T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/741 Esas
KARAR NO :2025/65
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:07/11/2022
KARAR TARİHİ:28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.03.2021 tarihinde ... Mahallesi ... Caddesi ... erkek kuaförünün önünde yaya konumunda bulunan müvekkili ...'a plakasını bilmediği bir aracın çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay sonrası müvekkili ... ciddi şekilde yaralanmış ve ağır bir tedavi süreci geçirdiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkili kendisine çarpan aracın plakasını göremediği için, araç sürücüsünün belirlenemediğini, müvekkilinin zararının tazmini için ... Hesabı A.Ş'ye başvuru yapıldığını, ... Hesabı söz konusu başvuruya olumlu dönüş yapmadığından dolayı iş bu davayı açma gereği hasıl olduğunu, 22.03.2021 tarihinde ... Hastanesinde ilk müdahalesi yapılan müvekkilinin sol uyluk kemiğinde kırık meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin çok uzun ve yıpratıcı bir fizik tedavi süreci geçirdiğini, müvekkilinin hala tedavi sürecinin izlerini hem psikolojik hem de fiziksel olarak vücudunda taşıdığını, gerçekleşmiş olan trafik kazası nedeniyle müvekkilinin vücudunda oluşan kalıcı hasarların tespit edilip maluliyet oranının belirlenmesi için tedavi süresi sonrasında ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 18.07.2022 tarihli Adli Tıp Raporuna göre %24 sürekli maluliyet oranı halinin oluştuğunun belirlendiğini, ailesine bakmakla yükümlü müvekkilinin geçirdiği elim kaza sonucunda çalışamaz hale gelmesinin ailesinin geçimini zorlaştırdığının aşikar olduğunu, bu nedenle kendisine maddi tazminat kapsamında sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderleri tazminatının ödenmesi gerektiğini, söz konusu tazminat KTK, ZMSS Genel Şartları ve TTK hükümlerince davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında olduğunu, müvekkili adına sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı için davalı sigorta şirketine 20.04.2021 tarihinde müracaat edildiğini, bakıcı giderleri için de ayrıca 25.07.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından ilk müracaatlarına olumlu dönüş yapılmadığını, ikinci müracaatlarına ise olumsuz dönüş yapıldığını, bu nedenle işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş ancak müvekkilinin hak kazandığı tazminatın arabuluculuk sürecinde de alınamadığını, açıklanan nedenlerle HMK 107/1 gereği açılan belirsiz alacak davalarının kabulü ile; müvekkilinin zararının karşılanması adına, sürekli iş görmezlik tazminatı için 100,00 TL, geçici iş görmezlik tazminatı için 100,00 TL ve bakıcı giderleri tazminatı için 100,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum'a yapılan başvuru neticesinde ... Hasar numaralı dosya oluşturulduğunu ve gerekli incelemelerin yapıldığını, davacının talepleri bilinmeyen aracın varlığının ispat edilememiş olması nedeniyle reddedildiğini, yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığı somut delillerle ispat edilemez ise dava reddedilmelidir. Yaralanmaların trafik kazasından kaynaklandığına dair hiçbir somut delil sunulmadığını, kazanın meydan gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ancak, davacı tarafından sunulan soruşturma evrakları incelendiğinde sadece davacının ifadesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçtan bahsedildiğinin görüldüğünü, meydana gelen kaza somut delillerle ispat edilemediğinden davacının taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; öncelikle davacının, Adli Tıp Kurumu tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, maluliyet oranı ile ilgili çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili Kurum'a başvuru yapıldığında, sunulan maluliyet raporu medikal danışmanlık firması tarafından inceleme yapılmış ve belirlenen maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Müvekkil Kurum tarafından aldırılan medikal inceleme raporu ile başvuru ekinde sunulan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi zorunludur. Davacı tarafından, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep edildiğini, ancak söz konusu taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurum, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, bu nedenlerle, karşı tarafın taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, kazadaki kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, karşıdan karşıya geçerken güvenliği açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almadığını, taşıt yoluna çıkarken ortalama bir yayanın göstermesi gereken özeni göstermediğini, böylelikle yayaların uyacağı kuralları -KTK 68. md.- ihlal ettiğini, dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı anlaşılan davacının da kazanın meydana gelmesinde ağır kusuru olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları madde A.6.b.’de “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” teminat dışı bırakılmıştır. Bu nedenle, araç sürücüsünün kazanın gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı, kusuru var ise yüzde olarak kusurunun açıkça tespit edilmesi gerektiğini, 14.05.2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun dikkate alınması gerektiğini, yine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek – 2’de, “hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu esas alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır.
Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınır.” hükmü esas alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; 22.03.2021 tarihinde meydana geldiği belirtilen trafik kazası ndeniyle sürekli-geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Trafik uzmanı Bilirkişi tarafından hazırlanan 06/12/2023 tarihli raporda; mahkememiz 14/11/2023 tarihli duruşma ara kararı gereği 29/11/2023 günü dava konusu kazanın meydana geldiği yere gidilerek keşif incelemesi yapılmıştır. Kazanın meydana geldiğinin bildirildiği yere 29/11/2023 günü gidildiğinde, kazanın yeri İstanbul İli Kartal İlçesi Yukarı Mah. ... Cad.'de No:25B (şu anda Karakaş Yapı Malzemeleri ismi ile yer alan hırdavatçı dükkanı önü) yer aldığı, yolun parke kaplamalı iki yönlü yol olduğu, yaya kaldırımı ile taşıtların kullandığı yolun aynı seviyede olduğu, taşıt yolu ile yaya kaldırımını ayıran beton mantar dubaları olup, yol ile kaldırımı ayıran yaklaşık 5 cm derinliğinde su kanalının olduğu, kaza yerinin yerleşim yeri içi olduğu, kaza yerinde emniyet şeridi/banket, oto korkuluk, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası, ışıklı/sesli işaret (trafik lambası) olmadığı, yolun yatay güzergahın düzyol, düşey güzergahın eğimsiz olduğu görülmüştür. Keşif incelemesi ile tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluş şekli ve olay mahalli özellikleri, yol genişliği ile çarpışma noktasının yol kenarlarına olan mesafesi, kazaya karışan aracın ve yayanın konumu, aracın seyir yönü ve mahal şartlarını içerir kroki ile 29/112023 günü çekilen fotoğrafların rapor ekinde sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22.01.2024 tarihli raporda;
A) Plakası tespit edilmemiş kimliği belirsiz araç sürücüsü idaresindeki araçla seyir alanını kontrol altında bulundurması, kaplama içerisindeki yaya nedeniyle sesli ikazla birlikte etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip mevcut seyrini sürdürerek yayaya çarptığı olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Davacı yaya ..., kaldırım bulunan olay mahalli yol bölümünde kendi can güvenliği acısından kaldırımı kullanması gerekirken bu hususa riayet etmediği, taşıt yolunda yürüdüğü sırada seyirle gelmekte olan aracın sadmesine maruz kaldığı olayda alt düzeyde tali kusurlu %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda;
... ve ... kızı, 02/01/1966 doğumlu, ...’un 22/03/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33a Total kalça replasmanı, orta sonuç, %25 olduğuna göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği,
3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 11/11/2024 tarihli raporda; Yargıtay 4 HD 20/01/2022 T., 2021/8472 E., 2022/920 K. sayılı kararı nazara alınarak davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 430.000,00 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 09.08.2022 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
22.03.2021 günü saat 11.00 sıralarında plakası tespit edilmemiş kimliği belirsiz araç sürücüsü idaresindeki araç ile ... Caddesi üzerinden seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada, ön ilerisinde araçla aynı istikamete yürümekte olan davacı yaya ...'a çarpması sonucu dava konusu olay meydana geldiği ,
ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan dosya kapsamına uygun rapora göre ; plakası tespit edilmemiş kimliği belirsiz araç sürücüsü idaresindeki araçla seyir alanını kontrol altında bulundurması, kaplama içerisindeki yaya nedeniyle sesli ikazla birlikte etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip mevcut seyrini sürdürerek yayaya çarptığı olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ..., kaldırım bulunan olay mahalli yol bölümünde kendi can güvenliği acısından kaldırımı kullanması gerekirken bu hususa riayet etmediği, taşıt yolunda yürüdüğü sırada seyirle gelmekte olan aracın sadmesine maruz kaldığı olayda alt düzeyde %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu ,
Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 22/03/2021 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasından kaynaklı davalı aleyhine açılan sürekli-geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin iş bu davada mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında toplanan deliller , tarafların iddia ve savunmaları, aldırılan ATK raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; ATK ... İhtisas Kurulu'nun 05/09/2024 tarihli raporunda davacının 22/03/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33a Total kalça replasmanı, orta sonuç, %25 olduğuna göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiği , dava dilekçesinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'nın 18.07.2022 tarihli raporu ile % 24 davacının maluliyet oranın olarak belirlendiği belirtilerek davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı talep edildiği , bu durumda talep ile bağlı kalınarak %24 maluliyet oranı hesaba esas alındığı ,hükme ve dosya kapsamına uygun raporun niteliği ve akabinde aktüer bilirkişiden alınan rapor sonucu dava konusu olayda söz konusu olan zorunlu poliçe, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi olup tazminatın varlığının değerlendirilmesinde Trafik Poliçesi genel şartları ve KTK hükümleri dikkate alındığı , kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri tedavi gideri yönünden 430.000,00 TL olduğu, davacının ev hanımı olması da göz önüne alındığında Yargıtay 4 HD 20/01/2022 T., 2021/8472 E., 2022/920 K. sayılı kararı nazara alınarak davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 430.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olmakla ; davacı vekilinin 25/11/2024 tarihli dava değerini arttırım dilekçesi ile 100,00 TL olarak talep edilen sürekli iş görmezlik tazminat talebini poliçe limitleri dahilinde 429.900,00 TL arttırarak toplam 430.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ettikleri dilekçe de göz önüne alındığında; davacının kusuru oranında sürekli iş göremezlik maddi zararı 953.172,93 TL olup, 430.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitini aştığı bu duruma göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı yönünden 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminat limiti kadar davalı ... Hesabının sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/08/2022 temerrüt tarihinden 27/07/2022 tarihli başvurudan 8 iş günü sonrası) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-)430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 29.373,30-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70-TL harcın ve 1.837,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 27.455,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacının yaptığı 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç, 1.837,00-TL ıslah harcı ve 11,50-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 21.888,00-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere /davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 21.877,82-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 68.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair tarafların / vekillerinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)