oğlu ...'a ait olduğunu, 11.01.2023 tarihli duruşmanın 4,5,6 nolu ara kararları ile Davalı ... yönünden imza incelemesi yapılmasına yönelik ara kararlar oluşturulduğunu, imzaların ... tarafından atılmadığı, taraflar arasındaki sözleşmesinin son sayfasında, otel yetkilisi isim soyisim/imza bölümünün altına "..." açıklaması ile oteli işleten ...'un imzasının atıldığının açıkça görüldüğünü, bu nedenle 11.01.2023 tarihli duruşmanın, imza incelemesine yönelik olan ara kararlarından rücu edilmesini talep etmesi üzerine Mahkememizin 03/03/2023 tarihli ara kararı ile, davalı vekilinin sözleşmedeki imzanın Davalı ...'a ait olmadığı şeklindeki imza inkarı üzerine imza incelemesine dair ara karar oluşturulmuşsa da davacı vekilinin 16/01/2023 tarihli dilekçesinde sözleşmedeki imzanın davacı adına oteli işleten davacının oğlu ...'a ait olduğunu beyan etmesi üzerine imzası inkar edilen dava dayanağı sözleşmedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığı hususu taraflar arasında çekişmesiz olduğundan imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmekle davacı vekilinin ara karardan rücu talebi yerinde görülerek Mahkememizin 11/01/2023 tarihli celse 4, 5, 6 nolu ara kararlarından rücu edilmesine, imza örneklerinin toplanması için yazılan talimatın ise ara karardan rücu edilmesi nedeniyle işlemsiz iade edilmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Davalı taraf sözleşmelerdeki imzanın davalıya ait olmaması nedeniyle sözleşmenin davalı açısından bağlayıcı olmadığını iddia etmişse de davacı tarafça sunulan sözleşme suretlerinde davalı adına atılı imzaların bulunduğu ve.... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan talimat raporlarında davacının davalıya hizmet sunduğu ve davalının da aktif/yoğun olmamakla birlikte davacı tarafından sunulan hizmeti/ sağlanan sistemi kullandığı belirlendiğinden davalının sunulan hizmetten istifade etmesi nedeniyle sözleşmeden haberdar olduğu ve sözleşmenin davalı taraf için bağlayıcılığının bulunduğu değerlendirilmiştir.
Talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan raporda davalı defterleri incelenmiş ve davalı lehine delil vasfı bulunmadığı belirlenmiş olup, yine talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan raporda davacının davalıya hizmet sunduğu ve davalının aktif/yoğun olmamakla birlikte sistemi kullandığı belirlenmiş, Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporunda da, davacı kayıtları incelenmiş, davacının kayıtlarına göre takiple talep edilen hizmet faturaları nedeniyle cari hesap alacağı bulunduğu, ancak faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair evrak bulunmadığı belirlenmiştir. Davacının davalıya hizmet verdiği belirlendiğinden, davacının verdiği hizmet nedeniyle düzenlenen faturalardan dolayı alacak talep etme hakkı bulunmakla birlikte, faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair belge delil bulunmadığından sözleşmede kararlaştırıldığı üzere davalının temerrütünden bahsedilemeyeceğinden hizmet faturaları yönünden 1.945,39 euro alacak yerinde olmakla birlikte buna ilişkin temerrüt oluşmadığından, bu faturalara ilişkin olarak takiple istenen işlemiş faiz tutarına ilişkin talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden takiple istenen 2.918,81-euro işlemiş faiz alacağının reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından, davalı adına düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak davacı tarafından feshedildiği, ancak davacının davalı adına düzenlediği faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, mutabaksızlık bulunan faturalar nedeniyle yapılan feshin, bakiye alacağın düşük olması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve somut olayda davacı açısından bu hususun sözleşmenin devamı için çekilmezlik olarak nitelendirilemeyeceği ve bu nedenlerle davacı tarafından yapılan feshin haklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının feshi haklı olmadığından, bu durumda haklı sebebe dayanmayan fesih nedeniyle davacının sözleşme kapsamında davalıdan cezai şart talep etme hakkının bulunmadığı kanaatine varıldığından cezai şart alacağına ilişkin fatura yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla takiple istenen 18.000,00-euro cezai şart alacağı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının (1.945,39-EuroX15,5690-TL=30.287,78-TL alacak yönünden) haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 1.945,39-Euro alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık %5 akdi faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Alacağın %20'si oranında 6.057,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.068,96 -TL harcın peşin alınan 4.314,52-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.245,56-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 132,76-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 1.427,24-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.181,50-TL tebligat/ posta gideri, 16.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.681,50-TL'nin haklılık durumuna göre 1.504,70-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvurma harcı, 2.068,96-TL karar ve ilam harcı, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.665,86-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 50.582,74-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır