T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/825 Esas
KARAR NO :2025/385
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/12/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisinin müvekkili firma olduğu gözüken ... Çek Numaralı 30.11.2022 Keşide Tarihli 360.000,00 TL bedelli çek bedelli çek müvekkili firma uhdesinden müvekkilinin haberi olmadan alınmış olup, dava konusu çekin görüntüsüne göre müvekkil firma çeki ... Ltd. Şti'ye keşide etmiş, ... , ...'a , ordan ...'a ordan ...'e ,..., ...San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ... de ...'e ciro ettiği, müvekkili firmanın 07.12.2022 tarihinde arandığı ve çeklerinin yazıldığını ve bununla ilgili icra takibi yapılacağı yönünde tehdit edilince davaya konu çekin uhdesinde bulunmadığını fark ettiği, akabinde çek görüntüsüne ulaşan müvekkil firma yetkililerinin çeki inceledikleri zaman çek üzerinde bulunan imzanın müvekkil firmanın yetkilileri ...'e ve ...'e ait olmadığının çıplak gözle bile açıkça tespit edildiği, çek görüntüsünde son hamilin ... olduğu, bu nedenlerle davaya konu ... Çek Numaralı 30.11.2022 Keşide Tarihli 360.000,00 TL bedelli çek üzerindeki imza ile müvekkili firma yetkililerinin imzalarının çıplak gözle görülebilecek nitelikte farkı olmasından kaynaklı olarak çekin icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kötü niyetli olan davalı ve son hamil yönünden % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, ... bankası Sarıyer şubesine ait ... nolu 30/11/2022 tarihli 360.000,00-TL bedelli çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle çek nedeniyle borçlu olmadığına dair menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının keşideci olarak göründüğü çekin, davacı uhdesindeki çekin ... Ltd. Şti'ye keşide edildiğini, 07.12.2022 tarihinde aranarak icra takibine konu edileceğinin bildirilmesi ile çekin uhdesinde olmadığını fark ettiğini ve çıplak gözle yapılan inceleme ile dahi çek üzerindeki davacı adına atılı imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığını belirterek imza inkarında bulunduğu ve çek nedeniyle ve takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan incelemede; dava dilekçesi ekinde dava konusu çekin ön ve arka yüzünün görüntüsünün sunulduğu, çek görüntüsü incelendiğinde ise keşidecinin davacı şirket olduğu, lehtarın dava dilekçesinde belirtildiği gibi ... Ltd. Şti olduğu, çekin arka yüzündeki ilk imzanın lehtar adına olduğu ve devam eden ciroların sırasıyla ..., ..., ..., ...San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... adına olduğu ve son cironun davalı olan ... olması nedeniyle çekteki son cirantanın davalı olduğu, davalının görünürde hamil olduğu ve dava konusu çekin bu nedenle davalı uhdesinde bulunduğu belirlenmiş, davacının imza inkarı nedeniyle imza incelemesi yapılmak üzere Mahkememizin 29/05/2024 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile "dava konusu çek aslının hamili olduğu belirlenen davalı ... adına 6100 sayılı HMK nın 220.maddesi uyarınca ihtarlı davetiye çıkarılarak çek aslının uhdesinde bulunup bulunmadığı, bulunması halinde çek aslının imza incelemesine esas olmak üzere mahkememize sunulması için 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi ve çek aslının sunulmaması halinde çekteki davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı hususunu ikrar etmiş sayılacağı ve bu doğrultuda değerlendirme yapılarak karar verileceğini hususunun ihtarına" karar verilmiş, anılan ara karar doğrultusunda belirtilen ihtar ekli olarak davalı adına tebligat çıkarıldığı ve davalıya tebliğ edildiği, ancak verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça çek aslı sunulmadığı belirlenmiş olup, ara karar ile verilen kesin sürenin sonuçları davalıya ihtar edildiğinden dava konusu çek üzerinde keşideci olan davacı adına atılı imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı husus davalı tarafça ikrar edilmiş sayıldığından, davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacı menfi tespit talebi ile birlikte kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş olup, çek suretine göre davacının keşideci olduğu, çekin arka yüzünün görüntüsüne göre, davalıya ait son cirodan evvel davacı keşidecinin imzasından sonra davalı cirosu arasında 5 kişinin cirosu olduğu, yapılan ciroların beyaz ciro olması nedeniyle ciro silsilesinin görünürde düzgün olduğu ve davalının, davacı keşideci adına atılan imzanın sahte olduğu, çekin iktisabında kötüniyetli olduğu veya yine davalının çekin iktisabında ağır kusurunun bulunduğu hususunda dosya kapsamında somut herhangi bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının bu husustaki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
... bankası Sarıyer şubesine ait ... seri nolu 30/11/2022 tarihli 360.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 24.591,60-TL harçtan peşin alınan 6.147,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.443,70-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına
3-Davacı tarafından yapılan 857,75-TL tebligat/ posta gideri ile 80,70-TL başvurma harcı, 6.147,90-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.097,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 57.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının/vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır