T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/790 Esas
KARAR NO:2024/541
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:25/11/2022
KARAR TARİHİ:16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/05/2020 tarihinde Personel Taşıma Sözleşmesi yapıldığı, yapılan sözleşme uyarınca müvekkili, davalı şirket personelleri için servisçi olarak görevlendirildiği, müvekkili, sözleşme sonrasında yaklaşık iki yıl boyunca davalı şirkete personel taşıma hizmeti verdiği, müvekkili tarafından verilen hizmet taksitler halinde faturalandırıldığı, faturalar da davalı şirkete gönderildiği, faturaların içeriğine davalı tarafından herhangi bir itiraz söz konusu olmadığı, hatta bir kısım ödeme yapıldığı ancak daha sonrasında ödeme işlemi davalı tarafından gerçekleştirilmediği, davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, davalının bu takibe konu borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunmuş, bu sebeple takibin durduğu, bunların yanı sıra davalı şirket 08/07/2022 - 08/08/2022 tarihlerinde müvekkilin banka hesabına '' ... Ticaret ve Yatırım A.Ş. Cari Hesaba Mahsuben'' açıklaması ile 10.000,00 TL olmak üzere iki defa para yatırdığı, söz konusu bu işlem icra takibinin açılışından sonra gerçekleştiği, bu husus borcun varlığının kesin olarak ispatı olduğu, müvekkili tarafından işbu dava öncesinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2022/... Başvuru No'lu ve 2022/... Arabuluculuk Dosya No'lu dosyası anlaşmazlıkla sonuçlandığı, Müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların aralarındaki ticari ilişki sözleşmeye uygun şekilde devam ederken, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı müvekkilinin takibe itirazı neticesinde ise, itirazın iptali için sayın Mahkemeye başvurulduğu, lakin yukarıda yazan nedenlerden ötürü, davalı müvekkilin, davacıya hiçbir nam ve sıfat altında borcu bulunmadığı, taraf defterleri incelendiğinde bu durum net olarak ortaya çıkacağı, davacı takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini iddia etmekteyse de, itirazın kötü niyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz etmediği, icra takibine yapılan her itirazın kendiliğinden kötü niyetli olarak yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, davalı müvekkili hakkında icra takibi yapılmış olması, davalıyı kendiliğinden borçlu hale sokmayacağı gibi, icra takibinin varlığı borcun varlığı anlamına da gelmediği, ayrıca, bu hususa ek olarak, alacağın tutarı ve likit olma hali de tartışmalı olduğu, izah edilen ve re’sen tetkik edilecek nedenlerden ötürü; itirazlarımızın kabulüne, müvekkil firmanın davacıya borcu olmaması sebebiyle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasında düzenlendiği belirtilen personel taşıma sözleşmesi kapsamında verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturaların ödenmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde;Alacaklının ..., borçlunun ... Ticaret ve Yatırım A.Ş. olduğu, 64.857,46.-TL alacak için 16.06.2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 18/12/52023 tarihli raporunda; "..
Davacının 2021 yılı defterlerinden yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterleri 213 sayılı VUK’un 220.maddesi, 6102 sayılı TTK’nın ilgili 64.maddesine hükmüne göre açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, buna istinaden ilgili yılların yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu faturalar davacı ve davalının yasal defter kayıtlarında bulunmaktadır. Yevmiye kaydı ekran görüntüleri raporumun ekinde sunulmuştur.
Davaya konu faturaların ödeme süresi ile ilgili bir sözleşme mevcuttur. Bu sözleşmeye göre faturaların vadesi, fatura tarihinden sonraki 20. gündür. Davalı taraf fatura tarihlerinden sonraki 20. günde temerrüde düşmüştür.
Davalı tarafı dava konusu bu faturalara TTK 21/2 maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz etmemiş ve faturalar kesinleşmiştir.
Dava konusu alacak fatura bedellerinden kaynaklı bir alacak olduğu için bu alacak likit bir alacaktır.
Dava konusu faturalar için davalı tarafından yapılan iptal/itiraz talebine rastlanmamıştır.
Dava konusu bu fatura için davalı taraf iade faturası düzenlememiştir.
Davacı ...’ün ticari kayıtlarında 31.12.2022 tarihindeki kapanış fişinde 120.03 ... A.Ş.’nin bakiyesi 47.528,06.-TL olarak gözükmektedir. (Ek-13) Takip tarihi olan 16.06.2022 tarihinde ise bakiyesi 130.679,57.-TL olarak gözükmektedir. (Ek-12/D)
Davacı ...’ün, davalı ... A.Ş.’den dava konusu faturalardan kaynaklı detayları raporumun hesaplama başlığı altında olan toplam 52.853,89.-TL alacağı olduğu..." bildirilmiş;
Bilirkişinin 13/06/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...
Davaya konu faturaların ödeme süresi ile ilgili bir sözleşme mevcuttur. Bu sözleşmeye göre faturaların vadesi, fatura tarihinden sonraki 20. gündür. Davalı taraf fatura tarihlerinden sonraki 20. günde temerrüde düşmüştür.
Davacı ...’ün ticari kayıtlarında 31.12.2022 tarihindeki kapanış fişinde 120.03 ... A.Ş.’nin bakiyesi 47.528,06.-TL olarak gözükmektedir. (Ek-13) Takip tarihi olan 16.06.2022 tarihinde ise bakiyesi 130.679,57.-TL olarak gözükmektedir. (Ek-12/D)
Davacı ...’ün, davalı ... A.Ş.’den dava konusu faturalardan kaynaklı detayları raporumun hesaplama başlığı altında olan toplam (58.903,04.-TL dava konusu olan fatura toplamı + 5.325,83.-TL dava konusu faturalara işleyen ticari temerrüt faiz toplamı + 22.125,02.-TL önceki dönemden devreden borç - 33.500,00.-TL ödemeler toplamı = 52.853,89.-TL) 52.853,89.-TL alacağı olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ; taraflar arasında 01.05.2021 tarihinde personel taşıma sözleşmesi imzalandığı , sözleşmenin 5. Maddesinde ay içinde yapılan işler bedeli ay sonunda şirkete fatura edileceği , ödemelerin fatura kesim tarihini takip eden 20. Gün servisciye yapılacağı , sözleşmenin 8. Maddesinde sözleşmenin 01.05.2021 – 01.05.2022 arasında geçerli olduğu belirtildiği , davacının davalı şirket personelleri için servisçi olarak görevlendirildiği , davacı tarafından verilen hizmetlerin faturalandırılarak davalıya gönderildiği ancak faturalardan bir kısmının ödenmemesi üzerine , davacı tarafından davalıya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı , davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine mahkememize itirazın iptali istemiyle mahkememize iş bu davanın açıldığı , mahkememizce taraf defterleri üzerinde yapılan incelemeler de , davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu , davalı tarafı dava konusu bu faturalara TTK 21/2 maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz etmediği ve faturalar kesinleştiği , dava konusu alacak fatura bedellerinden kaynaklı bir alacak olduğu dava konusu faturalar için davalı tarafından yapılan iptal/itiraz talebine rastlanmadığı , iade faturası düzenlenmediği , davacının 2021 yılı defterlerinden yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterleri 213 sayılı VUK’un 220.maddesi, 6102 sayılı TTK’nın ilgili 64.maddesine hükmüne göre açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, buna istinaden ilgili yılların yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı , bu haliyle defterlerin sahibi lehine/aleyhine delil teşkil eder nitelikte olduğu , davalı şirketin defter inceleme gününde defterlerini sunmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı , davacının usulune uygun tutmuş olduğu defterinde yapılan incelemede ; ödeme emri tarihleri itibariyle davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklı 52.853,89.-TL asıl alacağının bulunduğu ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.Davacı şirketin incelenen defterlerde talep edilen tutarda alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının defterleri ibraz edilmediği, ibraz edilmemesi durumunda bu durumun aleyhine karar olacağının ihtar edildiği anlaşılmakla, (davalının iddialarını ispatlayamadığı) davalının icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, denetlemeye elverişli rapor da gözetilerek tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-).... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında; Davalı itirazının 58.179,72 TL üzerinden iptali ile takibin 52.853,89 TL olan asıl alacak üzerinden talep gibi devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Asıl Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 10.570,77 -TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 3.974,25-TL harçtan peşin alınan 1.107,61 -TL, mahsubu ile bakiye 2.866,64 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 -TL başvurma harcı, 1.107,61 -TL peşin harç, 11,50 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.199,81 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan 678,00 -TL davetiye gideri 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.678,00 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 2.402,27 -TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.677,74 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-)-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının / vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır